ت م

434ayette
549kez geçiyor
71/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %50 · Medenî %50
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 22 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 71 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
كُنْتُمْ Zamir فَعَلْتُمْ Oldunuz 549

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 180 anlam
Hemen oldunuz 5 Güç yetirdiniz 5 Zannettiniz 5 Edindiniz 4 Kazandınız 4 Harcadınız 4 Boşadınız 4 Karşılaştınız 4 Sözleştiniz 4 Gönderildiniz 4 Yalanladınız 3 Hesap ettiniz 3 İrade ettiniz 3 Verdiniz 3 Değilsiniz 3 Öldünüz 3 Bıraktınız 3 Girdiniz 3 Seyahat ettiniz 3 Yemin ettiniz 3 Yaptınız 3 Zulmettiniz 2 Edindiniz mi? 2 Gerçekleştirdiniz 2 Farz kıldınız 2 Umulursunuz 2 Tevbe ettiniz 2 Sıkıntıya düştünüz 2 Yıldınız 2 Öldürüldünüz 2 Ve verdiniz 2 Faydalanmak istediniz 2 Birbirinize dokundunuz 2 Şükrettiniz 2 Ve inandınız 2 Kestiniz 2 Şüphelendiniz 2 Ortak ettiniz 2 olduğunuz 2 Buldunuz 2 Şaşırdınız mı? 2 Ganimet aldınız 2 Kıldınız 2 Sabrettiniz 2 Yerleştiniz 2 Unuttunuz 2 Özel konuştunuz 2 siz idiyseniz 1 idiyseniz 1 Öyleyse oldunuz 1 Öldürdünüz 1 Hemen birbirinizi suçladınız 1 Kabul ettiniz 1 Kibirlendiniz 1 Engellendiniz 1 Aktınız 1 Kaydınız 1 Teslim ettiniz 1 Çıtlattınız 1 Sakladınız 1 Adadınız 1 Birbirinize borçlandınız 1 Güvenceli alışveriş yaptınız 1 Teslim ettiniz mi? 1 Tartıştınız 1 Kabul ettiniz mi? 1 Ve aldınız 1 Örttünüz mü? 1 Ve çekiştiniz 1 Ve isyan ettiniz 1 İsabet ettiniz 1 Algıladınız 1 Savdınız 1 Birbirinizden razı oldunuz 1 Hükmettiniz 1 Çekiştiniz 1 Kendiliğinizden uydunuz 1 Size sağlık dilenildi 1 Huzur buldunuz 1 Mücadele ettiniz 1 Hırslandınız 1 İşittiniz 1 İhramdan çıktınız 1 Öğrettiniz 1 Ayakta durdunuz 1 Doğru uyguladınız 1 Ve borç verdiniz 1 Çağırdınız 1 Bağladınız 1 Devam ettiniz 1 Yolu buldunuz 1 Size cevap verildi 1 Size öğretildi 1 Zorda bırakıldınız 1 Çok istediniz 1 Kendiliğinden uydunuz 1 Acele ettiniz mi? 1 Vaatleştiniz 1 Öyleyse uyuşmadınız 1 Ve öyleyse çekiştiniz 1 Aldınız 1 Kıldınız mı? 1 Döndürdünüz 1 Servet biriktirdiniz 1 Yığışıp kaldınız 1 Razı mı oldunuz? 1 Ve daldınız 1 Razı oldunuz 1 Biatlaştınız 1 Getirdiniz 1 Biçtiniz 1 Önceden yaptınız 1 Geri kaldınız 1 Hemen kuvvetlice cevap verdiniz 1 Alıkoydunuz 1 Misilleme yaptınız 1 Size misilleme yapıldı 1 İyi davrandınız 1 iyilik etmiş olursunuz 1 Kötülük yaptınız 1 Geri döndünüz 1 Ölçtünüz 1 İlgilenmediniz 1 Güvende oldunuz mu? 1 Öyleyse harcamazdınız 1 Geldiniz 1 Hemen caydınız 1 Fitnelendiniz 1 Şımartıldınız 1 İtaat ettiniz 1 Hesap ettiniz mi? 1 Kendinizi kaptırdınız 1 Size taşıtıldı 1 Malik oldunuz 1 Saptırdınız 1 yakaladığınız 1 yakalıyorsunuz 1 Yalanladınız mı? 1 Şey nedir? 1 Cevap verdiniz 1 Yanıldınız 1 Firar ettiniz 1 Evlendiniz 1 Çağrıldınız 1 Yediniz 1 Didik didik edildiniz 1 Kattınız 1 Anıldınız 1 Hoş oldunuz 1 Kesintiye uğradınız 1 Şahit oldunuz 1 Uyuşmadınız 1 Seviyelendiniz 1 Hemen kibirlendiniz 1 Ve örttünüz 1 Ve kibirlendiniz 1 Giderdiniz 1 Ve faydalanmak istediniz 1 Acele istediniz 1 Ve zannettiniz 1 Ayrıldınız 1 Öyleyse sıkıntıya düştünüz 1 İnşa ettiniz 1 Fitnelediniz 1 Ve beklediniz 1 Ve şüphelendiniz 1 Kaygılandınız mı? 1 Sürdünüz 1 Çıkarıldınız 1 Sizinle vuruşuldu 1 Çıktınız 1 Gizlediniz 1 Açığa çıkardınız 1 Düşman oldunuz 1 Hemen misilleme yaptınız 1 Zorlukla karşılaştınız 1 Güvendiniz