ق ب ل
294 kelime · i'rab ağacında: 291
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 252 ayetler
Muzâfun ileyh 252 ayetler
(ذَلِكَ)
gizli 56
هُمْ
zamir 54
كَ
zamir 34
أَنْ
28
كُمْ
zamir 18
هُ
zamir 18
(هُ)
gizli 9
(هُمْ)
gizli 5
هَذَا
4
الْغُرُوبِ
3
↗
ي
zamir 3
ذَلِكَ
2
+15 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 204 ayetler
Fiili 204 ayetler
(اِسْتَقَرُّوا)
gizli 36
أُوتُوا
17
↗
خَلَتْ
14
↗
أَرْسَلْنَا
13
↗
أَهْلَكْنَا
11
↗
كَذَّبَتْ
7
↗
آمَنْتُمْ
7
↗
أُنْزِلَ
6
↗
تَسْتَعْجِلُونَ
4
↗
نَدْعُو
4
↗
سَبِّحْ
4
↗
(اِسْتَقَرَّ)
gizli 3
+58 daha (daha az geçenler)
قَالَ
3
↗
كَفَرُوا
3
↗
أَنْفَقَ
3
↗
جَاءَ
3
↗
خَلَقْنَا
3
↗
ضَلَّ
2
↗
طَلَّقْتُمْ
2
↗
يَطْمِثْ
2
↗
عَاهَدُوا
2
↗
قَصَصْنَا
2
↗
وُعِدْنَا
2
↗
تُوَلُّوا
2
↗
اتَّبِعُوا
2
↗
رَزَقْنَا
2
↗
أَشْرَكَ
2
↗
(أَهْلَكَ)
gizli 1
(أَهْلَكْنَا)
gizli 1
يَعْبُدُ
1
↗
عَصَيْتَ
1
↗
تَعْلَمُ
1
↗
يَسْتَفْتِحُونَ
1
↗
فَتَنَّا
1
↗
فَرَّطْتُمْ
1
↗
فُعِلَ
1
↗
تَقْتُلُونَ
1
↗
قُدَّ
1
↗
يَقْرَءُونَ
1
↗
أَقْسَمْتُمْ
1
↗
أَقِمْ
1
↗
بَدَأَ
1
↗
تَمَنَّوْنَ
1
↗
مِتُّ
1
↗
نَبَّأْتُ
1
↗
نَادَى
1
↗
أَنْذِرْ
1
↗
نَسُوا
1
↗
نَفِدَ
1
↗
هَدَيْنَا
1
↗
يُتَوَفَّى
1
↗
ابْتَغَوُا
1
↗
أَخَذْنَا
1
↗
تَبَوَّءُوا
1
↗
تَتْلُو
1
↗
أَتَمَّ
1
↗
تَابُوا
1
↗
لِيَسْتَأْذِنْ
1
↗
أُوذِينَا
1
↗
نَجْعَلْ
1
↗
اسْتَجِيبُوا
1
↗
حَارَبَ
1
↗
حَرَّمْنَا
1
↗
حَشَرْنَا
1
↗
يُخْفُونَ
1
↗
خَانُوا
1
↗
سُئِلَ
1
↗
سَرَقَ
1
↗
أَسْلِمُوا
1
↗
سَمَّى
1
↗
Fiil 28 ayetler
Sıfat 11 ayetler
Mef'ûlun fîh
198 ayet · ق ب ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
تَأْتِيَهُمُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
اَوْ
يَأْتِيَ
اَمْرُ
رَبِّكَۜ
كَذٰلِكَ
فَعَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۜ
وَمَا
ظَلَمَهُمُ
اللّٰهُ
وَلٰكِنْ
كَانُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Onlar kendilerine yalnız meleklerin veya senin Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmemişti, ama onlar kendilerine yazık ediyorlardı.[33]
وَقَالَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُوا
لَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
مَا
عَبَدْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍ
نَحْنُ
وَلَٓا
اٰبَٓاؤُ۬نَا
وَلَا
حَرَّمْنَا
مِنْ
دُونِه۪
مِنْ
شَيْءٍۜ
كَذٰلِكَ
فَعَلَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْۚ
فَهَلْ
عَلَى
الرُّسُلِ
اِلَّا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a eş koşanlar: «Allah dileseydi O’ndan başka hiçbir şeye ne biz ve ne de babalarımız tapardı. O’nun buyruğu olmaksızın hiçbir şeyi haram kılmazdık» dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife düşer?[35]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
