ج م ع
123ayette
129kez geçiyor
45/114surede
20farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Âdiyât 5
14. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| جَم۪يعاً | İsim | فَعِيلًا | Birlikte | 49 |
| اَجْمَع۪ينَۙ | İsim | أَفْعَلِينَ | Hep birlikte | 23 |
| جَمَعْنَاهُمْ | Feale-Yefalu | فَعَلْنَاهُمْ | Topladı | 10 |
| يَجْمَعُونَ | Feale-Yefalu | يَفْعَلُونَ | Toplarlar | 10 |
| الْجَمْعِ | İsim | الْفَعْلِ | Toplanmak | 6 |
| الْجَمْعَانِ | İsim | الْفَعْلَانِ | İki topluluk | 4 |
| فَاَجْمِعُٓوا | İfal Babı | فَأَفْعِلُوا | Birleşin | 4 |
| جَم۪يعٌ | İsim | فَعِيلٌ | Toplanan | 4 |
| جَامِعُ | İsim | فَاعِلُ | Toplayan | 3 |
| اَجْمَعُونَۙ | İsim | أَفْعَلُونَ | Hep birlikte | 3 |
| جَمْعاًۙ | İsim | فَعْلًا | Toplum | 3 |
| مَجْمَعَ | İsim | مَفْعَلَ | Birleşme yeri | 2 |
| تَجْمَعُوا | Feale-Yefalu | تَفْعَلُوا | Toplarsınız | 1 |
| مَجْمُوعٌۙ | İsim | مَفْعُولٌ | Toplanılan | 1 |
| اجْتَمَعَتِ | İftial Babı | افْتَعَلَتْ | Toplandı | 1 |
| اجْتَمَعُوا | İftial Babı | افْتَعَلُوا | Toplandılar | 1 |
| مُجْتَمِعُونَۙ | İsim | مُفْتَعِلُونَ | Toplananlar | 1 |
| لَمَجْمُوعُونَ | İsim | لَمَفْعُولُونَ | Toplanılanlar | 1 |
| الْجُمُعَةِ | İsmi Alem | الْفُعُلَةِ | Toplantı | 1 |
| نَجْمَعَ | Feale-Yefalu | نَفْعَلَ | Toplarız | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Birlikte 48
Hep birlikte 26
İki topluluk 4
Toplanan 4
Toplayan 3
Toplarlar 3
Toplar 3
Kesinlikle sizi toplayacak 2
Birleşin 2
Birleşme yeri 2
Topladı 2
Toplum 2
Toplanmak 2
Sizi toplar 2
Diğer 24 anlam
biraraya 1
Onları topladık 1
Topladılar 1
Toplarsınız 1
Onları topladı 1
Topluluğunuz 1
Toplanılan 1
Ve birleştiler 1
Birleştiler 1
Toplandı 1
Hemen onları topladık 1
Toplamak 1
Toplandılar 1
Toplanıldı 1
Toplananlar 1
Onların toplanması 1
Topluluk 1
Toplanılanlar 1
Toplantı 1
Ve topladı 1
Toplarız 1
Ve toplanıldı 1
Onun toplanması 1
Sizi topladık 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
123 ayet
فَلِذٰلِكَ
فَادْعُۚ
وَاسْتَقِمْ
كَمَٓا
اُمِرْتَۚ
وَلَا
تَتَّبِعْ
اَهْوَٓاءَهُمْۚ
وَقُلْ
اٰمَنْتُ
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
مِنْ
كِتَابٍۚ
وَاُمِرْتُ
لِاَعْدِلَ
بَيْنَكُمْۜ
اَللّٰهُ
رَبُّنَا
وَرَبُّكُمْۜ
لَـنَٓا
اَعْمَالُنَا
وَلَكُمْ
اَعْمَالُكُمْۜ
لَا
حُجَّةَ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمْۜ
اَللّٰهُ
يَجْمَعُ
بَيْنَنَاۚ
وَاِلَيْهِ
الْمَص۪يرُۜ
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: «Allah’ın indirdiği Kitap’a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O’nadır.»[15]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪
خَلْقُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَثَّ
ف۪يهِمَا
مِنْ
دَٓابَّةٍۜ
وَهُوَ
عَلٰى
جَمْعِهِمْ
اِذَا
يَشَٓاءُ
قَد۪يرٌ۟
Gökleri, yeri ve ikisinde yaydığı canlıları yaratması varlığının delillerindendir.[29]
اَهُمْ
يَقْسِمُونَ
رَحْمَتَ
رَبِّكَۜ
نَحْنُ
قَسَمْنَا
بَيْنَهُمْ
مَع۪يشَتَهُمْ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَا
وَرَفَعْنَا
بَعْضَهُمْ
فَوْقَ
بَعْضٍ
دَرَجَاتٍ
لِيَتَّخِذَ
بَعْضُهُمْ
بَعْضاً
سُخْرِياًّۜ
وَرَحْمَتُ
رَبِّكَ
خَيْرٌ
مِمَّا
يَجْمَعُونَ
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim edip paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında Biz taksim ettik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini kimine derecelerle üstün kıldık; Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha iyidir.[32]
فَلَمَّٓا
اٰسَفُونَا
انْتَقَمْنَا
مِنْهُمْ
فَاَغْرَقْنَاهُمْ
اَجْمَع۪ينَۙ
Böylece Bizi öfkelendirince onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.[55]
اِنَّ
يَوْمَ
الْفَصْلِ
م۪يقَاتُهُمْ
اَجْمَع۪ينَۙ
