ه ا

857ayette
1.197kez geçiyor
92/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 17 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 93 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
ف۪يهَا Zamir فِيهَا Orada 1187
هَٓا اَنْتُمْ Harfi Nida هَأَنْتُمْ İşte siz 10

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 403 anlam
Onu görürsünüz 6 Ona geldi 6 Onun üstü 5 Onun hepsi 5 Onu kıldık 5 Onun benzeri 5 Ona girerler 5 Onun genişliği 5 Onun yemişi 4 Onu koydu 4 İşte siz 4 Burada 4 Onun eşi 4 O 4 Onu helak ettik 4 Onun ilmi 4 Ona yaslanırlar 4 Onun kapıları 3 Onu aktarırız 3 Onun çatıları 3 Ve onun üzerine 3 Onun bazısı 3 Onun katında 3 Öyleyse ona 3 Onun çevresi 3 Onun tomurcuğu 3 Öyleyse onun üzerine 3 Onun inanması 3 Ve onun içinde 3 Ve ona ararlar 3 Ona ad verdiniz 3 Ona dokunmayın 3 Onun rızkı 3 Ve onun süsü 3 Onun sonu 3 Onun şımarıkları 3 Ve onu kıldık 3 Onun ...ması gibi 3 Onunla karşılaşır 3 Ona geldiler 3 Onun yöneticileri 3 Onun emri 3 Onun rengi 2 Onun hakkında 2 Onun sırtları 2 Onu boşadı 2 Ona uyar 2 Onunla ... arası 2 Onun boyutu 2 Onu geri döndürün 2 Ona mirasçı olur 2 Ona gireriz 2 Öyleyse kesinlikle o 2 Ona hayat verdi 2 Onun yüzü 2 Onu bilir 2 Getir 2 Onun benzerleri 2 Size o miras bırakıldı 2 Onu uyumlu yapmak 2 Hemen onu bırakın 2 Onun haberleri 2 Onun durma zamanı 2 Ona vaat etti 2 Onun dizinin bağını kestiler 2 Onun aşağısı 2 Ondan önce 2 Onu eksiltiriz 2 Onun tarafları 2 Onu listelersiniz 2 Ve onu süsledik 2 Onu uzattık 2 Ona girin 2 Onu giyersiniz 2 Onun karınları 2 Onun canı 2 Ona yaslanır 2 Onun arası 2 Onun suyu 2 Onu buldu 2 Onun gözü 2 Onun edep yeri 2 Onun yükü 2 Ona boyun eğdirdi 2 Onu görürler 2 Onun azabı 2 Ona miras bıraktık 2 Onu gördü 2 Onu örnek veririz 2 Onu işitir 2 Onu taşırlar 2 Onun renkleri 2 Ona yaslanın 2 Onu bina ettik 2 Onun devşirmeleri 2 Onun katkısı 2 Onu bina etti 2 Hemen onu seviyelendirdi 2 Onun kuşluk vakti 2 Onun Rabbini 2 yakıtı 1 Onun bakliyatı 1 Ve onun salatalığı 1 Ve onun sarmısağı 1 Ve onun mercimeği 1 Ve onun soğanı 1 Onun iki eli 1 Onun arkası 1 Onu boğazladılar 1 Onun bazısıyla 1 Onu unuttururuz 1 Onun harap olması 1 Ona fayda eder 1 Ona razı olursun 1 yöneldiği 1 Ona yaklaşmayın 1 Onun sınırını aşmayın 1 Onu açıklar 1 Onun çocuğu için 1 Onu ayırırız 1 Ona giydiririz 1 Ona isabet etti 1 Ona isabet eder 1 Hemen ona isabet etti 1 Onu gizlersiniz 1 Ve ona verirsiniz 1 Ona devredersiniz 1 Onu yazarsınız 1 Onu gizler 1 Onu koydum 1 Ona ad verdim 1 Onu sığındırırım 1 Ve onun zürriyyeti 1 Onu kabul etti 1 Ve onu büyüttü 1 Ve ona kefil kıldı 1 Onu aktarın 1 Ona ararsınız 1 Onu döngü yaparız 1 Onun iki katı 1 Onu tüketmeyin 1 İkisi ona gelir 1 Onu katlar 1 Hemen onu geri döndürürüz 1 Onun arkaları 1 Ondan başkası 1 Onun kocası 1 Onu bırakmanız sebebiyle 1 Onu edindiler 1 Onu söndürdü 1 Onu sordu 1 Onu indiren 1 Ona verdik 1 Onu açığa çıkarırsınız 1 Onun suç işleyenleri 1 Onu yer 1 Hemen ona geldi 1 Kardeşi 1 Onun ovaları 1 Ve ona ararsınız 1 Onu miras bırakır 1 Ve onun batıları 1 Ve onu tamamladık 1 Hemen onu tut 1 Onun en iyisini 1 Onun nüshası 1 Yakında onu yazacağım 1 Onu belirtir 1 Onun vakti 1 Ona sardı 1 Onu seçtin 1 Hemen onu harcayacaklar 1 Ona nimet verdi 1 Onu elde ettiniz 1 Onun kesadı 1 Ona razı olursunuz 1 Onu harcarlar 1 Onun yaldızı 1 Onun benzeri ile 1 Hemen ona fayda etti 1 Onun İstikrarlı yeri 1 Ve onun veda ettiği yer 1 Onu söktük 1 Sizi ona mecbur tutar mıyız? 