ب ش ر
123 kelime · i'rab ağacında: 105
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 48 ayetler
Fâil 46 ayetler
Mef'ûlun bih 36 ayetler
Harf-i cer 28 ayetler
بِ
28
بِ
ile bağlanan
عَذَابٍ
6
↗
غُلَامٍ
4
↗
أَنْ
3
مَا
2
الْجَنَّةِ
2
↗
إِسْحَاقَ
2
↗
هُ
zamir 2
الَّذِينَ
1
مَغْفِرَةٍ
1
↗
فَضْلٍ
1
↗
كَلِمَةٍ
1
↗
نِعْمَةٍ
1
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Hâl 2 ayetler
Nâib-i fâil 2 ayetler
Mef'ûlun lieclih 1 ayetler
Mevsûf 30 ayetler
Sıfat 30 ayetler
مِثْلُ
13
↗
الْمُؤْمِنِينَ
2
↗
رَسُولًا
2
↗
الْمُسْلِمِينَ
2
↗
مِنْ
1
(مُسْتَقِرًّا)
gizli 1
طِينٍ
1
↗
قَبْلِ
1
↗
قَوْمٍ
1
↗
تَنْتَشِرُونَ
1
↗
وَاحِدًا
1
↗
الْمُحْسِنِينَ
1
↗
+6 daha (daha az geçenler)
Mecrur 14 ayetler
Haber 11 ayetler
Mef'ûlun bih 7 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih هُ
6 ayet · ب ش ر kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِ
اٰيَاتُنَا
وَلّٰى
مُسْتَكْبِراً
كَاَنْ
لَمْ
يَسْمَعْهَا
كَاَنَّ
ف۪ٓي
اُذُنَيْهِ
وَقْراًۚ
فَبَشِّرْهُ
بِعَذَابٍ
اَل۪يمٍ
Ayetlerimiz sapık kimseye okunduğu zaman sanki kulaklarında ağırlık var da işitmiyormuş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte ona can yakıcı azabı müjde et.[7]
اِنَّمَا
تُنْذِرُ
مَنِ
اتَّبَعَ
الذِّكْرَ
وَخَشِيَ
الرَّحْمٰنَ
بِالْغَيْبِۚ
فَبَشِّرْهُ
بِمَغْفِرَةٍ
وَاَجْرٍ
كَر۪يمٍ
Sen ancak, Kuran’a uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.[11]
فَبَشَّرْنَاهُ
بِغُلَامٍ
حَل۪يمٍ
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.[101]
وَبَشَّرْنَاهُ
بِاِسْحٰقَ
نَبِياًّ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ
Ona, iyilerden olan İshak’ı peygamber olarak müjdeledik.[112]
يَسْمَعُ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
تُتْلٰى
عَلَيْهِ
ثُمَّ
يُصِرُّ
مُسْتَكْبِراً
كَاَنْ
لَمْ
يَسْمَعْهَاۚ
فَبَشِّرْهُ
بِعَذَابٍ
اَل۪يمٍ
Kendine okunan Allah’ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.[7-8]
فَاَوْجَسَ
مِنْهُمْ
خ۪يفَةًۜ
قَالُوا
لَا
تَخَفْۜ
وَبَشَّرُوهُ
بِغُلَامٍ
عَل۪يمٍ
(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; «Korkma» dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler.[28]
Yükleniyor...