و ن
1.887ayette
2.503kez geçiyor
90/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %65 · Medenî %35
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 1
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
219 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يُؤْمِنُونَ | Zamir | يَفْعَلُونَ | Yaparsınız | 2503 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Yaparsınız 88
İnanırlar 85
Bilirler 81
Yaparlar 69
Söylerler 67
Bilirsiniz 54
Akledersiniz 24
Aklederler 22
Çağırırlar 21
Harcarlar 20
Döndürülürsünüz 20
Anlarsınız 20
Şükredersiniz 19
İşitirler 19
Diğer 778 anlam
Sığınırlar 19
Şuurunda olurlar 19
Ortak ederler 19
Sığınırsınız 18
Kulluk edersiniz 18
Bakarlar 18
Güç yetirirler 18
Dönerler 18
Uydururlar 17
Ve söylerler 17
Zulmedilirler 15
Çağırırsınız 15
Kazanırlar 14
Alay ederler 14
Hüzünlenirler 13
Zulmederler 13
Örterler 13
Anlarlar 13
İrade ederler 13
Kavrarlar 13
Örtersiniz 12
Gizlerler 12
Size vaat edilir 12
Kulluk ederler 12
Kesin olarak inanırlar 11
Onlara yardım edilir 11
Sana sorarlar 11
İflah olursunuz 11
Umarlar 11
Yersiniz 11
Gizlersiniz 10
Yolu bulurlar 10
Kendiliğinden uyarlar 10
Bulurlar 10
Korkarlar 10
Düşünürler 10
Malik olurlar 10
Onlara vaat edilir 10
Görürler 9
Şükrederler 9
Size karşılık verilir 9
Gerçeği görürler 9
Yalanlarsınız 9
Döndürülürler 8
Uyuşmazlar 8
Toplantı yerine getirilirsiniz 8
Seversiniz 8
Size rahmet edilir 8
Tuzak kurarlar 8
Gönderilirler 8
Bozarlar 7
Açığa çıkarırlar 7
Söylersiniz 7
Çekişirler 7
Kibirlenirler 7
Bozmak için çabalarlar 7
Vasıflandırırlar 7
İsterler 7
Birbirlerine sorarlar 7
Açığa çıkarırsınız 6
Yolu bulursunuz 6
Süre tanınırlar 6
Yerler 6
Uyuşmuyorsunuz 6
Yarışırcasına koşuşurlar 6
Alıkoyarlar 6
Yemin ederler 6
Çekinirler 6
Araştırırlar 6
Saptırılıyorlar 6
Ortak edersiniz 6
Acele istersiniz 6
Bocalarlar 6
Kulak verirler 6
Arzularlar 6
Yakında söyleyecekler 6
Gerçeği görürsünüz 6
Zannederler 5
Yoldan çıkarlar 5
Yazarlar 5
İrade edersiniz 5
Aktarırlar 5
Size sorulur 5
Saptırırlar 5
Severler 5
Sevinirler 5
Anarlar 5
İnanırsınız 5
Vuruşurlar 5
Girerler 5
İmal ederler 5
Ve verirler 5
Denk tutuyorlar 5
Oynarlar 5
Geç kalmak isterler 5
Yürürler 5
Dayanırlar 5
Görürsünüz 5
Mücadele ederler 5
Tesbih ederler 5
Konuşurlar 5
Bakarsınız 4
Ve öldürürler 4
Öldürürsünüz 4
Tanırlar 4
Şuurunda olursunuz 4
Sizinle vuruşurlar 4
Size zulmedilir 4
Çağrılırlar 4
Satın alırlar 4
Ve emrederler 4
Ve yasaklarlar 4
Secde ederler 4
Korkarsınız 4
Şahit olurlar 4
Doğru uygularlar 4
Kazanırsınız 4
İddia edersiniz 4
Saptırılırsınız 4
Hükmederler 4
Gelirsiniz 4
Bilmiyorsunuz 4
Yol gösterirler 4
Eziyet ederler 4
Hükmedersiniz 4
Vasıflandırırsınız 4
Senden acele isterler 4
Ona yaslanırlar 4
Çıkarlar 4
Hesap ederler 4
Size layık görürler 3
Ve hayatta bırakırlar 3
Sınırı aşarlar 3
Şahit olursunuz 3
Onu tanırlar 3
Ve sana sorarlar 3
Düşünürsünüz 3
Ve bırakırlar 3
Sorarlar 3
Emrederler 3
-e ararlar 3
Emredersiniz 3
Toplarlar 3
Cimrilik ederler 3
Ve severler 3
Tevbe ederler 3
Onu alırsınız 3
Ve irade ederler 3
Anlamını değiştirirler 3
Verirler 3
Neredeyse onlar 3
Birleştirirler 3
Öldürürler 3
Kulluk eder misiniz? 3
Yasaklarlar 3
Toplantı yerine getirilirler 3
Yalvarırlar 3
Yüz çevirirler 3
Birbirlerini korurlar 3