1 Onun akması 1 Ve onun durma zamanı 1 Onu vahyederiz 1 Onu bilirsin 1 Onun perçemini 1 Hemen onu müjdeledik 1 Ona isabet eden 1 Onu tamamladı 1 Onun evi 1 Onun yöneticisi 1 Onun genç erkeği 1 Ona sızdı 1 Onu görürüz 1 Onu tanırlar 1 Onu gerçekleştirdi 1 Onu çıkarttı 1 Hemen onu gizledi 1 Onu açığa çıkarır 1 Onu kıldı 1 Onun ölçüsüyle 1 Ve onun gölgesi 1 Onun kökü 1 Ve onun dalı 1 Ve onu koruduk 1 Ve kesinlikle o 1 Onu yarattı 1 Ona binmeniz için 1 Onu hafifleştirirsiniz 1 Onun yünleri 1 Ve onun tüyleri 1 Ve onun kılları 1 Onu tanımazlar 1 Onun pekiştirilmesi 1 Onun ipliği 1 Onun sabit olması 1 Ona gelir 1 Hemen ona tattırdı 1 Hemen onun arkasını kestik 1 Onun koşması 1 Onu umarsın 1 Onu açma 1 Onu helak edenler 1 Ona azap edenler 1 Onun çiti 1 Onu listeledi 1 Ona düşenler 1 Onu yardı 1 Onu yardın mı? 1 Onu kusurlu kılarım 1 Onun dışında 1 Onu getirtti 1 Onu çağırdı 1 Onun kavmi 1 Ona varan 1 Onu gizlerim 1 Onu koy 1 Onu al 1 Yakında onu geri döndürüreceğiz 1 Onun yapısı 1 Hemen onu koyduk 1 Hemen onu fırlattım 1 Onu toz halinde savurur 1 Hemen onu bırakır 1 Hemen onu unuttun 1 Onun batışı 1 Onun ayetleri 1 Onu geri döndürmek 1 Hemen onu anlamasını sağladık 1 Ve onun oğlu 1 Ona vardılar 1 Onun çıtırtısı 1 Onun mahalli 1 Onun yanları 1 Ona boyun eğdirdik 1 Onun etleri 1 Onun kanları 1 Onu aldım 1 Onun elçisi 1 Onu söyleyen 1 Onu indirdik 1 Ve onu farz kıldık 1 Onunla evlenir 1 Ona girmeyin 1 Onun yağı 1 Onu görür 1 Onu yazdırdı 1 Onu yaptım 1 Onu başa kakarsın 1 Ona kesin inanır hale geldi 1 Onun sözü 1 Ve ona 1 Onu buldum 1 Ve onun kavmi 1 Onu bozdular 1 Onun tahtını 1 Onun tahtı 1 Ve onu alıkoydu 1 Onun iki bacağı 1 Onu ölçüp biçtik 1 Onun ormanı 1 Onu hesap edersin 1 Onu haram etti 1 Hemen onu tanırsınız 1 Onun kalbi 1 Onun geçimliği 1 Onun annesi 1 Onu kılarız 1 Onu akleder 1 Ona rızık verir 1 Ve onu imar ettiler 1 Onu imar ettiler 1 Ve onu edinir 1 Ona yol göstermek 1 Onun çapları 1 Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1 Onu ezersiniz 1 Ona veririz 1 Onun ücreti 1 Seni onunla eşleştirdik 1 Onu sayarak tamamlarsınız 1 Onunla evlenmek ister 1 Ve onu taşıdı 1 Onun sabah yolculuğu 1 Ve onun gece dönüşü 1 Onu ders yaparlar 1 Onun sırtı 1 Ona hayat verdik 1 Onu ast yaptık 1 Ona hayat verir 1 Onu inşa etti 1 Beni ona kefil yap 1 Ona kulluk ederler 1 Onun uyuması 1 Onu söyledi 1 Hemen ona girin 1 Onun gıdaları 1 Onun tomurcuk kabukları 1 Kıldı 1 Onun kız kardeşi 1 Onu edindi 1 Kendiliğinden ona uy 1 Onun kitabı 1 Onun yükleri 1 Onu tarif etti 1 Onun şartları 1 Onun kilitleri 1 Sizden onu ister 1 Onu almanız için 1 Onu alırlar 1 Onu alırsınız 1 Ve onun halkı 1 Onunla beraber 1 Onu döşedik 1 Hemen onu sardırdı 1 Onu bıraktık 1 Onu yükseltti 1 Onun astarları 1 Onun vuku bulmasını 1 Onun ağacı 1 Onu döndürürsünüz 1 Onu iyileştiririz 1 Onu kendi kendilerine yoktan var ettiler 1 Onu yazdık 1 Onu gözettiler 1 Onu gözetmek 1 Onu bıraktınız 1 Onun kökleri 1 Seversiniz 1 Onun eceli 1 Ona verdi 1 Sonra onunla hesaplaştık 1 Ve ona azap ettik 1 Ona haber verdi 1 Onun yakıtı 1 Onun açılanma yerleri 1 Kesinlikle onu devşirecekler 1 Kesinlikle ona girmesin 1 Onu gördüler 1 Onu kılmamız için 1 Ve onu beller 1 Onun kenarları 1 Ah keşke o 1 Onun uzunluğu 1 Hemen onu bulduk 1 Onu yararlar 1 Onun gölgeleri 1 Onu ölçüp biçtiler 1 Onun görme organları 1 Onun boyu 1 Onun gecesi 1 Onu düzenledi 1 Ve onun merası 1 Onu çaktı 1 Onu anlama 1 Onun sona ermesi 1 Ondan çekinir 1 Onu sarar 1 Ve ondan uzak durur 1 Onun koşması için 1 Ve onun kuşluk vakti 1 Onu aktardı 1 Onu belirtti 1 Onu örter 1 Onu yaydı 1 Onu seviyelendirdi 1 Hemen ona ilham etti 1 Onun ahlaksızlığı 1 Ve onun sığınması 1 Onu akladı 1 Onu soktu 1 Onun taşkınlığı sebebiyle 1 Onun en Mutsuzu 1 Ve ona su verilmesi 1 Hemen onun dizinin bağını kestiler 1 Ve ondan uzaklaştırılacak 1 Onun sarsıntısı 