ح ف ظ
42ayette
44kez geçiyor
23/114surede
20farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %73 · Medenî %27
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Bürûc 22
27. inen sure
En çok geçtiği sure
Yûsuf
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| لَحَافِظُونَ | İsim | لَفَاعِلُونَ | Koruyanlar | 6 |
| حَف۪يظٌ | Sıfat | فَعِيلٌ | Koruyucu | 5 |
| حَافِظ۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Koruyanlar | 5 |
| حَف۪يظاًۜ | İsim | فَعِيلًا | Koruyucu | 3 |
| يُحَافِظُونَ | Faale Babı | يُفَاعِلُونَ | Birbirlerini korurlar | 3 |
| بِحَف۪يظٍ | İsim | بِفَعِيلٍ | Koruyucu | 3 |
| يَحْفَظُونَهُ | Feile-Yefalu | يَفْعَلُونَهُ | Ve korurlar | 3 |
| حَافِظَاتٌ | İsim | فَاعِلَاتٌ | Koruyanlar | 2 |
| حَفِظَ | Feile-Yefalu | فَعِلَ | Korudu | 2 |
| وَحِفْظاً | İsim | وَفِعْلًا | Ve korumak | 2 |
| حَافِظُوا | Faale Babı | فَاغِلُوا | Birbirinizi koruyun | 1 |
| حِفْظُهُمَاۚ | İsim | فِعْلُهُمَا | İkisini korumak | 1 |
| اسْتُحْفِظُوا | İstifal | اسْتُفْعِلُوا | Onlardan korumaları istenildi | 1 |
| وَاحْفَظُٓوا | Feile-Yefalu | وَافْعَعُوا | Ve koruyun | 1 |
| حَفَظَةًۜ | İsim | فَعَلَةً | Koruyucular | 1 |
| حَافِظاًۖ | İsim | فَاعِلًا | Koruyan | 1 |
| وَنَحْفَظُ | Feile-Yefalu | وَنَفْعَلُ | Ve koruruz | 1 |
| مَحْفُوظاًۚ | İsim | مَفْعُولًا | Korunan | 1 |
| مَحْفُوظٍ | Sıfat | مَفْعُولٍ | Korunan | 1 |
| حَافِظٌۜ | İsim | فَاعِلٌ | Koruyan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Koruyucu 11
Koruyanlar 10
Birbirlerini korurlar 3
Ve koruyanlar 3
Koruyan 2
Korunan 2
Ve korurlar 2
Ve korumak 2
Birbirinizi koruyun 1
İkisini korumak 1
Korudu 1
Onlardan korumaları istenildi 1
Ve koruyun 1
Koruyucular 1
Diğer 3 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ر س ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
7 ayet
مَنْ
يُطِـعِ
الرَّسُولَ
فَقَدْ
اَطَاعَ
اللّٰهَۚ
وَمَنْ
تَوَلّٰى
فَمَٓا
اَرْسَلْنَاكَ
عَلَيْهِمْ
حَف۪يظاًۜ
Peygamber’e itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik.[80]
وَهُوَ
الْقَاهِرُ
فَوْقَ
عِبَادِه۪
وَيُرْسِلُ
عَلَيْكُمْ
حَفَظَةًۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاءَ
اَحَدَكُمُ
الْمَوْتُ
تَوَفَّتْهُ
رُسُلُنَا
وَهُمْ
لَا
يُفَرِّطُونَ
O, kulların üstünde yegane Hakim’dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O’nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.[61-62]
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَقَدْ
اَبْلَغْتُكُمْ
مَٓا
اُرْسِلْتُ
بِه۪ٓ
اِلَيْكُمْۜ
وَيَسْتَخْلِفُ
رَبّ۪ي
قَوْماً
غَيْرَكُمْۚ
وَلَا
تَضُرُّونَهُ
شَيْـٔاًۜ
اِنَّ
رَبّ۪ي
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
حَف۪يظٌ
Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz» dediler. Hud: «Doğrusu ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O’na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır» dedi.[54-57]
اَرْسِلْهُ
مَعَنَا
غَداً
يَرْتَعْ
وَيَلْعَبْ
وَاِنَّا
لَهُ
لَحَافِظُونَ
Bunun üzerine «Ey babamız! Yusuf’un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasın, biz onu herhalde koruruz» dediler.[11-12]
فَلَمَّا
رَجَعُٓوا
اِلٰٓى
اَب۪يهِمْ
قَالُوا
يَٓا اَبَانَا
مُنِـعَ
مِنَّا
الْكَيْلُ
فَاَرْسِلْ
مَعَنَٓا
اَخَانَا
نَكْتَلْ
وَاِنَّا
لَهُ
لَحَافِظُونَ
Babalarına döndüklerinde, «Ey babamız! Bize yiyecek yasak edildi, kardeşimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalım. Onu elbette koruruz» dediler.[63]
فَاِنْ
اَعْرَضُوا
فَمَٓا
اَرْسَلْنَاكَ
عَلَيْهِمْ
حَف۪يظاًۜ
اِنْ
عَلَيْكَ
اِلَّا
الْبَلَاغُۜ
وَاِنَّٓا
اِذَٓا
اَذَقْنَا
الْاِنْسَانَ
مِنَّا
رَحْمَةً
فَرِحَ
بِهَاۜ
وَاِنْ
تُصِبْهُمْ
سَيِّئَةٌ
بِمَا
قَدَّمَتْ
اَيْد۪يهِمْ
فَاِنَّ
الْاِنْسَانَ
كَفُورٌ
Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik; sana düşen sadece tebliğdir. Doğrusu Biz insana katımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse işte o zaman görürsün ki insan gerçekten pek nankördür.[48]
وَمَٓا
اُرْسِلُوا
عَلَيْهِمْ
حَافِظ۪ينَۜ
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.[33]
Yükleniyor...