س أ ل
118ayette
129kez geçiyor
47/114surede
24farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %71 · Medenî %29
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 40
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
17 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| يَسْـَٔلُونَكَ | Feale-Yefalu | يَفْعَلُونَكَ | Sana sorarlar | 23 |
| اَسْـَٔلُكُمْ | Feale-Yefalu | أَفْعَلُكُمْ | Sizden isterim | 16 |
| سَاَلْتَهُمْ | Feale-Yefalu | فَعَلْتَهُمْ | Onlara sordun | 15 |
| تُسْـَٔلُونَ | Feale-Yefalu | تُفْعَلُونَ | Size sorulur | 15 |
| فَسْـَٔلِ | Feale-Yefalu | فَافْعَلِ | Sorun | 9 |
| يَتَسَٓاءَلُونَ | Tefaul Babı | يَتَفَاعَلُونَ | Birbirlerine sorarlar | 8 |
| يُسْـَٔلُ | Feale-Yefalu | يُفْعَلُ | Ona sorulur | 7 |
| يَسْـَٔلُونَكَ | Feale-Yefalu | يَفْعَلُونَكَ | Sana sorarlar | 4 |
| مَسْؤُ۫لاً | İsim | مَفْعُولًا | Sorulan | 4 |
| لِلسَّٓائِلِ | İsim | لِلْفَاعِلِ | İsteyen için | 4 |
| فَلَنَسْـَٔلَنَّ | Feale-Yefalu | فَلَنَفْعَلَنَّ | Kesinlikle soracağız | 3 |
| سَاَلْتَهُمْ | Feale-Yefalu | فَعَلْتَهُمْ | Onlara sordun | 3 |
| لَتُسْـَٔلُنَّ | Feale-Yefalu | لَتُفْعَلُنَّ | Kesinlikle size sorulacak | 3 |
| سُئِلَ | Feale-Yefalu | فُعِلَ | Ona soruldu | 2 |
| سَلْ | Feale-Yefalu | افْعَلْ | Sor | 2 |
| لِلسَّٓائِل۪ينَ | İsim | لِلْفَاعِلِينَ | Soranlar için | 2 |
| لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ | Feale-Yefalu | لَنَفْعَلَنَّهُمْ | Kesinlikle onlara soracağız | 2 |
| وَالسَّٓائِل۪ينَ | İsim | وَالْفَاعِلِينَ | Ve isteyenler | 1 |
| تَسَٓاءَلُونَ | Tefaul Babı | تَتَفَاعَلُونَ | Birbirinizden istersiniz | 1 |
| وَسْـَٔلْهُمْ | Feale-Yefalu | وَفْعَلْهُمْ | Onlara sor | 1 |
| سُؤْلَكَ | İsim | فُعْلَكَ | Senin isteğin | 1 |
| مَسْؤُ۫لُونَۙ | İsim | مَفْعُولُونَ | Sorulanlar | 1 |
| بِسُؤَالِ | İsim | بِفُعَالِ | İstediği için | 1 |
| سُئِلَتْۙ | Feale-Yefalu | فُعِلَتْ | Ona soruldu | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Sana sorarlar 11
Sizden isterim 11
Onlara sordun 7
Birbirlerine sorarlar 7
Size sorulur 5
Sor 5
Onlardan istersin 4
Sorulan 4
Ve sana sorarlar 3
Sorarlar 3
Kesinlikle size sorulacak 3
Ona sorulur 3
Sorarsınız 2
Ona soruldu 2
Diğer 49 anlam
Senden ister 2
Onlara sor 2
Size sordum 2
Soranlar için 2
Sorun 2
Onlara sorulur 2
Sizden ister 2
İsteyen için 2
İsteyen 2
Sorar 2
İstediniz 1
Sana sorulur 1
Ve isteyenler 1
Sana sordu 1
Birbirinizden istersiniz 1
İsteyin 1
İstediler 1
Sormayın 1
Onu sordu 1
Kesinlikle soracağız 1
Ve kesinlikle soracağız 1
Öyleyse sor 1
Benden isteme 1
Senden isterim 1
Hemen ona sor 1
Ondan istediniz 1
Kesinlikle onlara soracağız 1
Birbirlerine sormaları için 1
Bana sorma 1
Sana sordum 1
ve sana soruyorlar 1
Senin isteğin 1
Senden isteriz 1
Öyleyse onlara sorun 1
Hemen sor 1
Ve kesinlikle onlara sorulacak 1
Sorması için 1
Onlara soruldu 1
Onlardan istediniz 1
Öyleyse onlardan isteyin 1
Bize sorulur 1
Sorulanlar 1
İstediği için 1
Sizden onu ister 1
Ondan ister 1
Ve isteyin 1
Ve istesinler 1
Onlara sordu 1
İstedi 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
118 ayet
وَاَقْبَلَ
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍ
يَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp soruşurlar:[25]
اَمْ
تَسْـَٔلُهُمْ
اَجْراً
فَهُمْ
مِنْ
مَغْرَمٍ
مُثْقَلُونَۜ
Yahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?[40]
يَسْـَٔلُهُ
