ب ع د

235 kelime · i'rab ağacında: 235

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâf 200 ayetler
Mef'ûlun fîh 157 ayetler
Fiili 157 ayetler
يُحْيِي 10 ↗ كَفَرَ 9 ↗ تَابُوا 7 ↗ خَلَفَ 6 ↗ بَعَثْنَا 5 ↗ يَرُدُّوا 5 ↗ يَأْتِي 4 ↗ بَدَّلَ 4 ↗ أَنْزَلَ 4 ↗ أَنْشَأْنَا 4 ↗ تَوَلَّى 4 ↗ اتَّخَذَ 4 ↗
+63 daha (daha az geçenler)
اتَّبَعْتَ 4 ↗ (اِسْتَقَرُّوا) gizli 3 يَعْلَمَ 3 ↗ انْتَصَرَ 3 ↗ يَنْقُضُونَ 3 ↗ جَعَلَ 3 ↗ يُؤْمِنُونَ 3 ↗ أَذَقْنَا 3 ↗ أَضَلَّ 2 ↗ اعْتَدَى 2 ↗ تُفْسِدُوا 2 ↗ تَرَكْتُمْ 2 ↗ جَاءَ 2 ↗ حَاجَّ 2 ↗ يُحَرِّفُونَ 2 ↗ تَحِلُّ 2 ↗ تُسْكَنْ 2 ↗ شَاقُّوا 2 ↗ صَدَدْنَا 2 ↗ تَعْبُدُونَ 1 ↗ عَصَيْتُمْ 1 ↗ عَفَوْنَا 1 ↗ عُدْنَا 1 ↗ أَغْرَقْنَا 1 ↗ يَسْتَغْفِرُوا 1 ↗ يَغْلِبُونَ 1 ↗ فَتَنَّا 1 ↗ افْتَرَى 1 ↗ اقْتَتَلَ 1 ↗ يَقْرَبُوا 1 ↗ قَسَتْ 1 ↗ تَقْعُدْ 1 ↗ قَفَّيْنَا 1 ↗ قُلْنَا 1 ↗ كَتَبْنَا 1 ↗ يَكْتُمُونَ 1 ↗ يُكَذِّبُ 1 ↗ كَفَّ 1 ↗ لَأَكِيدَنَّ 1 ↗ بَدَا 1 ↗ يَمُدُّ 1 ↗ أَنْفَقُوا 1 ↗ نَكَثُوا 1 ↗ تَنْكِحُوا 1 ↗ هَاجَرُوا 1 ↗ يَهْدِي 1 ↗ أَهْلَكْنَا 1 ↗ وَدَّ 1 ↗ يَنْبَغِي 1 ↗ لِيَسْتَأْذِنْ 1 ↗ أُوذِينَا 1 ↗ يُجَادِلُونَ 1 ↗ اسْتَجَابُوا 1 ↗ تَحْبِسُونَ 1 ↗ يُحْدِثُ 1 ↗ دَحَا 1 ↗ يَأْمُرُ 1 ↗ ادَّكَرَ 1 ↗ تَرَ 1 ↗ تَرَاضَيْتُمْ 1 ↗ تَزِلَّ 1 ↗ تُزِغْ 1 ↗ سَأَلْتُ 1 ↗
Mecrur 135 ayetler
Sıfat 25 ayetler
Mef'ûlun mutlak 6 ayetler
Fiil 4 ayetler
Haber 4 ayetler
Mevsûf 4 ayetler
Mef'ûlun bih 2 ayetler
Muzâfun ileyh 2 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 1 ayetler

Muzâf Muzâfun ileyh أَنْ

4 ayet · ب ع د kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّداًۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقاًّۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ
Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah’a secde edip) eğildiler. O zaman Yusuf: «Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim’dir» dedi.[100]
وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ
«Allah’a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!»[57]
وَهُوَ الَّذ۪ي كَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنْ بَعْدِ اَنْ اَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يراً
Sizi onlara üstün kıldıktan sonra, Mekke bölgesinde, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan geri tutan, savaşı önleyen O’dur. Allah yaptıklarınızı görendir.[24]
وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـٔاً اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى
Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.[26]
Yükleniyor...