ن ص ر

137ayette
158kez geçiyor
46/114surede
26farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %42 · Medenî %58
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Târık 10 36. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 17 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
يُنْصَرُونَ Feale-Yefulu يُفْعَلُونَ Onlara yardım edilir 34
نَصْرُ İsim فَعْلُ Yardım 19
وَالنَّصَارٰى İsmi Alem فَعَالَى Hıristiyanlar 15
نَص۪يراً İsim فَعِيلًا Yardım eden 12
نَص۪يرٍ İsim فَعِيلٍ Yardım eden 11
اَنْصَارٍ İsim أَفْعَالٍ Yardım edenler 10
نَصَرَكُمُ Feale-Yefulu فَعَلَكُمْ Size yardım etti 10
نَاصِر۪ينَ İsim فَاعِلِينَ Yardım edenler 8
انْصُرْن۪ي Feale-Yefulu افْعُلْنِي Bana yardım et 7
تُنْصَرُونَ Feale-Yefulu تُفْعَلُونَ Size yardım edilir 6
وَانْتَصَرُوا İftial Babı وَانْتَعَلُوا Ve yardım aldılar 4
نَصْراً İsim فَعْلًا Yardım 3
اسْتَنْصَرُوكُمْ İstifal اسْتَفْعَلُوكُمْ Sizden yardım istediler 2
يَنْتَصِرُونَۜ İftial Babı يَفْتَعِلُونَ Yardım alırlar 2
الْمُنْتَصِر۪ينَ İsim الْمُفْتَعِلِينَ Yardım alanlar 2
لَنَنْصُرُ Feale-Yefulu لَنَفْعُلُ Yardım ederiz 2
نَاصِرَ İsim فَاعِلَ Yardım eden 2
مَنْصُوراً İsim مَفْعُولًا Yardım edilen 1
نَص۪يراً Sıfat فَعِيلًا Yardım eden 1
مُنْتَصِراًۜ İsim مُفْتَعِلًا Yardım alan 1
تَنَاصَرُونَ Tefaul Babı تَتَفَاعَلُونَ Yardımlaşırsınız 1
الْمَنْصُورُونَۖ İsim الْمَفْعُولُونَ Yardım edilenler 1
مُنْتَصِرٌ İsim مُفْتَعِلٌ Yardım alan 1
تَنْتَصِرَانِۚ İftial Babı تَفْتَعِلَانِ İkiniz yardım alırsınız 1
اَنْصَاراً İsim أَفْعَالًا Yardım edenler 1
نَاصِراً İsim فَاعِلًا Yardım eden 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 47 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 0 kez (binde 0) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 0 kez (binde 0) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 1 kez (binde 16.4) 37. inen: Kamer — 2 kez (binde 5.8) 38. inen: Sâd — 0 kez (binde 0) 39. inen: A’râf — 5 kez (binde 1.5) 40. inen: Cin — 1 kez (binde 3.5) 41. inen: Yâsîn — 2 kez (binde 2.8) 42. inen: Furkân — 2 kez (binde 2.2) 43. inen: Fâtır — 1 kez (binde 1.3) 44. inen: Meryem — 0 kez (binde 0) 45. inen: Tâ-Hâ — 0 kez (binde 0) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 3 kez (binde 2.3) 48. inen: Neml — 0 kez (binde 0) 49. inen: Kasas — 4 kez (binde 2.8) 50. inen: İsrâ — 3 kez (binde 1.9) 51. inen: Yûnus — 0 kez (binde 0) 52. inen: Hûd — 3 kez (binde 1.6) 53. inen: Yûsuf — 1 kez (binde 0.6) 54. inen: Hicr — 0 kez (binde 0) 55. inen: En’âm — 1 kez (binde 0.3) 56. inen: Sâffât — 3 kez (binde 3.5) 57. inen: Lokman — 0 kez (binde 0) 58. inen: Sebe’ — 0 kez (binde 0) 59. inen: Zümer — 1 kez (binde 0.9) 60. inen: Mü’min — 2 kez (binde 1.6) 61. inen: Fussilet — 1 kez (binde 1.3) 62. inen: Şûrâ — 5 kez (binde 5.8) 63. inen: Zuhruf — 0 kez (binde 0) 64. inen: Duhân — 1 kez (binde 2.9) 65. inen: Câsiye — 1 kez (binde 2) 66. inen: Ahkâf — 1 kez (binde 1.6) 67. inen: Zâriyât — 1 kez (binde 2.8) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 2 kez (binde 1.3) 70. inen: Nahl — 1 kez (binde 0.5) 71. inen: Nûh — 1 kez (binde 4.4) 72. inen: İbrahim — 0 kez (binde 0) 73. inen: Enbiyâ — 4 kez (binde 3.4) 74. inen: Mü’minûn — 3 kez (binde 2.9) 75. inen: Secde — 0 kez (binde 0) 76. inen: Tûr — 1 kez (binde 3.2) 77. inen: Mülk — 1 kez (binde 3) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 0 kez (binde 0) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 4 kez (binde 4.9) 85. inen: Ankebût — 4 kez (binde 4.1) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 17 kez (binde 2.8) 88. inen: Enfâl — 8 kez (binde 6.5) 89. inen: Âl-i İmrân — 16 kez (binde 4.6) 90. inen: Ahzâb — 2 kez (binde 1.6) 91. inen: Mümtehine — 0 kez (binde 0) 92. inen: Nisâ — 7 kez (binde 1.9) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 1 kez (binde 1.7) 95. inen: Muhammed — 4 kez (binde 7.4) 96. inen: Ra’d — 0 kez (binde 0) 97. inen: Rahmân — 1 kez (binde 2.8) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 5 kez (binde 11.2) 102. inen: Nûr — 0 kez (binde 0) 103. inen: Hac — 8 kez (binde 6.3) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 0 kez (binde 0) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 0 kez (binde 0) 108. inen: Teğâbun — 0 kez (binde 0) 109. inen: Saff — 4 kez (binde 18.1) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 3 kez (binde 5.4) 112. inen: Mâide — 6 kez (binde 2.1) 113. inen: Tevbe — 9 kez (binde 3.6) 114. inen: Nasr — 1 kez (binde 52.6)
← ilk inenson inen →

