ن ى
155ayette
187kez geçiyor
47/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %90 · Medenî %10
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 44
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Yûsuf
22 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَا لَيْتَن۪ي | Zamir | فَعَلَنِي | Ah keşke ben | 187 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Ah keşke ben 7
Kesinlikle ben 6
Bana getirin 5
Bana dokundu 4
Beni yarattı 4
Ve beni kıldı 4
Bana süre tanı 3
Beni bulacaksın 3
Bana geldi 3
Bana yardım et 3
Ve beni kurtar 3
Bana gösterin 3
Bana haber verin 2
Bana göster 2
Diğer 112 anlam
Kendiliğinizden bana uyun 2
Bana dokunur 2
Bana yol gösterir 2
Bana yol gösterdi 2
Beni yarattın 2
Beni azdırdın 2
Beni görürsün 2
Beni kılma 2
Ve bana verdi 2
Bana yardım eder 2
Bana hitap etme 2
Kendimi görürüm 2
Bana fikir verin 2
Beni kıl 2
Bana getirir 2
Ve beni kat 2
Bana verin 2
Bana verdi 2
Beni kurtar 2
Beni yönelt 2
Bana irade etti 2
Beni çağırırsınız 2
Beni bırak 2
Ve benden çekinin 1
Beni anın 1
Bana ulaştı 1
Beni öldürmen için 1
Beni edinin 1
Bana emrettin 1
Beni vefat ettirdin 1
Ve kesinlikle ben 1
Benimle tartışıyor musunuz? 1
Benimle mücadele mi ediyorsunuz? 1
Bana halef ol 1
Bana halef oldunuz 1
Beni zayıf gördüler 1
Beni öldürürler 1
Beni fitneleme 1
Beni savunur 1
Ve bana rahmet edersin 1
Bana tuzak kurun 1
Beni artırırsınız 1
Ve bana rızık verdi 1
Kesinlikle beni hüzünlendirir 1
Beni arzuladı 1
Beni kınadınız 1
Beni çağırırlar 1
Bana öğretti 1
Beni an 1
Bana getirirsiniz 1
Ve bana getirin 1
Beni çıkardı 1
Bana verdin 1
Ve bana öğrettin 1
Beni vefat ettir 1
Kendiliğinden bana uydu 1
Beni kınamayın 1
Ve beni uzak tut 1
Bana uydu 1
Bana isyan etti 1
Beni müjdelediniz mi? 1
İkisi beni büyüttü 1
Beni girdir 1
Ve beni çıkar 1
Bana onu unutturdu 1
Kendiliğinden bana uydun 1
Bana sorma 1
Beni suçlama 1
Beni sardırma 1
Bana arkadaş olursun 1
Bana imkan verdi 1
Hemen bana yardım edin 1
Bana mirasçı olur 1
Ve bana vasiyet etti 1
Beni kılar 1
Kendiliğinden bana uy 1
Ve beni terk et 1
Bana kulluk et 1
Beni artır 1
Beni toplantı yerine getirdin 1
Beni bırakma 1
Beni indir 1
Bana kulluk ederler 1
Keşke ben 1
Beni saptırdı 1
Beni doyurur 1
Beni öldürür 1
Ve beni kıl 1
Beni rezil etme 1
Ve beni girdir 1
Ve bana gelin 1
Bana gelirler 1
Beni denemesi için 1
Beni öldürürsün 1
Bana ücretle çalışırsın 1
Beni doğrular 1
Hemen bana gösterin 1
Bana kulluk edin 1
Beni ona kefil yap 1
Ve bana üstün geldi 1
Bana emredersiniz 1
Beni bırakın 1
Ve beni çağırırsınız 1
Beni çağırın 1
İkiniz bana vaat mı edersiniz? 1
Bana eziyet edersiniz 1
Değilse? 1
Bana haber verdi 1
Beni helak etti 1
Bana isyan ettiler 1
Beni kurtarır 1
Ve beni bırak 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ق و ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
108 ayet
قَالَ
اِنّ۪ي
عَبْدُ
اللّٰهِ۠
اٰتَانِيَ
الْكِتَابَ
وَجَعَلَن۪ي
نَبِياًّۙ
