ذ ك ر
264ayette
292kez geçiyor
71/114surede
25farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %75 · Medenî %25
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 51
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
19 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| ذِكْرِ | İsim | فِعْلِ | Zikr | 71 |
| وَاذْكُرْ | Feale-Yefulu | وَافْعُلُوا | Anın | 51 |
| وَذِكْرٰى | İsim | وَفِعْلَى | Anlama | 27 |
| تَذَكَّرُونَ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُونَ | Anlarsınız | 19 |
| ذُكِّرُوا | Tef'il Babı | فُعِّلُوا | Onlara anlatıldı | 17 |
| يَتَذَكَّرُ | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُونَ | Anlarlar | 15 |
| يَذْكُرُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Anarlar | 14 |
| ذِكْراً | İsim | فِعْلًا | Anmak | 14 |
| يَذَّكَّرُونَ | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُونَ | Anlarlar | 14 |
| ذُكِرَ | Feale-Yefulu | فُعِلَ | Anıldı | 14 |
| تَذْكِرَةٌۚ | İsim | تَفْعِلَةٌ | Anlatma | 9 |
| مُدَّكِرٍ | İsim | مُفْتَعِلٍ | Anımsayan | 6 |
| سَتَذْكُرُونَهُنَّ | Feale-Yefulu | سَتَفْعُلُونَهُنَّ | Yakında onları anacaksınız | 4 |
| تَتَذَكَّرُونَ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُونَ | Anlarsınız | 3 |
| لِذُكُورِنَا | İsim | لِفُعُولِنَا | Erkeklerimiz için | 2 |
| آٰلذَّكَرَيْنِ | İsim | أَالْفَعَلَيْنِ | İki erkek mi? | 2 |
| لِلذَّاكِر۪ينَۚ | İsim | لِلْفَاعِلِينَ | Ananlar için | 2 |
| فَتُذَكِّرَ | Tef'il Babı | فَتُفَعِّلَ | Hemen anlatır | 1 |
| وَتَذْك۪ير۪ي | İsim | وَتَفْعِيلِي | Ve anlatmam | 1 |
| وَادَّكَرَ | İftial Babı | وَافْتَعَلَ | Anımsadı | 1 |
| وَنَذْكُرَكَ | Feale-Yefulu | وَنَفْعُلَكَ | Ve seni anarız | 1 |
| الذُّكْرَانَ | İsim | الْفُعْلَانَ | Erkekler | 1 |
| وَالذَّاكِرَاتِ | İsim | وَالْفَاعِلَاتِ | Ve ananlar | 1 |
| مَذْكُوراً | Sıfat | مَفْعُولًا | Anılan | 1 |
| مُذَكِّرٌۜ | İsim | مُفَعِّلٌ | Anlatan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Zikr 26
Anmak 24
Anlarsınız 20
Anın 13
Anlarlar 13
Anlama 13
Anlar 11
Ve anın 10
Erkek 10
Ve an 10
Anlatma 9
Öyleyse anın 7
Onlara anlatıldı 7
Ve anlama 7
Diğer 67 anlam
An 6
Anıldı 6
Anımsayan 6
Anarlar 5
Beni anmak 5
Anmak için 4
Anılır 3
Ve zikr 3
Erkekler 3
Anlat 3
Ve anlat 2
İki erkek mi? 2
Anmanın yardımıyla 2
Ve anlaması için 2
Anlamaları için 2
Bizi anmak 2
Anlatıldı 2
Anar 2
Ve andı 2
Ve ananlar 2
Onu andı 2
Beni anın 1
Sizi anarım 1
Ve onu anın 1
Sizin anmanız gibi 1
Yakında onları anacaksınız 1
Hemen anlatır 1
Andılar 1
Erkek için 1
Öyleyse erkek için 1
Erkeklerimiz için 1
Anladılar 1
Ve anlatmam 1
Ananlar için 1
Beni an 1
Anımsadı 1
Anarsın 1
Ve onlara anlat 1
Andın 1
Onu anarım 1
bir hatıra 1
Beni anmak için 1
Ve seni anarız 1
Anılmanız 1
Onları anar 1
Ve anarlar 1
Anmaları için 1
Onların anması 1
Onları anmak 1
Ve anılır 1
Ve andılar 1
Ve anmak 1
Anladı 1
Anıldınız 1
Yakında anacaksınız 1
Zikri 1
Anarsınız 1
Onları anlama 1
Ve anıldı 1
Anmayı 1
Anılan 1
Onu anlama 1
Öyleyse anlat 1
Anımsatma 1
Yakında anlayacak 1
Anlatan 1
Senin anılman 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ق و م ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
31 ayet
اَلَّذ۪ينَ
اِذَا
ذُكِرَ
اللّٰهُ
وَجِلَتْ
قُلُوبُهُمْ
وَالصَّابِر۪ينَ
عَلٰى
مَٓا
اَصَابَهُمْ
وَالْمُق۪يمِي
الصَّلٰوةِۙ
وَمِمَّا
رَزَقْنَاهُمْ
يُنْفِقُونَ
Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. Sizin Tanrınız tek bir Tanrı’dır, O’na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalbleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarfeden ve Allah’a gönül vermiş olan kimselere müjde et.[34-35]
رِجَالٌۙ
لَا
تُلْه۪يهِمْ
تِجَارَةٌ
وَلَا
بَيْعٌ
عَنْ
ذِكْرِ
اللّٰهِ
وَاِقَامِ
الصَّلٰوةِ
وَا۪يتَٓاءِ
الزَّكٰوةِۙ
يَخَافُونَ
يَوْماً
تَتَقَلَّبُ
ف۪يهِ
الْقُلُوبُ
وَالْاَبْصَارُۙ
Bunları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyar. Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar.[37]
قَالُوا
سُبْحَانَكَ
مَا
كَانَ
يَنْبَغ۪ي
لَـنَٓا
اَنْ
نَتَّخِذَ
مِنْ
دُونِكَ
مِنْ
اَوْلِيَٓاءَ
وَلٰكِنْ
مَتَّعْتَهُمْ
وَاٰبَٓاءَهُمْ
حَتّٰى
نَسُوا
الذِّكْرَۚ
وَكَانُوا
قَوْماً
بُوراً
Onlar: «Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular» derler.[18]
وَمَا
كُنْتَ
بِجَانِبِ
الطُّورِ
اِذْ
نَادَيْنَا
وَلٰكِنْ
رَحْمَةً
مِنْ
رَبِّكَ
لِتُنْذِرَ
قَوْماً
مَٓا
اَتٰيهُمْ
مِنْ
نَذ۪يرٍ
مِنْ
قَبْلِكَ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ
Sen, Musa’ya hitap ettiğimiz zaman Tur’un yanında da değildin. Senden önce kendilerine uyarıcı gelmeyen bir toplumu uyarman için, Rabbinden bir rahmet olarak gönderildin; belki düşünürler.[46]
اُتْلُ
مَٓا
اُو۫حِيَ
اِلَيْكَ
مِنَ
الْكِتَابِ
وَاَقِمِ
الصَّلٰوةَۜ
اِنَّ
الصَّلٰوةَ
تَنْهٰى
عَنِ
الْفَحْشَٓاءِ
وَالْمُنْكَرِۜ
وَلَذِكْرُ
اللّٰهِ
اَكْبَرُۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
تَصْنَعُونَ
Kitap’tan sana vahyolunanı oku; namaz kıl; muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve fenalıktan alıkor; Allah’ı anmak en büyük şeydir! Allah Yaptıklarınızı bilir.[45]
اَوَلَمْ
يَكْفِهِمْ
اَنَّٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَرَحْمَةً
وَذِكْرٰى
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
Kendilerine okunan bir Kitap’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.[51]
قَالُوا
طَٓائِرُكُمْ
مَعَكُمْۜ
اَئِنْ
ذُكِّرْتُمْۜ
بَلْ
اَنْتُمْ
قَوْمٌ
مُسْرِفُونَ
Elçiler: «Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Bu uğursuzluk size öğüt verildiği için mi? Hayır; siz, aşırı giden bir milletsiniz» demişlerdi.[19]
اَمَّنْ
هُوَ
قَانِتٌ
اٰنَٓاءَ
الَّيْلِ
سَاجِداً
وَقَٓائِماً
يَحْذَرُ
الْاٰخِرَةَ
وَيَرْجُوا
رَحْمَةَ
رَبِّه۪ۜ
قُلْ
هَلْ
يَسْتَوِي
الَّذ۪ينَ
يَعْلَمُونَ
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يَعْلَمُونَۜ
اِنَّمَا
يَتَذَكَّرُ
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ۟
Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: «Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.»[9]
اَفَنَضْرِبُ
عَنْكُمُ
الذِّكْرَ
صَفْحاً
اَنْ
كُنْتُمْ
قَوْماً
مُسْرِف۪ينَ
Ey inkarcılar! Aşırı giden kimselersiniz diye sizi Kuran’la uyarmaktan vaz mı geçelim?[5]
وَاِنَّهُ
لَذِكْرٌ
لَكَ
وَلِقَوْمِكَۚ
وَسَوْفَ
تُسْـَٔلُونَ
Doğrusu bu Kuran sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız.[44]
وَاذْكُرْ
اَخَا
عَادٍۜ
اِذْ
اَنْذَرَ
قَوْمَهُ
بِالْاَحْقَافِ
وَقَدْ
خَلَتِ
النُّذُرُ
مِنْ
بَيْنِ
يَدَيْهِ
وَمِنْ
خَلْفِه۪ٓ
اَلَّا
تَعْبُدُٓوا
اِلَّا
اللّٰهَۜ
اِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Ad milletinin kardeşi Hud’u an; ondan önce ve sonra, «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin» diyen nice uyarıcılar gelip geçmişken, Ahkaf bölgesindeki milletini uyarmış «Doğrusu sizin için, büyük günün azabından korkuyorum» demişti.[21]
Yükleniyor...