Doğrusu hüküm günü hepsinin bir arada bulunacağı gündür.[40]
وَسَخَّرَ
لَكُمْ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاً
مِنْهُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.[13]
قُلِ
اللّٰهُ
يُحْي۪يكُمْ
ثُمَّ
يُم۪يتُكُمْ
ثُمَّ
يَجْمَعُكُمْ
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهِ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ۟
De ki: «Sizi Allah diriltir, sonra öldürür, sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde toplar. Ama insanların çoğu bilmezler.»[26]
اَمْ
يَقُولُونَ
نَحْنُ
جَم۪يعٌ
مُنْتَصِرٌ
Yoksa: «Biz öç alabilecek bir topluluğuz» mu diyorlar?[44]
سَيُهْزَمُ
الْجَمْعُ
وَيُوَلُّونَ
الدُّبُرَ
Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.[45]
لَمَجْمُوعُونَ
اِلٰى
م۪يقَاتِ
يَوْمٍ
مَعْلُومٍ
De ki: «Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.»[49-50]
يَوْمَ
يَبْعَثُهُمُ
اللّٰهُ
جَم۪يعاً
فَيُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
عَمِلُواۜ
اَحْصٰيهُ
اللّٰهُ
وَنَسُوهُۜ
وَاللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
شَه۪يدٌ۟
Allah onların hepsini dirilttiği gün, kendilerine işlediklerini haber verir; Allah onları bir bir saymıştır, fakat kendileri unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.[6]
يَوْمَ
يَبْعَثُهُمُ
اللّٰهُ
جَم۪يعاً
فَيَحْلِفُونَ
لَهُ
كَمَا
يَحْلِفُونَ
لَكُمْ
وَيَحْسَبُونَ
اَنَّهُمْ
عَلٰى
شَيْءٍۜ
اَلَٓا
اِنَّهُمْ
هُمُ
الْكَاذِبُونَ
Allah, onların hepsini tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O’na yemin ederler; kendilerine bir yarar sağlayacağını sanırlar. Dikkat edin; onlar şüphesiz yalancıdırlar.[18]
لَا
يُقَاتِلُونَكُمْ
جَم۪يعاً
اِلَّا
ف۪ي
قُرًى
مُحَصَّنَةٍ
اَوْ
مِنْ
وَرَٓاءِ
جُدُرٍۜ
بَأْسُهُمْ
بَيْنَهُمْ
شَد۪يدٌۜ
تَحْسَبُهُمْ
جَم۪يعاً
وَقُلُوبُهُمْ
شَتّٰىۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
قَوْمٌ
لَا
يَعْقِلُونَۚ
Onlar sizinle toplu olarak, ancak surla çevrilmiş kasabalar içinde veya duvarlar arkasından savaşı kabul edebilirler. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise serttir; onları birlik sanırsın, oysa kalbleri birbirinden ayrıdır. Bu, akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.[14]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
نُودِيَ
لِلصَّلٰوةِ
مِنْ
يَوْمِ
الْجُمُعَةِ
فَاسْعَوْا
اِلٰى
ذِكْرِ
اللّٰهِ
وَذَرُوا
الْبَيْعَۜ
ذٰلِكُمْ
خَيْرٌ
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Ey inananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz, bu sizin için daha iyidir.[9]
يَوْمَ
يَجْمَعُكُمْ
لِيَوْمِ
الْجَمْعِ
ذٰلِكَ
يَوْمُ
التَّغَابُنِۜ
وَمَنْ
يُؤْمِنْ
بِاللّٰهِ
وَيَعْمَلْ
صَالِحاً
يُكَفِّرْ
عَنْهُ
سَيِّـَٔاتِه۪
وَيُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
ذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ
Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür; Allah’a kim inanmış ve yararlı iş işlemişse, Allah onun kötülüklerini örter, onu içinde temelli ve sonsuz kalacağı, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar; büyük kurtuluş işte budur.[9]
وَمَنْ
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاًۙ
ثُمَّ
يُنْج۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَجَمَعَ
فَاَوْعٰى
Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.[15-18]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَلَّنْ
نَجْمَعَ
عِظَامَهُۜ
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?[3]
وَجُمِعَ
الشَّمْسُ
وَالْقَمَرُۙ
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: «kaçacak yer nerede?» der.[7-10]
اِنَّ
عَلَيْنَا
جَمْعَهُ
وَقُرْاٰنَهُۚ
Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.[17]
Yükleniyor...