خ ل ق
218ayette
261kez geçiyor
75/114surede
16farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %85 · Medenî %15
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 1
1. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
11 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| خَلَقَ | Feale-Yefulu | فَعَلَ | Yarattı | 156 |
| الْخَلْقَ | İsim | الْفَعْلَ | Yaratmak | 47 |
| يَخْلُقُ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُ | Yaratır | 22 |
| خَالِقُ | İsim | فَاعِلُ | Yaratan | 7 |
| خَلْقاً | İsim | فَعْلًا | Yaratmak | 7 |
| بِخَلَاقِهِمْ | İsim | فَعَالٍ | Pay | 6 |
| تَخْلُقُ | Feale-Yefulu | تَفْعُلُ | Yaratırsın | 3 |
| الْخَلَّاقُ | İsim | الْفَعَّالُ | Yaratan | 2 |
| مُخَلَّقَةٍ | İsim | مُفَعَّلَةٍ | Yaratılan | 2 |
| الْخَالِق۪ينَۜ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Yaratanlar | 2 |
| الْخَالِقُونَۜ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Yaratanlar | 2 |
| اَخْلُقُ | Feale-Yefulu | أَفْعُلُ | Yaratırım | 1 |
| اخْتِلَاقٌۚ | İsim | افْتِعَالٌ | Tasarlamak | 1 |
| الْخَالِقُ | Sıfat | الْفَاعِلُ | Yaratan | 1 |
| نَخْلُقْكُمْ | Feale-Yefulu | نَفْلُعْكُمْ | Sizi yaratırız | 1 |
| خُلِقَتْ۠ | Feale-Yefulu | فُعِلَتْ | Yaratıldı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Yarattı 58
Yaratmak 43
Yarattık 21
Sizi yarattı 16
Yaratır 13
Yaratan 10
Sizi yarattık 8
Yaratıldı 6
Onu yarattı 5
Onları yarattı 5
Ve yarattı 4
Yarattılar 4
Onu yarattık 4
Yaratanlar 4
Diğer 41 anlam
Pay 3
Yaratılırlar 3
Yaratırlar 3
Onları yarattık 3
Yarattım 3
Yarattın 2
Beni yarattın 2
Ve onu yarattın 2
Seni yaratttı 2
Onun yaratılması 2
Yaratılan 2
Hemen yarattık 2
Tasarı 2
Sizin yaratılmanız 2
Yaratırım 1
Yaratırsın 1
Ve onları yarattı 1
Payları ile 1
Payınız ile 1
Paylarından 1
Onun yaratılması gibi 1
Onu yarattın 1
Ve yaratır 1
Seni yarattım 1
Beni yarattı 1
Ve yaratırsınız 1
Yaratmak için 1
Ve yarattık 1
Tasarlamak 1
Sizi yaratır 1
Onların yaratılması 1
İkisini yarattık 1
Onların yaratmasında 1
Yaratırken 1
Yaratıldılar 1
Onu yaratırsınız 1
Hemen yarattı 1
Sizi yaratırız 1
Ve sizi yarattık 1
Yaratılır 1
yarattığı 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
218 ayet
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
هَلْ
نَدُلُّكُمْ
عَلٰى
رَجُلٍ
يُنَبِّئُكُمْ
اِذَا
مُزِّقْتُمْ
كُلَّ
مُمَزَّقٍۙ
اِنَّكُمْ
لَف۪ي
خَلْقٍ
جَد۪يدٍۚ
İnkar edenler, insanlara: «Size, siz parça parça dağılıp yok olduğunuz zaman yeniden dirileceğinizi haber veren bir adam gösterelim mi? Allah’a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde delilik mi vardır?» derler. Hayır; ahirete inanmayanlar, azapta ve derin bir sapıklık içindedirler.[7-8]
اَلْحَمْدُ
لِلّٰهِ
فَاطِرِ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
جَاعِلِ
الْمَلٰٓئِكَةِ
رُسُلاً
اُو۬ل۪ٓي
اَجْنِحَةٍ
مَثْنٰى
وَثُلٰثَ
وَرُبَاعَۜ
يَز۪يدُ
فِي
الْخَلْقِ
مَا
يَشَٓاءُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. Yaratmada dilediğini artırır. Doğrusu Allah, her şeye Kadir olandır.[1]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْۜ
هَلْ
مِنْ
خَالِقٍ
غَيْرُ
اللّٰهِ
يَرْزُقُكُمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِۜ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۘ
فَاَنّٰى
تُؤْفَكُونَ
Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini anın; sizi gökten ve yerden rızıklandıran Allah’tan başka bir yaratan var mıdır? O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl aldatılıp da döndürülürsünüz?[3]
وَاللّٰهُ
خَلَقَكُمْ
مِنْ
تُرَابٍ
ثُمَّ
مِنْ
نُطْفَةٍ
ثُمَّ
جَعَلَكُمْ
اَزْوَاجاًۜ
وَمَا
تَحْمِلُ
مِنْ
اُنْثٰى
وَلَا
تَضَعُ
اِلَّا
بِعِلْمِه۪ۜ
وَمَا
يُعَمَّرُ
مِنْ
مُعَمَّرٍ
وَلَا
يُنْقَصُ
مِنْ
عُمُرِه۪ٓ
اِلَّا
ف۪ي
كِتَابٍۜ
اِنَّ
ذٰلِكَ
عَلَى
