ه ا

857ayette
1.197kez geçiyor
92/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 17 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 93 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
ف۪يهَا Zamir فِيهَا Orada 1187
هَٓا اَنْتُمْ Harfi Nida هَأَنْتُمْ İşte siz 10

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 403 anlam
Onu görürsünüz 6 Ona geldi 6 Onun üstü 5 Onun hepsi 5 Onu kıldık 5 Onun benzeri 5 Ona girerler 5 Onun genişliği 5 Onun yemişi 4 Onu koydu 4 İşte siz 4 Burada 4 Onun eşi 4 O 4 Onu helak ettik 4 Onun ilmi 4 Ona yaslanırlar 4 Onun kapıları 3 Onu aktarırız 3 Onun çatıları 3 Ve onun üzerine 3 Onun bazısı 3 Onun katında 3 Öyleyse ona 3 Onun çevresi 3 Onun tomurcuğu 3 Öyleyse onun üzerine 3 Onun inanması 3 Ve onun içinde 3 Ve ona ararlar 3 Ona ad verdiniz 3 Ona dokunmayın 3 Onun rızkı 3 Ve onun süsü 3 Onun sonu 3 Onun şımarıkları 3 Ve onu kıldık 3 Onun ...ması gibi 3 Onunla karşılaşır 3 Ona geldiler 3 Onun yöneticileri 3 Onun emri 3 Onun rengi 2 Onun hakkında 2 Onun sırtları 2 Onu boşadı 2 Ona uyar 2 Onunla ... arası 2 Onun boyutu 2 Onu geri döndürün 2 Ona mirasçı olur 2 Ona gireriz 2 Öyleyse kesinlikle o 2 Ona hayat verdi 2 Onun yüzü 2 Onu bilir 2 Getir 2 Onun benzerleri 2 Size o miras bırakıldı 2 Onu uyumlu yapmak 2 Hemen onu bırakın 2 Onun haberleri 2 Onun durma zamanı 2 Ona vaat etti 2 Onun dizinin bağını kestiler 2 Onun aşağısı 2 Ondan önce 2 Onu eksiltiriz 2 Onun tarafları 2 Onu listelersiniz 2 Ve onu süsledik 2 Onu uzattık 2 Ona girin 2 Onu giyersiniz 2 Onun karınları 2 Onun canı 2 Ona yaslanır 2 Onun arası 2 Onun suyu 2 Onu buldu 2 Onun gözü 2 Onun edep yeri 2 Onun yükü 2 Ona boyun eğdirdi 2 Onu görürler 2 Onun azabı 2 Ona miras bıraktık 2 Onu gördü 2 Onu örnek veririz 2 Onu işitir 2 Onu taşırlar 2 Onun renkleri 2 Ona yaslanın 2 Onu bina ettik 2 Onun devşirmeleri 2 Onun katkısı 2 Onu bina etti 2 Hemen onu seviyelendirdi 2 Onun kuşluk vakti 2 Onun Rabbini 2 yakıtı 1 Onun bakliyatı 1 Ve onun salatalığı 1 Ve onun sarmısağı 1 Ve onun mercimeği 1 Ve onun soğanı 1 Onun iki eli 1 Onun arkası 1 Onu boğazladılar 1 Onun bazısıyla 1 Onu unuttururuz 1 Onun harap olması 1 Ona fayda eder 1 Ona razı olursun 1 yöneldiği 1 Ona yaklaşmayın 1 Onun sınırını aşmayın 1 Onu açıklar 1 Onun çocuğu için 1 Onu ayırırız 1 Ona giydiririz 1 Ona isabet etti 1 Ona isabet eder 1 Hemen ona isabet etti 1 Onu gizlersiniz 1 Ve ona verirsiniz 1 Ona devredersiniz 1 Onu yazarsınız 1 Onu gizler 1 Onu koydum 1 Ona ad verdim 1 Onu sığındırırım 1 Ve onun zürriyyeti 1 Onu kabul etti 1 Ve onu büyüttü 1 Ve ona kefil kıldı 1 Onu aktarın 1 Ona ararsınız 1 Onu döngü yaparız 1 Onun iki katı 1 Onu tüketmeyin 1 İkisi ona gelir 1 Onu katlar 1 Hemen onu geri döndürürüz 1 Onun arkaları 1 Ondan başkası 1 Onun kocası 1 Onu bırakmanız sebebiyle 1 Onu edindiler 1 Onu söndürdü 1 Onu sordu 1 Onu indiren 1 Ona verdik 1 Onu açığa çıkarırsınız 1 Onun suç işleyenleri 1 Onu yer 1 Hemen ona geldi 1 Kardeşi 1 Onun ovaları 1 Ve ona ararsınız 1 Onu miras bırakır 1 Ve onun batıları 1 Ve onu tamamladık 1 Hemen onu tut 1 Onun en iyisini 1 Onun nüshası 1 Yakında onu yazacağım 1 Onu belirtir 1 Onun vakti 1 Ona sardı 1 Onu seçtin 1 Hemen onu harcayacaklar 1 Ona nimet verdi 1 Onu elde ettiniz 1 Onun kesadı 1 Ona razı olursunuz 1 Onu harcarlar 1 Onun yaldızı 1 Onun benzeri ile 1 Hemen ona fayda etti 1 Onun İstikrarlı yeri 1 Ve onun veda ettiği yer 1 Onu söktük 1 Sizi ona mecbur tutar mıyız? 