س ب ل
164ayette
176kez geçiyor
47/114surede
4farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %43 · Medenî %57
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 7
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
27 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Yol” ✕ Süzgeci kaldır
135 ayet
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
ثُمَّ
كَفَرُوا
ثُمَّ
اٰمَنُوا
ثُمَّ
كَفَرُوا
ثُمَّ
ازْدَادُوا
كُفْراً
لَمْ
يَكُنِ
اللّٰهُ
لِيَغْفِرَ
لَهُمْ
وَلَا
لِيَهْدِيَهُمْ
سَب۪يلاًۜ
Doğrusu inanıp sonra inkar edenleri, sonra inanıp tekrar inkar edenleri, sonra da inkarları artmış olanları Allah bağışlamaz; onları doğru yola eriştirmez.[137]
اَلَّذ۪ينَ
يَتَرَبَّصُونَ
بِكُمْۚ
فَاِنْ
كَانَ
لَكُمْ
فَتْحٌ
مِنَ
اللّٰهِ
قَالُٓوا
اَلَمْ
نَكُنْ
مَعَكُمْۘ
وَاِنْ
كَانَ
لِلْكَافِر۪ينَ
نَص۪يبٌۙ
قَالُٓوا
اَلَمْ
نَسْتَحْوِذْ
عَلَيْكُمْ
وَنَمْنَعْكُمْ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
فَاللّٰهُ
يَحْكُمُ
بَيْنَكُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
وَلَنْ
يَجْعَلَ
اللّٰهُ
لِلْكَافِر۪ينَ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
سَب۪يلاً۟
Sizi gözleyenler, Allah’tan size bir zafer gelirse, «Sizinle beraber değil miydik?» derler; eğer kafirlere bir pay çıkarsa, onlara: «Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?» derler. Allah kıyamet günü aranızda hüküm verir. Allah inkarcılara, inananlar aleyhinde asla fırsat vermeyecektir.[141]
مُذَبْذَب۪ينَ
بَيْنَ
ذٰلِكَۗ
لَٓا
اِلٰى
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
وَلَٓا
اِلٰى
هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
وَمَنْ
يُضْلِلِ
اللّٰهُ
فَلَنْ
تَجِدَ
لَهُ
سَب۪يلاً
Doğrusu münafıklar Allah’ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah’ı pek az anarlar. Allah’ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.[142-143]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَكْفُرُونَ
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يُفَرِّقُوا
بَيْنَ
اللّٰهِ
وَرُسُلِه۪
وَيَقُولُونَ
نُؤْمِنُ
بِبَعْضٍ
وَنَكْفُرُ
بِبَعْضٍۙ
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
يَتَّخِذُوا
بَيْنَ
ذٰلِكَ
سَب۪يلاًۙ
Allah’ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah’la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, «Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz» diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.[150-151]
فَبِظُلْمٍ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
عَلَيْهِمْ
طَيِّبَاتٍ
اُحِلَّتْ
لَهُمْ
وَبِصَدِّهِمْ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
كَث۪يراًۙ
Yahudilerin haksızlıklarından, çoklarını Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmişken faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemelerinden ötürü kendilerine helal kılınan temiz şeyleri onlara haram kıldık. Onlardan inkar edenlere, elem verici azab hazırladık.[160-161]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَصَدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
قَدْ
ضَلُّوا
ضَلَالاً
بَع۪يداً
İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar, şüphesiz derin bir sapıklığa sapmışlardır.[167]
وَلَقَدْ
اَخَذَ
اللّٰهُ
م۪يثَاقَ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَۚ
وَبَعَثْنَا
مِنْهُمُ
اثْنَيْ
عَشَرَ
نَق۪يباًۜ
وَقَالَ
اللّٰهُ
اِنّ۪ي
مَعَكُمْۜ
لَئِنْ
اَقَمْتُمُ
الصَّلٰوةَ
وَاٰتَيْتُمُ
الزَّكٰوةَ
وَاٰمَنْتُمْ
بِرُسُل۪ي
وَعَزَّرْتُمُوهُمْ
وَاَقْرَضْتُمُ
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناً
