أ ت ي
549 kelime · i'rab ağacında: 539
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 530 ayetler
Fâil 462 ayetler
و
zamir 101
(هُوَ)
gizli 77
نَا
zamir 75
(أَنْتَ)
gizli 29
اللَّهُ
25
↗
الْعَذَابُ
15
↗
ت
zamir 14
(نَحْنُ)
gizli 13
رُسُلُ
12
↗
(هِيَ)
gizli 11
ن
zamir 8
(أَنَا)
gizli 7
+39 daha (daha az geçenler)
نَبَأُ
7
↗
حَدِيثُ
5
↗
ا
zamir 5
يَوْمٌ
4
↗
آيَةٍ
4
↗
السَّاعَةُ
4
↗
الْمَلَائِكَةُ
3
↗
نَذِيرٍ
3
↗
أَمْرُ
3
↗
رَبُّ
3
↗
بَأْسُ
2
↗
الْمَوْتُ
2
↗
هُدًى
2
↗
الْيَقِينُ
2
↗
بَعْضُ
2
↗
الْبَيِّنَةُ
2
↗
ذِكْرٍ
2
↗
تَأْوِيلُ
2
↗
الَّذِينَ
1
طَعَامٌ
1
↗
طَائِفَةٌ
1
↗
عَرَضٌ
1
↗
عَامٌ
1
↗
غَاشِيَةٌ
1
↗
كُلُّ
1
↗
مَثَلُ
1
↗
نَصْرُ
1
↗
الْبَاطِلُ
1
↗
وَعْدُ
1
↗
التَّابُوتُ
1
↗
الْأَحْزَابُ
1
↗
حِيتَانُ
1
↗
حِينٌ
1
↗
رِزْقُ
1
↗
سَبْعٌ
1
↗
مُسْتَمِعُ
1
↗
السَّمَاءُ
1
↗
سُنَّةُ
1
↗
ي
zamir 1
Mef'ûlun bih 444 ayetler
هُمْ
zamir 91
الْكِتَابَ
49
↗
كُمْ
zamir 48
هُ
zamir 41
نَا
zamir 27
(هُ)
gizli 26
الزَّكَاةَ
24
↗
كَ
zamir 23
ي
zamir 21
مُوسَى
18
↗
أَجْرًا
18
↗
الْعِلْمَ
15
↗
+95 daha (daha az geçenler)
الْحِكْمَةَ
13
↗
مَا
12
هَا
zamir 11
هُنَّ
zamir 10
مِنْ
8
أَمْوَالَ
6
↗
مِثْلَ
5
↗
الْمُلْكَ
5
↗
ابْنَ
5
↗
الْمَسَاكِينَ
5
↗
عِيسَى
4
↗
الْفَاحِشَةَ
4
↗
كُلَّ
4
↗
النُّبُوَّةَ
4
↗
نَصِيبًا
4
↗
خَيْرًا
4
↗
دَاوُدَ
4
↗
رَحْمَةً
4
↗
الَّذِينَ
3
أَحَدَ
3
↗
الْبَيِّنَاتِ
3
↗
حَسَنَةً
3
↗
حَقَّ
3
↗
ذِكْرًا
3
↗
الرِّجَالَ
3
↗
زَبُورًا
3
↗
هُمَا
zamir 3
الْإِنْجِيلَ
2
↗
الْفُرْقَانَ
2
↗
فَضْلَ
2
↗
فِرْعَوْنَ
2
↗
الْقَوْمَ
2
↗
الْهُدَى
2
↗
الْيَتَامَى
2
↗
الْأَرْضَ
2
↗
أُكُلَ
2
↗
الْإِيمَانَ
2
↗
ذَا
2
↗
أَهْلَ
2
↗
آلَ
2
↗
آيَاتِ
2
↗
السَّائِلِينَ
2
↗
إِبْرَاهِيمَ
2
↗
صَالِحًا
2
↗
كُمَا
zamir 2
كَمْ
1
هَذَا
1
(شَيْئًا)
gizli 1
آبَاءَ
1
↗
ضِيَاءً
1
↗
نَا
1
↗
عَذَابًا
1
↗
غَدَاءَ
1
↗
فَصْلَ
1
↗
الْفُقَرَاءَ
1
↗
الْقُرْآنَ
1
↗
قِنْطَارًا
1
↗
الْبَأْسَ
1
↗
كِفْلَيْنِ
1
↗
كَ
1
↗
لُوطًا
1
↗
لُقْمَانَ
1
↗
مَلَأَ
1
↗
النِّسَاءَ
1
↗
نَقِيرًا
1
↗
الْمُنْكَرَ
1
↗
النَّاسَ
1
↗
النَّاقَةَ
1
↗
الْمُهَاجِرِينَ
1
↗
هَارُونَ
1
↗
مَوْثِقًا
1
↗
سَعَةً
1
↗
وَلَدًا
1
↗
الْبُيُوتَ
1
↗
تِسْعَ
1
↗
ثَوَابَ
1
↗
ثَمُودَ
1
↗
حَرْثَ
1
↗
حَنَانًا
1
↗
الْحِكْمَةَ
1
↗
اللَّهَ
1
↗
ذَوِي
1
↗
رَبَّ
1
↗
الرِّقَابِ
1
↗
زِينَةً
1
↗
سَبَبًا
1
↗
سَبْعًا
1
↗
السِّحْرَ
1
↗
السُّفَهَاءَ
1
↗
سُلْطَانًا
1
↗
سُلَيْمَانَ
1
↗
صُحُفًا
1
↗
صَدُقَاتِ
1
↗
الصَّلَاةَ
1
↗
ضِعْفَيْنِ
1
↗
Harf-i cer 126 ayetler
بِ
98
مِنْ
24
عَلَى
7
أَجْرَ
1
إِلَى
1
بِ
ile bağlanan
هُ
zamir 12
آيَةٍ
7
↗
مَا
5
سُلْطَانٍ
5
↗
كُلِّ
4
↗
مِثْلِ
4
↗
هَا
zamir 4
فَاحِشَةٍ
3
↗
كِتَابٍ
3
↗
أَمْرِ
3
↗
آبَاءِ
2
(هُ)
gizli 2
+41 daha (daha az geçenler)
عَذَابٍ
2
↗
الْمَلَائِكَةِ
2
↗
الْبَيِّنَاتِ
2
↗
الْحَقِّ
2
↗
خَلْقٍ
2
↗
خَيْرٍ
2
↗
سُورَةٍ
2
↗
الشَّهَادَةِ
2
↗
ضِيَاءٍ
1
↗
عَرْشِ
1
↗
الْمَعْرُوفِ
1
↗
عَشْرِ
1
↗
الْفَتْحِ
1
↗
قَبَسٍ
1
↗
قُرْآنٍ
