أ خ و
80ayette
96kez geçiyor
31/114surede
11farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Abese 34
24. inen sure
En çok geçtiği sure
Yûsuf
19 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اَخ۪يهِ | İsim | فَعْلِهِ | Onun erkek kardeşi | 23 |
| اِخْوَانِهِنَّ | İsim | لِفِعْلَانِهِمْ | Onların erkek kardeşleri | 22 |
| اَخَاهُمْ | İsim | فَعْلَهُمْ | Onların erkek kardeşi | 18 |
| اُخْتٌ | İsim | فُعْلَتٌ | Kız kardeş | 8 |
| اَخُوهُمْ | İsim | فَعْلُهُمْ | Onların erkek kardeşi | 7 |
| وَاَخَوَاتُكُمْ | İsim | وَفَعَلَاتُكُمْ | Ve sizin kız kardeşleriniz | 5 |
| اِخْوَةٌ | İsim | فِعْلَةٌ | Erkek kardeşler | 4 |
| اَخٌ | İsim | فَعْلٌ | Erkek kardeş | 4 |
| اِخْوَتِكَ | İsim | فِعْلَتِكَ | Erkek kardeşlerin | 3 |
| الْاُخْتَيْنِ | İsim | الْفُعْلَتَيْنِ | İki kız kardeş | 1 |
| اَخَوَيْكُمْ | İsim | فَعَلَيْكُمْ | Sizin iki erkek kardeşiniz | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Onların erkek kardeşi 12
Onun erkek kardeşi 10
Ve onun erkek kardeşi 8
Erkek kardeşler 7
Erkek kardeş 5
Onların erkek kardeşleri 5
Onların erkek kardeşlerine 4
Erkek kardeşim 4
Erkek kardeşi 4
Öyleyse erkek kardeşleriniz 3
Kız kardeş 3
Ve sizin kız kardeşleriniz 2
Ve erkek kardeşim 2
Ve onların erkek kardeşleri 2
Diğer 22 anlam
Ve sizin erkek kardeşleriniz 2
Erkek kardeşimiz 2
Onların kız kardeşleri 2
İki kız kardeş 1
Kardeşi 1
Erkek kardeşine 1
Ve erkek kardeşimi 1
Erkek kardeşlerin 1
Ve onun erkek kardeşleri 1
Erkek kardeşin 1
Erkek kardeşlerim 1
Ey kız kardeş 1
Kız kardeşin 1
Ve erkek kardeşin 1
Erkek kardeşleriniz 1
Kız kardeşleriniz 1
Kız kardeşi 1
Kardeşinle 1
Onun kız kardeşi 1
Sizin iki erkek kardeşiniz 1
Ve erkek kardeşler 1
Ve bizim erkek kardeşlerimizi 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
اخت ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
وَلَكُمْ
نِصْفُ
مَا
تَرَكَ
اَزْوَاجُكُمْ
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَهُنَّ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَهُنَّ
وَلَدٌ
فَلَكُمُ
الرُّبُعُ
مِمَّا
تَرَكْنَ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوص۪ينَ
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
وَلَهُنَّ
الرُّبُعُ
مِمَّا
تَرَكْتُمْ
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَكُمْ
وَلَدٌۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَكُمْ
وَلَدٌ
فَلَهُنَّ
الثُّمُنُ
مِمَّا
تَرَكْتُمْ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
تُوصُونَ
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۜ
وَاِنْ
كَانَ
رَجُلٌ
يُورَثُ
كَلَالَةً
اَوِ
امْرَاَةٌ
وَلَهُٓ
اَخٌ
اَوْ
اُخْتٌ
فَلِكُلِّ
وَاحِدٍ
مِنْهُمَا
السُّدُسُۚ
فَاِنْ
كَانُٓوا
اَكْثَرَ
مِنْ
ذٰلِكَ
فَهُمْ
شُرَكَٓاءُ
فِي
الثُّلُثِ
مِنْ
بَعْدِ
وَصِيَّةٍ
يُوصٰى
بِهَٓا
اَوْ
دَيْنٍۙ
غَيْرَ
مُضَٓارٍّۚ
وَصِيَّةً
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَل۪يمٌۜ
Kadınlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir, çocukları varsa, bıraktıklarının ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanın dörtte biri sizindir. Sizin çocuğunuz yoksa ettiğiniz vasiyet veya borç çıktıktan sonra bıraktıklarınızın dörtte biri karılarınızındır; çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadına kelale yollu (çocuğu ve babası olmadığı halde) varis olunuyor ve bunların ana-bir erkek veya bir kız kardeşi bulunuyorsa, her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanın altıda biri düşer; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara uğratılmaksızın ortak olurlar. Bunlar Allah tarafından tavsiye edilmiştir. Allah bilendir. Halim’dir.[12]
حُرِّمَتْ
عَلَيْكُمْ
اُمَّهَاتُكُمْ
وَبَنَاتُكُمْ
وَاَخَوَاتُكُمْ
وَعَمَّاتُكُمْ
وَخَالَاتُكُمْ
وَبَنَاتُ
الْاَخِ
وَبَنَاتُ
الْاُخْتِ
وَاُمَّهَاتُكُمُ
الّٰت۪ٓي
اَرْضَعْنَكُمْ
وَاَخَوَاتُكُمْ