Çocuk: «Ben şüphesiz Allah’ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun» dedi.[30-33]
قَالَ
اَرَاغِبٌ
اَنْتَ
عَنْ
اٰلِهَت۪ي
يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ
لَئِنْ
لَمْ
تَنْتَهِ۬
لَاَرْجُمَنَّكَ
وَاهْجُرْن۪ي
مَلِياًّ
Babası: «Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taşlarım; uzun bir süre benden uzaklaş git.» dedi.[46]
قَالَ
لَا
تَخَافَٓا
اِنَّن۪ي
مَعَكُمَٓا
اَسْمَعُ
وَاَرٰى
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: «Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu.»[46-48]
وَلَقَدْ
قَالَ
لَهُمْ
هٰرُونُ
مِنْ
قَبْلُ
يَا قَوْمِ
اِنَّمَا
فُتِنْتُمْ
بِه۪ۚ
وَاِنَّ
رَبَّكُمُ
الرَّحْمٰنُ
فَاتَّبِعُون۪ي
وَاَط۪يعُٓوا
اَمْر۪ي
And olsun ki, Harun da onlara önceden: «Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman’dır. Bana uyun, emrime itaat edin» demişti.[90]
فَتَعَالَى
اللّٰهُ
الْمَلِكُ
الْحَقُّۚ
وَلَا
تَعْجَلْ
بِالْقُرْاٰنِ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يُقْضٰٓى
اِلَيْكَ
وَحْيُهُۘ
وَقُلْ
رَبِّ
زِدْن۪ي
عِلْماً
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce’dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, «Rabbim! ilmimi artır» de.[114]
قَالَ
رَبِّ
لِمَ
حَشَرْتَـن۪ٓي
اَعْمٰى
وَقَدْ
كُنْتُ
بَص۪يراً
O zaman: «Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim» der.[125]
قَالَ
رَبِّ
انْصُرْن۪ي
بِمَا
كَذَّبُونِ
Nuh: «Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et» dedi.[26]
فَاَوْحَيْنَٓا
اِلَيْهِ
اَنِ
اصْنَعِ
الْفُلْكَ
بِاَعْيُنِنَا
وَوَحْيِنَا
فَاِذَا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
وَفَارَ
التَّنُّورُۙ
فَاسْلُكْ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلٍّ
زَوْجَيْنِ
اثْنَيْنِ
وَاَهْلَكَ
اِلَّا
مَنْ
سَبَقَ
عَلَيْهِ
الْقَوْلُ
مِنْهُمْۚ
وَلَا
تُخَاطِبْن۪ي
فِي
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُواۚ
اِنَّهُمْ
مُغْرَقُونَ
Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: «Nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap; buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynayınca her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu alıp gemiye bindir. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır.»[27]
وَقُلْ
رَبِّ
اَنْزِلْن۪ي
مُنْزَلاً
مُبَارَكاً
وَاَنْتَ
خَيْرُ
الْمُنْزِل۪ينَ
«Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirenlerin en iyisisin» de.[29]
قَالَ
رَبِّ
انْصُرْن۪ي
بِمَا
كَذَّبُونِ
O peygamber: «Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et» dedi.[39]
وَيَوْمَ
يَعَضُّ
الظَّالِمُ
عَلٰى
يَدَيْهِ
يَقُولُ
يَا لَيْتَنِي
اتَّخَذْتُ
مَعَ
الرَّسُولِ
سَب۪يلاً
O gün, zalim kimse ellerini ısırıp: «Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene; keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kuran’dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor» der.[27-29]
فَتَبَسَّمَ
ضَاحِكاً
مِنْ
قَوْلِهَا
وَقَالَ
رَبِّ
اَوْزِعْن۪ٓي
اَنْ
اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ
الَّت۪ٓي
اَنْعَمْتَ
عَلَيَّ
وَعَلٰى
وَالِدَيَّ
وَاَنْ
اَعْمَلَ