Kibirlenirsiniz 3
Kafadan atarlar 3
Kendiliğinizden uyarsınız 3
Çıkarılırsınız 3
Söyler misiniz? 3
Ve hesap ederler 3
Öne geçerler 3
Ve ona ararlar 3
Edinirsiniz 3
Gelir misiniz? 3
Onlara karşılık verilir 3
Eğriliğe yöneltirler 3
Yaratılırlar 3
Seviyelenirler 3
Ve alıkoyarlar 3
Fitnelenirler 3
Sunulurlar 3
Size yardım edilir 3
Onu görürsünüz 3
Ve korkarlar 3
Ona girerler 3
Kılarlar 3
Ve yaparlar 3
Eziyetten kurtarılmak isterler 3
Süslenilirler 3
Atarlar 3
Onu görürler 3
Ve bırakırsınız 3
Yöneltilirler 3
Gülerler 3
Yakında bilecekler 3
Ve kılarlar 2
Aldatmaya çalışırlar 2
Ve keserler 2
Ve bozarlar 2
Ve unutursunuz 2
Emrolunursunuz 2
Ve alay ederler 2
Kesintiye uğrarlar 2
Onlar vefat ettirilir 2
Kuşatırlar 2
Harcarsınız 2
Koyarlar 2
Tartışıyorsunuz 2
Ve gizlersiniz 2
Ders yaparsınız 2
Ve inanırsınız 2
Rızık verilirler 2
Ferahlarlar 2
Tüketirler 2
Kavrarsınız 2
Vuruşursunuz 2
Gece yaparlar 2
Uygularlar 2
İrade eder misiniz? 2
Acı çekersiniz 2
Gizlenmeye çalışırlar 2
Sana fikrini sorarlar 2
Beklerler 2
Gösteriş yaparlar 2
Koşarlar 2
Şüphelenirsiniz 2
Helak ederler 2
Taşırlar 2
Yüklenirler 2
Onlara karşılık verilecek 2
Anlatırlar 2
Ve sizi uyarırlar 2
Geri dönersiniz 2
Hüzünlenirsiniz 2
Ve yontarsınız 2
Kendilerini temizlerler 2
Mirasçı olurlar 2
Çözerler 2
Yükseltirler 2
Saldırırlar 2
Yardım ederler 2
Son verirler 2
İşitirsiniz 2
Bağışlanma isterler 2
Vururlar 2
Elbette yerler 2
Yemin edecekler 2
Gelirler 2
Alay edersiniz 2
Onunla karşılaşırlar 2
Senden izin isterler 2
Geri döndürülürsünüz 2
Sakınırlar 2
Çevrilirsiniz 2
Uydurursunuz 2
İflah olurlar 2
Okurlar 2
Koşturulurlar 2
Ağlarlar 2
Yerine getirirler 2
Şüphelenirler 2
Onu giyersiniz 2
Yaratırlar 2
Emrolunurlar 2
Ve zannedersiniz 2
Getirirler 2
Malik olursunuz 2
Ona yardım ederler 2
Öyleyse yakında bilecekler 2
Kısık sesle konuşurlar 2
Yakında bileceksiniz 2
Onlara sorulur 2
Hareket ederler 2
Seni edinirler 2
Akın ederler 2
Sayarsınız 2
Bindirilirsiniz 2
İçersiniz 2
Ve bilirler 2
Koyarsınız 2
Yardım alırlar 2
Uyumlu yaparlar 2
Acele isterler 2
Isınırsınız 2
Ferahlarsınız 2
Konuşursunuz 2
Onun hakkında 2
Ve bağışlanma isterler 2
Beni çağırırsınız 2
Sürüklenirler 2
Ve kılarsınız 2
Arzularsınız 2
Kaçınırlar 2
Onlara yardım ederler 2
Tadarlar 2
Seninle biatlaşırlar 2
İkram edersiniz 2
Zıhar yaparlar 2
Geri dönerler 2
Karşılıklı sınır koyarlar 2
İstersiniz 2
Yalanlarlar 2
İnan- 1
Aldata- 1
farkında 1
Yalan söylüyor 1
Farkında 1
Bil- 1
Bocalayıp dururken 1
Gerçeği göre- 1
Dön- 1
Tıkarlar 1
Korunursunuz 1
Bile bile 1
Emreder misiniz? 1
Aktarırsınız 1
Boğazlarlar 1
Değiştirmek mi istiyorsunuz? 1
Ümit eder misiniz? 1
Onun anlamını değiştirirler 1
Onlara çokca anlatır mısınız? 1
Dökersiniz 1
Çıkarırsınız 1
Ve çıkarırsınız 1
Birbirinize arka çıkarsınız 1
İnanır mısınız? 1
Ve örtersiniz 1
Fetih isterler 1
Öğretirler 1
Hemen öğrenirler 1
Ayırırlar 1
Ve öğrenirler 1
Sizi geri döndürürler 1
Onu aktarırlar 1
Bizimle tartışıyor musunuz? 1
Onları severler 1
Ve satın alırlar 1
-an kimseler 1
Ona güçleri yeter 1
Olgunlaşırlar 1
Hıyanet etmeyi istersiniz 1
Perhiz yemini ederler 1
Yakında onları anacaksınız 1
Affederler 1
Onları çıkarırlar 1
Tabi ederler 1
Ayakta dururlar 1
Zulmedersiniz 1
Razı olursunuz 1
Ona devredersiniz 1