1 Onun akması 1 Ve onun durma zamanı 1 Onu vahyederiz 1 Onu bilirsin 1 Onun perçemini 1 Hemen onu müjdeledik 1 Ona isabet eden 1 Onu tamamladı 1 Onun evi 1 Onun yöneticisi 1 Onun genç erkeği 1 Ona sızdı 1 Onu görürüz 1 Onu tanırlar 1 Onu gerçekleştirdi 1 Onu çıkarttı 1 Hemen onu gizledi 1 Onu açığa çıkarır 1 Onu kıldı 1 Onun ölçüsüyle 1 Ve onun gölgesi 1 Onun kökü 1 Ve onun dalı 1 Ve onu koruduk 1 Ve kesinlikle o 1 Onu yarattı 1 Ona binmeniz için 1 Onu hafifleştirirsiniz 1 Onun yünleri 1 Ve onun tüyleri 1 Ve onun kılları 1 Onu tanımazlar 1 Onun pekiştirilmesi 1 Onun ipliği 1 Onun sabit olması 1 Ona gelir 1 Hemen ona tattırdı 1 Hemen onun arkasını kestik 1 Onun koşması 1 Onu umarsın 1 Onu açma 1 Onu helak edenler 1 Ona azap edenler 1 Onun çiti 1 Onu listeledi 1 Ona düşenler 1 Onu yardı 1 Onu yardın mı? 1 Onu kusurlu kılarım 1 Onun dışında 1 Onu getirtti 1 Onu çağırdı 1 Onun kavmi 1 Ona varan 1 Onu gizlerim 1 Onu koy 1 Onu al 1 Yakında onu geri döndürüreceğiz 1 Onun yapısı 1 Hemen onu koyduk 1 Hemen onu fırlattım 1 Onu toz halinde savurur 1 Hemen onu bırakır 1 Hemen onu unuttun 1 Onun batışı 1 Onun ayetleri 1 Onu geri döndürmek 1 Hemen onu anlamasını sağladık 1 Ve onun oğlu 1 Ona vardılar 1 Onun çıtırtısı 1 Onun mahalli 1 Onun yanları 1 Ona boyun eğdirdik 1 Onun etleri 1 Onun kanları 1 Onu aldım 1 Onun elçisi 1 Onu söyleyen 1 Onu indirdik 1 Ve onu farz kıldık 1 Onunla evlenir 1 Ona girmeyin 1 Onun yağı 1 Onu görür 1 Onu yazdırdı 1 Onu yaptım 1 Onu başa kakarsın 1 Ona kesin inanır hale geldi 1 Onun sözü 1 Ve ona 1 Onu buldum 1 Ve onun kavmi 1 Onu bozdular 1 Onun tahtını 1 Onun tahtı 1 Ve onu alıkoydu 1 Onun iki bacağı 1 Onu ölçüp biçtik 1 Onun ormanı 1 Onu hesap edersin 1 Onu haram etti 1 Hemen onu tanırsınız 1 Onun kalbi 1 Onun geçimliği 1 Onun annesi 1 Onu kılarız 1 Onu akleder 1 Ona rızık verir 1 Ve onu imar ettiler 1 Onu imar ettiler 1 Ve onu edinir 1 Ona yol göstermek 1 Onun çapları 1 Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1 Onu ezersiniz 1 Ona veririz 1 Onun ücreti 1 Seni onunla eşleştirdik 1 Onu sayarak tamamlarsınız 1 Onunla evlenmek ister 1 Ve onu taşıdı 1 Onun sabah yolculuğu 1 Ve onun gece dönüşü 1 Onu ders yaparlar 1 Onun sırtı 1 Ona hayat verdik 1 Onu ast yaptık 1 Ona hayat verir 1 Onu inşa etti 1 Beni ona kefil yap 1 Ona kulluk ederler 1 Onun uyuması 1 Onu söyledi 1 Hemen ona girin 1 Onun gıdaları 1 Onun tomurcuk kabukları 1 Kıldı 1 Onun kız kardeşi 1 Onu edindi 1 Kendiliğinden ona uy 1 Onun kitabı 1 Onun yükleri 1 Onu tarif etti 1 Onun şartları 1 Onun kilitleri 1 Sizden onu ister 1 Onu almanız için 1 Onu alırlar 1 Onu alırsınız 1 Ve onun halkı 1 Onunla beraber 1 Onu döşedik 1 Hemen onu sardırdı 1 Onu bıraktık 1 Onu yükseltti 1 Onun astarları 1 Onun vuku bulmasını 1 Onun ağacı 1 Onu döndürürsünüz 1 Onu iyileştiririz 1 Onu kendi kendilerine yoktan var ettiler 1 Onu yazdık 1 Onu gözettiler 1 Onu gözetmek 1 Onu bıraktınız 1 Onun kökleri 1 Seversiniz 1 Onun eceli 1 Ona verdi 1 Sonra onunla hesaplaştık 1 Ve ona azap ettik 1 Ona haber verdi 1 Onun yakıtı 1 Onun açılanma yerleri 1 Kesinlikle onu devşirecekler 1 Kesinlikle ona girmesin 1 Onu gördüler 1 Onu kılmamız için 1 Ve onu beller 1 Onun kenarları 1 Ah keşke o 1 Onun uzunluğu 1 Hemen onu bulduk 1 Onu yararlar 1 Onun gölgeleri 1 Onu ölçüp biçtiler 1 Onun görme organları 1 Onun boyu 1 Onun gecesi 1 Onu düzenledi 1 Ve onun merası 1 Onu çaktı 1 Onu anlama 1 Onun sona ermesi 1 Ondan çekinir 1 Onu sarar 1 Ve ondan uzak durur 1 Onun koşması için 1 Ve onun kuşluk vakti 1 Onu aktardı 1 Onu belirtti 1 Onu örter 1 Onu yaydı 1 Onu seviyelendirdi 1 Hemen ona ilham etti 1 Onun ahlaksızlığı 1 Ve onun sığınması 1 Onu akladı 1 Onu soktu 1 Onun taşkınlığı sebebiyle 1 Onun en Mutsuzu 1 Ve ona su verilmesi 1 Hemen onun dizinin bağını kestiler 1 Ve ondan uzaklaştırılacak 1 Onun sarsıntısı 1 Onun ağırlıkları 1 Kesinlikle onu göreceksiniz 1 boynun- 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 5 kez 3. inen: Müzzemmil — 0 kez 4. inen: Müddessir — 2 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 1 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 