ه ا

857ayette
1.197kez geçiyor
92/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 17 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 93 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
ف۪يهَا Zamir فِيهَا Orada 1187
هَٓا اَنْتُمْ Harfi Nida هَأَنْتُمْ İşte siz 10

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 403 anlam
Onu görürsünüz 6 Ona geldi 6 Onun üstü 5 Onun hepsi 5 Onu kıldık 5 Onun benzeri 5 Ona girerler 5 Onun genişliği 5 Onun yemişi 4 Onu koydu 4 İşte siz 4 Burada 4 Onun eşi 4 O 4 Onu helak ettik 4 Onun ilmi 4 Ona yaslanırlar 4 Onun kapıları 3 Onu aktarırız 3 Onun çatıları 3 Ve onun üzerine 3 Onun bazısı 3 Onun katında 3 Öyleyse ona 3 Onun çevresi 3 Onun tomurcuğu 3 Öyleyse onun üzerine 3 Onun inanması 3 Ve onun içinde 3 Ve ona ararlar 3 Ona ad verdiniz 3 Ona dokunmayın 3 Onun rızkı 3 Ve onun süsü 3 Onun sonu 3 Onun şımarıkları 3 Ve onu kıldık 3 Onun ...ması gibi 3 Onunla karşılaşır 3 Ona geldiler 3 Onun yöneticileri 3 Onun emri 3 Onun rengi 2 Onun hakkında 2 Onun sırtları 2 Onu boşadı 2 Ona uyar 2 Onunla ... arası 2 Onun boyutu 2 Onu geri döndürün 2 Ona mirasçı olur 2 Ona gireriz 2 Öyleyse kesinlikle o 2 Ona hayat verdi 2 Onun yüzü 2 Onu bilir 2 Getir 2 Onun benzerleri 2 Size o miras bırakıldı 2 Onu uyumlu yapmak 2 Hemen onu bırakın 2 Onun haberleri 2 Onun durma zamanı 2 Ona vaat etti 2 Onun dizinin bağını kestiler 2 Onun aşağısı 2 Ondan önce 2 Onu eksiltiriz 2 Onun tarafları 2 Onu listelersiniz 2 Ve onu süsledik 2 Onu uzattık 2 Ona girin 2 Onu giyersiniz 2 Onun karınları 2 Onun canı 2 Ona yaslanır 2 Onun arası 2 Onun suyu 2 Onu buldu 2 Onun gözü 2 Onun edep yeri 2 Onun yükü 2 Ona boyun eğdirdi 2 Onu görürler 2 Onun azabı 2 Ona miras bıraktık 2 Onu gördü 2 Onu örnek veririz 2 Onu işitir 2 Onu taşırlar 2 Onun renkleri 2 Ona yaslanın 2 Onu bina ettik 2 Onun devşirmeleri 2 Onun katkısı 2 Onu bina etti 2 Hemen onu seviyelendirdi 2 Onun kuşluk vakti 2 Onun Rabbini 2 yakıtı 1 Onun bakliyatı 1 Ve onun salatalığı 1 Ve onun sarmısağı 1 Ve onun mercimeği 1 Ve onun soğanı 1 Onun iki eli 1 Onun arkası 1 Onu boğazladılar 1 Onun bazısıyla 1 Onu unuttururuz 1 Onun harap olması 1 Ona fayda eder 1 Ona razı olursun 1 yöneldiği 1 Ona yaklaşmayın 1 Onun sınırını aşmayın 1 Onu açıklar 1 Onun çocuğu için 1 Onu ayırırız 1 Ona giydiririz 1 Ona isabet etti 1 Ona isabet eder 1 Hemen ona isabet etti 1 Onu gizlersiniz 1 Ve ona verirsiniz 1 Ona devredersiniz 1 Onu yazarsınız 1 Onu gizler 1 Onu koydum 1 Ona ad verdim 1 Onu sığındırırım 1 Ve onun zürriyyeti 1 Onu kabul etti 1 Ve onu büyüttü 1 Ve ona kefil kıldı 1 Onu aktarın 1 Ona ararsınız 1 Onu döngü yaparız 1 Onun iki katı 1 Onu tüketmeyin 1 İkisi ona gelir 1 Onu katlar 1 Hemen onu geri döndürürüz 1 Onun arkaları 1 Ondan başkası 1 Onun kocası 1 Onu bırakmanız sebebiyle 1 Onu edindiler 1 Onu söndürdü 1 Onu sordu 1 Onu indiren 1 Ona verdik 1 Onu açığa çıkarırsınız 1 Onun suç işleyenleri 1 Onu yer 1 Hemen ona geldi 1 Kardeşi 1 Onun ovaları 1 Ve ona ararsınız 1 Onu miras bırakır 1 Ve onun batıları 1 Ve onu tamamladık 1 Hemen onu tut 1 Onun en iyisini 1 Onun nüshası 1 Yakında onu yazacağım 1 Onu belirtir 1 Onun vakti 1 Ona sardı 1 Onu seçtin 1 Hemen onu harcayacaklar 1 Ona nimet verdi 1 Onu elde ettiniz 1 Onun kesadı 1 Ona razı olursunuz 1 Onu harcarlar 1 Onun yaldızı 1 Onun benzeri ile 1 Hemen ona fayda etti 1 Onun İstikrarlı yeri 1 Ve onun veda ettiği yer 1 Onu söktük 1 Sizi ona mecbur tutar mıyız? 