Yakında yenileceksiniz 1
Ve toplantı yerine getirilirsiniz 1
Onları görürler 1
Ambara koyarsınız 1
Sizi saptırırlar 1
Karıştırırsınız 1
Bükerler 1
Öğretirsiniz 1
Alıkoyarsınız 1
Ona ararsınız 1
Ve yasaklarsınız 1
Ve yarışırcasına koşuşurlar 1
Sizi şaşırtmakta yetersiz kalırlar 1
Temenni edersiniz 1
Onları hissedersiniz 1
Tırmanırsınız 1
Bükersiniz 1
Ve sevinirler 1
Tasmalandırılacaklar 1
Size karşılığı tam verilir 1
Onu gizlersiniz 1
Ve düşünürler 1
Birbirinizden istersiniz 1
Ve yaslanacaklar 1
Vasiyet edersiniz 1
Ölürler 1
Onu alır mısınız? 1
Size yasaklanır 1
Ve gizlerler 1
Aklarlar 1
Kıskanırlar 1
İddia ederler 1
Onlara öğüt verilir 1
Satarlar 1
O sonucu çıkarırlar 1
Hemen olursunuz 1
Bulacaksınız 1
Araştırırsınız 1
Gafil olursunuz 1
Hemen meylederler 1
Acı çekerler 1
Ve umarsınız 1
Hıyanet etmek isterler 1
Sana zarar verirler 1
Onlara verirsiniz 1
Ve rağbet edersiniz 1
Edinirler 1
Araştırırlar mı? 1
Onlara öğretirsiniz 1
Şaşkın şaşkın dolaşırlar 1
Savaşırlar 1
Ve koşarlar 1
Seni hakem tayin ederler 1
Uğraşırlar 1
İntikam alırsınız 1
Ve ondan bağışlanma isterler 1
Birbirine yasaklarlar 1
Doyurursunuz 1
İkisini alıkoyarsınız 1
Karıştırırlar 1
Seninle mücadele ederler 1
Ve uzaklaşırlar 1
Seni yalanlarlar 1
Geri kalırlar 1
Onu çağırırsınız 1
Dalarlar 1
Onu çağırırlar 1
Onu kılarsınız 1
Onu açığa çıkarırsınız 1
Bilmiyorlar 1
Elde ederler 1
Vahyederler 1
Kafadan atarsınız 1
Yaşarsınız 1
Ölürsünüz 1
Onları görürsünüz 1
Onları vefat ettirirler 1
çağırmakta 1
Ümit ederler 1
Onları tanırlar 1
Benimle mücadele mi ediyorsunuz? 1
Bilir misiniz? 1
Tehdit edersiniz 1
Ve alıkoyarsınız 1
Ve ona ararsınız 1
Zayıf görülürler 1
Bağlanırlar 1
Büyüklük taslarlar 1
Beni öldürürler 1
Onu bulurlar 1
Dinlenirler 1
Öğüt verirsiniz 1
Alırlar 1
Sımsıkı sarılırlar 1
Ortak ediyorlar mı? 1
Yakalarlar 1
Onları uzatırlar 1
Ve onu tesbih ederler 1
seninle tartışıyorlardı 1
sürülüyorlarmış 1
gözleri göre göre 1
Ve arzu edersiniz 1
Yardım istersiniz 1
Hemen onu harcayacaklar 1
Yenilirler 1
Aciz bırakırlar 1
Korkutursunuz 1
Onları bilirsiniz 1
Sizi razı ederler 1
Gözetirler 1
Onlardan çekiniyor musunuz? 1
Çekinirsiniz 1
Ona razı olursunuz 1
Haram ederler 1
Din olarak kabul ederler 1
Taklit ederler 1
Servet biriktirirler 1
Onu harcarlar 1
Servet biriktirirsiniz 1
Onu helal ederler 1
Ve onu haram ederler 1
Tereddüt ederler 1
Size ararlar 1
Beklersiniz 1
Tıkılırlar 1
Hoşnutsuz olurlar 1
Sakınırsınız 1
Ve avuçlarlar 1
Ve doğru uygularlar 1
Ve itaat ederler 1
Yalan söylerler 1
Ayıplarlar 1
Hemen alay ederler 1
Özür dilerler 1
Ve yakında geri döndürüleceksiniz 1
Hemen öldürürler 1
Ve öldürülürler 1
Ezerler 1
Erişirler 1
Keserler 1
Size yakın olurlar 1
Haber veriyor musunuz? 1
Tuzak kurarsınız 1
Azarlar 1
Öyleyse yakında söyleyecekler 1
Tanışırlar 1
Senden haber isterler 1
Akarsınız 1
Katlarlar 1
Giyinirler 1
Değerleri eksiltilir 1
Suç işlersiniz 1
Ona zarar verirsiniz 1
Beni artırırsınız 1
Beni çağırırlar 1
Tabir edersiniz 1
Ekip bitirirsiniz 1
Saklarsınız 1
Suyunu sıkarlar 1
Kayıp arıyorsunuz 1
Geçip giderler 1
Kesin olarak inananırsınız 1
Onu korurlar 1
Kuvvetlice cevap verirler 1
Yakarlar 1
Ve çekinirler 1
Ve savuştururlar 1
Ona haber verirsiniz 1
Hoşlanırlar 1
Ve boğazlarlar 1
Bizi çağırırsınız 1