1 Onun ağırlıkları 1 Kesinlikle onu göreceksiniz 1 boynun- 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 5 kez 3. inen: Müzzemmil — 0 kez 4. inen: Müddessir — 2 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 1 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 2 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 2 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 1 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 5 kez 24. inen: Abese — 4 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 18 kez 27. inen: Bürûc — 2 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 2 kez 32. inen: Hümeze — 1 kez 33. inen: Mürselât — 2 kez 34. inen: Kâf — 10 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 2 kez 38. inen: Sâd — 7 kez 39. inen: A’râf — 78 kez 40. inen: Cin — 3 kez 41. inen: Yâsîn — 18 kez 42. inen: Furkân — 14 kez 43. inen: Fâtır — 15 kez 44. inen: Meryem — 13 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 36 kez 46. inen: Vâkı’a — 8 kez 47. inen: Şu’arâ — 14 kez 48. inen: Neml — 34 kez 49. inen: Kasas — 17 kez 50. inen: İsrâ — 19 kez 51. inen: Yûnus — 16 kez 52. inen: Hûd — 35 kez 53. inen: Yûsuf — 21 kez 54. inen: Hicr — 18 kez 55. inen: En’âm — 36 kez 56. inen: Sâffât — 8 kez 57. inen: Lokman — 8 kez 58. inen: Sebe’ — 11 kez 59. inen: Zümer — 20 kez 60. inen: Mü’min — 11 kez 61. inen: Fussilet — 17 kez 62. inen: Şûrâ — 10 kez 63. inen: Zuhruf — 14 kez 64. inen: Duhân — 5 kez 65. inen: Câsiye — 9 kez 66. inen: Ahkâf — 4 kez 67. inen: Zâriyât — 6 kez 68. inen: Gâşiye — 4 kez 69. inen: Kehf — 29 kez 70. inen: Nahl — 29 kez 71. inen: Nûh — 2 kez 72. inen: İbrahim — 11 kez 73. inen: Enbiyâ — 27 kez 74. inen: Mü’minûn — 20 kez 75. inen: Secde — 5 kez 76. inen: Tûr — 4 kez 77. inen: Mülk — 6 kez 78. inen: Hâkka — 9 kez 79. inen: Me’âric — 1 kez 80. inen: Nebe’ — 3 kez 81. inen: Nâzi’ât — 18 kez 82. inen: İnfitâr — 2 kez 83. inen: İnşikâk — 3 kez 84. inen: Rûm — 9 kez 85. inen: Ankebût — 13 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 93 kez 88. inen: Enfâl — 4 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 37 kez 90. inen: Ahzâb — 22 kez 91. inen: Mümtehine — 0 kez 92. inen: Nisâ — 44 kez 93. inen: Zilzâl — 5 kez 94. inen: Hadîd — 11 kez 95. inen: Muhammed — 11 kez 96. inen: Ra’d — 14 kez 97. inen: Rahmân — 7 kez 98. inen: İnsan — 11 kez 99. inen: Talâk — 8 kez 100. inen: Beyyine — 4 kez 101. inen: Haşr — 4 kez 102. inen: Nûr — 19 kez 103. inen: Hac — 32 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 5 kez 106. inen: Hucurât — 0 kez 107. inen: Tahrîm — 6 kez 108. inen: Teğâbun — 3 kez 109. inen: Saff — 2 kez 110. inen: Cum’a — 2 kez 111. inen: Fetih — 10 kez 112. inen: Mâide — 30 kez 113. inen: Tevbe — 27 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ي ي ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

90 ayet

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّف۪ينَةِ وَجَعَلْنَاهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَم۪ينَ
Ama Biz, Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu dünyalara bir ibret kıldık.[15]
وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَٓا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.[35]
ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
Sonra Allah’ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.[10]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً لِتَسْكُـنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[21]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفاً وَطَمَعاً وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَيُحْـي۪ بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Size korku ve ümit veren şimşeği göstermesi, gökten su indirip ölümünden sonra yeri onunla diriltmesi O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[24]