1
↗
قُرْبَانٍ
1
↗
قَوْمٍ
1
↗
أَثَارَةٍ
1
↗
لَيْلٍ
1
↗
مَاءٍ
1
↗
يَمِينِ
1
↗
بُهْتَانٍ
1
↗
آخَرِينَ
1
↗
أَخٍ
1
↗
التَّوْرَاةِ
1
↗
جَذْوَةٍ
1
↗
جُنُودٍ
1
↗
حَدِيثٍ
1
↗
خَبَرٍ
1
↗
اللَّهِ
1
↗
دُخَانٍ
1
↗
ذِكْرِ
1
↗
أَرْبَعَةِ
1
↗
رِزْقٍ
1
↗
أَهْلِ
1
↗
سِحْرٍ
1
↗
شُرَكَاءِ
1
↗
الشَّمْسِ
1
↗
شِهَابٍ
1
↗
كُمْ
zamir 1
هُمْ
zamir 1
مِنْ
ile bağlanan
هَا
zamir 5
فَضْلِ
3
↗
كُلِّ
3
↗
كِتَابٍ
2
↗
رَبِّ
2
↗
ظُهُورِ
1
↗
الْمَغْرِبِ
1
↗
الْغَمَامِ
1
↗
الْقَوَاعِدِ
1
↗
لَدُنْ
1
↗
الْمُلْكِ
1
↗
مَالِ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
عَلَى
ile bağlanan
أَجْرَ
ile bağlanan
إِلَى
ile bağlanan
Nâib-i fâil 68 ayetler
Hâl 57 ayetler
(كُلِّ)
gizli 7
هُمْ
zamir 7
(عَلَى كُلِّ حَالٍ)
gizli 3
أَنْتُمْ
zamir 3
فَضْلِ
2
↗
قَلْبٍ
2
↗
نَنْقُصُ
2
↗
مُحْصَنَاتٍ
2
↗
دُونِ
2
↗
مُسْلِمِينَ
2
↗
شَهْوَةً
2
↗
cümle
1
+32 daha (daha az geçenler)
بَيَاتًا
1
وَ
1
(مِنْ كُلِّ حَالٍ)
gizli 1
(يَفْعَلُونَ)
gizli 1
عِلْمٍ
1
↗
تَأْتِي
1
غَيْرَ
1
↗
نُفَرِّقُ
1
↗
قَوْمِ
1
↗
كُلِّ
1
↗
يَكُنْ
1
↗
نِسَاءِ
1
↗
نَصِيبٍ
1
↗
هُدًى
1
↗
بَصَائِرَ
1
↗
مُتَّخِذَاتِ
1
↗
إِذْنِ
1
↗
مُجْرِمًا
1
↗
أُسَارَى
1
↗
تَحْمِلُ
1
↗
دَاخِرِينَ
1
↗
يُدْعَوْنَ
1
↗
مُذْعِنِينَ
1
↗
رِجَالًا
1
↗
رَحْمَةً
1
↗
تُرِيدُونَ
1
↗
يَتَزَكَّى
1
↗
أَشِحَّةً
1
↗
شُرَّعًا
1
↗
صَبِيًّا
1
↗
كُمْ
zamir 1
نَحْنُ
zamir 1
Mef'ûlun fîh 52 ayetler
Mef'ûlun lieclih 10 ayetler
Mef'ûlun mutlak 7 ayetler
Muzâfun ileyh 22 ayetler
Haber 21 ayetler
Sıfat 17 ayetler
Mecrur 2 ayetler
Fiil Nâib-i fâil و
32 ayet · أ ت ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَبَشِّرِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
اَنَّ
لَهُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۜ
كُلَّمَا
رُزِقُوا
مِنْهَا
مِنْ
ثَمَرَةٍ
رِزْقاًۙ
قَالُوا
هٰذَا
الَّذ۪ي
رُزِقْنَا
مِنْ
قَبْلُ
وَاُتُوا
بِه۪
مُتَشَابِهاًۜ
وَلَهُمْ
ف۪يهَٓا
اَزْوَاجٌ
مُطَهَّرَةٌ
وَهُمْ
ف۪يهَا
خَالِدُونَ
İnananlar ve yararlı işler yapanlara, kendilerine altlarından ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Onlara buranın bir ürünü rızık olarak verildiğinde, «Bu daha önce de rızıklandığımızdır» derler. Bunlar, söylediklerinin benzerleri olarak sunulmuştur. Onlara orada tertemiz eşler vardır ve orada temelli kalırlar.[25]
وَلَمَّا
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِ
مُصَدِّقٌ
لِمَا
مَعَهُمْ
نَبَذَ
فَر۪يقٌ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَۗ
كِتَابَ
اللّٰهِ
وَرَٓاءَ
ظُهُورِهِمْ
كَاَنَّهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Yanlarındakini doğrulayan bir Peygamber, Allah katından onlara gelince Kitap verilenlerden bir takımı, bilmiyorlarmış gibi, Allah’ın Kitabı’nı arkalarına attılar.[101]
قَدْ
نَرٰى
تَقَلُّبَ
وَجْهِكَ
فِي
السَّمَٓاءِۚ
فَلَنُوَلِّيَنَّكَ
قِبْلَةً
تَرْضٰيهَاۖ
فَوَلِّ
وَجْهَكَ
شَطْرَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَحَيْثُ
مَا
كُنْتُمْ
فَوَلُّوا
وُجُوهَكُمْ
شَطْرَهُۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
لَيَعْلَمُونَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّهِمْۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
يَعْمَلُونَ
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun Rab’lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.[144]
وَلَئِنْ
اَتَيْتَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
بِكُلِّ
اٰيَةٍ
مَا
تَبِعُوا
قِبْلَتَكَۚ
وَمَٓا
اَنْتَ
بِتَابِـعٍ
قِبْلَتَهُمْۚ
وَمَا
بَعْضُهُمْ
بِتَابِـعٍ
قِبْلَةَ
بَعْضٍۜ
وَلَئِنِ
اتَّبَعْتَ
اَهْوَٓاءَهُمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَكَ
مِنَ
الْعِلْمِۙ
اِنَّكَ
اِذاً
لَمِنَ
الظَّالِم۪ينَۢ
Sen, Kitap verilenlere her türlü delili getirsen, yine de kıblene uymazlar; sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. And olsun ki, eğer sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, şüphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.[145]
اِنَّ
الدّ۪ينَ
عِنْدَ
اللّٰهِ
الْاِسْلَامُ۠
وَمَا
اخْتَلَفَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُ
بَغْياً
بَيْنَهُمْۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
سَر۪يعُ
الْحِسَابِ
Allah katında din, şüphesiz İslam’dır. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.[19]
فَاِنْ
حَٓاجُّوكَ
فَقُلْ
اَسْلَمْتُ
وَجْهِيَ
لِلّٰهِ
وَمَنِ
اتَّـبَعَنِۜ
وَقُلْ
لِلَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
وَالْاُمِّيّ۪نَ
ءَاَسْلَمْتُمْۜ
فَاِنْ
اَسْلَمُوا
فَقَدِ
اهْتَدَوْاۚ
وَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاِنَّمَا
عَلَيْكَ
الْبَلَاغُۜ
وَاللّٰهُ
بَص۪يرٌ
بِالْعِبَادِ۟
Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, «Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a verdim» de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: «Siz de İslam oldunuz mu?» de, şayet İslam olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.[20]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
نَص۪يباً
مِنَ
الْكِتَابِ
يُدْعَوْنَ
اِلٰى
كِتَابِ
اللّٰهِ
لِيَحْكُمَ
بَيْنَهُمْ
ثُمَّ
يَتَوَلّٰى
فَر۪يقٌ
مِنْهُمْ
وَهُمْ
مُعْرِضُونَ
Kendilerine Kitapdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah’ın Kitabına çağırılmışlar, sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.[23]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِنْ
تُط۪يعُوا
فَر۪يقاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
يَرُدُّوكُمْ
بَعْدَ
ا۪يمَانِكُمْ
كَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Kitap verilenlerin bir takımına uyarsanız, inanmanızdan sonra sizi kafir olmağa çevirirler.[100]
لَتُبْلَوُنَّ
ف۪ٓي
اَمْوَالِكُمْ
وَاَنْفُسِكُمْ
وَلَتَسْمَعُنَّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُٓوا
اَذًى