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْكُمْ
سَيِّـَٔاتِكُمْ
وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
فَمَنْ
كَفَرَ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
فَقَدْ
ضَلَّ
سَوَٓاءَ
السَّب۪يلِ
And olsun ki, Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan oniki reis seçtik. Allah: «Ben şüphesiz sizinleyim, namaz kılarsanız, zekat verirseniz, peygamberlerime inanır ve onlara yardım ederseniz, Allah uğrunda güzel bir takdimede bulunursanız, and olsun ki kötülüklerinizi örterim. And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse şüphesiz doğru yoldan sapmış olur» dedi.[12]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَنْ
يَرْتَدَّ
مِنْكُمْ
عَنْ
د۪ينِه۪
فَسَوْفَ
يَأْتِي
اللّٰهُ
بِقَوْمٍ
يُحِبُّهُمْ
وَيُحِبُّونَهُٓ
اَذِلَّةٍ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
اَعِزَّةٍ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَۘ
يُجَاهِدُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَلَا
يَخَافُونَ
لَوْمَةَ
لَٓائِمٍۜ
ذٰلِكَ
فَضْلُ
اللّٰهِ
يُؤْت۪يهِ
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَاللّٰهُ
وَاسِعٌ
عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdiği ve onların O’nu sevdiği, inananlara karşı alçak gönüllü, inkarcılara karşı güçlü, Allah yolunda cihad eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah’ın dilediğine verdiği bol nimetidir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.[54]
قُلْ
هَلْ
اُنَبِّئُكُمْ
بِشَرٍّ
مِنْ
ذٰلِكَ
مَثُوبَةً
عِنْدَ
اللّٰهِۜ
مَنْ
لَعَنَهُ
اللّٰهُ
وَغَضِبَ
عَلَيْهِ
وَجَعَلَ
مِنْهُمُ
الْقِرَدَةَ
وَالْخَنَاز۪يرَ
وَعَبَدَ
الطَّاغُوتَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
شَرٌّ
مَكَاناً
وَاَضَلُّ
عَنْ
سَوَٓاءِ
السَّب۪يلِ
«Allah katında bundan daha kötü bir karşılığın bulunduğunu size haber vereyim mi?» de, Allah kime lanet ve gazab ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana kullar kılarsa, işte onlar yeri en kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.[60]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
لَا
تَغْلُوا
ف۪ي
د۪ينِكُمْ
غَيْرَ
الْحَقِّ
وَلَا
تَتَّبِعُٓوا
اَهْوَٓاءَ
قَوْمٍ
قَدْ
ضَلُّوا
مِنْ
قَبْلُ
وَاَضَلُّوا
كَث۪يراً
وَضَلُّوا
عَنْ
سَوَٓاءِ
السَّب۪يلِ۟
«Ey Kitap ehli! Haksız olarak dininizde taşkınlık etmeyin. Daha önce sapıtan, çoğunu saptıran ve doğru yoldan ayrılan bir milletin heveslerine uymayın» de.[77]
وَكَذٰلِكَ
نُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
وَلِتَسْتَب۪ينَ
سَب۪يلُ
الْمُجْرِم۪ينَ۟
Suçluların yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açıklarız.[55]
وَاِنْ
تُطِـعْ
اَكْثَرَ
مَنْ
فِي
الْاَرْضِ
يُضِلُّوكَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
اِنْ
يَتَّبِعُونَ
اِلَّا
الظَّنَّ
وَاِنْ
هُمْ
اِلَّا
يَخْرُصُونَ
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar.[116]
اَلَّذ۪ينَ
يَصُدُّونَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَيَبْغُونَهَا
عِوَجاًۚ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
كَافِرُونَۜ
Cennetlikler, cehennemliklere: «Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?» diye seslenirler, «Evet» derler. Aralarında bir münadi, «Allah’ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir» diye seslenir.[44-45]
وَلَا
تَقْعُدُوا
بِكُلِّ
صِرَاطٍ
تُوعِدُونَ
وَتَصُدُّونَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
مَنْ
اٰمَنَ
بِه۪
وَتَبْغُونَهَا
عِوَجاًۚ
وَاذْكُرُٓوا
اِذْ
كُنْتُمْ
قَل۪يلاً
فَكَثَّرَكُمْۖ
وَانْظُرُوا