مِنَ
الرَّضَاعَةِ
وَاُمَّهَاتُ
نِسَٓائِكُمْ
وَرَبَٓائِبُكُمُ
الّٰت۪ي
ف۪ي
حُجُورِكُمْ
مِنْ
نِسَٓائِكُمُ
الّٰت۪ي
دَخَلْتُمْ
بِهِنَّۘ
فَاِنْ
لَمْ
تَكُونُوا
دَخَلْتُمْ
بِهِنَّ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْۘ
وَحَلَٓائِلُ
اَبْنَٓائِكُمُ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
اَصْلَابِكُمْۙ
وَاَنْ
تَجْمَعُوا
بَيْنَ
الْاُخْتَيْنِ
اِلَّا
مَا
قَدْ
سَلَفَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
غَفُوراً
رَح۪يماًۙ
Sizlere, analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kızkardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızin yanınızda kalan üvey kızlarınız ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.[23]
يَسْتَفْتُونَكَۜ
قُلِ
اللّٰهُ
يُفْت۪يكُمْ
فِي
الْكَلَالَةِۜ
اِنِ
امْرُؤٌا
هَلَكَ
لَيْسَ
لَهُ
وَلَدٌ
وَلَهُٓ
اُخْتٌ
فَلَهَا
نِصْفُ
مَا
تَرَكَۚ
وَهُوَ
يَرِثُـهَٓا
اِنْ
لَمْ
يَكُنْ
لَهَا
وَلَدٌۜ
فَاِنْ
كَانَتَا
اثْنَتَيْنِ
فَلَهُمَا
الثُّلُثَانِ
مِمَّا
تَرَكَۜ
وَاِنْ
كَانُٓوا
اِخْوَةً
رِجَالاً
وَنِسَٓاءً
فَلِلذَّكَرِ
مِثْلُ
حَظِّ
الْاُنْثَيَيْنِۜ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
لَكُمْ
اَنْ
تَضِلُّواۜ
وَاللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يمٌ
Senden fetva isterler, de ki: «Allah size ikinci dereceden mirasçılar hakkında fetva veriyor: «Şayet çocuğu olmayıp bir kızkardeşi bulunan kimse ölürse, bıraktığının yarısı kızkardeşe kalır. Fakat kızkardeşinin çocuğu yoksa kendisi, ona tamamen varis olur. Eğer iki kızkardeş kalmışsa, bıraktığının üçte ikisi onlaradır. Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşlerse, erkeğe, iki dişinin hissesi kadar vardır. Doğru yoldan saparsınız diye Allah size açıklıyor.» Allah her şeyi bilir.[176]
قَالَ
ادْخُلُوا
ف۪ٓي
اُمَمٍ
قَدْ
خَلَتْ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
مِنَ
الْجِنِّ
وَالْاِنْسِ
فِي
النَّارِۜ
كُلَّمَا
دَخَلَتْ
اُمَّةٌ
لَعَنَتْ
اُخْتَهَاۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
ادَّارَكُوا
ف۪يهَا
جَم۪يعاًۙ
قَالَتْ
اُخْرٰيهُمْ
لِاُو۫لٰيهُمْ
رَبَّنَا
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اَضَلُّونَا
فَاٰتِهِمْ
عَذَاباً
ضِعْفاً
مِنَ
النَّارِۜ
قَالَ
لِكُلٍّ
ضِعْفٌ
وَلٰكِنْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Allah, « Sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle beraber ateşe girin» der. Her ümmet girdikçe kendi yoldaşına lanet eder. Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için, «Rabbimiz! Bizi sapıtanlar işte bunlardır, onlara ateş azabını kat kat ver» derler, Allah, «Hepsinin kat kattır, ama bilmezsiniz» der.[38]
يَٓا اُخْتَ
هٰرُونَ
مَا
كَانَ
اَبُوكِ
امْرَاَ
سَوْءٍ
وَمَا
كَانَتْ
اُمُّكِ
بَغِياًّۚ
Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: «Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun’un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi» dediler.[27-28]
اِذْ
تَمْش۪ٓي
اُخْتُكَ
فَتَقُولُ
هَلْ
اَدُلُّكُمْ
عَلٰى
مَنْ
يَكْفُلُهُۜ
فَرَجَعْنَاكَ
اِلٰٓى
اُمِّكَ
كَيْ
تَقَرَّ
عَيْنُهَا
وَلَا
تَحْزَنَۜ
وَقَتَلْتَ
نَفْساً
فَنَجَّيْنَاكَ
مِنَ
الْغَمِّ
وَفَتَنَّاكَ
فُتُوناً۠
فَلَبِثْتَ
سِن۪ينَ
ف۪ٓي
اَهْلِ
مَدْيَنَ
ثُمَّ
جِئْتَ
عَلٰى
قَدَرٍ
يَا مُوسٰى
Kızkardeşin Firavun’un sarayına giderek: «Ona bakacak birini size göstereyim mi?» diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.[40]
وَقَالَتْ
لِاُخْتِه۪
قُصّ۪يهِۘ
فَبَصُرَتْ
بِه۪
عَنْ
جُنُبٍ
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَۙ
Musa’nın ablasına: «Onu izle» dedi. O da, kimse farkına varmadan, Musa’yı uzaktan gözetledi.[11]
وَمَا
نُر۪يهِمْ
مِنْ
اٰيَةٍ
اِلَّا
هِيَ
اَكْبَرُ
مِنْ
اُخْتِهَاۘ
وَاَخَذْنَاهُمْ
بِالْعَذَابِ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Onlara gösterdiğimiz her mucize diğerinden daha büyüktü; doğru yola dönmeleri için onları azaba uğrattık.[48]
Yükleniyor...