م ث ل
169 kelime · i'rab ağacında: 163
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 124 ayetler
Muzâfun ileyh 124 ayetler
هُ
zamir 20
مَا
14
هُمْ
zamir 12
كُمْ
zamir 11
هَا
zamir 9
الَّذِينَ
8
نَا
zamir 6
هَذَا
4
الَّذِي
3
الْجَنَّةِ
3
↗
قَوْلِ
2
↗
الْقَوْمِ
2
↗
+29 daha (daha az geçenler)
يَوْمِ
2
↗
حَظِّ
2
↗
الْحَيَاةِ
2
↗
أَنْ
1
ذَلِكَ
1
الْعَنْكَبُوتِ
1
↗
عِيسَى
1
↗
غَيْثٍ
1
↗
الْفَرِيقَيْنِ
1
↗
الْكَلْبِ
1
↗
كَلِمَةٍ
1
↗
اللُّؤْلُؤِ
1
↗
نُورِ
1
↗
تَرَكَ
1
↗
حَبَّةٍ
1
↗
الْحِمَارِ
1
↗
خَبِيرٍ
1
↗
دَأْبِ
1
↗
ذَنُوبِ
1
↗
الرِّبَا
1
↗
الْأَوَّلِينَ
1
↗
رِيحٍ
1
↗
آدَمَ
1
↗
السَّوْءِ
1
↗
الشَّيْطَانِ
1
↗
صَاعِقَةِ
1
↗
صَفْوَانٍ
1
↗
أَصَابَ
1
↗
هُنَّ
zamir 1
Mecrur 31 ayetler
Sıfat 31 ayetler
Mübteda 26 ayetler
Haber 26 ayetler
مَثَلِ
9
الذَّكَرِ
2
↗
الَّذِينَ
1
(صِنْفٌ)
gizli 1
(فِيمَا قَصَصْنَا)
gizli 1
الظُّلُمَاتِ
1
↗
أَعْمَالُ
1
↗
الْأَعْمَى
1
↗
مَغْفِرَةٌ
1
↗
الْكَافِرِينَ
1
↗
مَاءٍ
1
↗
أَنْهَارٌ
1
↗
+11 daha (daha az geçenler)
Mevsûf 8 ayetler
Fâil 7 ayetler
Muzâf Muzâfun ileyh الَّذِي
3 ayet · م ث ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
مَثَلُهُمْ
كَمَثَلِ
الَّذِي
اسْتَوْقَدَ
نَاراًۚ
فَلَمَّٓا
اَضَٓاءَتْ
مَا
حَوْلَهُ
ذَهَبَ
اللّٰهُ
بِنُورِهِمْ
وَتَرَكَهُمْ
ف۪ي
ظُلُمَاتٍ
لَا
يُبْصِرُونَ
Onlar, çevresini aydınlatmak için ateş yakan kimseye benzerler ki, Allah ışıklarını yok edince, onları karanlıklar içinde görmez bir halde bırakmıştır.[17]
وَمَثَلُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
كَمَثَلِ
الَّذ۪ي
يَنْعِقُ
بِمَا
لَا
يَسْمَعُ
اِلَّا
دُعَٓاءً
وَنِدَٓاءًۜ
صُمٌّ
بُكْمٌ
عُمْيٌ
فَهُمْ
لَا
يَعْقِلُونَ
İnkar edenlerin durumu, çağırma ve bağırmadan başkasını duymayarak haykıran gibidir. Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akledemezler.[171]
وَالْمُطَلَّقَاتُ
يَتَرَبَّصْنَ
بِاَنْفُسِهِنَّ
ثَلٰثَةَ
قُرُٓوءٍۜ
وَلَا
يَحِلُّ
لَهُنَّ
اَنْ
يَكْتُمْنَ
مَا
خَلَقَ
اللّٰهُ
ف۪ٓي
اَرْحَامِهِنَّ
اِنْ
كُنَّ
يُؤْمِنَّ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
وَبُعُولَتُهُنَّ
اَحَقُّ
بِرَدِّهِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
اِنْ
اَرَادُٓوا
اِصْلَاحاًۜ
وَلَهُنَّ
مِثْلُ
الَّذ۪ي
عَلَيْهِنَّ
بِالْمَعْرُوفِۖ
وَلِلرِّجَالِ
عَلَيْهِنَّ
دَرَجَةٌۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ۟
Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç aybaşı hali beklerler, eğer Allah’a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir. Kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler. Kadınların hakları, örfe uygun bir şekilde vazifelerine denktir. Erkeklerin onlardan bir üstün derecesi vardır. Allah güçlüdür. Hakim’dir.[228]
Yükleniyor...