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُفْسِد۪ينَ
«Allah’a inananları yolundan alıkoyup ve o yolun eğriliğini dileyerek tehdit edip her yolda pusu kurup oturmayın. Azken, Allah’ın sizi çoğalttığını hatırlayın; bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.»[86]
وَوٰعَدْنَا
مُوسٰى
ثَلٰث۪ينَ
لَيْلَةً
وَاَتْمَمْنَاهَا
بِعَشْرٍ
فَتَمَّ
م۪يقَاتُ
رَبِّه۪ٓ
اَرْبَع۪ينَ
لَيْلَةًۚ
وَقَالَ
مُوسٰى
لِاَخ۪يهِ
هٰرُونَ
اخْلُفْن۪ي
ف۪ي
قَوْم۪ي
وَاَصْلِحْ
وَلَا
تَتَّبِـعْ
سَب۪يلَ
الْمُفْسِد۪ينَ
Musa’ya otuz gece vade verip sonra buna on gece daha kattık; böylece Rabbinin tayin ettiği müddet kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun’a, «Milletim içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna gitme» dedi.[142]
سَاَصْرِفُ
عَنْ
اٰيَاتِيَ
الَّذ۪ينَ
يَتَكَبَّرُونَ
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّۜ
وَاِنْ
يَرَوْا
كُلَّ
اٰيَةٍ
لَا
يُؤْمِنُوا
بِهَاۚ
وَاِنْ
يَرَوْا
سَب۪يلَ
الرُّشْدِ
لَا
يَتَّخِذُوهُ
سَب۪يلاًۚ
وَاِنْ
يَرَوْا
سَب۪يلَ
الْغَيِّ
يَتَّخِذُوهُ
سَب۪يلاًۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَكَانُوا
عَنْهَا
غَافِل۪ينَ
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden yüz çevirteceğim. Onlar bütün ayetleri görseler yine de inanmazlar; doğru yolu görseler, yol olarak benimsemezler; azgınlık yolunu görseler, hemen onu yol edinirler. Bu, onların mucizelerimizi yalan saymaları ve onlardan habersiz görünmelerinden ileri gelir.[146]
وَاتَّخَذَ
قَوْمُ
مُوسٰى
مِنْ
بَعْدِه۪
مِنْ
حُلِيِّهِمْ
عِجْلاً
جَسَداً
لَهُ
خُوَارٌۜ
اَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّهُ
لَا
يُكَلِّمُهُمْ
وَلَا
يَهْد۪يهِمْ
سَب۪يلاًۢ
اِتَّخَذُوهُ
وَكَانُوا
ظَالِم۪ينَ
Musa’nın ardından milleti, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler. O buzağının kendileriyle konuşmadığını ve yol da göstermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler.[148]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمْ
لِيَصُدُّوا
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
فَسَيُنْفِقُونَهَا
ثُمَّ
تَكُونُ
عَلَيْهِمْ
حَسْرَةً
ثُمَّ
يُغْلَبُونَۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اِلٰى
جَهَنَّمَ
يُحْشَرُونَۙ
Doğrusu inkar edenler mallarını Allah’ın yolundan insanları alıkoymak için sarfederler ve daha da sarfedeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de mağlup olacaklardır. Bu, Allah’ın, temizi murdardan ayırması ve murdarları üstüste koyup hepsini yığarak cehenneme yerleştirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardır. İşte onlar mahvolanlardır.[36-37]
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّمَا
غَنِمْتُمْ
مِنْ
شَيْءٍ
فَاَنَّ
لِلّٰهِ
خُمُسَهُ
وَلِلرَّسُولِ
وَلِذِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينِ
وَابْنِ
السَّب۪يلِۙ
اِنْ
كُنْتُمْ
اٰمَنْتُمْ
بِاللّٰهِ
وَمَٓا
اَنْزَلْنَا
عَلٰى
عَبْدِنَا
يَوْمَ
الْفُرْقَانِ
يَوْمَ
الْتَقَى
الْجَمْعَانِۜ
وَاللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Eğer Allah’a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın, Peygamber’in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir’dir.[41]
وَلَا
تَكُونُوا
كَالَّذ۪ينَ
خَرَجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
بَطَراً
وَرِئَٓاءَ
النَّاسِ
وَيَصُدُّونَ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
يَعْمَلُونَ
مُح۪يطٌ
Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men edenler gibi olmayın. Allah onların işlediklerini her yönüyle bilendir.[47]
Yükleniyor...