أ ن ي
36ayette
36kez geçiyor
25/114surede
9farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %58 · Medenî %42
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Fecr 23
10. inen sure
En çok geçtiği sure
Âl-i İmrân
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اَنّٰى | Harfi İstfiham | أَنَّى | Nasıl? | 27 |
| اٰنَٓائِ | İsim | أَفْعَالِ | Anlar | 2 |
| اٰنَٓاءَ | Zaman Zarfı | أَفْعَالَ | Anlar | 1 |
| اَنّٰى | İsim | أَنَّى | Nasıl? | 1 |
| اِنٰيهُۙ | İsim | فِعَلَهُ | Onun buluşma zamanı | 1 |
| اٰنٍۚ | İsim | فَاعِلٍ | Zamanı gelen | 1 |
| يَأْنِ | Feale-Yefilu | يَفْعِلْ | Ânı gelir | 1 |
| بِاٰنِيَةٍ | İsim | بِأَفْعِلَةٍ | Kepçelerle | 1 |
| اٰنِيَةٍۜ | Sıfat | فَاعِلَةٍ | Vakti gelen | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ذ ك ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
6 ayet
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اذْكُرُوا
نِعْمَتَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْۜ
هَلْ
مِنْ
خَالِقٍ
غَيْرُ
اللّٰهِ
يَرْزُقُكُمْ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِۜ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۘ
فَاَنّٰى
تُؤْفَكُونَ
Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini anın; sizi gökten ve yerden rızıklandıran Allah’tan başka bir yaratan var mıdır? O’ndan başka tanrı yoktur. Nasıl aldatılıp da döndürülürsünüz?[3]
اَمَّنْ
هُوَ
قَانِتٌ
اٰنَٓاءَ
الَّيْلِ
سَاجِداً
وَقَٓائِماً
يَحْذَرُ
الْاٰخِرَةَ
وَيَرْجُوا
رَحْمَةَ
رَبِّه۪ۜ
قُلْ
هَلْ
يَسْتَوِي
الَّذ۪ينَ
يَعْلَمُونَ
وَالَّذ۪ينَ
لَا
يَعْلَمُونَۜ
اِنَّمَا
يَتَذَكَّرُ
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ۟
Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: «Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.»[9]
اَنّٰى
لَهُمُ
الذِّكْرٰى
وَقَدْ
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
مُب۪ينٌۙ
Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, «Belletilmiş bir deli» demişlerdi.[13-14]
فَهَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّا
السَّاعَةَ
اَنْ
تَأْتِيَهُمْ
بَغْتَةًۚ
فَقَدْ
جَٓاءَ
اَشْرَاطُهَاۚ
فَاَنّٰى
لَهُمْ
اِذَا
جَٓاءَتْهُمْ
ذِكْرٰيهُمْ
Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar. Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?[18]
اَلَمْ
يَأْنِ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنْ
تَخْشَعَ
قُلُوبُهُمْ
لِذِكْرِ
اللّٰهِ
وَمَا
نَزَلَ
مِنَ
الْحَقِّۙ
وَلَا
يَكُونُوا
كَالَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلُ
فَطَالَ
عَلَيْهِمُ
الْاَمَدُ
فَقَسَتْ
قُلُوبُهُمْۜ
وَكَث۪يرٌ
مِنْهُمْ
فَاسِقُونَ
İnananların gönüllerinin Allah’ı anması ve O’ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir.[16]
وَج۪ٓيءَ
يَوْمَئِذٍ
بِجَهَنَّمَ
يَوْمَئِذٍ
يَتَذَكَّرُ
الْاِنْسَانُ
وَاَنّٰى
لَهُ
الذِّكْرٰىۜ
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?[23]
Yükleniyor...