Müjdelersiniz 1
Yontarlar 1
Uzaklaştırırsınız 1
Salarsınız 1
Otlatırsınız 1
Onları saptırırlar 1
Bölünürsünüz 1
Yalvarırsınız 1
Hoşlanmazlar 1
Onu hafifleştirirsiniz 1
Teslim edersiniz 1
Onu tanımazlar 1
Ona dönerler 1
Sallayacaklar 1
Kuvvetlice cevap verirsiniz 1
Ve umarlar 1
Seni fitnelerler 1
Seni tedirgin ederler 1
Kalırlar 1
Çökerler 1
Ve çökerler 1
Ve giyerler 1
Onu edinir misiniz? 1
ve sana soruyorlar 1
İyi davranırlar 1
Bize gelirler 1
Karşılaşırlar 1
Yakında örtecekler 1
Ve olurlar 1
Hemen gelir misiniz? 1
Kaçarlar 1
Bitkinleşirler 1
Ara verirler 1
Yayarlar 1
Onu geçerler 1
Katkıda bulunurlar 1
Engellerler 1
Arkadaş olunurlar 1
Uyarılırlar 1
Dalgıçlık yaparlar 1
Ve bizi çağırırlar 1
Onlarla vuruşulur 1
Ona razı olurlar 1
Gönderilirsiniz 1
Hesap ederler mi? 1
Feryad ederler 1
Terk edersiniz 1
Sihirlenirsiniz 1
Gülersiniz 1
Ve söylersiniz 1
Ve onu hesap edersiniz 1
Bana kulluk ederler 1
Sıvışırlar 1
Muhalefet ederler 1
Güç yetirirsiniz 1
Ve yürürler 1
Sabreder misiniz? 1
Sana getirirler 1
Gecelediler 1
Zina ederler 1
Ve onlarla karşılaşılır 1
Kulak verirsiniz 1
Sizi işitirler 1
Size fayda ederler 1
Zarar verirler 1
kulluk etttiğiniz 1
Size yardım ederler 1
Bina eder misiniz? 1
Boş işle uğraşırsınız 1
Ve edinirsiniz 1
Kalıcı olursunuz 1
Bırakılır mısınız? 1
Metalandırılırlar 1
Telaşlı telaşlı dolaşırlar 1
Bana yardım eder misiniz? 1
Bağışlanma istersiniz 1
Fitnelenirsiniz 1
Oldunuz 1
Hemen onu tanırsınız 1
Ona kefil olurlar 1
Karşılıklı karara varırlar 1
Su verirler 1
Onlara verilir 1
Savuştururlar 1
Yerleşirsiniz 1
Ve yaratırsınız 1
Ve kesersiniz 1
Ve gelirsiniz 1
İmal edersiniz 1
Yakında yenecekler 1
bilirler 1
Ayrılığa düşerler 1
Ağırlanırlar 1
Akşamlarsınız 1
Sabaha çıkarsınız 1
Öğleye ulaşırsınız 1
Yayılırsınız 1
Çıkarsınız 1
Onlardan korkarsınız 1
Ümit keserler 1
Dağılırlar 1
Döşerler 1
Zıhar yaparsınız 1
Döndürürler 1
Metalandırılırsınız 1
Ve esir alırsınız 1
Ulaştırırlar 1
Ve ondan çekinirler 1
Onu sayarak tamamlarsınız 1
Desteklerler 1
Seninle komşu olarak kalırlar 1
Geri kalmak istersiniz 1
Öne geçersiniz 1
Bize emredersiniz 1
Onu ders yaparlar 1
Ve koyarlar 1
Ve çıkartırsınız 1
Yardım istemeye çabalarlar 1
Yalan söylersiniz 1
Binerler 1
Kurtarılırlar 1
Yakarsınız 1
Dinlerler 1
Ve koyulurlar 1
Alay etmek isterler 1
Yardımlaşırsınız 1
Bize gelirsiniz 1
Tüketilirler 1
Koşuştururlar 1
Yontarsınız 1
Çağırır mısınız? 1
Geçip gidersiniz 1
Artırırlar 1
Saparlar 1
Çekişirsiniz 1
Seni korkuturlar 1
Hesaba katarlar 1
Ve inanırlar 1
Çağrılırsınız 1
Hemen örtersiniz 1
Gerçekleştirirler 1
Öldürür müsünüz? 1
Döndürürsünüz 1
Ve beni çağırırsınız 1
Yakında anacaksınız 1
Birbirleriyle tartışırlar 1
Yakında girecekler 1
Çevrilirler 1
Kaynatılırlar 1
Ortak etmekte 1
Coşarsınız 1
Tanımazsınız 1
Örtünürsünüz 1
Yenersiniz 1
Usanırlar 1
Gizlenirler 1
Tartışırlar 1
Şüpheyle tartışırlar 1
Bağışlarlar 1
Ve azarlar 1
Binersiniz 1
Paylaştırırlar 1
Yükselirler 1
Yaslanırlar 1
Onları alıkoyarlar 1
Kulluk edilirler 1
Gürültü çıkarırlar 1
Halef olurlar 1
Ağırlanırsanız 1
Giyerler 1
Çıkarılırlar 1
Kendinizi kaptırırsınız 1
Hemen yakında söyleyecekler 1
Yoldan çıkarsınız 1
Metalanırlar 1
Ve yerler 1
çağrılıyorsunuz 1
Biatlaşırlar 1
Bizi kıskanırsınız 1
Yakında çağrılacaksınız 1
