ص ل ح
170ayette
180kez geçiyor
54/114surede
21farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %64 · Medenî %36
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 50
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
14 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الصَّالِحَاتِ | İsim | الْفَاعِلَاتِ | Uyumlular | 62 |
| صَالِحاً | İsim | فَاعِلًا | Uyumlu | 31 |
| الصَّالِح۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Uyumlular | 23 |
| وَاَصْلَحَ | İfal Babı | وَأَفْعَلَ | Ve uyumlu yaptı | 20 |
| صَالِحاً | İsmi Alem | فَاعِلًا | Uyumlu | 9 |
| يُصْلِحُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | Uyumlu yapar | 6 |
| اِصْلَاحٌ | İsim | اِفْعَالِهَا | Uyumlu yapmak | 4 |
| الصَّالِحُونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Uyumlular | 3 |
| صَالِحٍۗ | İsim | فَاعِلٍ | Uyumlu | 3 |
| صَالِح۪ينَ | Sıfat | فَاعِلِينَ | Uyumlular | 3 |
| مُصْلِحُونَ | İsim | مُفْعِلُونَ | Islah edicileriz | 2 |
| وَتُصْلِحُوا | İfal Babı | وَتُفْعِلُوا | Ve uyumlu yaparsınız | 2 |
| اِصْلَاحاًۜ | İsim | إِفْعَالًا | Uyumlu yapmak | 2 |
| الْمُصْلِح۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | Uyumlu yapanlar | 2 |
| صَلَحَ | Feale-Yefulu | فَعَلَ | Uyumlu oldu | 2 |
| الْمُصْلِحِۜ | İsim | الْمُفْعِلِ | Uyumlu yapan | 1 |
| صُلْحاًۜ | İsim | فُعْلًا | Uzlaşma | 1 |
| وَالصُّلْحُ | İsim | وَالْفُعْلُ | Uzlaşma | 1 |
| الصَّالِح۪ينَ | Sıfat | الْفَاعِلِينَ | Uyumlular | 1 |
| صَالِحٌۜ | Sıfat | فَاعِلٌ | Uyumlu | 1 |
| الْاِصْلَاحَ | İsim | الْإِفْعَالَ | Uyumlu yapmak | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ج ر ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
25 ayet
ذٰلِكَ
الَّذ۪ي
يُبَشِّرُ
اللّٰهُ
عِبَادَهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِۜ
قُلْ
لَٓا
اَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
اَجْراً
اِلَّا
الْمَوَدَّةَ
فِي
الْقُرْبٰىۜ
وَمَنْ
يَقْتَرِفْ
حَسَنَةً
نَزِدْ
لَهُ
ف۪يهَا
حُسْناًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
شَكُورٌ
Allah, inanıp yararlı işler işleyen kullarını bununla müjdeler. De ki: «Ben sizden buna karşı yakınlara sevgiden (veya Allah’a yaklaşmaktan) başka bir ücret istemem.» Kim güzel bir iş işlerse onun güzelliğini arttırırız. Doğrusu Allah bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.[23]
وَجَزٰٓؤُ۬ا
سَيِّئَةٍ
سَيِّئَةٌ
مِثْلُهَاۚ
فَمَنْ
عَفَا
وَاَصْلَحَ
فَاَجْرُهُ
عَلَى
اللّٰهِۜ
اِنَّهُ
لَا
يُحِبُّ
الظَّالِم۪ينَ
Bir kötülüğün karşılığı, aynı şekilde bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah’a aittir. Doğrusu O, zulmedenleri sevmez.[40]
مُحَمَّدٌ
رَسُولُ
اللّٰهِۜ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُٓ
اَشِدَّٓاءُ
عَلَى
الْكُفَّارِ
رُحَمَٓاءُ
بَيْنَهُمْ
تَرٰيهُمْ
رُكَّعاً
سُجَّداً
يَبْتَغُونَ
فَضْلاً
مِنَ
اللّٰهِ
وَرِضْوَاناًۘ
س۪يمَاهُمْ
ف۪ي
وُجُوهِهِمْ
مِنْ
اَثَرِ
السُّجُودِۜ
ذٰلِكَ
مَثَلُهُمْ
فِي
التَّوْرٰيةِۚۛ
وَمَثَلُهُمْ
فِي
الْاِنْج۪يلِ۠ۛ
كَزَرْعٍ
اَخْرَجَ
شَطْـَٔهُ۫
فَاٰزَرَهُ
فَاسْتَغْلَظَ
فَاسْتَوٰى
عَلٰى
سُوقِه۪
يُعْجِبُ
الزُّرَّاعَ
لِيَغ۪يظَ
بِهِمُ
الْكُفَّارَۜ
وَعَدَ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
مِنْهُمْ
مَغْفِرَةً
وَاَجْراً
عَظ۪يماً
Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah’tan lütuf ve hoşnudluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat’ta anlatılan vasıflarıdır. İncil’de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vadetmiştir.[29]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
لَهُمْ
اَجْرٌ
غَيْرُ
مَمْنُونٍ
Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır.[25]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
فَلَهُمْ
اَجْرٌ
غَيْرُ
مَمْنُونٍۜ
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.[6]
Yükleniyor...