م س ك
24ayette
27kez geçiyor
17/114surede
11farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %63 · Medenî %37
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Sâd 39
38. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| فَاَمْسِكُوهُنَّ | İfal Babı | فَأَفْعِلُوهُنَّ | Öyleyse onları tutun | 8 |
| يُمْسِكُهُنَّ | İfal Babı | يُفْعِلُهُنَّ | Onları tutar | 7 |
| اسْتَمْسَكَ | İstifal | اسْتَفْعَلَ | Sıkıca tuttu | 3 |
| تُمْسِكُوهُنَّ | İfal Babı | تُفْعِلُوهُنَّ | Onları tutmayın | 2 |
| فَاِمْسَاكٌ | İsim | فَإِفْعَالٌ | Hemen tutmak | 1 |
| يُمَسِّكُونَ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُونَ | Sımsıkı sarılırlar | 1 |
| لَاَمْسَكْتُمْ | İfal Babı | لَأَفْعَلْتُمْ | Öyleyse harcamazdınız | 1 |
| مُمْسِكَ | İsim | مُفْعِلَ | Tutan | 1 |
| مُمْسِكَاتُ | İsim | مُفْعِلَاتُ | Tutanlar | 1 |
| مُسْتَمْسِكُونَ | İsim | مُسْتَفْعِلُونَ | Sıkı tutanlar | 1 |
| مِسْكٌۜ | İsim | فِعْلٌ | Misk | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Öyleyse onları tutun 3
Sıkıca tuttu 2
Onları tutar 2
Tut 2
Tutar 2
Hemen tutmak 1
Onları tutmayın 1
Tuttular 1
Sımsıkı sarılırlar 1
Onu tutar mı? 1
Öyleyse harcamazdınız 1
Ve tutar 1
Tutan 1
İkisini tuttu 1
Diğer 7 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Zümer suresi ✕ Süzgeci kaldır
2 ayet
وَلَئِنْ
سَاَلْتَهُمْ
مَنْ
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
لَيَقُولُنَّ
اللّٰهُۜ
قُلْ
اَفَرَاَيْتُمْ
مَا
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
اِنْ
اَرَادَنِيَ
اللّٰهُ
بِضُرٍّ
هَلْ
هُنَّ
كَاشِفَاتُ
ضُرِّه۪ٓ
اَوْ
اَرَادَن۪ي
بِرَحْمَةٍ
هَلْ
هُنَّ
مُمْسِكَاتُ
رَحْمَتِه۪ۜ
قُلْ
حَسْبِيَ
اللّٰهُۜ
عَلَيْهِ
يَتَوَكَّلُ
الْمُتَوَكِّلُونَ
And olsun ki, onlara, «Gökleri ve yeri yaratan kimdir?» diye sorsan: «Allah’tır» derler. De ki: «Öyleyse bana bildirin, Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, O’nun rahmetini önleyebilir mi?» De ki: «Allah bana yeter; güvenenler O’na güvenir.»[38]
اَللّٰهُ
يَتَوَفَّى
الْاَنْفُسَ
ح۪ينَ
مَوْتِهَا
وَالَّت۪ي
لَمْ
تَمُتْ
ف۪ي
مَنَامِهَاۚ
فَيُمْسِكُ
الَّت۪ي
قَضٰى
عَلَيْهَا
الْمَوْتَ
وَيُرْسِلُ
الْاُخْرٰٓى
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.[42]
Yükleniyor...