كَث۪يراًۜ
وَاِنْ
تَصْبِرُوا
وَتَتَّقُوا
فَاِنَّ
ذٰلِكَ
مِنْ
عَزْمِ
الْاُمُورِ
And olsun ki mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız; hiç şüphesiz, sizden önce Kitap verilenlerden ve Allah’a eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinde sebat edilecek işlerdendir.[186]
وَاِذْ
اَخَذَ
اللّٰهُ
م۪يثَاقَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
لَتُبَيِّنُنَّهُ
لِلنَّاسِ
وَلَا
تَكْتُمُونَهُۘ
فَنَبَذُوهُ
وَرَٓاءَ
ظُهُورِهِمْ
وَاشْتَرَوْا
بِه۪
ثَمَناً
قَل۪يلاًۜ
فَبِئْسَ
مَا
يَشْتَرُونَ
Allah, Kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür![187]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
نَص۪يباً
مِنَ
الْكِتَابِ
يَشْتَرُونَ
الضَّلَالَةَ
وَيُر۪يدُونَ
اَنْ
تَضِلُّوا
السَّب۪يلَۜ
Kendilerine Kitap’dan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun?[44]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
اٰمِنُوا
بِمَا
نَزَّلْنَا
مُصَدِّقاً
لِمَا
مَعَكُمْ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
نَطْمِسَ
وُجُوهاً
فَنَرُدَّهَا
عَلٰٓى
اَدْبَارِهَٓا
اَوْ
نَلْعَنَهُمْ
كَمَا
لَعَنَّٓا
اَصْحَابَ
السَّبْتِۜ
وَكَانَ
اَمْرُ
اللّٰهِ
مَفْعُولاً
Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran’a inanın; Allah’ın emri daima yapılagelmiştir.[47]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
نَص۪يباً
مِنَ
الْكِتَابِ
يُؤْمِنُونَ
بِالْجِبْتِ
وَالطَّاغُوتِ
وَيَقُولُونَ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اَهْدٰى
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
سَب۪يلاً
Kendilerine kitap verilmiş olanların, puta ve şeytana kanıp, inkar edenlere: «Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadırlar» dediklerini görmedin mi?[51]
وَلِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَلَقَدْ
وَصَّيْنَا
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَاِيَّاكُمْ
اَنِ
اتَّقُوا
اللّٰهَۜ
وَاِنْ
تَكْفُرُوا
فَاِنَّ
لِلّٰهِ
مَا
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَمَا
فِي
الْاَرْضِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَنِياًّ
حَم۪يداً
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah’ındır. And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah’tan sakınmanızı tavsiye ettik. İnkar ederseniz bilin ki, göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.[131]
اَلْيَوْمَ
اُحِلَّ
لَكُمُ
الطَّيِّبَاتُۜ
وَطَعَامُ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
حِلٌّ
لَكُمْۖ
وَطَعَامُكُمْ
حِلٌّ
لَهُمْۘ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الْمُؤْمِنَاتِ
وَالْمُحْصَنَاتُ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
اِذَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اُجُورَهُنَّ
مُحْصِن۪ينَ
غَيْرَ
مُسَافِح۪ينَ
وَلَا
مُتَّخِذ۪ٓي
اَخْدَانٍۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِالْا۪يمَانِ