اللّٰهِ
يَس۪يرٌ
Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratmış, sonra da sizi çiftler halinde varetmiştir. Dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O’nun bilgisiyledir. Ömrü uzun olanın çok yaşaması ve ömürlerin azalması şüphesiz Kitap’dadır. Doğrusu bu Allah’a kolaydır.[11]
اِنْ
يَشَأْ
يُذْهِبْكُمْ
وَيَأْتِ
بِخَلْقٍ
جَد۪يدٍۚ
Dilerse sizi yokeder, yeniden başkalarını yaratır.[16]
قُلْ
اَرَاَيْتُمْ
شُرَكَٓاءَكُمُ
الَّذ۪ينَ
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
اَرُون۪ي
مَاذَا
خَلَقُوا
مِنَ
الْاَرْضِ
اَمْ
لَهُمْ
شِرْكٌ
فِي
السَّمٰوَاتِۚ
اَمْ
اٰتَيْنَاهُمْ
كِتَاباً
فَهُمْ
عَلٰى
بَيِّنَتٍ
مِنْهُۚ
بَلْ
اِنْ
يَعِدُ
الظَّالِمُونَ
بَعْضُهُمْ
بَعْضاً
اِلَّا
غُرُوراً
De ki: «Allah’ı bırakıp da taptığınız putlarınıza hiç baktınız mı? Bana gösterin, onlar yerden hangi şeyi yarattılar?» Yoksa onların Allah’la ortaklığı göklerde midir? Yoksa Biz onlara kitap verdik de ondaki delillere mi dayanırlar? Hayır; zalimler, birbirlerine sadece aldatıcı söz söylerler.[40]
سُبْحَانَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
الْاَزْوَاجَ
كُلَّهَا
مِمَّا
تُنْبِتُ
الْاَرْضُ
وَمِنْ
اَنْفُسِهِمْ
وَمِمَّا
لَا
يَعْلَمُونَ
Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.[36]
وَخَلَقْنَا
لَهُمْ
مِنْ
مِثْلِه۪
مَا
يَرْكَبُونَ
Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.[41-42]
وَمَنْ
نُعَمِّرْهُ
نُنَكِّسْهُ
فِي
الْخَلْقِۜ
اَفَلَا
يَعْقِلُونَ
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?[68]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّا
خَلَقْنَا
لَهُمْ
مِمَّا
عَمِلَتْ
اَيْد۪ينَٓا
اَنْعَاماً
فَهُمْ
لَهَا
مَالِكُونَ
Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.[71]
اَوَلَمْ
يَرَ
الْاِنْسَانُ
اَنَّا
خَلَقْنَاهُ
مِنْ
نُطْفَةٍ
فَاِذَا
هُوَ
خَص۪يمٌ
مُب۪ينٌ
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; «Çürümüş kemikleri kim yaratacak» diyerek, Bize misal vermeye kalkar?[77-78]
وَضَرَبَ
لَنَا
مَثَلاً
وَنَسِيَ
خَلْقَهُۜ
قَالَ
مَنْ
يُحْـيِ
الْعِظَامَ
وَهِيَ
رَم۪يمٌ
İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; «Çürümüş kemikleri kim yaratacak» diyerek, Bize misal vermeye kalkar?[77-78]
قُلْ
يُحْي۪يهَا
الَّـذ۪ٓي
اَنْشَاَهَٓا
اَوَّلَ
مَرَّةٍۜ
وَهُوَ
بِكُلِّ
خَلْقٍ
عَل۪يمٌۙ
De ki: «Onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir.»[79]
اَوَلَيْسَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يَخْلُقَ
مِثْلَهُمْۜ
بَلٰى
وَهُوَ
الْخَلَّاقُ
الْعَل۪يمُ
Gökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı? Elbette olur; çünkü O, yaratan ve bilendir.[81]
فَاسْتَفْتِهِمْ
اَهُمْ
اَشَدُّ
خَلْقاً
اَمْ
مَنْ
خَلَقْنَاۜ
اِنَّا
خَلَقْنَاهُمْ
مِنْ
ط۪ينٍ
لَازِبٍ
Allah’a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.[11]
وَاللّٰهُ
خَلَقَكُمْ
وَمَا
تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: «Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.»[95-96]
اَتَدْعُونَ
بَعْلاً
وَتَذَرُونَ
اَحْسَنَ
الْخَالِق۪ينَۙ
Milletine: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?» demişti.[124-126]
اَمْ
خَلَقْنَا
الْمَلٰٓئِكَةَ
اِنَاثاً
وَهُمْ
شَاهِدُونَ
Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?[150]
مَا
سَمِعْنَا
بِهٰذَا
فِي
الْمِلَّةِ
الْاٰخِرَةِۚ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
اخْتِلَاقٌۚ
Onlardan ileri gelenler: «Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?» dediler. Hayır, bunlar Kuran’ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.[6-8]
وَمَا
خَلَقْنَا
السَّمَٓاءَ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
بَاطِلاًۜ
ذٰلِكَ
ظَنُّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُواۚ
فَوَيْلٌ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنَ
النَّارِۜ
Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline![27]
Yükleniyor...