Onlarla vuruşursunuz 1
Teslim ederler 1
Onu alırlar 1
Kısarlar 1
Seni çağırırlar 1
Öğretir misiniz? 1
Başa kakarlar 1
Uyurlar 1
İtilirler 1
Bayıltılırlar 1
Onunla şüpheyle tartışır mısınız? 1
Ad verirler 1
Şaşırırsınız 1
Ve gülersiniz 1
Ağlarsınız 1
Ve döndürürler 1
Nüfuz edersiniz 1
Tavaf ederler 1
Başları ağrıtılır 1
Tercih ederler 1
Israr ederler 1
Doğrularsınız 1
Dışarı akıtırsınız 1
Onu yaratırsınız 1
Ekersiniz 1
Onu ekip bitirisiniz 1
Çakarsınız 1
Onu döndürürsünüz 1
Onları çağırırlar 1
Yürürsünüz 1
Size öğüt verilir 1
Ve özel konuşurlar 1
Ve yemin ederler 1
Sonra yemin ederler 1
Karşılıklı severler 1
Harap ederler 1
Ve yardım ederler 1
Ve yeğlerler 1
Çıkarırlar 1
Helal olurlar 1
Bana eziyet edersiniz 1
Ve uğraşırsınız 1
Onu temenni ederler 1
Firar edersiniz 1
Bize yol gösterirler 1
İsyan ederler 1
Öyleyse yakında bileceksiniz 1
Satır satır yazarlar 1
Ve gerçeği görürler 1
Hemen yağ çekerler 1
İstisna yaparlar 1
Tesbih edersiniz 1
Birbirlerini kınarlar 1
Tercih edersiniz 1
Ve çağrılırlar 1
Seni kaydırırlar 1
Sunulursunuz 1
Onlara onlar gösterilir 1
Doğrularlar 1
Hızlanırlar 1
Umarsınız 1
Olurlar 1
Seyahat ederler 1
İçerler 1
Onu yararlar 1
Ve doyururlar 1
Ve onlara içecek verilir 1
Hemen özür dilerler 1
Eğilirler 1
Hemen gelirsiniz 1
Gidersiniz 1
Karşılığını tam isterler 1
Zarara sokarlar 1
Onlara içecek verilir 1
Kaş göz ederler 1
Kap içinde saklarlar 1
Yeğlersiniz 1
Birbirini teşvik ederler 1
Ve tüketirsiniz 1
Ve mani olurlar 1
sizin kulluk ettiğiniz 1
girerlerken 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
1887 ayet
اَللّٰهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۚ
اَلْحَيُّ
الْقَيُّومُۚ
لَا
تَأْخُذُهُ
سِنَةٌ
وَلَا
نَوْمٌۜ
لَهُ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
مَنْ
ذَا
الَّذ۪ي
يَشْفَعُ
عِنْدَهُٓ
اِلَّا
بِاِذْنِه۪ۜ
يَعْلَمُ
مَا
بَيْنَ
اَيْد۪يهِمْ
وَمَا
خَلْفَهُمْۚ
وَلَا
يُح۪يطُونَ
بِشَيْءٍ
مِنْ
عِلْمِه۪ٓ
اِلَّا
بِمَا
شَٓاءَۚ
وَسِعَ
كُرْسِيُّهُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَۚ
وَلَا
يَؤُ۫دُهُ
حِفْظُهُمَاۚ
وَهُوَ
الْعَلِيُّ
الْعَظ۪يمُ
Allah, O’ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır. Göklerde olan ve yerde olan ancak O’nundur. O’nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O’na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.[255]
اَللّٰهُ
وَلِيُّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُواۙ
يُخْرِجُهُمْ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ
الطَّاغُوتُۙ
يُخْرِجُونَهُمْ
مِنَ
النُّورِ
اِلَى
الظُّلُمَاتِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَصْحَابُ
النَّارِۚ
هُمْ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ۟
Allah inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin ise dostları tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardır.[257]
مَثَلُ
الَّذ۪ينَ
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمْ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
كَمَثَلِ
حَبَّةٍ
اَنْبَتَتْ
سَبْعَ
سَنَابِلَ
ف۪ي
كُلِّ
سُنْبُلَةٍ
مِائَةُ
حَبَّةٍۜ
وَاللّٰهُ
يُضَاعِفُ
لِمَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَاللّٰهُ
وَاسِعٌ
عَل۪يمٌ
Mallarını Allah yolunda sarfedenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfü geniştir, O her şeyi bilendir.[261]
اَلَّذ۪ينَ