1 Onun akması 1 Ve onun durma zamanı 1 Onu vahyederiz 1 Onu bilirsin 1 Onun perçemini 1 Hemen onu müjdeledik 1 Ona isabet eden 1 Onu tamamladı 1 Onun evi 1 Onun yöneticisi 1 Onun genç erkeği 1 Ona sızdı 1 Onu görürüz 1 Onu tanırlar 1 Onu gerçekleştirdi 1 Onu çıkarttı 1 Hemen onu gizledi 1 Onu açığa çıkarır 1 Onu kıldı 1 Onun ölçüsüyle 1 Ve onun gölgesi 1 Onun kökü 1 Ve onun dalı 1 Ve onu koruduk 1 Ve kesinlikle o 1 Onu yarattı 1 Ona binmeniz için 1 Onu hafifleştirirsiniz 1 Onun yünleri 1 Ve onun tüyleri 1 Ve onun kılları 1 Onu tanımazlar 1 Onun pekiştirilmesi 1 Onun ipliği 1 Onun sabit olması 1 Ona gelir 1 Hemen ona tattırdı 1 Hemen onun arkasını kestik 1 Onun koşması 1 Onu umarsın 1 Onu açma 1 Onu helak edenler 1 Ona azap edenler 1 Onun çiti 1 Onu listeledi 1 Ona düşenler 1 Onu yardı 1 Onu yardın mı? 1 Onu kusurlu kılarım 1 Onun dışında 1 Onu getirtti 1 Onu çağırdı 1 Onun kavmi 1 Ona varan 1 Onu gizlerim 1 Onu koy 1 Onu al 1 Yakında onu geri döndürüreceğiz 1 Onun yapısı 1 Hemen onu koyduk 1 Hemen onu fırlattım 1 Onu toz halinde savurur 1 Hemen onu bırakır 1 Hemen onu unuttun 1 Onun batışı 1 Onun ayetleri 1 Onu geri döndürmek 1 Hemen onu anlamasını sağladık 1 Ve onun oğlu 1 Ona vardılar 1 Onun çıtırtısı 1 Onun mahalli 1 Onun yanları 1 Ona boyun eğdirdik 1 Onun etleri 1 Onun kanları 1 Onu aldım 1 Onun elçisi 1 Onu söyleyen 1 Onu indirdik 1 Ve onu farz kıldık 1 Onunla evlenir 1 Ona girmeyin 1 Onun yağı 1 Onu görür 1 Onu yazdırdı 1 Onu yaptım 1 Onu başa kakarsın 1 Ona kesin inanır hale geldi 1 Onun sözü 1 Ve ona 1 Onu buldum 1 Ve onun kavmi 1 Onu bozdular 1 Onun tahtını 1 Onun tahtı 1 Ve onu alıkoydu 1 Onun iki bacağı 1 Onu ölçüp biçtik 1 Onun ormanı 1 Onu hesap edersin 1 Onu haram etti 1 Hemen onu tanırsınız 1 Onun kalbi 1 Onun geçimliği 1 Onun annesi 1 Onu kılarız 1 Onu akleder 1 Ona rızık verir 1 Ve onu imar ettiler 1 Onu imar ettiler 1 Ve onu edinir 1 Ona yol göstermek 1 Onun çapları 1 Öyleyse kesinlikle ona verdiler 1 Onu ezersiniz 1 Ona veririz 1 Onun ücreti 1 Seni onunla eşleştirdik 1 Onu sayarak tamamlarsınız 1 Onunla evlenmek ister 1 Ve onu taşıdı 1 Onun sabah yolculuğu 1 Ve onun gece dönüşü 1 Onu ders yaparlar 1 Onun sırtı 1 Ona hayat verdik 1 Onu ast yaptık 1 Ona hayat verir 1 Onu inşa etti 1 Beni ona kefil yap 1 Ona kulluk ederler 1 Onun uyuması 1 Onu söyledi 1 Hemen ona girin 1 Onun gıdaları 1 Onun tomurcuk kabukları 1 Kıldı 1 Onun kız kardeşi 1 Onu edindi 1 Kendiliğinden ona uy 1 Onun kitabı 1 Onun yükleri 1 Onu tarif etti 1 Onun şartları 1 Onun kilitleri 1 Sizden onu ister 1 Onu almanız için 1 Onu alırlar 1 Onu alırsınız 1 Ve onun halkı 1 Onunla beraber 1 Onu döşedik 1 Hemen onu sardırdı 1 Onu bıraktık 1 Onu yükseltti 1 Onun astarları 1 Onun vuku bulmasını 1 Onun ağacı 1 Onu döndürürsünüz 1 Onu iyileştiririz 1 Onu kendi kendilerine yoktan var ettiler 1 Onu yazdık 1 Onu gözettiler 1 Onu gözetmek 1 Onu bıraktınız 1 Onun kökleri 1 Seversiniz 1 Onun eceli 1 Ona verdi 1 Sonra onunla hesaplaştık 1 Ve ona azap ettik 1 Ona haber verdi 1 Onun yakıtı 1 Onun açılanma yerleri 1 Kesinlikle onu devşirecekler 1 Kesinlikle ona girmesin 1 Onu gördüler 1 Onu kılmamız için 1 Ve onu beller 1 Onun kenarları 1 Ah keşke o 1 Onun uzunluğu 1 Hemen onu bulduk 1 