mi? 1 Geçmişte yaptınız 1 Ziyaret ettiniz 1 sizin kulluk ettiğiniz 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 1 kez (binde 3.3) 3. inen: Müzzemmil — 1 kez (binde 5) 4. inen: Müddessir — 0 kez (binde 0) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 1 kez (binde 35.7) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 1 kez (binde 38.5) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 1 kez (binde 2.8) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 2 kez (binde 11) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 0 kez (binde 0) 39. inen: A’râf — 16 kez (binde 4.8) 40. inen: Cin — 1 kez (binde 3.5) 41. inen: Yâsîn — 5 kez (binde 6.9) 42. inen: Furkân — 2 kez (binde 2.2) 43. inen: Fâtır — 1 kez (binde 1.3) 44. inen: Meryem — 1 kez (binde 1) 45. inen: Tâ-Hâ — 6 kez (binde 4.5) 46. inen: Vâkı’a — 10 kez (binde 26.4) 47. inen: Şu’arâ — 8 kez (binde 6.1) 48. inen: Neml — 5 kez (binde 4.3) 49. inen: Kasas — 7 kez (binde 4.9) 50. inen: İsrâ — 13 kez (binde 8.4) 51. inen: Yûnus — 18 kez (binde 9.8) 52. inen: Hûd — 6 kez (binde 3.1) 53. inen: Yûsuf — 9 kez (binde 5.1) 54. inen: Hicr — 2 kez (binde 3.1) 55. inen: En’âm — 23 kez (binde 7.5) 56. inen: Sâffât — 5 kez (binde 5.8) 57. inen: Lokman — 1 kez (binde 1.8) 58. inen: Sebe’ — 8 kez (binde 9.1) 59. inen: Zümer — 5 kez (binde 4.3) 60. inen: Mü’min — 6 kez (binde 4.9) 61. inen: Fussilet — 11 kez (binde 13.9) 62. inen: Şûrâ — 2 kez (binde 2.3) 63. inen: Zuhruf — 6 kez (binde 7.2) 64. inen: Duhân — 3 kez (binde 8.7) 65. inen: Câsiye — 8 kez (binde 16.4) 66. inen: Ahkâf — 11 kez (binde 17.1) 67. inen: Zâriyât — 1 kez (binde 2.8) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 4 kez (binde 2.5) 70. inen: Nahl — 15 kez (binde 8.1) 71. inen: Nûh — 1 kez (binde 4.4) 72. inen: İbrahim — 6 kez (binde 7.2) 73. inen: Enbiyâ — 6 kez (binde 5.1) 74. inen: Mü’minûn — 12 kez (binde 11.4) 75. inen: Secde — 4 kez (binde 10.8) 76. inen: Tûr — 3 kez (binde 9.6) 77. inen: Mülk — 6 kez (binde 18) 78. inen: Hâkka — 1 kez (binde 3.9) 79. inen: Me’âric — 0 kez (binde 0) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 0 kez (binde 0) 84. inen: Rûm — 4 kez (binde 4.9) 85. inen: Ankebût — 4 kez (binde 4.1) 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez (binde 5.9) 87. inen: Bakara — 71 kez (binde 11.6) 88. inen: Enfâl — 15 kez (binde 12.2) 89. inen: Âl-i İmrân — 37 kez (binde 10.6) 90. inen: Ahzâb — 5 kez (binde 3.9) 91. inen: Mümtehine — 7 kez (binde 20.1) 92. inen: Nisâ — 34 kez (binde 9.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 5 kez (binde 8.7) 95. inen: Muhammed — 3 kez (binde 5.6) 96. inen: Ra’d — 2 kez (binde 2.3) 97. inen: Rahmân — 1 kez (binde 2.8) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 4 kez (binde 13.9) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 5 kez (binde 11.2) 102. inen: Nûr — 8 kez (binde 6.1) 103. inen: Hac — 2 kez (binde 1.6) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 3 kez (binde 6.4) 106. inen: Hucurât — 3 kez (binde 8.6) 107. inen: Tahrîm — 1 kez (binde 4) 108. inen: Teğâbun — 3 kez (binde 12.4) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 4 kez (binde 22.9) 111. inen: Fetih — 5 kez (binde 8.9) 112. inen: Mâide — 29 kez (binde 10.3) 113. inen: Tevbe — 27 kez (binde 10.8) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