اِلَّا
رِجَالاً
نُوح۪ٓي
اِلَيْهِمْ
فَسْـَٔلُٓوا
اَهْلَ
الذِّكْرِ
اِنْ
كُنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَۙ
Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran’ı indirdik. Belki düşünürler.[43-44]
وَعَلَى
الَّذ۪ينَ
هَادُوا
حَرَّمْنَا
مَا
قَصَصْنَا
عَلَيْكَ
مِنْ
قَبْلُۚ
وَمَا
ظَلَمْنَاهُمْ
وَلٰكِنْ
كَانُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
يَظْلِمُونَ
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.[118]
سُنَّةَ
مَنْ
قَدْ
اَرْسَلْنَا
قَبْلَكَ
مِنْ
رُسُلِنَا
وَلَا
تَجِدُ
لِسُنَّتِنَا
تَحْو۪يلاً۟
Bu, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de uyguladığımız yasadır. Sen bizim yasamızda değişiklik bulamazsın.[77]
قُلْ
اٰمِنُوا
بِه۪ٓ
اَوْ
لَا
تُؤْمِنُواۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
مِنْ
قَبْلِه۪ٓ
اِذَا
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
يَخِرُّونَ
لِلْاَذْقَانِ
سُجَّداًۙ
De ki: «Kuran’a ister inanın, isten inanmayın, O’ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar» ve «Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz’in sözü şüphesiz yerine gelecektir» derler.[107-108]
وَمَا
مَنَعَ
النَّاسَ
اَنْ
يُؤْمِنُٓوا
اِذْ
جَٓاءَهُمُ
الْهُدٰى
وَيَسْتَغْفِرُوا
رَبَّهُمْ
اِلَّٓا
اَنْ
تَأْتِيَهُمْ
سُنَّةُ
الْاَوَّل۪ينَ
اَوْ
يَأْتِيَهُمُ
الْعَذَابُ
قُبُلاً
İnsanlara doğruluk rehberi gelmişken, onları inanmaktan, Rablerinden mağfiret dilemekten alıkoyan öncekilere uygulananın kendilerine de uygulanmasını veya gözleri göre göre azaba uğramayı beklemeleridir.[55]
قُلْ
لَوْ
كَانَ
الْبَحْرُ
مِدَاداً
لِكَلِمَاتِ
رَبّ۪ي
لَنَفِدَ
الْبَحْرُ
قَبْلَ
اَنْ
تَنْفَدَ
كَلِمَاتُ
رَبّ۪ي
وَلَوْ
جِئْنَا
بِمِثْلِه۪
مَدَداً
De ki: «Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarını da katsak, Rabbimin sözleri tükenmeden denizler tükenirdi.»[109]
يَا زَكَرِيَّٓا
اِنَّـا
نُـبَشِّرُكَ
بِغُـلَامٍۨ
اسْـمُهُ
يَحْيٰىۙ
لَمْ
نَجْعَلْ
لَهُ
مِنْ
قَبْلُ
سَمِياًّ
Allah: «Ey Zekeriya! Sana, Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiştik» buyurdu.[7]
قَالَ
كَذٰلِكَۚ
قَالَ
رَبُّكَ
هُوَ
عَلَيَّ
هَيِّنٌ
وَقَدْ
خَلَقْتُكَ
مِنْ
قَبْلُ
وَلَمْ
تَكُ
شَيْـٔاً
Allah: «Rabbin böyle buyurdu; Çünkü bu bana kolaydır, nitekim sen yokken daha önce seni yaratmıştım» dedi.[9]
فَاَجَٓاءَهَا
الْمَخَاضُ
اِلٰى
جِذْعِ
النَّخْلَةِۚ
قَالَتْ
يَا لَيْتَن۪ي
مِتُّ
قَبْلَ
هٰذَا
وَكُنْتُ
نَسْياً
مَنْسِياًّ
Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeğe mecbur etti. «Keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim» dedi.[23]
