ر ح م
313ayette
339kez geçiyor
62/114surede
19farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müzzemmil 20
3. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
20 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| رَح۪يمٌ | Sıfat | فَعِيلٌ | Merhametli | 93 |
| رَحْمَةً | İsim | فَعْلَةً | Rahmet | 76 |
| الرَّحْمٰنُ | İsim | الْفَعْلَانُ | Rahman | 45 |
| وَرَحْمَتُهُ | İsim | فَعْلَتِهِ | Onun rahmeti | 40 |
| رَح۪يماً | Sıfat | فَعِيلًا | Merhametli | 17 |
| الْاَرْحَامِ | İsim | الْأَفْعَالِ | Rahimler | 12 |
| تُرْحَمُونَ | Feile-Yefalu | تُفْعَلُونَ | Size rahmet edilir | 10 |
| الرَّحْمٰنِ | Sıfat | الْفَعْلَانِ | Rahman | 10 |
| رَحِمَ | Feile-Yefalu | فَعِلَ | Merhamet etti | 8 |
| الرَّاحِم۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Merhamet edenler | 6 |
| وَارْحَمْنَا | Feile-Yefalu | وَافْعَلْنَا | Bize rahmet et | 5 |
| يَرْحَمْنَا | Feile-Yefalu | يَفْعَلْنَا | Size rahmet eder | 5 |
| اَرْحَمُ | İsim | أَفْعَلُ | En merhametli | 4 |
| الرَّحْمٰنِ | Sıfat | الْفَعْلَانِ | Rahman | 2 |
| الرَّح۪يمُ | İsim | الْفَعِيلُ | Merhametli | 2 |
| رُحْماً | İsim | فُعْلًا | Merhamet etmek | 1 |
| رَح۪يماً | Sıfat | فَعِيلًا | Merhametli | 1 |
| رُحَمَٓاءُ | Sıfat | فُعَلَاءُ | Merhametliler | 1 |
| بِالْمَرْحَمَةِۜ | İsim | بِالْمَفْعَلَةِ | Merhameti | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Merhametli 113
Rahmet 47
Rahman 45
Ve rahmet 25
Onun rahmeti 15
Rahmana 9
Size rahmet edilir 8
Ve onun rahmeti 7
Rahimler 6
Merhamet edenler 6
Rahmetle 4
En merhametli 4
Merhamet etti 4
Bizim rahmetimiz 4
Diğer 32 anlam
Bize rahmet et 3
Rahim 2
Onun rahmetini 2
Rahmete 2
Akrabalık bağları 2
Senin rahmetinle 2
Size rahmet eder 2
Rahman’a 2
Sİzin akrabalık bağlarınız 2
Onların rahimleri 1
Ve akrabalık bağları 1
Ona rahmet etti 1
Ve bize rahmet edersin 1
Bize rahmet eder 1
Senin rahmetin 1
Ve benim rahmetim 1
Onlara rahmet edecek 1
Ve onun rahmetine 1
Ve bana rahmet edersin 1
Rahmetimizi 1
İkisine merhamet et 1
Merhamet etmek 1
Onlara rahmet ettik 1
Ve rahmet et 1
Rahman için 1
Ve rahmet eder 1
Benim rahmetim 1
Rahmeti 1
Ona rahmet ettin 1
Merhametliler 1
Bize rahmet etti 1
Merhameti 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
313 ayet
اِلَّا
مَنْ
تَابَ
وَاٰمَنَ
وَعَمِلَ
عَمَلاً
صَالِحاً
فَاُو۬لٰٓئِكَ
يُبَدِّلُ
اللّٰهُ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
حَسَنَاتٍۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş işleyenlerin, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhamet eder.[70]
وَمَا
يَأْت۪يهِمْ
مِنْ
ذِكْرٍ
مِنَ
الرَّحْمٰنِ
مُحْدَثٍ
اِلَّا
كَانُوا
عَنْهُ
مُعْرِض۪ينَ
Rahman’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.[5]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.[9]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Doğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.[68]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.[104]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.[122]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.[140]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.[159]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Doğrusu Rabbin güçlüdür, merhametlidir.[175]