En’âm suresi ✕ Süzgeci kaldır

17 ayet

وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعاً ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَيْنَ شُرَكَٓاؤُ۬كُمُ الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ
Bir gün hepsini toplarız, sonra ortak koşanlara, «İddia ettiğiniz ortaklarınız nerede?» deriz.[22]
وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟
Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah: «Bu gerçek değil mi?» der; onlar, «Evet, Rabbimiz hakkı için gerçektir» derler. Allah da «Öyleyse inkar etmenizden ötürü azabı tadın» der.[30]
قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ اَوْ اَتَتْكُمُ السَّاعَةُ اَغَيْرَ اللّٰهِ تَدْعُونَۚ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
De ki, «Üzerinize Allah’ın azabı gelse veya kıyamet saati size gelse, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru iseniz bana bildirin».[40]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِهِۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ
De ki: «Gördünüz mü? Allah, işitmenizi, gözlerinizi alsa, kalblerinizi kapasa, Allah’tan başka hangi tanrı onu sizlere getirebilir?» Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.[46]
قُلْ اِنّ۪ي عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَكَذَّبْتُمْ بِه۪ۜ مَا عِنْد۪ي مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِه۪ۜ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِۜ يَقُصُّ الْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ الْفَاصِل۪ينَ
De ki: «Ben Rabbim’den bir belgeye dayanmaktayım, halbuki siz onu yalanladınız; acele istediğiniz de elimde değildir. Hüküm ancak Allah’ındır. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçeği anlatır.»[57]
وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُـكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟
Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, gündüzün yaptıklarınızı bilen, mukadder olan hayat süreniz doluncaya kadar gündüzleri sizi tekrar kaldıran O’dur. Sonra dönüşünüz O’nadır, işlediklerinizi size bildirecektir.[60]
وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَاناًۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ
«Allah’a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah’ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz.»[81]
وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يراًۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ
«Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir» demekle Allah’ı gereği gibi değerlendiremediler. De ki: «Musa’nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitap’ı kim indirdi? Ki siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterip çoğunu gizlersiniz, atalarınızın ve sizin bilmediğiniz size onunla öğretilmiştir.» «Allah» de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.[91]
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ
Allah’a karşı yalan uydurandan veya kendisine bir şey vahyedilmemişken «Bana vahyolundu, Allah’ın indirdiği gibi ben de indireceğim» diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış, «Canlarınızı verin, bugün Allah’a karşı haksız yere söylediklerinizden, O’nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı azabla cezalandırılacaksınız» derken bir görsen![93]
وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَٓاءَ ظُهُورِكُمْۚ وَمَا نَرٰى مَعَكُمْ شُفَعَٓاءَكُمُ الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ اَنَّهُمْ ف۪يكُمْ شُرَكٰٓؤُ۬اۜ لَقَدْ تَقَطَّعَ بَيْنَكُمْ وَضَلَّ عَنْكُمْ مَا كُنْتُمْ تَزْعُمُونَ۟
Onlara: «And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi size verdiklerimizi ardınızda bırakarak bize birer birer geldiniz; içinizde Allah’ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı beraber görmüyoruz. And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır» denecek.[94]
فَكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ بِاٰيَاتِه۪ مُؤْمِن۪ينَ
Allah’ın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah’ın adı anılmış olan şeyden yiyin.[118]
وَمَا لَكُمْ اَلَّا تَأْكُلُوا مِمَّا ذُكِرَ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُمْ مَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ اِلَّا مَا اضْطُرِرْتُمْ اِلَيْهِۜ وَاِنَّ كَث۪يراً لَيُضِلُّونَ بِاَهْوَٓائِهِمْ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِالْمُعْتَد۪ينَ
Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe anlatmışken adının üzerine anıldığı şeyden yemiyorsunuz? Doğrusu çoğunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Aşırı gidenleri en iyi bilen Rabbindir.[119]
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعاًۚ يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِۚ وَقَالَ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّـنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَٓا اَجَلَنَا الَّـذ۪ٓي اَجَّلْتَ لَنَاۜ قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ
Allah hepsini toplayacağı gün, «Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız» der, insanlardan onlara uymuş olanlar, «Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık» derler. «Cehennem, Allah’ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır» der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.[128]
ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۚ مِنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ نَبِّؤُ۫ن۪ي بِعِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَۙ
Sekiz çift: Koyundan iki ve keçiden iki; de ki: «İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Doğru sözlü iseniz bana bilgiye dayanarak cevap verin.»[143]
وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟
Deveden iki, sığırdan iki yaratmıştır; de ki: «İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya o iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kılmıştır? Yoksa Allah size bunları buyururken orada mı idiniz?» İnsanları, bilmediklerinden sapıtmak için Allah’a karşı yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim milleti doğru yola eriştirmez.[144]
وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah’ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.[152]
قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَباًّ وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ
De ki: «Allah her şeyin Rabbi iken O’ndan başka bir rab mi arayayım? Herkesin kazandığı kendisinedir, kimse başkasının yükünü taşımaz; sonunda dönüşünüz Rabbinizedir, ayrılığa düştüğünüz şeyleri size bildirecektir.»[164]
Yükleniyor...