اَوَلَا
يَذْكُرُ
الْاِنْسَانُ
اَنَّا
خَلَقْنَاهُ
مِنْ
قَبْلُ
وَلَمْ
يَكُ
شَيْـٔاً
Bu insan kendisi önceden bir şey değilken onu yaratmış olduğumuzu hatırlamaz mi?[67]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنْ
قَرْنٍ
هُمْ
اَحْسَنُ
اَثَاثاً
وَرِءْياً
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, onlar varlıkça ve gösterişçe bunlardan daha üstündüler.[74]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنْ
قَرْنٍۜ
هَلْ
تُحِسُّ
مِنْهُمْ
مِنْ
اَحَدٍ
اَوْ
تَسْمَعُ
لَهُمْ
رِكْزاً
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik, şimdi onlardan hiçbirini duyuyor veya bir ses işitiyor musun?[98]
قَالَ
اٰمَنْتُمْ
لَهُ
قَبْلَ
اَنْ
اٰذَنَ
لَكُمْۜ
اِنَّهُ
لَكَب۪يرُكُمُ
الَّذ۪ي
عَلَّمَكُمُ
السِّحْرَۚ
فَلَاُقَطِّعَنَّ
اَيْدِيَكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
مِنْ
خِلَافٍ
وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ
ف۪ي
جُذُوعِ
النَّخْلِۘ
وَلَتَعْلَمُنَّ
اَيُّـنَٓا
اَشَدُّ
عَذَاباً
وَاَبْقٰى
Firavun «Ben size izin vermeden mi O’na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz» dedi.[71]
وَلَقَدْ
قَالَ
لَهُمْ
هٰرُونُ
مِنْ
قَبْلُ
يَا قَوْمِ
اِنَّمَا
فُتِنْتُمْ
بِه۪ۚ
وَاِنَّ
رَبَّكُمُ
الرَّحْمٰنُ
فَاتَّبِعُون۪ي
وَاَط۪يعُٓوا
اَمْر۪ي
And olsun ki, Harun da onlara önceden: «Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman’dır. Bana uyun, emrime itaat edin» demişti.[90]
فَتَعَالَى
اللّٰهُ
الْمَلِكُ
الْحَقُّۚ
وَلَا
تَعْجَلْ
بِالْقُرْاٰنِ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يُقْضٰٓى
اِلَيْكَ
وَحْيُهُۘ
وَقُلْ
رَبِّ
زِدْن۪ي
عِلْماً
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce’dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, «Rabbim! ilmimi artır» de.[114]
وَلَقَدْ
عَهِدْنَٓا
اِلٰٓى
اٰدَمَ
مِنْ
قَبْلُ
فَنَسِيَ
وَلَمْ
نَجِدْ
لَهُ
عَزْماً۟
And olsun ki daha önce Adem’e ahd vermiştik, fakat unuttu; onu azimli bulmadık.[115]
اَفَلَمْ
يَهْدِ
لَهُمْ
كَمْ
اَهْلَكْنَا
قَبْلَهُمْ
مِنَ
الْقُرُونِ
يَمْشُونَ
ف۪ي
مَسَاكِنِهِمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِاُو۬لِي
النُّهٰى۟
Onları yerlerinde gezdikleri, kendilerinden önce yok etmiş olduğumuz bunca nesiller doğru yola sevketmedi mi? Doğrusu bunlarda akıl sahipleri için ibretler vardır.[128]
فَاصْبِرْ
عَلٰى
مَا
يَقُولُونَ
وَسَبِّحْ
بِحَمْدِ
رَبِّكَ
قَبْلَ
طُلُوعِ
الشَّمْسِ
وَقَبْلَ
غُرُوبِهَاۚ
وَمِنْ
اٰنَٓائِ
الَّيْلِ
فَسَبِّـحْ
وَاَطْرَافَ
النَّهَارِ
لَعَلَّكَ
تَرْضٰى
Onların dediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et; gece saatlerinde ve gündüzleri de tesbih et ki Rabbinin rızasına eresin.[130]
Yükleniyor...