ز ي ن
43ayette
46kez geçiyor
28/114surede
6farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kâf 6
34. inen sure
En çok geçtiği sure
En’âm
4 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| زُيِّنَ | Tef'il Babı | فُعِّلَ | Süslenildi | 24 |
| ز۪ينَةَ | İsim | فِعْلَةَ | Süs | 11 |
| وَز۪ينَتَهَا | İsim | وَفِعْلَةَهَا | Ve onun süsü | 8 |
| وَازَّيَّـنَتْ | Tefe'ale Babı | وَتَفَعَّلَتْ | Ve süslendi | 1 |
| وَزَيَّنَّاهَا | Tef'il Babı | وَفَعَّلْنَاهَا | Ve onu süsledik | 1 |
| لَاُزَيِّنَنَّ | Tef'il Babı | لَأُفَعِّلَنَّ | Kesinlikle süsleyeceğim | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Süslenildi 9
Süs 7
Süsledik 5
Ve süsledi 3
Ve onun süsü 3
Onların süsü 3
Süsledi 2
Ve onu süsledik 2
Ve süs 2
Sizin süsünüz 1
Ve süslendi 1
Kesinlikle süsleyeceğim 1
Hemen süsledi 1
Süsü 1
Diğer 5 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Nûr suresi ✕ Süzgeci kaldır
2 ayet
وَقُلْ
لِلْمُؤْمِنَاتِ
يَغْضُضْنَ
مِنْ
اَبْصَارِهِنَّ
وَيَحْفَظْنَ
فُرُوجَهُنَّ
وَلَا
يُبْد۪ينَ
ز۪ينَتَهُنَّ
اِلَّا
مَا
ظَهَرَ
مِنْهَا
وَلْيَضْرِبْنَ
بِخُمُرِهِنَّ
عَلٰى
جُيُوبِهِنَّۖ
وَلَا
يُبْد۪ينَ
ز۪ينَتَهُنَّ
اِلَّا
لِبُعُولَتِهِنَّ
اَوْ
اٰبَٓائِهِنَّ
اَوْ
اٰبَٓاءِ
بُعُولَتِهِنَّ
اَوْ
اَبْنَٓائِهِنَّ
اَوْ
اَبْنَٓاءِ
بُعُولَتِهِنَّ
اَوْ
اِخْوَانِهِنَّ
اَوْ
بَن۪ٓي
اِخْوَانِهِنَّ
اَوْ
بَن۪ٓي
اَخَوَاتِهِنَّ
اَوْ
نِسَٓائِهِنَّ
اَوْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُنَّ
اَوِ
التَّابِع۪ينَ
غَيْرِ
اُو۬لِي
الْاِرْبَةِ
مِنَ
الرِّجَالِ
اَوِ
الطِّفْلِ
الَّذ۪ينَ
لَمْ
يَظْهَرُوا
عَلٰى
عَوْرَاتِ
النِّسَٓاءِۖ
وَلَا
يَضْرِبْنَ
بِاَرْجُلِهِنَّ
لِيُعْلَمَ
مَا
يُخْف۪ينَ
مِنْ
ز۪ينَتِهِنَّۜ
وَتُوبُٓوا
اِلَى
اللّٰهِ
جَم۪يعاً
اَيُّهَ
الْمُؤْمِنُونَ
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَ
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.[31]
وَالْقَوَاعِدُ
مِنَ
النِّسَٓاءِ
الّٰت۪ي
لَا
يَرْجُونَ
نِكَاحاً
فَلَيْسَ
عَلَيْهِنَّ
جُنَاحٌ
اَنْ
يَضَعْنَ
ثِيَابَهُنَّ
غَيْرَ
مُتَبَرِّجَاتٍ
بِز۪ينَةٍۜ
وَاَنْ
يَسْتَعْفِفْنَ
خَيْرٌ
لَهُنَّۜ
وَاللّٰهُ
سَم۪يعٌ
عَل۪يمٌ
Evlenme ümidi kalmayan, ihtiyarlayıp oturmuş kadınlara, süslerini açığa vurmamak şartiyle, dış esvaplarını çıkarmaktan ötürü sorumluluk yoktur; ama sakınmaları kendileri için daha iyi olur. Allah işitir ve bilir.[60]
Yükleniyor...