ح ر م
71ayette
83kez geçiyor
25/114surede
16farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %42 · Medenî %58
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 27
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
14 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| حَرَّمَ | Tef'il Babı | فَعَّلَ | Haram etti | 31 |
| الْحَرَامِ | Sıfat | الْفَعَالِ | Haram | 15 |
| الْحَرَامِ | İsim | الْفَعَالِ | Haram | 10 |
| مُحَرَّمٌ | İsim | مُفَعَّلٌ | Haram edilmiş | 3 |
| حُرِّمَتْ | Tef'il Babı | فُعِّلَتْ | Haram edildi | 3 |
| حَرَماً | İsim | فَعَلًا | Haram olan | 3 |
| وَيُحَرِّمُ | Tef'il Babı | وَيُفَعِّلُ | Ve haram eder | 3 |
| وَالْحُرُمَاتُ | İsim | وَالْفُعُلَاتُ | Ve hürmetler | 2 |
| حُرُمٌۜ | İsim | فُعُلٌ | Haramlar | 2 |
| تُحَرِّمُوا | Tef'il Babı | تُفَعِّلُوا | Haram etmeyin | 2 |
| الْحُرُمُ | Sıfat | الْفُعُلُ | Haramlar | 2 |
| وَالْمَحْرُومِ | İsim | وَالْمَفْعُولِ | Ve yoksun | 2 |
| مَحْرُومُونَ | İsim | مَفْعُولُونَ | Yoksunlar | 2 |
| مُحَرَّمَةٌ | İsim | مُفَعَّلَةٌ | Haram edilmiş | 1 |
| مُحَرَّماً | İsim | مُفَعَّلًا | Haram edilmiş | 1 |
| حَرَاماً | İsim | فَعَالًا | Haram | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Haram ettik” ✕ Süzgeci kaldır
5 ayet
فَبِظُلْمٍ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
عَلَيْهِمْ
طَيِّبَاتٍ
اُحِلَّتْ
لَهُمْ
وَبِصَدِّهِمْ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
كَث۪يراًۙ
Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık.[160-161]
وَعَلَى
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
كُلَّ
ذ۪ي
ظُفُرٍۚ
وَمِنَ
الْبَقَرِ
وَالْغَنَمِ
حَرَّمْنَا
عَلَيْهِمْ
شُحُومَهُمَٓا
اِلَّا
مَا
حَمَلَتْ
ظُهُورُهُمَٓا
اَوِ
الْحَوَايَٓا
اَوْ
مَا
اخْتَلَطَ
بِعَظْمٍۜ
ذٰلِكَ
جَزَيْنَاهُمْ
بِبَغْيِهِمْۘ
وَاِنَّا
لَصَادِقُونَ
Yahudilere tırnaklı her hayvanı haram kıldık. Onlara sığır ve davarın sırt, bağırsak ve kemik yağları hariç, iç yağlarını da haram kıldık. Aşırı gitmelerinden ötürü onları bu şekilde cezalandırdık. Biz şüphesiz doğru sözlüyüzdür.[146]
سَيَقُولُ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَٓا
اَشْرَكْنَا
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
كَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
حَتّٰى
ذَاقُوا
بَأْسَنَاۜ
قُلْ
هَلْ
عِنْدَكُمْ
مِنْ
عِلْمٍ
فَتُخْرِجُوهُ
لَنَاۜ
اِنْ
تَتَّبِعُونَ
اِلَّا
الظَّنَّ
وَاِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
تَخْرُصُونَ
Puta tapanlar, «Allah dileseydi babalarımız ve biz puta tapmaz ve hiçbir şeyi haram kılmazdık» diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim şiddetli azabımızı tadana kadar böyle demişlerdi. Onlara «Bize karşı çıkarabileceğiniz bir bilginiz var mı? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz» de.[148]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
عَبَدْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍ
نَحْنُ
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
فَعَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۚ
فَهَلْ
عَلَى
الرُّسُلِ
اِلَّا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a eş koşanlar: «Allah dileseydi O’ndan başka hiçbir şeye ne biz ve ne de babalarımız tapardı. O’nun buyruğu olmaksızın hiçbir şeyi haram kılmazdık» dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife düşer?[35]
وَعَلَى
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
مَا
قَصَصْنَا
عَلَيْكَ
مِنْ
قَبْلُۚ
وَمَا
ظَلَمْنَاهُمْ
وَلٰكِنْ
كَانُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.[118]
Yükleniyor...