فَقَدْ
حَبِطَ
عَمَلُهُۘ
وَهُوَ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنَ
الْخَاسِر۪ينَ۟
Bugün, size temiz olanlar helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size helal, sizin yemeğiniz de onlara helaldir. İnanan hür ve iffetli kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadınları -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve mehirlerini verdiğiniz takdirde- size helaldir. Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.[5]
فَلَمَّا
نَسُوا
مَا
ذُكِّرُوا
بِه۪
فَتَحْنَا
عَلَيْهِمْ
اَبْوَابَ
كُلِّ
شَيْءٍۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
فَرِحُوا
بِمَٓا
اُو۫تُٓوا
اَخَذْنَاهُمْ
بَغْتَةً
فَاِذَا
هُمْ
مُبْلِسُونَ
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; kendilerine verilene sevinince ansızın onları yakaladık da umutsuz kalıverdiler.[44]
قَاتِلُوا
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِ
وَلَا
بِالْيَوْمِ
الْاٰخِرِ
وَلَا
يُحَرِّمُونَ
مَا
حَرَّمَ
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُ
وَلَا
يَد۪ينُونَ
د۪ينَ
الْحَقِّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
حَتّٰى
يُعْطُوا
الْجِزْيَةَ
عَنْ
يَدٍ
وَهُمْ
صَاغِرُونَ۟
Kitap verilenlerden, Allah’a, ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Peygamberinin haram kıldığını haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.[29]
ثُمَّ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يُخْز۪يهِمْ
وَيَقُولُ
اَيْنَ
شُرَكَٓاءِيَ
الَّذ۪ينَ
كُنْتُمْ
تُشَٓاقُّونَ
ف۪يهِمْۜ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
اِنَّ
الْخِزْيَ
الْيَوْمَ
وَالسُّٓوءَ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَۙ
Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: «Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?» der. İlim sahibleri şöyle derler: «Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır.»[27]
قُلْ
اٰمِنُوا
بِه۪ٓ
اَوْ
لَا
تُؤْمِنُواۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
مِنْ
قَبْلِه۪ٓ
اِذَا
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
يَخِرُّونَ
لِلْاَذْقَانِ
سُجَّداًۙ
De ki: «Kuran’a ister inanın, isten inanmayın, O’ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar» ve «Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz’in sözü şüphesiz yerine gelecektir» derler.[107-108]
وَلِيَعْلَمَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
اَنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَ
فَيُؤْمِنُوا
بِه۪
فَتُخْبِتَ
لَهُ
قُلُوبُهُمْۜ
وَاِنَّ
اللّٰهَ
لَهَادِ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
Bu, kendilerine ilim verilenlerin Kuran’ın, senin Rabbin’den bir gerçek olduğunu bilip de ona inanmaları ve gönüllerini bağlamaları içindir. Allah inananları şüphesiz doğru yola eriştirir.[54]
Yükleniyor...