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمْ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
ثُمَّ
لَا
يُتْبِعُونَ
مَٓا
اَنْفَقُوا
مَناًّ
وَلَٓا
اَذًۙى
لَهُمْ
اَجْرُهُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۚ
وَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
Mallarını Allah yolunda sarfedip sonra sarfettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.[262]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تُبْطِلُوا
صَدَقَاتِكُمْ
بِالْمَنِّ
وَالْاَذٰىۙ
كَالَّذ۪ي
يُنْفِقُ
مَالَهُ
رِئَٓاءَ
النَّاسِ
وَلَا
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
فَمَثَلُهُ
كَمَثَلِ
صَفْوَانٍ
عَلَيْهِ
تُرَابٌ
فَاَصَابَهُ
وَابِلٌ
فَتَرَكَهُ
صَلْداًۜ
لَا
يَقْدِرُونَ
عَلٰى
شَيْءٍ
مِمَّا
كَسَبُواۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْكَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarfeden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez.[264]
وَمَثَلُ
الَّذ۪ينَ
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمُ
ابْتِغَٓاءَ
مَرْضَاتِ
اللّٰهِ
وَتَثْب۪يتاً
مِنْ
اَنْفُسِهِمْ
كَمَثَلِ
جَنَّةٍ
بِرَبْوَةٍ
اَصَابَهَا
وَابِلٌ
فَاٰتَتْ
اُكُلَهَا
ضِعْفَيْنِۚ
فَاِنْ
لَمْ
يُصِبْهَا
وَابِلٌ
فَطَلٌّۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Allah’ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi düşen bir bahçenin durumu gibidir. Allah işlediklerinizi görür.[265]
اَيَوَدُّ
اَحَدُكُمْ
اَنْ
تَكُونَ
لَهُ
جَنَّةٌ
مِنْ
نَخ۪يلٍ
وَاَعْنَابٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۙ
لَهُ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلِّ
الثَّمَرَاتِۙ
وَاَصَابَهُ
الْكِبَرُ
وَلَهُ
ذُرِّيَّةٌ
ضُعَفَٓاءُۖ
فَاَصَابَهَٓا
اِعْصَارٌ
ف۪يهِ
نَارٌ
فَاحْتَرَقَتْۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمُ
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّكُمْ
تَتَفَكَّرُونَ۟
Hangi biriniz, kendisi ihtiyarlamış ve çocukları da güçsüzken, altlarından ırmaklar akan, hurma, üzüm ve her çeşit meyveleri bulunan bahçesinin, ateşli bir kasırganın kopmasıyla yanmasını ister? Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böylece açıklar.[266]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنْفِقُوا
مِنْ
طَيِّبَاتِ
مَا
كَسَبْتُمْ
وَمِمَّٓا
اَخْرَجْنَا
لَكُمْ
مِنَ
الْاَرْضِۖ
وَلَا
تَيَمَّمُوا
الْخَب۪يثَ
مِنْهُ
تُنْفِقُونَ
وَلَسْتُمْ
بِاٰخِذ۪يهِ
اِلَّٓا
اَنْ
تُغْمِضُوا
ف۪يهِۜ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
غَنِيٌّ
حَم۪يدٌ
Ey İnananlar! Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan sarfedin; iğrenmeden alamıyacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah’ın müstağni ve övülmeye layık olduğunu bilin.[267]
اِنْ
تُبْدُوا
الصَّدَقَاتِ
فَنِعِمَّا
هِيَۚ
وَاِنْ
تُخْفُوهَا
وَتُؤْتُوهَا
الْفُقَـرَٓاءَ
فَهُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْۜ
وَيُكَفِّرُ
عَنْكُمْ
مِنْ
سَيِّـَٔاتِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Sadakaları açıkça verirseniz o ne güzel! Eğer onları yoksullara gizlice verirseniz sizin için daha iyidir. Allah onları kötülüklerinizden bir kısmına karşı tutar. Allah işlediklerinizden haberdardır.[271]
لَيْسَ
عَلَيْكَ
هُدٰيهُمْ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
يَهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَمَا
تُنْفِقُوا
مِنْ
خَيْرٍ
فَلِاَنْفُسِكُمْۜ
وَمَا
تُنْفِقُونَ
اِلَّا
ابْتِغَٓاءَ
