ه ا
857ayette
1.197kez geçiyor
92/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 17
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
93 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| ف۪يهَا | Zamir | فِيهَا | Orada | 1187 |
| هَٓا اَنْتُمْ | Harfi Nida | هَأَنْتُمْ | İşte siz | 10 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Orada 174
Ondan 112
Onun içinde 65
Ona 53
Onun üzerine 46
Onu 38
Onun altı 36
Onunla 34
Onun halkı 19
Kesinlikle o 17
Onun ölümü 11
Onun Rabbi 7
Ve ondan 7
Ondan sonra 6
Diğer 403 anlam
Onu görürsünüz 6
Ona geldi 6
Onun üstü 5
Onun hepsi 5
Onu kıldık 5
Onun benzeri 5
Ona girerler 5
Onun genişliği 5
Onun yemişi 4
Onu koydu 4
İşte siz 4
Burada 4
Onun eşi 4
O 4
Onu helak ettik 4
Onun ilmi 4
Ona yaslanırlar 4
Onun kapıları 3
Onu aktarırız 3
Onun çatıları 3
Ve onun üzerine 3
Onun bazısı 3
Onun katında 3
Öyleyse ona 3
Onun çevresi 3
Onun tomurcuğu 3
Öyleyse onun üzerine 3
Onun inanması 3
Ve onun içinde 3
Ve ona ararlar 3
Ona ad verdiniz 3
Ona dokunmayın 3
Onun rızkı 3
Ve onun süsü 3
Onun sonu 3
Onun şımarıkları 3
Ve onu kıldık 3
Onun ...ması gibi 3
Onunla karşılaşır 3
Ona geldiler 3
Onun yöneticileri 3
Onun emri 3
Onun rengi 2
Onun hakkında 2
Onun sırtları 2
Onu boşadı 2
Ona uyar 2
Onunla ... arası 2
Onun boyutu 2
Onu geri döndürün 2
Ona mirasçı olur 2
Ona gireriz 2
Öyleyse kesinlikle o 2
Ona hayat verdi 2
Onun yüzü 2
Onu bilir 2
Getir 2
Onun benzerleri 2
Size o miras bırakıldı 2
Onu uyumlu yapmak 2
Hemen onu bırakın 2
Onun haberleri 2
Onun durma zamanı 2
Ona vaat etti 2
Onun dizinin bağını kestiler 2
Onun aşağısı 2
Ondan önce 2
Onu eksiltiriz 2
Onun tarafları 2
Onu listelersiniz 2
Ve onu süsledik 2
Onu uzattık 2
Ona girin 2
Onu giyersiniz 2
Onun karınları 2
Onun canı 2
Ona yaslanır 2
Onun arası 2
Onun suyu 2
Onu buldu 2
Onun gözü 2
Onun edep yeri 2
Onun yükü 2
Ona boyun eğdirdi 2
Onu görürler 2
Onun azabı 2
Ona miras bıraktık 2
Onu gördü 2
Onu örnek veririz 2
Onu işitir 2
Onu taşırlar 2
Onun renkleri 2
Ona yaslanın 2
Onu bina ettik 2
Onun devşirmeleri 2
Onun katkısı 2
Onu bina etti 2
Hemen onu seviyelendirdi 2
Onun kuşluk vakti 2
Onun Rabbini 2
yakıtı 1
Onun bakliyatı 1
Ve onun salatalığı 1
Ve onun sarmısağı 1
Ve onun mercimeği 1
Ve onun soğanı 1
Onun iki eli 1
Onun arkası 1
Onu boğazladılar 1
Onun bazısıyla 1
Onu unuttururuz 1
Onun harap olması 1
Ona fayda eder 1
Ona razı olursun 1
yöneldiği 1
Ona yaklaşmayın 1
Onun sınırını aşmayın 1
Onu açıklar 1
Onun çocuğu için 1
Onu ayırırız 1
Ona giydiririz 1
Ona isabet etti 1
Ona isabet eder 1
Hemen ona isabet etti 1
Onu gizlersiniz 1
Ve ona verirsiniz 1