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِراً كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْراًۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ
Ayetlerimiz sapık kimseye okunduğu zaman sanki kulaklarında ağırlık var da işitmiyormuş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte ona can yakıcı azabı müjde et.[7]
اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّداً وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩
Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.[15-16]
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟
Rabbinin ayetleri kendisine hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim var mıdır? Şüphesiz suçlulardan öç alacağız.[22]
وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَباًّ فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ
İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.[33]
وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ
Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.[46]
اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.[42]
بَلٰى قَدْ جَٓاءَتْكَ اٰيَات۪ي فَكَذَّبْتَ بِهَا وَاسْتَكْبَرْتَ وَكُنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ
Ey insanoğlu! Evet; ayetlerim sana gelmişti de onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştun.[59]
وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَراًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُـهَٓا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ
İnkar edenler, bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara: «Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi» derler. «Evet geldi» derler. Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.[71]
ذٰلِكَ جَزَٓاءُ اَعْدَٓاءِ اللّٰهِ النَّارُۚ لَهُمْ ف۪يهَا دَارُ الْخُلْدِۜ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
İşte böyle; Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi bile bile inkar etmeleri karşılığı orası onların temelli kalacakları yerdir.[28]
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْۜ اِنَّ الَّـذ۪ٓي اَحْيَاهَا لَمُحْـيِ الْمَوْتٰىۜ اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Kupkuru gördüğün yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi, kabarması, Allah’ın varlığının belgelerindendir. Ona can veren Allah şüphesiz ölüleri de diriltir. Doğrusu O her şeye kadir’dir.[39]
فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ
Onlara mucizelerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.[47]
وَمَا نُر۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِيَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَاۘ وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Onlara gösterdiğimiz her mucize diğerinden daha büyüktü; doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık.[48]
وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Gece ile gündüzün birbiri ardından gelmesinde, gökten, Allah’ın rızık vermek için yağmur indirip, yeri onunla, ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları yönetmesinde, akleden kimseler için dersler vardır.[5]
تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ
İşte sana gerçek olarak anlattığımız bunlar, Allah’ın varlığının delilleridir. Artık Allah’tan ve O’nun delillerinden sonra hangi söze inanırlar?[6]
يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِراً كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ
Kendine okunan Allah’ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.[7-8]
Yükleniyor...