صَالِحاً
تَرْضٰيهُ
وَاَدْخِلْن۪ي
بِرَحْمَتِكَ
ف۪ي
عِبَادِكَ
الصَّالِح۪ينَ
Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve: «Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy» dedi.[19]
قَالَتْ
يَٓا اَيُّهَا
الْمَلَؤُ۬ا
اَفْتُون۪ي
ف۪ٓي
اَمْر۪يۚ
مَا
كُنْتُ
قَاطِعَةً
اَمْراً
حَتّٰى
تَشْهَدُونِ
«Ey ileri gelenler! Vereceğim emir hakkında bana fikrinizi söyleyin; siz benim yanımda bulunmadıkça, bir iş hakkında kesin bir hüküm vermem» dedi.[32]
فَلَمَّا
جَٓاءَ
سُلَيْمٰنَ
قَالَ
اَتُمِدُّونَنِ
بِمَالٍۘ
فَمَٓا
اٰتٰينِيَ
اللّٰهُ
خَيْرٌ
مِمَّٓا
اٰتٰيكُمْۚ
بَلْ
اَنْتُمْ
بِهَدِيَّتِكُمْ
تَفْرَحُونَ
Süleyman’a geldiklerinde: «Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Allah’ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara dön! And olsun ki, güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkarırız» dedi.[36-37]
قَالَ
يَٓا اَيُّهَا
الْمَلَؤُ۬ا
اَيُّكُمْ
يَأْت۪ين۪ي
بِعَرْشِهَا
قَبْلَ
اَنْ
يَأْتُون۪ي
مُسْلِم۪ينَ
Süleyman: «Ey cemaat! Bana teslim olmalarından önce, hanginiz o kraliçenin tahtını yanıma getirebilir?» dedi.[38]
قَالَ
الَّذ۪ي
عِنْدَهُ
عِلْمٌ
مِنَ
الْكِتَابِ
اَنَا۬
اٰت۪يكَ
بِه۪
قَبْلَ
اَنْ
يَرْتَدَّ
اِلَيْكَ
طَرْفُكَۜ
فَلَمَّا
رَاٰهُ
مُسْتَقِراًّ
عِنْدَهُ
قَالَ
هٰذَا
مِنْ
فَضْلِ
رَبّ۪ي۠
لِيَبْلُوَن۪ٓي
ءَاَشْكُرُ
اَمْ
اَكْفُرُۜ
وَمَنْ
شَكَرَ
فَاِنَّمَا
يَشْكُرُ
لِنَفْسِه۪ۚ
وَمَنْ
كَفَرَ
فَاِنَّ
رَبّ۪ي
غَنِيٌّ
كَر۪يمٌ
Kitabın bilgisine sahip olan biri: «Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm» dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: «Bu, şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir» dedi.[40]
فَلَمَّٓا
اَنْ
اَرَادَ
اَنْ
يَبْطِشَ
بِالَّذ۪ي
هُوَ
عَدُوٌّ
لَهُمَاۙ
قَالَ
يَا مُوسٰٓى
اَتُر۪يدُ
اَنْ
تَقْتُلَن۪ي
كَمَا
قَتَلْتَ
نَفْساً
بِالْاَمْسِۗ
اِنْ
تُر۪يدُ
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَ
جَبَّاراً
فِي
الْاَرْضِ
وَمَا
تُر۪يدُ
اَنْ
تَكُونَ
مِنَ
الْمُصْلِح۪ينَ
Musa, ikisinin de düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince: «Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun» dedi.[19]
فَخَرَجَ
مِنْهَا
خَٓائِفاً
يَتَرَقَّبُۘ
قَالَ
رَبِّ
نَجِّن۪ي
مِنَ
الْقَوْمِ
الظَّالِم۪ينَ۟
Musa, korku içinde çevresini gözetleyerek oradan çıktı. «Rabbim! Beni zalim milletten kurtar» dedi.[21]
وَلَمَّا
تَوَجَّهَ
تِلْقَٓاءَ
مَدْيَنَ
قَالَ
عَسٰى
رَبّ۪ٓي
اَنْ
يَهْدِيَن۪ي
سَوَٓاءَ
السَّب۪يلِ
Medyen’e doğru yöneldiğinde: «Rabbimin bana doğru yolu göstereceğini umarım» dedi.[22]
قَالَ
اِنّ۪ٓي
اُر۪يدُ
اَنْ
اُنْكِحَكَ
اِحْدَى
ابْنَتَيَّ
هَاتَيْنِ
عَلٰٓى
اَنْ
تَأْجُرَن۪ي
ثَمَانِيَ
حِجَجٍۚ
فَاِنْ
اَتْمَمْتَ
عَشْراً
فَمِنْ
عِنْدِكَۚ
وَمَٓا
اُر۪يدُ
اَنْ
اَشُقَّ
عَلَيْكَۜ
سَتَجِدُن۪ٓي
اِنْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ
Kadınların babası: «Bana sekiz yıl çalışmana karşılık bu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan o senden bir lütuf olur. Ama sana ağırlık vermek istemem. İnşallah beni iyi kimselerden bulacaksın» dedi.[27]
Yükleniyor...