Ona devredersiniz 1
Onu yazarsınız 1
Onu gizler 1
Onu koydum 1
Ona ad verdim 1
Onu sığındırırım 1
Ve onun zürriyyeti 1
Onu kabul etti 1
Ve onu büyüttü 1
Ve ona kefil kıldı 1
Onu aktarın 1
Ona ararsınız 1
Onu döngü yaparız 1
Onun iki katı 1
Onu tüketmeyin 1
İkisi ona gelir 1
Onu katlar 1
Hemen onu geri döndürürüz 1
Onun arkaları 1
Ondan başkası 1
Onun kocası 1
Onu bırakmanız sebebiyle 1
Onu edindiler 1
Onu söndürdü 1
Onu sordu 1
Onu indiren 1
Ona verdik 1
Onu açığa çıkarırsınız 1
Onun suç işleyenleri 1
Onu yer 1
Hemen ona geldi 1
Kardeşi 1
Onun ovaları 1
Ve ona ararsınız 1
Onu miras bırakır 1
Ve onun batıları 1
Ve onu tamamladık 1
Hemen onu tut 1
Onun en iyisini 1
Onun nüshası 1
Yakında onu yazacağım 1
Onu belirtir 1
Onun vakti 1
Ona sardı 1
Onu seçtin 1
Hemen onu harcayacaklar 1
Ona nimet verdi 1
Onu elde ettiniz 1
Onun kesadı 1
Ona razı olursunuz 1
Onu harcarlar 1
Onun yaldızı 1
Onun benzeri ile 1
Hemen ona fayda etti 1
Onun İstikrarlı yeri 1
Ve onun veda ettiği yer 1
Onu söktük 1
Sizi ona mecbur tutar mıyız? 1
Onun akması 1
Ve onun durma zamanı 1
Onu vahyederiz 1
Onu bilirsin 1
Onun perçemini 1
Hemen onu müjdeledik 1
Ona isabet eden 1
Onu tamamladı 1
Onun evi 1
Onun yöneticisi 1
Onun genç erkeği 1
Ona sızdı 1
Onu görürüz 1
Onu tanırlar 1
Onu gerçekleştirdi 1
Onu çıkarttı 1
Hemen onu gizledi 1
Onu açığa çıkarır 1
Onu kıldı 1
Onun ölçüsüyle 1
Ve onun gölgesi 1
Onun kökü 1
Ve onun dalı 1
Ve onu koruduk 1
Ve kesinlikle o 1
Onu yarattı 1
Ona binmeniz için 1
Onu hafifleştirirsiniz 1
Onun yünleri 1
Ve onun tüyleri 1
Ve onun kılları 1
Onu tanımazlar 1
Onun pekiştirilmesi 1
Onun ipliği 1
Onun sabit olması 1
Ona gelir 1
Hemen ona tattırdı 1
Hemen onun arkasını kestik 1
Onun koşması 1
Onu umarsın 1
Onu açma 1
Onu helak edenler 1
Ona azap edenler 1
Onun çiti 1
Onu listeledi 1
Ona düşenler 1
Onu yardı 1
Onu yardın mı? 1
Onu kusurlu kılarım 1
Onun dışında 1
Onu getirtti 1
Onu çağırdı 1
Onun kavmi 1
Ona varan 1
Onu gizlerim 1
Onu koy 1
Onu al 1
Yakında onu geri döndürüreceğiz 1
Onun yapısı 1
Hemen onu koyduk 1
Hemen onu fırlattım 1
Onu toz halinde savurur 1
Hemen onu bırakır 1
Hemen onu unuttun 1
Onun batışı 1
Onun ayetleri 1
Onu geri döndürmek 1
Hemen onu anlamasını sağladık 1
Ve onun oğlu 1
Ona vardılar 1
Onun çıtırtısı 1
Onun mahalli 1
Onun yanları 1
Ona boyun eğdirdik 1
Onun etleri 1
Onun kanları 1
Onu aldım 1
Onun elçisi 1
Onu söyleyen 1
Onu indirdik 1
Ve onu farz kıldık 1
Onunla evlenir 1
Ona girmeyin 1
Onun yağı 1
Onu görür 1
Onu yazdırdı 1
Onu yaptım 1
Onu başa kakarsın 1
Ona kesin inanır hale geldi 1
Onun sözü 1
Ve ona 1
Onu buldum 1
