ش ع ي ب
10ayette
11kez geçiyor
4/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %100 · Medenî %0
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 85
39. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| شُعَيْباً | İsmi Alem | فُعَيْلًا | Şuayb | 11 |
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Hûd suresi ✕ Süzgeci kaldır
4 ayet
وَاِلٰى
مَدْيَنَ
اَخَاهُمْ
شُعَيْباًۜ
قَالَ
يَا قَوْمِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
مَا
لَكُمْ
مِنْ
اِلٰهٍ
غَيْرُهُۜ
وَلَا
تَنْقُصُوا
الْمِكْيَالَ
وَالْم۪يزَانَ
اِنّ۪ٓي
اَرٰيكُمْ
بِخَيْرٍ
وَاِنّ۪ٓي
اَخَافُ
عَلَيْكُمْ
عَذَابَ
يَوْمٍ
مُح۪يطٍ
Medyen halkına kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Şöyle dedi: «Ey milletim! Allah’a kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.»[84]
قَالُوا
يَا شُعَيْبُ
اَصَلٰوتُكَ
تَأْمُرُكَ
اَنْ
نَتْرُكَ
مَا
يَعْبُدُ
اٰبَٓاؤُ۬نَٓا
اَوْ
اَنْ
نَفْعَلَ
ف۪ٓي
اَمْوَالِنَا
مَا
نَشٰٓؤُ۬اۜ
اِنَّكَ
لَاَنْتَ
الْحَل۪يمُ
الرَّش۪يدُ
«Ey Şuayb! Babalarımızın taptığını bırakmamızı emreden veya mallarımızı istediğimiz gibi kullanmamızı meneden senin namazın mıdır? Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin» dediler.[87]
قَالُوا
يَا شُعَيْبُ
مَا
نَفْقَهُ۬
كَث۪يراً
مِمَّا
تَقُولُ
وَاِنَّا
لَنَرٰيكَ
ف۪ينَا
ضَع۪يفاًۚ
وَلَوْلَا
رَهْطُكَ
لَرَجَمْنَاكَۘ
وَمَٓا
اَنْتَ
عَلَيْنَا
بِعَز۪يزٍ
«Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşlardık. Esasen bizim gözümüzde pek itibarın da yoktur» dediler.[91]
وَلَمَّا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
نَجَّيْنَا
شُعَيْباً
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَعَهُ
بِرَحْمَةٍ
مِنَّا
وَاَخَذَتِ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
الصَّيْحَةُ
فَاَصْبَحُوا
ف۪ي
دِيَارِهِمْ
جَاثِم۪ينَۙ
Buyruğumuz gelince, Şuayb’ı ve beraberindeki inananları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık. Haksızlık yapanları bir çığlık yakaladı, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.[94]
Yükleniyor...