ق ل ب
168 kelime · i'rab ağacında: 164
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mecrur 72 ayetler
Fâil 28 ayetler
Fiili 28 ayetler
تَطْمَئِنَّ
6
↗
قَسَتْ
3
↗
يَغْرُرْ
2
↗
وَجِلَتْ
2
↗
تَأْبَى
1
↗
تَعَمَّدَتْ
1
↗
تَعْمَى
1
↗
تَقَطَّعَ
1
↗
تَتَقَلَّبُ
1
كَسَبَتْ
1
↗
تَلِينُ
1
↗
بَلَغَتْ
1
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Fiil 27 ayetler
Mef'ûlun fîh 17 ayetler
Mef'ûlun bih 13 ayetler
Muzâfun ileyh 13 ayetler
Mübteda 11 ayetler
Mevsûf 8 ayetler
Muzâf Muzâfun ileyh نَا
6 ayet · ق ل ب kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَقَالُوا
قُلُوبُنَا
غُلْفٌۜ
بَلْ
لَعَنَهُمُ
اللّٰهُ
بِكُفْرِهِمْ
فَقَل۪يلاً
مَا
يُؤْمِنُونَ
«Kalplerimiz perdelidir» dediler, hayır, Allah inkarlarından dolayı onları lanetlemiştir. Onların pek azı inanırlar.[88]
رَبَّنَا
لَا
تُزِغْ
قُلُوبَنَا
بَعْدَ
اِذْ
هَدَيْتَنَا
وَهَبْ
لَنَا
مِنْ
لَدُنْكَ
رَحْمَةًۚ
اِنَّكَ
اَنْتَ
الْوَهَّابُ
Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz Sen sonsuz bağışta bulunansın.[8]
فَبِمَا
نَقْضِهِمْ
م۪يثَاقَهُمْ
وَكُفْرِهِمْ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَقَتْلِهِمُ
الْاَنْبِيَٓاءَ
بِغَيْرِ
حَقٍّ
وَقَوْلِهِمْ
قُلُوبُنَا
غُلْفٌۜ
بَلْ
طَبَعَ
اللّٰهُ
عَلَيْهَا
بِكُفْرِهِمْ
فَلَا
يُؤْمِنُونَ
اِلَّا
قَل۪يلاًۖ
Sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri, «Kalblerimiz perdelidir» demelerinden ötürü Allah, evet, inkarlarına karşılık onların kalblerini mühürledi, onun için bunların ancak pek azı inanır.[155]
قَالُوا
نُر۪يدُ
اَنْ
نَأْكُلَ
مِنْهَا
وَتَطْمَئِنَّ
قُلُوبُنَا
وَنَعْلَمَ
اَنْ
قَدْ
صَدَقْتَنَا
وَنَكُونَ
عَلَيْهَا
مِنَ
الشَّاهِد۪ينَ
«Ondan yemeyi, kalblerimizin kanmasını ve senin bize doğru söylediğini bilmeyi, ona şahid olmayı istiyoruz» dediler.[113]
وَقَالُوا
قُلُوبُنَا
ف۪ٓي
اَكِنَّةٍ
مِمَّا
تَدْعُونَٓا
اِلَيْهِ
وَف۪ٓي
اٰذَانِنَا
وَقْرٌ
وَمِنْ
بَيْنِنَا
وَبَيْنِكَ
حِجَابٌ
فَاعْمَلْ
اِنَّـنَا
عَامِلُونَ
Bu Kitap, merhametli olan Allah katından indirilmedir; bilen bir millet için müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Arapça okunarak, ayetleri uzun uzun açıklanmıştır. Ama insanların çoğu yüz çevirmiştir, onlar işitmezler de: «Bizi çağırdığın şeye karşı kalblerimiz kapalıdır, kulaklarımızda ağırlık, bizimle senin aranda anlaşmamıza engel vardır; istediğini yap, biz de yapacağız» derler.[2-5]
وَالَّذ۪ينَ
جَٓاؤُ۫
مِنْ
بَعْدِهِمْ
يَقُولُونَ
رَبَّـنَا
اغْفِرْ
لَنَا
وَلِاِخْوَانِنَا
الَّذ۪ينَ
سَبَقُونَا
بِالْا۪يمَانِ
وَلَا
تَجْعَلْ
ف۪ي
قُلُوبِنَا
غِلاًّ
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
رَبَّـنَٓا
اِنَّكَ
رَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ۟
Onlardan sonra gelenler: «Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla; kalbimizde müminlere karşı kin bırakma; Rabbimiz! Şüphesiz Sen şefkatlisin, merhametlisin» derler.[10]
Yükleniyor...