وَجْهِ
اللّٰهِۜ
وَمَا
تُنْفِقُوا
مِنْ
خَيْرٍ
يُوَفَّ
اِلَيْكُمْ
وَاَنْتُمْ
لَا
تُظْلَمُونَ
Onların doğru yola iletilmeleri sana düşmez, fakat Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Sarfettiğiniz iyi şey kendinizedir, zaten ancak Allah’ın rızasını kazanmak için sarfedersiniz. Sarfettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir.[272]
لِلْفُقَـرَٓاءِ
الَّذ۪ينَ
اُحْصِرُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
لَا
يَسْتَط۪يعُونَ
ضَـرْباً
فِي
الْاَرْضِۘ
يَحْسَبُهُمُ
الْجَاهِلُ
اَغْنِيَٓاءَ
مِنَ
التَّعَفُّفِۚ
تَعْرِفُهُمْ
بِس۪يمٰيهُمْۚ
لَا
يَسْـَٔلُونَ
النَّاسَ
اِلْحَافاًۜ
وَمَا
تُنْفِقُوا
مِنْ
خَيْرٍ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
بِه۪
عَل۪يمٌ۟
Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adayıp yeryüzünde dolaşamayanlara, hayalarından dolayı, kendilerini tanımayanların zengin saydıkları yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın, insanlardan yüzsüzlük ederek bir şey istemezler. Sarfettiğiniz iyi bir şeyi Allah şüphesiz bilir.[273]
اَلَّذ۪ينَ
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمْ
بِالَّيْلِ
وَالنَّهَارِ
سِراًّ
وَعَلَانِيَةً
فَلَهُمْ
اَجْرُهُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۚ
وَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
Gece gündüz, açık gizli, mallarını sarfedenlerin mükafatlarını Rab’leri verecektir. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.[274]
اَلَّذ۪ينَ
يَأْكُلُونَ
الرِّبٰوا
لَا
يَقُومُونَ
اِلَّا
كَمَا
يَقُومُ
الَّذ۪ي
يَتَخَبَّطُهُ
الشَّيْطَانُ
مِنَ
الْمَسِّۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
قَالُٓوا
اِنَّمَا
الْبَيْعُ
مِثْلُ
الرِّبٰواۢ
وَاَحَلَّ
اللّٰهُ
الْبَيْعَ
وَحَرَّمَ
الرِّبٰواۜ
فَمَنْ
جَٓاءَهُ
مَوْعِظَةٌ
مِنْ
رَبِّه۪
فَانْتَهٰى
فَلَهُ
مَا
سَلَفَۜ
وَاَمْرُهُٓ
اِلَى
اللّٰهِۜ
وَمَنْ
عَادَ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
اَصْحَابُ
النَّارِۚ
هُمْ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ
Faiz yiyenler mahşerde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, «Zaten alışveriş de faiz gibidir» demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kıldı. Kime Rabb’inden bir öğüt gelir de faizcilikten geri durursa, geçmişi kendisinedir, onun işi Allah’a aittir. Kim faizciliğe dönerse, işte onlar cehennemliktir, onlar orada temelli kalacaklardır.[275]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَاَقَامُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَوُا
الزَّكٰوةَ
لَهُمْ
اَجْرُهُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۚ
وَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
İnanıp yararlı işler işleyenlerin, namaz kılıp, zekat verenlerin Rab’leri katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.[277]
فَاِنْ
لَمْ
تَفْعَلُوا
فَأْذَنُوا
بِحَرْبٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَرَسُولِه۪ۚ
وَاِنْ
تُبْتُمْ
فَلَكُمْ
رُؤُ۫سُ
اَمْوَالِكُمْۚ
لَا
تَظْلِمُونَ
وَلَا
تُظْلَمُونَ
Böyle yapmazsanız, bunun Allah’a ve Peygamberine karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz sermayeniz sizindir. Böylece haksızlık etmemiş ve haksızlığa uğramamış olursunuz.[279]
وَاِنْ
كَانَ
ذُو
عُسْرَةٍ
فَنَظِرَةٌ
اِلٰى
مَيْسَرَةٍۜ
وَاَنْ
تَصَدَّقُوا
خَيْرٌ
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Borçlu darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.[280]