Ve onun kavmi 1
Onu bozdular 1
Onun tahtını 1
Onun tahtı 1
Ve onu alıkoydu 1
Onun iki bacağı 1
Onu ölçüp biçtik 1
Onun ormanı 1
Onu hesap edersin 1
Onu haram etti 1
Hemen onu tanırsınız 1
Onun kalbi 1
Onun geçimliği 1
Onun annesi 1
Onu kılarız 1
Onu akleder 1
Ona rızık verir 1
Ve onu imar ettiler 1
Onu imar ettiler 1
Ve onu edinir 1
Ona yol göstermek 1
Onun çapları 1
Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1
Onu ezersiniz 1
Ona veririz 1
Onun ücreti 1
Seni onunla eşleştirdik 1
Onu sayarak tamamlarsınız 1
Onunla evlenmek ister 1
Ve onu taşıdı 1
Onun sabah yolculuğu 1
Ve onun gece dönüşü 1
Onu ders yaparlar 1
Onun sırtı 1
Ona hayat verdik 1
Onu ast yaptık 1
Ona hayat verir 1
Onu inşa etti 1
Beni ona kefil yap 1
Ona kulluk ederler 1
Onun uyuması 1
Onu söyledi 1
Hemen ona girin 1
Onun gıdaları 1
Onun tomurcuk kabukları 1
Kıldı 1
Onun kız kardeşi 1
Onu edindi 1
Kendiliğinden ona uy 1
Onun kitabı 1
Onun yükleri 1
Onu tarif etti 1
Onun şartları 1
Onun kilitleri 1
Sizden onu ister 1
Onu almanız için 1
Onu alırlar 1
Onu alırsınız 1
Ve onun halkı 1
Onunla beraber 1
Onu döşedik 1
Hemen onu sardırdı 1
Onu bıraktık 1
Onu yükseltti 1
Onun astarları 1
Onun vuku bulmasını 1
Onun ağacı 1
Onu döndürürsünüz 1
Onu iyileştiririz 1
Onu kendi kendilerine yoktan var ettiler 1
Onu yazdık 1
Onu gözettiler 1
Onu gözetmek 1
Onu bıraktınız 1
Onun kökleri 1
Seversiniz 1
Onun eceli 1
Ona verdi 1
Sonra onunla hesaplaştık 1
Ve ona azap ettik 1
Ona haber verdi 1
Onun yakıtı 1
Onun açılanma yerleri 1
Kesinlikle onu devşirecekler 1
Kesinlikle ona girmesin 1
Onu gördüler 1
Onu kılmamız için 1
Ve onu beller 1
Onun kenarları 1
Ah keşke o 1
Onun uzunluğu 1
Hemen onu bulduk 1
Onu yararlar 1
Onun gölgeleri 1
Onu ölçüp biçtiler 1
Onun görme organları 1
Onun boyu 1
Onun gecesi 1
Onu düzenledi 1
Ve onun merası 1
Onu çaktı 1
Onu anlama 1
Onun sona ermesi 1
Ondan çekinir 1
Onu sarar 1
Ve ondan uzak durur 1
Onun koşması için 1
Ve onun kuşluk vakti 1
Onu aktardı 1
Onu belirtti 1
Onu örter 1
Onu yaydı 1
Onu seviyelendirdi 1
Hemen ona ilham etti 1
Onun ahlaksızlığı 1
Ve onun sığınması 1
Onu akladı 1
Onu soktu 1
Onun taşkınlığı sebebiyle 1
Onun en Mutsuzu 1
Ve ona su verilmesi 1
Hemen onun dizinin bağını kestiler 1
Ve ondan uzaklaştırılacak 1
Onun sarsıntısı 1
Onun ağırlıkları 1
Kesinlikle onu göreceksiniz 1
boynun- 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Orada” ✕ Süzgeci kaldır
150 ayet
وَلِسُلَيْمٰنَ
الرّ۪يحَ
عَاصِفَةً
تَجْر۪ي
بِاَمْرِه۪ٓ
اِلَى
الْاَرْضِ
الَّت۪ي
بَارَكْنَا
ف۪يهَاۜ
وَكُنَّا
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَالِم۪ينَ
