ذ ل ل
23ayette
24kez geçiyor
17/114surede
14farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %58 · Medenî %42
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 43
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| ذِلَّةٌۜ | İsim | فِعْلَةٌ | Ast olmak | 7 |
| الذُّلِّ | İsim | الْفُعْلِ | Ast olmak | 3 |
| اَذِلَّةٌۚ | İsim | أَفْعِلَةٌ | Astlar | 2 |
| اَذِلَّةٍ | Sıfat | أَفْعِلَةٍ | Astlar | 2 |
| ذَلُولٌ | Sıfat | فَعُولٌ | Alt | 1 |
| وَتُذِلُّ | İfal Babı | وَتُفْعِلُ | Ve ast yaparsın | 1 |
| ذُلُلاًۜ | İsim | فُعُلًا | Alt şeyler | 1 |
| نَذِلَّ | Feale-Yefilu | نَفْعِلَ | Ast oluruz | 1 |
| وَذَلَّلْنَاهَا | Tef'il Babı | وَفَعَّلْنَاهَا | Onu ast yaptık | 1 |
| الْاَذَلّ۪ينَ | İsim | الْأفَعِلِينَ | En alt kimseler | 1 |
| الْاَذَلَّۜ | İsim | الْأَفْعَلَ | En alt | 1 |
| ذَلُولاً | İsim | فَعُولًا | Alt | 1 |
| وَذُلِّلَتْ | Tef'il Babı | وَفُعِّلَتْ | Ve ast yapıldı | 1 |
| تَذْل۪يلاً | İsim | تَفْعِيلًا | Ast yapmak | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
23 ayet
خَاشِعَةً
اَبْصَارُهُمْ
تَرْهَقُهُمْ
ذِلَّةٌۜ
وَقَدْ
كَانُوا
يُدْعَوْنَ
اِلَى
السُّجُودِ
وَهُمْ
سَالِمُونَ
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.[42-43]
خَاشِعَةً
اَبْصَارُهُمْ
تَرْهَقُهُمْ
ذِلَّةٌۜ
ذٰلِكَ
الْيَوْمُ
الَّذ۪ي
كَانُوا
يُوعَدُونَ
Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.[43-44]
وَدَانِيَةً
عَلَيْهِمْ
ظِلَالُهَا
وَذُلِّلَتْ
قُطُوفُهَا
تَذْل۪يلاً
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.[14]
Yükleniyor...