وَاتَّقُوا
يَوْماً
تُرْجَعُونَ
ف۪يهِ
اِلَى
اللّٰهِ
ثُمَّ
تُوَفّٰى
كُلُّ
نَفْسٍ
مَا
كَسَبَتْ
وَهُمْ
لَا
يُظْلَمُونَ۟
Allah’a döneceğiniz ve sonra haksızlığa uğramadan herkesin kazancının kendisine eksiksiz verileceği günden korkunuz.[281]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
تَدَايَنْتُمْ
بِدَيْنٍ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
فَاكْتُبُوهُۜ
وَلْيَكْتُبْ
بَيْنَكُمْ
كَاتِبٌ
بِالْعَدْلِۖ
وَلَا
يَأْبَ
كَاتِبٌ
اَنْ
يَكْتُبَ
كَمَا
عَلَّمَهُ
اللّٰهُ
فَلْيَكْتُبْۚ
وَلْيُمْلِلِ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُ
وَلَا
يَبْخَسْ
مِنْهُ
شَيْـٔاًۜ
فَاِنْ
كَانَ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِ
الْحَقُّ
سَف۪يهاً
اَوْ
ضَع۪يفاً
اَوْ
لَا
يَسْتَط۪يعُ
اَنْ
يُمِلَّ
هُوَ
فَلْيُمْلِلْ
وَلِيُّهُ
بِالْعَدْلِۜ
وَاسْتَشْهِدُوا
شَه۪يدَيْنِ
مِنْ
رِجَالِكُمْۚ
فَاِنْ
لَمْ
يَكُونَا
رَجُلَيْنِ
فَرَجُلٌ
وَامْرَاَتَانِ
مِمَّنْ
تَرْضَوْنَ
مِنَ
الشُّهَدَٓاءِ
اَنْ
تَضِلَّ
اِحْدٰيهُمَا
فَتُذَكِّرَ
اِحْدٰيهُمَا
الْاُخْرٰىۜ
وَلَا
يَأْبَ
الشُّهَدَٓاءُ
اِذَا
مَا
دُعُواۜ
وَلَا
تَسْـَٔمُٓوا
اَنْ
تَكْتُبُوهُ
صَغ۪يراً
اَوْ
كَب۪يراً
اِلٰٓى
اَجَلِه۪ۜ
ذٰلِكُمْ
اَقْسَطُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَاَقْوَمُ
لِلشَّهَادَةِ
وَاَدْنٰٓى
اَلَّا
تَرْتَابُٓوا
اِلَّٓا
اَنْ
تَكُونَ
تِجَارَةً
حَاضِرَةً
تُد۪يرُونَهَا
بَيْنَكُمْ
فَلَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
اَلَّا
تَكْتُبُوهَاۜ
وَاَشْهِدُٓوا
اِذَا
تَبَايَعْتُمْۖ
وَلَا
يُضَٓارَّ
كَاتِبٌ
وَلَا
شَه۪يدٌۜ
وَاِنْ
تَفْعَلُوا
فَاِنَّهُ
فُسُوقٌ
بِكُمْۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَۜ
وَيُعَلِّمُكُمُ
اللّٰهُۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
وَاِنْ
كُنْتُمْ
عَلٰى
سَفَرٍ
وَلَمْ
تَجِدُوا
كَاتِباً
فَرِهَانٌ
مَقْبُوضَةٌۜ
فَاِنْ
اَمِنَ
بَعْضُكُمْ
بَعْضاً
فَلْيُؤَدِّ
الَّذِي
اؤْتُمِنَ
اَمَانَتَهُ
وَلْيَتَّقِ
اللّٰهَ
رَبَّهُۜ
وَلَا
تَكْتُمُوا
الشَّهَادَةَۜ
وَمَنْ
يَكْتُمْهَا
فَاِنَّهُٓ
اٰثِمٌ
قَلْبُهُۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
عَل۪يمٌ۟
Eğer yolculukta olup katip bulamazsanız alınan rehin yeter. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah’tan sakınsın. Şahidliği gizlemeyin, onu kim gizlerse şüphesiz kalbi günah işlemiş olur. Allah işlediklerinizi bilir.[283]
هُوَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْزَلَ
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
مِنْهُ
اٰيَاتٌ
مُحْكَمَاتٌ
هُنَّ
اُمُّ
الْكِتَابِ
وَاُخَرُ
مُتَشَابِهَاتٌۜ
فَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
زَيْغٌ
فَيَتَّبِعُونَ
مَا
تَشَابَهَ
مِنْهُ
ابْتِغَٓاءَ
الْفِتْنَةِ
وَابْتِغَٓاءَ
تَأْو۪يلِه۪ۚ
وَمَا
يَعْلَمُ
تَأْو۪يلَهُٓ
اِلَّا
اللّٰهُۢ
وَالرَّاسِخُونَ
فِي
الْعِلْمِ
يَقُولُونَ
اٰمَنَّا
بِه۪ۙ
كُلٌّ
مِنْ
عِنْدِ
رَبِّنَاۚ
وَمَا
يَذَّكَّرُ
اِلَّٓا
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ
Sana Kitap’ı indiren O’dur. Onda Kitap’ın temeli olan kesin anlamlı ayetler vardır, diğerleri de çeşitli anlamlıdırlar. Kalblerinde eğrilik olan kimseler, fitne çıkarmak, kendilerine göre yorumlamak için onların çeşitli anlamlı olanlarına uyarlar. Oysa onların yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: «Ona inandık, hepsi Rabbimiz’in katındandır» derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünür;[7]
Yükleniyor...