Onu yararlar 1 Onun gölgeleri 1 Onu ölçüp biçtiler 1 Onun görme organları 1 Onun boyu 1 Onun gecesi 1 Onu düzenledi 1 Ve onun merası 1 Onu çaktı 1 Onu anlama 1 Onun sona ermesi 1 Ondan çekinir 1 Onu sarar 1 Ve ondan uzak durur 1 Onun koşması için 1 Ve onun kuşluk vakti 1 Onu aktardı 1 Onu belirtti 1 Onu örter 1 Onu yaydı 1 Onu seviyelendirdi 1 Hemen ona ilham etti 1 Onun ahlaksızlığı 1 Ve onun sığınması 1 Onu akladı 1 Onu soktu 1 Onun taşkınlığı sebebiyle 1 Onun en Mutsuzu 1 Ve ona su verilmesi 1 Hemen onun dizinin bağını kestiler 1 Ve ondan uzaklaştırılacak 1 Onun sarsıntısı 1 Onun ağırlıkları 1 Kesinlikle onu göreceksiniz 1 boynun- 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 5 kez (binde 16.7) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 2 kez (binde 7.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 1 kez (binde 43.5) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 2 kez (binde 27.8) 9. inen: Leyl — 2 kez (binde 28.2) 10. inen: Fecr — 2 kez (binde 14.6) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 1 kez (binde 35.7) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 5 kez (binde 13.9) 24. inen: Abese — 4 kez (binde 30.1) 25. inen: Kadr — 1 kez (binde 33.3) 26. inen: Şems — 18 kez (binde 333.3) 27. inen: Bürûc — 2 kez (binde 18.3) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 2 kez (binde 12.2) 32. inen: Hümeze — 1 kez (binde 30.3) 33. inen: Mürselât — 2 kez (binde 11) 34. inen: Kâf — 10 kez (binde 26.8) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 1 kez (binde 16.4) 37. inen: Kamer — 2 kez (binde 5.8) 38. inen: Sâd — 7 kez (binde 9.6) 39. inen: A’râf — 78 kez (binde 23.5) 40. inen: Cin — 3 kez (binde 10.5) 41. inen: Yâsîn — 18 kez (binde 24.8) 42. inen: Furkân — 14 kez (binde 15.7) 43. inen: Fâtır — 15 kez (binde 19.4) 44. inen: Meryem — 13 kez (binde 13.5) 45. inen: Tâ-Hâ — 36 kez (binde 27) 46. inen: Vâkı’a — 8 kez (binde 21.1) 47. inen: Şu’arâ — 14 kez (binde 10.6) 48. inen: Neml — 34 kez (binde 29.5) 49. inen: Kasas — 17 kez (binde 11.9) 50. inen: İsrâ — 19 kez (binde 12.2) 51. inen: Yûnus — 16 kez (binde 8.7) 52. inen: Hûd — 35 kez (binde 18.3) 53. inen: Yûsuf — 21 kez (binde 11.8) 54. inen: Hicr — 18 kez (binde 27.5) 55. inen: En’âm — 36 kez (binde 11.8) 56. inen: Sâffât — 8 kez (binde 9.3) 57. inen: Lokman — 8 kez (binde 14.7) 58. inen: Sebe’ — 11 kez (binde 12.5) 59. inen: Zümer — 20 kez (binde 17.1) 60. inen: Mü’min — 11 kez (binde 9) 61. inen: Fussilet — 17 kez (binde 21.4) 62. inen: Şûrâ — 10 kez (binde 11.6) 63. inen: Zuhruf — 14 kez (binde 16.9) 64. inen: Duhân — 5 kez (binde 14.5) 65. inen: Câsiye — 9 kez (binde 18.4) 66. inen: Ahkâf — 4 kez (binde 6.2) 67. inen: Zâriyât — 6 kez (binde 16.7) 68. inen: Gâşiye — 4 kez (binde 43.5) 69. inen: Kehf — 29 kez (binde 18.4) 70. inen: Nahl — 29 kez (binde 15.7) 71. inen: Nûh — 2 kez (binde 8.8) 72. inen: İbrahim — 11 kez (binde 13.3) 73. inen: Enbiyâ — 27 kez (binde 23.1) 74. inen: Mü’minûn — 20 kez (binde 19.1) 75. inen: Secde — 5 kez (binde 13.4) 76. inen: Tûr — 4 kez (binde 12.8) 77. inen: Mülk — 6 kez (binde 18) 78. inen: Hâkka — 9 kez (binde 34.9) 79. inen: Me’âric — 1 kez (binde 4.6) 80. inen: Nebe’ — 3 kez (binde 17.3) 81. inen: Nâzi’ât — 18 kez (binde 100.6) 82. inen: İnfitâr — 2 kez (binde 25) 83. inen: İnşikâk — 3 kez (binde 28) 