ك ت ب
319 kelime · i'rab ağacında: 317
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Mef'ûlun bih 101 ayetler
Fiili 101 ayetler
آتَيْنَا
49
↗
أَنْزَلْنَا
23
↗
يُعَلِّمُ
5
↗
يَقْرَءُونَ
4
↗
أَوْرَثْنَا
4
↗
يَتْلُونَ
4
↗
تَجِدُوا
2
↗
جَعَلْنَا
2
↗
(كُتِبَ)
gizli 1
قَالَ
1
↗
يَكْتُبُونَ
1
نَبَذَ
1
↗
+4 daha (daha az geçenler)
Mecrur 69 ayetler
Mevsûf 59 ayetler
Sıfat 59 ayetler
مُبِينٍ
13
↗
أَنْزَلْنَا
6
↗
الْمُنِيرِ
4
↗
مُصَدِّقٌ
4
↗
الَّذِي
3
فُصِّلَتْ
3
↗
مُبَارَكٌ
3
↗
الْحَكِيمِ
3
↗
(مُسْتَقِرٌّ)
gizli 2
عِنْدِ
2
↗
تَدْرُسُونَ
2
↗
مَرْقُومٌ
2
↗
+28 daha (daha az geçenler)
cümle
1
هَذَا
1
(مُسْتَقِرًّا)
gizli 1
الْعَدْلِ
1
↗
أَعْرَضَ
1
↗
عَزِيزٌ
1
↗
مَعْلُومٌ
1
↗
نَقْرَءُ
1
↗
تَقْشَعِرُّ
1
↗
قَيِّمَةٌ
1
↗
كَرِيمٌ
1
↗
مَكْنُونٍ
1
↗
يَلْقَى
1
↗
تَلِينُ
1
↗
يَنْطِقُ
1
↗
يَهْدِي
1
↗
مَوْقُوتًا
1
↗
مُؤَجَّلًا
1
↗
مَثَانِيَ
1
↗
حَفِيظٌ
1
↗
اللَّهِ
1
↗
ذِكْرُ
1
↗
سَبَقَ
1
↗
مَسْطُورٍ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
مُتَشَابِهًا
1
↗
هُمْ
zamir 1
هُوَ
zamir 1
Muzâfun ileyh 54 ayetler
Fiil 51 ayetler
Fâil 37 ayetler
Mef'ûlun bih 29 ayetler
مَا
5
أَنْ
4
هَا
zamir 4
(هُ)
gizli 2
الْقِتَالَ
2
↗
الرَّحْمَةَ
2
↗
نَا
zamir 2
هُ
zamir 2
(هَا)
gizli 1
لَأَغْلِبَنَّ
1
↗
الْكِتَابَ
1
آثَارَ
1
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Nâib-i fâil 14 ayetler
Mef'ûlun fîh 11 ayetler
Mef'ûlun lieclih 5 ayetler
Mef'ûlun mutlak 3 ayetler
Hâl 1 ayetler
Muzâf 30 ayetler
Haber 19 ayetler
Mübteda 8 ayetler
Mef'ûlun mutlak 2 ayetler
Mef'ûlun bih Fiili و ر ث
4 ayet · ك ت ب kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
فَخَلَفَ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
خَلْفٌ
وَرِثُوا
الْكِتَابَ
يَأْخُذُونَ
عَرَضَ
هٰذَا
الْاَدْنٰى
وَيَقُولُونَ
سَيُغْفَرُ
لَنَاۚ
وَاِنْ
يَأْتِهِمْ
عَرَضٌ
مِثْلُهُ
يَأْخُذُوهُۜ
اَلَمْ
يُؤْخَذْ
عَلَيْهِمْ
م۪يثَاقُ
الْكِتَابِ
اَنْ
لَا
يَقُولُوا
عَلَى
اللّٰهِ
اِلَّا
الْحَقَّ
وَدَرَسُوا
مَا
ف۪يهِۜ
وَالدَّارُ
الْاٰخِرَةُ
خَيْرٌ
لِلَّذ۪ينَ
يَتَّقُونَۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ
Ardlarından yerlerine gelen bir takım kötüler, Kitap’a mirasçı oldular. «Biz nasıl olsa affedileceğiz» diyerek Kitap’ın hükümlerini değiştirme karşılığı bu değersiz dünyanın mallarını alırlar; yine ona benzer geçici bir şey kendilerine gelince onu da kabul ederlerdi. Onlardan, Allah’a karşı ancak gerçeği söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alınmamış mıydı? Kitap’da olanları okumamışlar mıydı? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için, ahiret yurdu vardır, düşünmüyor musunuz? Biz, iyiliğe çalışanların ecrini elbette zayi etmeyiz.[169-170]
ثُمَّ
اَوْرَثْنَا
الْكِتَابَ
الَّذ۪ينَ
اصْطَفَيْنَا
مِنْ
عِبَادِنَاۚ
فَمِنْهُمْ
ظَالِمٌ
لِنَفْسِه۪ۚ
وَمِنْهُمْ
مُقْتَصِدٌۚ
وَمِنْهُمْ
سَابِقٌ
بِالْخَيْرَاتِ
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
ذٰلِكَ
هُوَ
الْفَضْلُ
الْكَب۪يرُۜ
Sonra bu Kitap’ı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder, kimi orta davranır, kimi de, Allah’ın izniyle, iyiliklere koşar. İşte büyük lütuf budur.[32]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْهُدٰى
وَاَوْرَثْنَا
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪ـلَ
الْكِتَابَۙ
And olsun ki Biz Musa’ya doğruluk rehberi verdik. İsrailoğullarını da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olan Kitap’a, Tevrat’a varis kıldık.[53-54]
وَمَا
تَفَرَّقُٓوا
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَهُمُ
الْعِلْمُ
بَغْياً
بَيْنَهُمْۜ
وَلَوْلَا
كَلِمَةٌ
سَبَقَتْ
مِنْ
رَبِّكَ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
لَقُضِيَ
بَيْنَهُمْۜ
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫رِثُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
لَف۪ي
شَكٍّ
مِنْهُ
مُر۪يبٍ
Kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düşmeleri, ancak, birbirini çekememekten oldu. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe ve endişe içindedirler.[14]
Yükleniyor...