2 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 2 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 1 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 5 kez 24. inen: Abese — 4 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 18 kez 27. inen: Bürûc — 2 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 2 kez 32. inen: Hümeze — 1 kez 33. inen: Mürselât — 2 kez 34. inen: Kâf — 10 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 2 kez 38. inen: Sâd — 7 kez 39. inen: A’râf — 78 kez 40. inen: Cin — 3 kez 41. inen: Yâsîn — 18 kez 42. inen: Furkân — 14 kez 43. inen: Fâtır — 15 kez 44. inen: Meryem — 13 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 36 kez 46. inen: Vâkı’a — 8 kez 47. inen: Şu’arâ — 14 kez 48. inen: Neml — 34 kez 49. inen: Kasas — 17 kez 50. inen: İsrâ — 19 kez 51. inen: Yûnus — 16 kez 52. inen: Hûd — 35 kez 53. inen: Yûsuf — 21 kez 54. inen: Hicr — 18 kez 55. inen: En’âm — 36 kez 56. inen: Sâffât — 8 kez 57. inen: Lokman — 8 kez 58. inen: Sebe’ — 11 kez 59. inen: Zümer — 20 kez 60. inen: Mü’min — 11 kez 61. inen: Fussilet — 17 kez 62. inen: Şûrâ — 10 kez 63. inen: Zuhruf — 14 kez 64. inen: Duhân — 5 kez 65. inen: Câsiye — 9 kez 66. inen: Ahkâf — 4 kez 67. inen: Zâriyât — 6 kez 68. inen: Gâşiye — 4 kez 69. inen: Kehf — 29 kez 70. inen: Nahl — 29 kez 71. inen: Nûh — 2 kez 72. inen: İbrahim — 11 kez 73. inen: Enbiyâ — 27 kez 74. inen: Mü’minûn — 20 kez 75. inen: Secde — 5 kez 76. inen: Tûr — 4 kez 77. inen: Mülk — 6 kez 78. inen: Hâkka — 9 kez 79. inen: Me’âric — 1 kez 80. inen: Nebe’ — 3 kez 81. inen: Nâzi’ât — 18 kez 82. inen: İnfitâr — 2 kez 83. inen: İnşikâk — 3 kez 84. inen: Rûm — 9 kez 85. inen: Ankebût — 13 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 93 kez 88. inen: Enfâl — 4 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 37 kez 90. inen: Ahzâb — 22 kez 91. inen: Mümtehine — 0 kez 92. inen: Nisâ — 44 kez 93. inen: Zilzâl — 5 kez 94. inen: Hadîd — 11 kez 95. inen: Muhammed — 11 kez 96. inen: Ra’d — 14 kez 97. inen: Rahmân — 7 kez 98. inen: İnsan — 11 kez 99. inen: Talâk — 8 kez 100. inen: Beyyine — 4 kez 101. inen: Haşr — 4 kez 102. inen: Nûr — 19 kez 103. inen: Hac — 32 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 5 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 6 kez 108. inen: Teğâbun — 3 kez 109. inen: Saff — 2 kez 110. inen: Cum’a — 2 kez 111. inen: Fetih — 10 kez 112. inen: Mâide — 30 kez 113. inen: Tevbe — 27 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ م ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

97 ayet

اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ
Doğrusu Allah, inanıp yararlı işler işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Durakları ateş olduğu halde kafirler, zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler.[12]
وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ
İnananlar: «Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak» derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah’a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.[20-21]
لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عِنْدَ اللّٰهِ فَوْزاً عَظ۪يماًۙ
İnanan erkek ve kadınları, içinde temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar, onların kötülüklerini örter. Allah katında büyük kurtuluş işte budur.[5]
وَعَدَكُمُ اللّٰهُ مَغَانِمَ كَث۪يرَةً تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هٰذِه۪ وَكَفَّ اَيْدِيَ النَّاسِ عَنْكُمْۚ وَلِتَكُونَ اٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَاطاً مُسْتَق۪يماًۙ
Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vadetmiştir. İnananlar için bir belge olması, sizi doğru yola eriştirmesi için bunları size hemen vermiş ve insanların size uzanan ellerini önlemiştir.[20]