Ayetler

137 ayet

قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَز۪يدُونَن۪ي غَيْرَ تَخْس۪يرٍ
«Ey milletim! Eğer Rabbimden bir belgem olur ve bana rahmet eder de ben O’na baş kaldırırsam, söyleyin, Allah’a karşı beni kim savunur? Bana zararımı artırmaktan başka birşey yapamazsınız» dedi.[63]
وَلَا تَرْكَـنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ
Haksızlık yapanlara yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur; sonra, yardım da göremezsiniz.[113]
حَتّٰٓى اِذَا اسْتَيْـَٔسَ الرُّسُلُ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَٓاءَهُمْ نَصْرُنَاۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ
Öyle ki, peygamberler ümitsizliğe düşüp, yalanlandıklarını sandıkları bir sırada onlara yardımımız gelmiştir. Böylece, istediğimizi kurtarırız. Azabımız suçlu milletten geri çevrilemeyecektir.[110]
اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰيهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ
Onların doğru yolda olmalarına ne kadar özensen, yine de Allah, saptırdığını doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da olmaz.[37]
وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُوماً فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَاناً فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُوراً
Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Haksız yere öldürülenin velisine bir yetki tanımışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.[33]
اِذاً لَاَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيٰوةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَص۪يراً
O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.[75]
وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَاناً نَص۪يراً
De ki: «Rabbim! Beni dahil edeceğin yere hoşnutluk ve esenlikle dahil et; çıkaracağın yerden de hoşnutluk ve esenlikle çıkar. Katından beni destekleyecek bir kuvvet ver.»[80]
وَلَمْ تَكُنْ لَهُ فِئَةٌ يَنْصُرُونَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَمَا كَانَ مُنْتَصِراًۜ
Ona, Allah’tan başka yardım edebilecek adamları da yoktu, kendi kendini de kurtaramadı.[43]
لَوْ يَعْلَمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ح۪ينَ لَا يَكُفُّونَ عَنْ وُجُوهِهِمُ النَّارَ وَلَا عَنْ ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ
Bu kafirler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından menedemeyecekleri ve yardım da göremiyecekleri zamanı keşke bilseler.[39]
اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاۜ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ
Yoksa kendilerini bize karşı savunacak tanrıları mı var? O tanrılar kendilerine bile yardım edemezler. Katımızdan da dostluk görmezler.[43]
قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ
Onlar: «Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin» dediler.[68]
وَنَصَرْنَاهُ مِنَ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاَغْرَقْنَاهُمْ اَجْمَع۪ينَ
Ayetlerimizi yalanlayan millete karşı ona yardım ettik. Doğrusu onlar fena bir milletti, hepsini suda boğduk.[77]
مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ
Allah’ın peygamber’e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?[15]
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ
Doğrusu, inananlar ve yahudiler, sabiiler, hıristiyanlar, mecusiler, ortak koşanlar arasında, kıyamet günü Allah kesin hüküm verecektir. Doğrusu Allah herşeye şahiddir.[17]
اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ
Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir. Allah onlara yardım etmeğe elbette Kadir’dir.[39]
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يراًۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ
Onlar haksız yere ve «Rabbimiz Allah’tır» dediler diye yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan camiler yıkılıp giderdi. And olsun ki, Allah’a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.[40]
ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ
Bu böyledir; kim kendisine verilen kadar ceza verirse ve kendisine yine de saldırılırsa, Allah ona, and olsun ki yardım edecektir. Allah şüphesiz, affeder ve bağışlar.[60]
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ
Onlar Allah’ı bırakıp da O’nun, haklarında hiçbir delil indirmediği, kendilerinde de bir bilgi olmayan şeylere taparlar. Zulmedenlerin yardımcısı olmaz.[71]
وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يداً عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ
Allah uğrunda gereği gibi cihat edin. O, sizi seçmiş, babanız İbrahim’in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kuran’da, peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için size müslüman adını veren O’dur. Artık, namaz kılın, zekat verin, Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır![78]
قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ
Nuh: «Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et» dedi.[26]
Yükleniyor...