وَاِنَّ
رَبَّكَ
لَهُوَ
الْعَز۪يزُ
الرَّح۪يمُ۟
Rabbin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.[191]
وَتَوَكَّلْ
عَلَى
الْعَز۪يزِ
الرَّح۪يمِۙ
Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah’a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.[217-220]
اِلَّا
مَنْ
ظَلَمَ
ثُمَّ
بَدَّلَ
حُسْناً
بَعْدَ
سُٓوءٍ
فَاِنّ۪ي
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
فَتَبَسَّمَ
ضَاحِكاً
مِنْ
قَوْلِهَا
وَقَالَ
رَبِّ
اَوْزِعْن۪ٓي
اَنْ
اَشْكُرَ
نِعْمَتَكَ
الَّت۪ٓي
اَنْعَمْتَ
عَلَيَّ
وَعَلٰى
وَالِدَيَّ
وَاَنْ
اَعْمَلَ
صَالِحاً
تَرْضٰيهُ
وَاَدْخِلْن۪ي
بِرَحْمَتِكَ
ف۪ي
عِبَادِكَ
الصَّالِح۪ينَ
Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve: «Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy» dedi.[19]
اِنَّهُ
مِنْ
سُلَيْمٰنَ
وَاِنَّهُ
بِسْمِ
اللّٰهِ
الرَّحْمٰنِ
الرَّح۪يمِۙ
Sebe melikesi: «Ey ileri gelenler! Bana, Bismillahirrahmanirrahim diye başlayan ve ’sakın bana karşı baş kaldırmayın ve teslim olarak gelin’ diyen Süleyman’dan gönderilen önemli bir mektup bırakıldı» dedi.[29-31]
قَالَ
يَا قَوْمِ
لِمَ
تَسْتَعْجِلُونَ
بِالسَّيِّئَةِ
قَبْلَ
الْحَسَنَةِۚ
لَوْلَا
تَسْتَغْفِرُونَ
اللّٰهَ
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ
Salih: «Ey milletim! Niye iyilikten önce, acele kötülük istiyorsunuz? Merhamet olunasınız diye Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı?» dedi.[46]
اَمَّنْ
يَهْد۪يكُمْ
ف۪ي
ظُلُمَاتِ
الْبَرِّ
وَالْبَحْرِ
وَمَنْ
يُرْسِلُ
الرِّيَاحَ
بُشْراً
بَيْنَ
يَدَيْ
رَحْمَتِه۪ۜ
ءَاِلٰهٌ
مَعَ
اللّٰهِۜ
تَعَالَى
اللّٰهُ
عَمَّا
يُشْرِكُونَۜ
Yoksa, karanın ve denizin karanlıklarında size yol bulduran, rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderen mi? Allah’ın yanında başka bir tanrı mı? Allah, koştukları eşlerden yücedir.[63]
وَاِنَّهُ
لَهُدًى
وَرَحْمَةٌ
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu Kuran, inananlara doğruluk rehberi ve rahmettir.[77]
قَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
ظَلَمْتُ
نَفْس۪ي
فَاغْفِرْ
ل۪ي
فَغَفَرَ
لَهُۜ
اِنَّهُ
هُوَ
الْغَفُورُ
الرَّح۪يمُ
Musa: «Rabbim! Doğrusu kendime yazık ettim, beni bağışla» dedi. Allah da onu bağışladı. O, şüphesiz bağışlayandır, merhamet edendir.[16]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
مِنْ
بَعْدِ
مَٓا
اَهْلَكْنَا
الْقُرُونَ
الْاُو۫لٰى
بَصَٓائِرَ
لِلنَّاسِ
وَهُدًى
وَرَحْمَةً
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ
And olsun ki, Musa’ya, ilk nesilleri yok ettikten sonra, insanlar düşünsünler diye Kitap’ı, açık belgeler, doğruluk rehberi ve rahmet olarak verdik.[43]
وَمَا
كُنْتَ
بِجَانِبِ
الطُّورِ
اِذْ
نَادَيْنَا
وَلٰكِنْ
رَحْمَةً
مِنْ
رَبِّكَ
لِتُنْذِرَ
قَوْماً
مَٓا
اَتٰيهُمْ
مِنْ
نَذ۪يرٍ
مِنْ
قَبْلِكَ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ
Sen, Musa’ya hitap ettiğimiz zaman Tur’un yanında da değildin. Senden önce kendilerine uyarıcı gelmeyen bir toplumu uyarman için, Rabbinden bir rahmet olarak gönderildin; belki düşünürler.[46]
Yükleniyor...