و ع د
151 kelime · i'rab ağacında: 151
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 76 ayetler
Mef'ûlun bih 69 ayetler
(هُ)
gizli 27
كُمْ
zamir 10
هُمْ
zamir 10
نَا
zamir 8
(هَا)
gizli 6
الَّذِينَ
4
مَغْفِرَةً
3
↗
أَنْ
2
هَذَا
2
كُلَّ
2
↗
مُوسَى
2
↗
أَجْرٌ
2
↗
+26 daha (daha az geçenler)
الْحُسْنَى
2
↗
هُ
zamir 2
هَا
zamir 2
مِنْ
1
(شَيْئًا)
gizli 1
(مَوْعُودًا)
gizli 1
عِبَادَ
1
↗
مَغَانِمَ
1
↗
فَضْلًا
1
↗
الْفَقْرَ
1
↗
الْكُفَّارَ
1
↗
لَيُبَدِّلَنَّ
1
↗
لَيُمَكِّنَنَّ
1
↗
الْمُنَافِقَاتِ
1
↗
نَارَ
1
↗
بَعْضًا
1
↗
ثَلَاثِينَ
1
↗
جَنَّاتٍ
1
↗
لَيَسْتَخْلِفَنَّ
1
↗
الْمُؤْمِنَاتِ
1
↗
أَرْبَعِينَ
1
↗
سِرًّا
1
↗
مَسَاكِنَ
1
↗
إِيَّاهُ
zamir 1
هُنَّ
zamir 1
ي
zamir 1
Fâil 48 ayetler
اللَّهُ
12
↗
(هُوَ)
gizli 6
(أَنْتَ)
gizli 5
نَا
zamir 5
(نَحْنُ)
gizli 4
ت
zamir 4
رَبُّ
3
↗
و
zamir 3
الرَّحْمَنُ
2
↗
رَسُولُ
2
↗
الشَّيْطَانُ
2
↗
الظَّالِمُونَ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Nâib-i fâil 27 ayetler
Mef'ûlun mutlak 6 ayetler
Hâl 2 ayetler
Muzâf 43 ayetler
Muzâfun ileyh 43 ayetler
اللَّهِ
16
↗
هُ
zamir 8
رَبِّ
3
↗
هُمْ
zamir 3
ي
zamir 3
الْآخِرَةِ
2
↗
كَ
zamir 2
ي
1
يَوْمٍ
1
↗
الْحَقِّ
1
↗
أُولَى
1
↗
الصِّدْقِ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mevsûf 14 ayetler
Mef'ûlun mutlak 11 ayetler
Mecrur 4 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih نَا
8 ayet · و ع د kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
رَبَّنَا
وَاٰتِنَا
مَا
وَعَدْتَنَا
عَلٰى
رُسُلِكَ
وَلَا
تُخْزِنَا
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اِنَّكَ
لَا
تُخْلِفُ
الْم۪يعَادَ
«Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın».[194]
وَنَادٰٓى
اَصْحَابُ
الْجَنَّةِ
اَصْحَابَ
النَّارِ
اَنْ
قَدْ
وَجَدْنَا
مَا
وَعَدَنَا
رَبُّنَا
حَقاًّ
فَهَلْ
وَجَدْتُمْ
مَا
وَعَدَ
رَبُّكُمْ
حَقاًّۜ
قَالُوا
نَعَمْۚ
فَاَذَّنَ
مُؤَذِّنٌ
بَيْنَهُمْ
اَنْ
لَعْنَةُ
اللّٰهِ
عَلَى
الظَّالِم۪ينَۙ
Cennetlikler, cehennemliklere: «Biz Rabbimizin bize vadettiğini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettiğini gerçek buldunuz mu?» diye seslenirler, «Evet» derler. Aralarında bir münadi, «Allah’ın laneti Allah yolundan alıkoyan, o yolun eğriliğini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir» diye seslenir.[44-45]
قَالُٓوا
اَجِئْتَنَا
لِنَعْبُدَ
اللّٰهَ
وَحْدَهُ
وَنَذَرَ
مَا
كَانَ
يَعْبُدُ
اٰبَٓاؤُ۬نَاۚ
فَأْتِنَا
بِمَا
تَعِدُنَٓا
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Bize yalnız Allah’a kulluk etmemizi, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Doğru sözlülerden isen haydi bizi tehdit ettiğin azaba uğrat» dediler.[70]
فَعَقَرُوا
النَّاقَةَ
وَعَتَوْا
عَنْ
اَمْرِ
رَبِّهِمْ
وَقَالُوا
يَا صَالِحُ
ائْتِنَا
بِمَا
تَعِدُنَٓا
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الْمُرْسَل۪ينَ
Büyüklük taslayanlar, «Sizin inandığınızı biz inkar ediyoruz» dediler ve dişi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar, «Ey Salih, eğer sen peygambersen bizi tehdit ettiğin azaba uğrat bakalım» dediler.[76-77]
قَالُوا
يَا نُوحُ
قَدْ
جَادَلْتَنَا
فَاَكْثَرْتَ
جِدَالَنَا
فَأْتِنَا
بِمَا
تَعِدُنَٓا
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Ey Nuh! Bizimle cidden tartıştın; hem de çok tartıştın. Doğru sözlülerden isen tehdit ettiğin azabı başımıza getir» dediler.[32]
وَاِذْ
يَقُولُ
الْمُنَافِقُونَ
وَالَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
مَا
وَعَدَنَا
اللّٰهُ
وَرَسُولُـهُٓ
اِلَّا
غُرُوراً
İkiyüzlüler ve kalblerinde hastalık olanlar: «Allah ve Peygamberi bize sadece kuru vaadlerde bulundular» diyorlardı.[12]
وَلَمَّا
رَاَ
الْمُؤْمِنُونَ
الْاَحْزَابَۙ
قَالُوا
هٰذَا
مَا
وَعَدَنَا
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُ
وَصَدَقَ
اللّٰهُ
وَرَسُولُهُۘ
وَمَا
زَادَهُمْ
اِلَّٓا
ا۪يمَاناً
وَتَسْل۪يماًۜ
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: «İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.[22]
قَالُٓوا
اَجِئْتَنَا
لِتَأْفِكَنَا
عَنْ
اٰلِهَتِنَاۚ
فَأْتِنَا
بِمَا
تَعِدُنَٓا
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Bize, bizi tanrılarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir» dediler.[22]
Yükleniyor...