م ل ك
206 kelime · i'rab ağacında: 196
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 44 ayetler
Fâil 44 ayetler
Mef'ûlun bih 41 ayetler
(هُ)
gizli 12
ضَرًّا
8
↗
نَفْعًا
7
↗
شَيْئًا
7
↗
رِزْقًا
2
↗
الشَّفَاعَةَ
2
↗
(أَحَدًا)
gizli 1
(هُمْ)
gizli 1
مَفَاتِحَ
1
↗
كَشْفَ
1
↗
مَوْتًا
1
↗
نُشُورًا
1
↗
+9 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 1 ayetler
Mecrur 33 ayetler
Fâil 31 ayetler
Fiili 31 ayetler
يَتَوَفَّى
6
↗
قَالَ
5
↗
تَأْتِيَ
3
↗
جَاءَ
3
↗
سَجَدَ
3
↗
تَتَنَزَّلُ
2
↗
تَعْرُجُ
1
↗
يَقُومُ
1
↗
تَتَلَقَّا
1
↗
نَادَتْ
1
↗
يَسْتَنْكِفَ
1
↗
تَحْمِلُ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 26 ayetler
Fiili 26 ayetler
أَنْزَلَ
6
↗
آتَى
5
↗
تَرَى
4
↗
جَعَلْنَا
2
↗
(نُنَادِي)
gizli 1
تَنْزِعُ
1
↗
يَنْظُرُوا
1
↗
ابْعَثْ
1
↗
هَبْ
1
↗
تَتَّخِذُوا
1
↗
خَلَقْنَا
1
↗
يُسَمُّونَ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mevsûf 16 ayetler
Sıfat 16 ayetler
الَّذِي
1
الَّذِينَ
1
يَعْصُونَ
1
↗
عَظِيمًا
1
↗
غِلَاظٌ
1
↗
يَفْعَلُونَ
1
↗
مُقْتَدِرٍ
1
↗
الْمُقَرَّبُونَ
1
↗
كَبِيرًا
1
↗
كَرِيمٌ
1
↗
يَمْشُونَ
1
↗
يَنْبَغِي
1
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Muzâfun ileyh 10 ayetler
Fiil Fâil أَنَا
5 ayet · م ل ك kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
قَالَ
رَبِّ
اِنّ۪ي
لَٓا
اَمْلِكُ
اِلَّا
نَفْس۪ي
وَاَخ۪ي
فَافْرُقْ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَ
الْقَوْمِ
الْفَاسِق۪ينَ
Musa: «Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum; artık bizimle bu yoldan çıkmış milletin arasını ayır» dedi.[25]
قُلْ
لَٓا
اَمْلِكُ
لِنَفْس۪ي
نَفْعاً
وَلَا
ضَراًّ
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
اللّٰهُۜ
وَلَوْ
كُنْتُ
اَعْلَمُ
الْغَيْبَ
لَاسْتَكْثَرْتُ
مِنَ
الْخَيْرِۚ
وَمَا
مَسَّنِيَ
السُّٓوءُ
اِنْ
اَنَا۬
اِلَّا
نَذ۪يرٌ
وَبَش۪يرٌ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
De ki: «Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de gelmezdi. Ben sadece, inanan bir milleti uyaran ve müjdeleyen bir peygamberim.»[188]
قُلْ
لَٓا
اَمْلِكُ
لِنَفْس۪ي
ضَراًّ
وَلَا
نَفْعاً
اِلَّا
مَا
شَٓاءَ
اللّٰهُۜ
لِكُلِّ
اُمَّةٍ
اَجَلٌۜ
اِذَا
جَٓاءَ
اَجَلُهُمْ
فَلَا
يَسْتَأْخِرُونَ
سَاعَةً
وَلَا
يَسْتَقْدِمُونَ
De ki: «Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Her ümmet için bir süre vardır; süreleri sona erince bir saat bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar.»[49]
قَدْ
كَانَتْ
لَكُمْ
اُسْوَةٌ
حَسَنَةٌ
ف۪ٓي
اِبْرٰه۪يمَ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُۚ
اِذْ
قَالُوا
لِقَوْمِهِمْ
اِنَّا
بُرَءٰٓؤُ۬ا
مِنْكُمْ
وَمِمَّا
تَعْبُدُونَ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۘ
كَفَرْنَا
بِكُمْ
وَبَدَا
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمُ
الْعَدَاوَةُ
وَالْبَغْضَٓاءُ
اَبَداً
حَتّٰى
تُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَحْدَهُٓ
اِلَّا
قَوْلَ
اِبْرٰه۪يمَ
لِاَب۪يهِ
لَاَسْتَغْفِرَنَّ
لَكَ
وَمَٓا
اَمْلِكُ
لَكَ
مِنَ
اللّٰهِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
رَبَّـنَا
عَلَيْكَ
تَوَكَّلْنَا
وَاِلَيْكَ
اَنَبْنَا
وَاِلَيْكَ
الْمَص۪يرُ
İbrahim ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Onlar milletlerine şöyle demişlerdi: «Biz sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; bizimle sizin aranızda yalnız Allah’a inanmanıza kadar ebedi düşmanlık ve öfke başgöstermiştir.» -Yalnız, İbrahim’in, babasına: «And olsun ki, senin için mağfiret dileyeceğim, fakat sana Allah’tan gelecek herhangi bir şeyi savmaya gücüm yetmez» sözü bu örneğin dışındadır- «Rabbimiz! Sana güvendik, Sana yöneldik; dönüş Sanadır.»[4]
قُلْ
اِنّ۪ي
لَٓا
اَمْلِكُ
لَكُمْ
ضَراًّ
وَلَا
رَشَداً
De ki: «Ben size zarar vermeye de iyilik yapmaya da kadir değilim.»[21]
Yükleniyor...