Bereketli kıldığımız yere doğru, Süleyman’ın emriyle yürüyen şiddetli rüzgarı, onun buyruğuna verdik. Biz herşeyi biliyorduk.[81]
لَوْ
كَانَ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اٰلِهَةً
مَا
وَرَدُوهَاۜ
وَكُلٌّ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ
Eğer bunlar tanrı olsaydı cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktır.[99]
لَهُمْ
ف۪يهَا
زَف۪يرٌ
وَهُمْ
ف۪يهَا
لَا
يَسْمَعُونَ
Orada onlara ah etmek vardır; birşey de işitemezler.[100]
اِنَّ
اللّٰهَ
يُدْخِلُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
يُحَلَّوْنَ
ف۪يهَا
مِنْ
اَسَاوِرَ
مِنْ
ذَهَبٍ
وَلُؤْلُؤً۬اۜ
وَلِبَاسُهُمْ
ف۪يهَا
حَر۪يرٌ
Doğrusu Allah, inanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.[23]
اَلَّذ۪ينَ
يَرِثُونَ
الْفِرْدَوْسَۜ
هُمْ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ
İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır.[10-11]
تَلْفَحُ
وُجُوهَهُمُ
النَّارُ
وَهُمْ
ف۪يهَا
كَالِحُونَ
Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.[104]
قَالَ
اخْسَؤُ۫ا
ف۪يهَا
وَلَا
تُكَلِّمُونِ
Allah: «Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: «Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin» diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır» der.[108-111]
فَاِنْ
لَمْ
تَجِدُوا
ف۪يهَٓا
اَحَداً
فَلَا
تَدْخُلُوهَا
حَتّٰى
يُؤْذَنَ
لَكُمْۚ
وَاِنْ
ق۪يلَ
لَكُمُ
ارْجِعُوا
فَارْجِعُوا
هُوَ
اَزْكٰى
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
عَل۪يمٌ
Eğer evde kimseyi bulamazsanız, yine de size izin verilmedikçe içeriye girmeyiniz. Size «Dönün» denirse dönün. Bu, sizi daha çok temize çıkarır. Allah yaptıklarınızı bilir.[28]
ف۪ي
بُيُوتٍ
اَذِنَ
اللّٰهُ
اَنْ
تُرْفَعَ
وَيُذْكَرَ
ف۪يهَا
اسْمُهُۙ
يُسَبِّحُ
لَهُ
ف۪يهَا
بِالْغُدُوِّ
وَالْاٰصَالِۙ
Allah’ın yüksek tutulmasına ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde, insanlar sabah akşam O’nu tesbih ederler.[36]
لَهُمْ
ف۪يهَا
مَا
يَشَٓاؤُ۫نَ
خَالِد۪ينَۜ
كَانَ
عَلٰى
رَبِّكَ
وَعْداً
مَسْؤُ۫لاً
Temelli kalacakları cennette diledikleri şeyleri bulurlar. Bu, Rabbinin yerine getirilmesi istenen bir vaadidir.[16]
تَبَارَكَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
فِي
السَّمَٓاءِ
بُرُوجاً
وَجَعَلَ
ف۪يهَا
سِرَاجاً
وَقَمَراً
مُن۪يراً
Gökte burçlar vareden, orada ışık saçan güneş ve aydınlatan ayı yaratan Allah, yücelerin yücesidir.[61]
اُو۬لٰٓئِكَ
يُجْزَوْنَ
الْغُرْفَةَ
بِمَا
صَبَرُوا
وَيُلَقَّوْنَ
ف۪يهَا
تَحِيَّةً
وَسَلَاماًۙ
İşte onlar, sabrettiklerinden ötürü cennetin en yüksek dereceleriyle mükafatlandırılırlar. Orada esenlik ve dirlik dilekleriyle karşılanırlar.[75]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
حَسُنَتْ