84. inen: Rûm — 9 kez (binde 11) 85. inen: Ankebût — 13 kez (binde 13.3) 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez (binde 5.9) 87. inen: Bakara — 93 kez (binde 15.2) 88. inen: Enfâl — 4 kez (binde 3.2) 89. inen: Âl-i İmrân — 37 kez (binde 10.6) 90. inen: Ahzâb — 22 kez (binde 17.1) 91. inen: Mümtehine — 0 kez (binde 0) 92. inen: Nisâ — 44 kez (binde 11.7) 93. inen: Zilzâl — 5 kez (binde 138.9) 94. inen: Hadîd — 11 kez (binde 19.2) 95. inen: Muhammed — 11 kez (binde 20.4) 96. inen: Ra’d — 14 kez (binde 16.4) 97. inen: Rahmân — 7 kez (binde 19.9) 98. inen: İnsan — 11 kez (binde 45.3) 99. inen: Talâk — 8 kez (binde 27.9) 100. inen: Beyyine — 4 kez (binde 42.6) 101. inen: Haşr — 4 kez (binde 9) 102. inen: Nûr — 19 kez (binde 14.4) 103. inen: Hac — 32 kez (binde 25.1) 104. inen: Münâfikûn — 2 kez (binde 11.2) 105. inen: Mücâdele — 5 kez (binde 10.6) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 6 kez (binde 24.1) 108. inen: Teğâbun — 3 kez (binde 12.4) 109. inen: Saff — 2 kez (binde 9) 110. inen: Cum’a — 2 kez (binde 11.4) 111. inen: Fetih — 10 kez (binde 17.9) 112. inen: Mâide — 30 kez (binde 10.7) 113. inen: Tevbe — 27 kez (binde 10.8) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

Hûd suresi ✕ Süzgeci kaldır

24 ayet

وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ
Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah’a aittir. O, canlıları babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta iken de bilir. Her şey apaçık bir Kitaptadır.[6]
وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ
And olsun ki, insana nimetimizi tattırır sonra onu ondan çekip alırsak, o şüphesiz umutsuz bir nanköre döner.[9]
مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ
Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz; onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar.[15]
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
İşte ahirette onlara ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zaten yapmakta oldukları da batıldır.[16]
اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجاًۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Bunlar Allah’ın yolundan alıkorlar ve o yolu eğriltmeğe çalışırlar; işte onlar ahireti inkar edenlerdir.[19]
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ
Doğrusu inanan ve yararlı iş yapanlar ve Rablerine boyun eğenler, işte onlar cennetliklerdir; orada temellidirler.[23]
قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِه۪ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْۜ اَنُلْزِمُكُمُوهَا وَاَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ
Nuh: «Ey milletim! Rabbimin katından bir delilim bulunsa ve bana yine katından bir rahmet vermiş de bunlar sizden gizlenmiş olsa, söyleyin bana, hoşlanmadığınız halde zorla sizi bunlara mecbur mu ederiz?» dedi.[28]
حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ اٰمَنَۜ وَمَٓا اٰمَنَ مَعَهُٓ اِلَّا قَل۪يلٌ
Buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynamağa başlayınca, «Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu ve inananları gemiye bindir» dedik. Pek az kimse onunla beraber inanmıştı.[40]
وَقَالَ ارْكَبُوا ف۪يهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰۭۙيهَا وَمُرْسٰيهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ
Allah «Oraya binin; yürümesi ve durması Allah’ın ismiyledir, Rabbin bağışlar ve merhamet eder» dedi.[41]
تِلْكَ مِنْ اَنْـبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهَٓا اِلَيْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاۜۛ فَاصْبِرْۜۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟
Bunlar sana vahyettiğimiz bilinmeyen olaylardır. Sen de, milletin de daha önce bunları bilmezdiniz. Sabret, sonuç, Allah’tan sakınanlarındır.[49]
اِنّ۪ي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّٰهِ رَبّ۪ي وَرَبِّكُمْۜ مَا مِنْ دَٓابَّةٍ اِلَّا هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَتِهَاۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz» dediler. Hud: «Doğrusu ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O’na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır» dedi.[54-57]
وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحاًۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ
Semud milletine kardeşleri Salih’i gönderdik. «Ey milletim! Allah’a kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yoktur; sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O’dur. Öyleyse O’ndan mağfiret dileyin, sonra da O’na tevbe edin. Doğrusu Rabbim size yakın ve duaları kabul edendir» dedi.[61]
وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ
«Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah’ın devesidir. Bırakın onu, Allah’ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız»[64]
فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا ف۪ي دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ
Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: «Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür» dedi.[65]
كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا۬ كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْداً لِثَمُودَ۟
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semud milleti Rabbini inkar etmişti. Bilin ki, Semud milleti Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.[68]
وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ
Bu arada, İbrahim’in ayakta duran karısı gülünce, «Ona İshak’ı ardından Yakub’u müjdeleriz» dediler.[71]
قَالُوا يَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُٓوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَۜ اِنَّهُ مُص۪يبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْۜ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُۜ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَر۪يبٍ
«Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz, onlar sana ilişemiyecekler; geceleyin bir ara, ailenle beraber yola çık; karının dışında kimse geri kalmasın. Doğrusu onların başına gelen onun başına da gelecektir. Vadeleri gün doğana kadardır. Gün doğması yakın değil mi?» dediler.[81]
فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ
Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine Rabbinin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.[82-83]
كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْداً لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki Semud milleti Allah’ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.[95]
ذٰلِكَ مِنْ اَنْـبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ
Bu sana anlattıklarımız, kasabaların başından geçenlerdir. Onların bir kısmı hala duruyor, bir kısmı ise silinip gitmiştir.[100]
Yükleniyor...