ج ع ل
311ayette
346kez geçiyor
66/114surede
13farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %79 · Medenî %21
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 35
2. inen sure
En çok geçtiği sure
En’âm
19 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| جَعَلَ | Feale-Yefalu | فَعَلَ | Kıldı | 228 |
| يَجْعَلْ | Feale-Yefalu | يَفْعَلْ | Kılar | 41 |
| اجْعَلْ | Feale-Yefalu | افْعَلْ | Kıl | 24 |
| نَجْعَلْ | Feale-Yefalu | نَفْعَلْ | Kılarız | 21 |
| تَجْعَلُوا | Feale-Yefalu | تَفْعَلُوا | Kılmayın | 19 |
| جَاعِلٌ | İsim | فَاعِلٌ | Kılan | 4 |
| لَجَعَلَكُمْ | Feale-Yefalu | لَفَعَلَكُمْ | Sizi kıldı | 2 |
| وَجَعَلْنَاكُمْ | Feale-Yefalu | وَفَعَلْنَاكُمْ | Ve sizi kıldık | 2 |
| جَعَلْنَا | Feale-Yefalu | فَعَلْنَا | Kıldık | 1 |
| جَعَلَا | Feale-Yefalu | فَعَلَا | İkisi kıldı | 1 |
| لَجَاعِلُونَ | İsim | لَفَاعِلُونَ | Kılanlar | 1 |
| وَجَاعِلُوهُ | İsim | وَفَاعِلُوهُ | Ve onu kılanlar | 1 |
| جَعَلَتْهُ | Feale-Yefalu | فَعَلَتْهُ | Onu kıldı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kıldı 48
Kıldık 37
Ve kıldık 32
Ve kıldı 29
Onu kıldık 18
Kılar 16
Onu kıldı 11
Kılarız 10
Kıldılar 10
Kıl 9
Onları kıldık 9
Ve kılar 7
Sizi kıldı 7
Ve kıl 5
Diğer 62 anlam
Ve onu kıldık 5
Kılmayın 4
Ve onları kıldık 4
Kılma 4
Ve beni kıldı 4
Seni kıldık 3
Bizi kılma 3
Onu kılar 3
Kılarlar 3
Kılan 2
Ve bizi kıl 2
Sizi kıldık 2
Kılması için 2
Beni kılma 2
Kıldınız 2
Beni kıl 2
Ve sizi kıldık 2
Kılacak 2
Onları kıldı 2
Ve onları kılarız 2
Ve kılarsınız 2
Tıkarlar 1
Sen kılar mısın? 1
Seni kılan 1
Seni kılmamız için 1
Ve kılan 1
Kılarsınız 1
Kılmayı 1
Ve sizi kıldı 1
Onun kılar 1
Onu kılarsınız 1
İkisi kıldı 1
Kıldınız mı? 1
Ve kılın 1
Onu kılarlar 1
Kılın 1
Ve kılarlar 1
Kesinlikle sizi kıldı 1
Kılındı 1
Kılanlar 1
Hemen mi? 1
-mak 1
Kılarım 1
Ve onu kıl 1
Ve onu kılmamız için 1
Beni kılar 1
Kesinlikle seni kılacağım 1
Ve beni kıl 1
Ve kıldılar 1
Ve sizi kılar 1
Ve onu kılanlar 1
Ve kılarız 1
Onu kılarız 1
Ve onu kılar 1
Kıldı mı? 1
İkisini kılarız 1
Kesinlikle onları kıldı 1
Kıldık mı? 1
Onları kılarız 1
Kılar mıyız? 1
Onu kılmamız için 1
Ve kıldım 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
311 ayet
فَلَمَّٓا
اٰتٰيهُمَا
صَالِحاً
جَعَلَا
لَهُ
شُرَكَٓاءَ
ف۪يمَٓا
اٰتٰيهُمَاۚ
فَتَعَالَى
اللّٰهُ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiği şey hakkında Allah’a ortaklar koştular. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.[190]
وَمَا
جَعَلَهُ
اللّٰهُ
اِلَّا
بُشْرٰى
وَلِتَطْمَئِنَّ
بِه۪
قُلُوبُكُمْۚ
وَمَا
النَّصْرُ
اِلَّا
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ۟
Allah bunu ancak bir müjde olması ve kalblerinizin yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Doğrusu Allah güçlüdür, hakimdir.[10]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنْ
تَتَّقُوا
اللّٰهَ
يَجْعَلْ
لَكُمْ
فُرْقَاناً
وَيُكَفِّرْ
عَنْكُمْ
سَيِّـَٔاتِكُمْ
وَيَغْفِرْ
لَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
الْفَضْلِ
الْعَظ۪يمِ
Ey inananlar! Allah’tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.[29]
لِيَم۪يزَ
اللّٰهُ
الْخَب۪يثَ
مِنَ
الطَّيِّبِ
وَيَجْعَلَ
الْخَب۪يثَ
بَعْضَهُ
عَلٰى
بَعْضٍ
فَيَرْكُمَهُ
جَم۪يعاً
فَيَجْعَلَهُ
ف۪ي
جَهَنَّمَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ۟
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
اَجَعَلْتُمْ
سِقَايَةَ
الْحَٓاجِّ
وَعِمَارَةَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِ
كَمَنْ
اٰمَنَ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَجَاهَدَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
لَا
يَسْتَوُ۫نَ
عِنْدَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَۢ
Hacca gelenlere su vermeyi, Mescidi Haramı onarmayı, Allah’a ve ahiret gününe inananla, Allah yolunda cihat edenle bir mi tuttunuz? Allah katında bir olmazlar; Allah zulmeden milleti doğru yola eriştirmez.[19]
اِلَّا
تَنْصُرُوهُ
فَقَدْ
نَصَرَهُ
اللّٰهُ
اِذْ
اَخْرَجَهُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ثَانِيَ
اثْنَيْنِ
اِذْ
هُمَا
فِي
الْغَارِ
اِذْ
يَقُولُ
لِصَاحِبِه۪
لَا
تَحْزَنْ
اِنَّ
اللّٰهَ
مَعَنَاۚ
فَاَنْزَلَ
اللّٰهُ
سَك۪ينَتَهُ
عَلَيْهِ
وَاَيَّدَهُ
بِجُنُودٍ
لَمْ
تَرَوْهَا
وَجَعَلَ
كَلِمَةَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
السُّفْلٰىۜ
وَكَلِمَةُ
اللّٰهِ
هِيَ
الْعُلْيَاۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Ona (Muhammed’e) yardım etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke’den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah ona yardım etmişti. Arkadaşına (Ebu Bekir’e) «Üzülme, Allah bizimledir» diyordu; Allah da ona güven vermiş, görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş, inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Ancak Allah’ın sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.[40]
هُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
الشَّمْسَ
ضِيَٓاءً
وَالْقَمَرَ
نُوراً
وَقَدَّرَهُ
مَنَازِلَ
لِتَعْلَمُوا
عَدَدَ
السِّن۪ينَ
وَالْحِسَابَۜ
مَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
ذٰلِكَ
اِلَّا
بِالْحَقِّۜ
يُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
Güneşi ışıklı ve ayı nurlu yapan; yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için, aya konak yerleri düzenleyen O’dur. Allah bunları ancak gerçeğe göre yaratmıştır; bilen millete ayetleri uzun uzadıya açıklıyor.[5]
ثُمَّ
جَعَلْنَاكُمْ
خَلَٓائِفَ
فِي
الْاَرْضِ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
لِنَنْظُرَ
كَيْفَ
تَعْمَلُونَ
Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmak için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik.[14]
اِنَّمَا
مَثَلُ
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
كَمَٓاءٍ
اَنْزَلْنَاهُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
فَاخْتَلَطَ
بِه۪
نَبَاتُ
الْاَرْضِ
مِمَّا
يَأْكُلُ
النَّاسُ
وَالْاَنْعَامُۜ
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَخَذَتِ
الْاَرْضُ
زُخْرُفَهَا
وَازَّيَّـنَتْ
وَظَنَّ
اَهْلُهَٓا
اَنَّهُمْ
قَادِرُونَ
عَلَيْهَٓاۙ
اَتٰيهَٓا
اَمْرُنَا
لَيْلاً
اَوْ
نَهَاراً
فَجَعَلْنَاهَا
حَص۪يداً
كَاَنْ
لَمْ
تَغْنَ
بِالْاَمْسِۜ
كَذٰلِكَ
نُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
Dünya hayatı gökten indirdiğimiz su gibidir ki, onunla insan ve hayvanların yiyeceği bitkiler yetişip birbirine karışmıştır. Yeryüzünün süslenip bezendiği ve yerin sahiplerinin bütün bunlara malik olduklarını sandıkları sırada, gece veya gündüz buyruğumuz o yere gelmiş ve orayı hiçbir şey bitirmemişe çevirmişiz; bir gün önce birşey yokmuş gibi olmuştur. Düşünen millet için ayetleri böylece uzun açıklıyoruz.[24]
قُلْ
اَرَاَيْتُمْ
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
لَكُمْ
مِنْ
رِزْقٍ
فَجَعَلْتُمْ
مِنْهُ
حَرَاماً
وَحَلَالاًۜ
قُلْ
آٰللّٰهُ
اَذِنَ
لَكُمْ
اَمْ
عَلَى
اللّٰهِ
تَفْتَرُونَ
