و ق ي
258 kelime · i'rab ağacında: 244
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 181 ayetler
Fâil 179 ayetler
Mef'ûlun bih 107 ayetler
اللَّهَ
60
↗
عَذَابَ
7
↗
رَبَّ
7
↗
هُ
zamir 6
هُمْ
zamir 5
و
zamir 5
السَّيِّئَاتِ
4
↗
نَا
zamir 4
ي
zamir 4
النَّارَ
3
↗
الَّذِي
2
مَا
2
+12 daha (daha az geçenler)
Nâib-i fâil 2 ayetler
Mecrur 36 ayetler
Muzâfun ileyh 12 ayetler
Mevsûf 8 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih هُ
6 ayet · و ق ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاَنْ
اَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاتَّقُوهُۜ
وَهُوَ
الَّـذ۪ٓي
اِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
De ki: «Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırırken, şeytanların yeryüzünde şaşırttıkları bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi doğru yola eriştirdikten sonra, bize faydası olmayan, zarar da veremeyen Allah’tan başka şeylere mi yalvaralım?» De ki, «Doğru yol ancak Allah’ın yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kılın, Allah’tan sakının diye emrolunduk.» Kendisine toplanacağınız O’dur.[71-72]
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
وَيَخْشَ
اللّٰهَ
وَيَتَّقْهِ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْفَٓائِزُونَ
Allah’a ve Peygambere itaat eden, Allah’tan korkan ve O’ndan sakınan kimseler, işte onlar kurtulanlardır.[52]
وَاِبْرٰه۪يمَ
اِذْ
قَالَ
لِقَوْمِهِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاتَّقُوهُۜ
ذٰلِكُمْ
خَيْرٌ
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
İbrahim’i de gönderdik. Milletine: «Allah’a kulluk edin, O’ndan sakının; bilirseniz bu sizin için daha iyidir» dedi.[16]
مُن۪يب۪ينَ
اِلَيْهِ
وَاتَّقُوهُ
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَلَا
تَكُونُوا
مِنَ
الْمُشْرِك۪ينَۙ
Allah’a yönelerek O’na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.[31-32]
فَوَقٰيهُ
اللّٰهُ
سَيِّـَٔاتِ
مَا
مَكَرُوا
وَحَاقَ
بِاٰلِ
فِرْعَوْنَ
سُٓوءُ
الْعَذَابِۚ
Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azap Firavun’un adamlarını sardı.[45]
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاتَّقُوهُ
وَاَط۪يعُونِۙ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
Yükleniyor...