مُسْتَقَراًّ
وَمُقَاماً
Orada temellidirler. Orası ne güzel bir yer ve ne güzel duraktır![76]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اِلَى
الْاَرْضِ
كَمْ
اَنْبَتْنَا
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
زَوْجٍ
كَر۪يمٍ
Yeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir.[7]
قَالُوا
وَهُمْ
ف۪يهَا
يَخْتَصِمُونَۙ
Orada putlarıyla çekişerek: «Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak» derler.[96-102]
وَدَخَلَ
الْمَد۪ينَةَ
عَلٰى
ح۪ينِ
غَفْلَةٍ
مِنْ
اَهْلِهَا
فَوَجَدَ
ف۪يهَا
رَجُلَيْنِ
يَقْتَتِلَانِۘ
هٰذَا
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
وَهٰذَا
مِنْ
عَدُوِّه۪ۚ
فَاسْتَغَاثَهُ
الَّذ۪ي
مِنْ
ش۪يعَتِه۪
عَلَى
الَّذ۪ي
مِنْ
عَدُوِّه۪ۙ
فَوَكَزَهُ
مُوسٰى
فَقَضٰى
عَلَيْهِۘ
قَالَ
هٰذَا
مِنْ
عَمَلِ
الشَّيْطَانِۜ
اِنَّهُ
عَدُوٌّ
مُضِلٌّ
مُب۪ينٌ
Musa, halkının haberi olmadığı bir zamanda, şehre girdi. Biri kendi adamlarından, diğeri de düşmanı olan iki adamı döğüşür buldu. Kendi tarafından olan kimse, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa, onun düşmanına bir yumruk vurdu; ölümüne sebep oldu. «Bu şeytanin işidir; çünkü o apaçık, saptıran bir düşmandır» dedi.[15]
قَالَ
اِنَّ
ف۪يهَا
لُـوطاًۜ
قَالُوا
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ف۪يهَاۘ
لَنُنَجِّيَنَّهُ
وَاَهْلَـهُٓ
اِلَّا
امْرَاَتَهُۘ
كَانَتْ
مِنَ
الْغَابِر۪ينَ
İbrahim: «Ama Lut oradadır» dedi, elçiler: «Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız» dediler.[32]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَنُبَوِّئَنَّهُمْ
مِنَ
الْجَنَّةِ
غُرَفاً
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
نِعْمَ
اَجْرُ
الْعَامِل۪ينَۗ
İnanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetteki köşklere yerleştiririz. Sabredip, Rablerine güvenerek iş görenlerin ecri ne güzeldir![58-59]
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقاًّۜ
وَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُ
İnanıp yararlı iş işleyenler için, Allah’ın vadi gereğince temelli kalacakları nimet cennetleri vardır. O; güçlüdür, hakim’dir.[8-9]
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
بِغَيْرِ
عَمَدٍ
تَرَوْنَهَا
وَاَلْقٰى
فِي
الْاَرْضِ
رَوَاسِيَ
اَنْ
تَم۪يدَ
بِكُمْ
وَبَثَّ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
دَٓابَّةٍۜ
وَاَنْزَلْنَا
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
فَاَنْبَتْنَا
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
زَوْجٍ
كَر۪يمٍ
Allah gökleri gördüğünüz gibi direksiz yaratmış, sizi sallar diye yeryüzüne sabit dağlar koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip orada her hoş çiftten yetiştirmişizdir.[10]
Yükleniyor...