مَنْ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
كُلَّ
يَوْمٍ
هُوَ
ف۪ي
شَأْنٍۚ
Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O’ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.[29]
فَيَوْمَئِذٍ
لَا
يُسْـَٔلُ
عَنْ
ذَنْبِه۪ٓ
اِنْسٌ
وَلَا
جَٓانٌّۚ
O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.[39]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
جَٓاءَكُمُ
الْمُؤْمِنَاتُ
مُهَاجِرَاتٍ
فَامْتَحِنُوهُنَّۜ
اَللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِا۪يمَانِهِنَّۚ
فَاِنْ
عَلِمْتُمُوهُنَّ
مُؤْمِنَاتٍ
فَلَا
تَرْجِعُوهُنَّ
اِلَى
الْكُفَّارِۜ
لَا
هُنَّ
حِلٌّ
لَهُمْ
وَلَا
هُمْ
يَحِلُّونَ
لَهُنَّۜ
وَاٰتُوهُمْ
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
وَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
اَنْ
تَنْكِحُوهُنَّ
اِذَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّۜ
وَلَا
تُمْسِكُوا
بِعِصَمِ
الْكَوَافِرِ
وَسْـَٔلُوا
مَٓا
اَنْفَقْتُمْ
وَلْيَسْـَٔلُوا
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
ذٰلِكُمْ
حُكْمُ
اللّٰهِۜ
يَحْكُمُ
بَيْنَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
حَك۪يمٌ
Ey inananlar! İnanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin, hicretlerinin sebebini inceleyin. Allah onların imanlarını çok iyi bilir. Onların mümin kadınlar olduklarını öğrenirseniz, inkarcılara geri çevirmeyin. Bu kadınlar, o inkarcılara helal değildir Onlar da bunlara helal olmazlar. İnkarcıların bu kadınlara verdikleri mehirleri iade edin: Bu kadınların mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman, onlarla evlenmenizde bir engel yoktur. İnkarcı kadınları nikahınızda tutmayın; onlara verdiğiniz mehri isteyin; inkarcı erkekler de hicret eden mümin kadınlara verdikleri mehirleri istesinler. Allah’ın hükmü budur; aranızda O hükmeder. Allah bilendir, Hakim’dir.[10]
تَكَادُ
تَمَيَّزُ
مِنَ
الْغَيْظِۜ
كُلَّمَٓا
اُلْقِيَ
ف۪يهَا
فَوْجٌ
سَاَلَهُمْ
خَزَنَتُهَٓا
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
نَذ۪يرٌ
Nerede ise öfkesinden paralanacak! İçine her bir topluluğun atılmasında, bekçileri onlara: «Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?» diye sorarlar.[8]
سَلْهُمْ
اَيُّهُمْ
بِذٰلِكَ
زَع۪يمٌۚۛ
Sor onlara: «Bunu kim üzerine alır?»[40]
اَمْ
تَسْـَٔلُهُمْ
اَجْراً
فَهُمْ
مِنْ
مَغْرَمٍ
مُثْقَلُونَۚ
Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.[46]
سَاَلَ
سَٓائِلٌ
بِعَذَابٍ
وَاقِعٍۙ
Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.[1-3]
وَلَا
يَسْـَٔلُ
حَم۪يمٌ
حَم۪يماًۚ
Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.[10]
لِلسَّٓائِلِ
وَالْمَحْرُومِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
ف۪ي
جَنَّاتٍۜۛ
يَتَسَٓاءَلُونَۙ
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: «Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?» diye sorarlar.[39-42]
يَسْـَٔلُ
اَيَّانَ
يَوْمُ
الْقِيٰمَةِۜ
Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: «Kıyamet günü ne zamanmış! « der.[5-6]
يَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
السَّاعَةِ
اَيَّانَ
مُرْسٰيهَاۜ
Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.[42]
وَاِذَا
الْمَوْءُ۫دَةُ
سُئِلَتْۙ
Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;[8-9]
وَاَمَّا
السَّٓائِلَ
فَلَا
تَنْهَرْۜ
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;[10]
ثُمَّ
لَتُسْـَٔلُنَّ
يَوْمَئِذٍ
عَنِ
النَّع۪يمِ
Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.[8]
Yükleniyor...