De ki: «Allah’ın size indirdiği rızkın bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görmüyor musunuz?» De ki: «Size Allah mı izin verdi, yoksa Allah’a karşı yalan mı uyduruyorsunuz?»[59]
هُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَـكُمُ
الَّيْلَ
لِتَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَالنَّهَارَ
مُبْصِراًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَسْمَعُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardır.[67]
فَكَذَّبُوهُ
فَنَجَّيْنَاهُ
وَمَنْ
مَعَهُ
فِي
الْفُلْكِ
وَجَعَلْنَاهُمْ
خَلَٓائِفَ
وَاَغْرَقْنَا
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۚ
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُنْذَر۪ينَ
Onu yalancı saydılar; ama Biz onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Onları ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanları suda boğduk. Uyarılanlardan söz dinlemeyenlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak.[73]
فَقَالُوا
عَلَى
اللّٰهِ
تَوَكَّلْنَاۚ
رَبَّـنَا
لَا
تَجْعَلْنَا
فِتْنَةً
لِلْقَوْمِ
الظَّالِم۪ينَۙ
«Allah’a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar» dediler.[85-86]
وَاَوْحَيْنَٓا
اِلٰى
مُوسٰى
وَاَخ۪يهِ
اَنْ
تَبَوَّاٰ
لِقَوْمِكُمَا
بِمِصْرَ
بُيُوتاً
وَاجْعَلُوا
بُيُوتَكُمْ
قِبْلَةً
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَۜ
وَبَشِّرِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
Musa ve kardeşine: «Mısır’da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin, namaz kılın» diye vahyettik, «İnananlara müjde et.»[87]
وَمَا
كَانَ
لِنَفْسٍ
اَنْ
تُؤْمِنَ
اِلَّا
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَيَجْعَلُ
الرِّجْسَ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
لَا
يَعْقِلُونَ
Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azab verir.[100]
فَلَمَّا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
جَعَلْنَا
عَالِيَهَا
سَافِلَهَا
وَاَمْطَرْنَا
عَلَيْهَا
حِجَارَةً
مِنْ
سِجّ۪يلٍۙ
مَنْضُودٍۙ
Buyruğumuz gelince oraların altını üstüne getirdik; üzerine Rabbinin katından, işaretli olarak yığın yığın sert taş yağdırdık. Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktır.[82-83]
وَلَوْ
شَٓاءَ
رَبُّكَ
لَجَعَلَ
النَّاسَ
اُمَّةً
وَاحِدَةً
وَلَا
يَزَالُونَ
مُخْتَلِف۪ينَۙ
Eğer Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet kılardı. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayrılıktadırlar, esasen onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin «And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracağım» sözü yerine gelmiştir.[118-119]
فَلَمَّا
ذَهَبُوا
بِه۪
وَاَجْمَعُٓوا
اَنْ
يَجْعَلُوهُ
ف۪ي
غَيَابَتِ
الْجُبِّۚ
وَاَوْحَيْنَٓا
اِلَيْهِ
لَتُنَبِّئَنَّهُمْ
بِاَمْرِهِمْ
هٰذَا
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Yusuf’u oturup bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdılar. Biz ona, kardeşlerinin bu işlerini kendileri farkına varmadan haber vereceksin, diye vahyettik.[15]
قَالَ
اجْعَلْن۪ي
عَلٰى
خَزَٓائِنِ
الْاَرْضِۚ
اِنّ۪ي
حَف۪يظٌ
عَل۪يمٌ
Yusuf: «Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim» dedi.[55]
وَقَالَ
لِفِتْيَانِهِ
اجْعَلُوا
بِضَاعَتَهُمْ
ف۪ي
رِحَالِهِمْ
لَعَلَّهُمْ
يَعْرِفُونَـهَٓا
اِذَا
انْقَلَـبُٓوا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمْ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Yusuf adamlarına: «Karşılık olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varınca, onu anlarlar da bir daha dönerler» dedi.[62]
Yükleniyor...