اِذْ جَعَلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوٰى وَكَانُٓوا اَحَقَّ بِهَا وَاَهْلَهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يماً۟
İnkar edenler, gönüllerindeki cahiliyye çağının asabiyet ateşini ateşlendirdiklerinde, Allah, Peygamberine ve inananlara huzur indirdi; onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilmektedir.[26]
فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ ف۪يهَا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ
Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık.[35]
يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ
İnanmış erkek ve kadınları, defterleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: «Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir.» İşte bu büyük kurtuluştur.[12]
سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ
Ey İnsanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah’a ve Peygamberine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşusun; bu Allah’ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.[21]
ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَـتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
Onların izleri üzerinden peygamberlerimizi ard arda gönderdik; Meryem oğlu İsa’yı da ardlarından gönderdik ve ona İncil’i verdik; ona uyanların gönüllerine şefkat ve merhamet duyguları koyduk; üzerlerine bizim gerekli kılmadığımız fakat kendilerinin güya Allah’ın rızasını kazanmak için ortaya attıkları ruhbaniyete bile gereği gibi riayet etmediler; içlerinde inanmış olan kimselere ecirlerini verdik; ama çoğu yoldan çıkmışlardır.[27]
لَا تَجِدُ قَوْماً يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah’a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah’tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah’tan yana olanlardır.[22]
وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ
Bundan başka, sevdiğiniz bir şey daha: Allah katından bir yardım ve yakın bir zafer vardır. İnananlara müjde ver.[13]
يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟
«Eğer bu savaşdan Medine’ye dönersek, şerefli kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır» diyorlardı. Oysa, şeref Allah’ın, Peygamberinin ve inananlarındır, ama ikiyüzlüler bu gerçeği bilmezler.[8]
يَوْمَ يَجْمَعُكُمْ لِيَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ يَوْمُ التَّغَابُنِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحاً يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür; Allah’a kim inanmış ve yararlı iş işlemişse, Allah onun kötülüklerini örter, onu içinde temelli ve sonsuz kalacağı, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar; büyük kurtuluş işte budur.[9]
رَسُولاً يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحاً يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقاً
İnanıp yararlı işler işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere, size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah’a inanır ve yararlı iş işlerse, Allah onu, içinde temelli ve sonsuz kalınacak, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.[11]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَاراً وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.[6]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحاًۜ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللّٰهُ النَّبِيَّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۚ نُورُهُمْ يَسْعٰى بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah’a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah’ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: «Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir’sin» derler.[8]
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْـكَب۪يرُۜ
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.[11]
Yükleniyor...