ي و م

405 kelime · i'rab ağacında: 391

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâf 245 ayetler
Muzâfun ileyh 245 ayetler
الْقِيَامَةِ 80 ↗ يَقُولُ 15 ↗ يُبْعَثُونَ 13 ↗ الدِّينِ 13 ↗ هُمْ zamir 12 نَحْشُرُ 10 ↗ يَأْتِي 9 ↗ تَرَى 8 ↗ الْفَصْلِ 6 ↗ الْتَقَى 6 ↗ يُنَادِي 6 ↗ الْجَمْعِ 5 ↗
+83 daha (daha az geçenler)
الْحِسَابِ 5 ↗ دَعَوْا 5 ↗ كُمْ zamir 5 يُنْفَخُ 4 ↗ يَنْفَعُ 3 ↗ تَسِيرُ 3 ↗ يُعْرَضُ 2 ↗ يُغْنِي 2 ↗ الْفَتْحِ 2 ↗ بُرِّزَتْ 2 ↗ يُنَبِّئُ 2 ↗ نُزِّلَ 2 ↗ تَجِدُ 2 ↗ الْوَقْتِ 2 ↗ يُؤْذَنُ 2 ↗ الْخُرُوجِ 2 ↗ اللَّهِ 2 ↗ تَرْجُفُ 2 ↗ سَبْتِ 2 ↗ تَشَقَّقُ 2 ↗ cümle 1 إِذْ 1 الَّذِينَ 1 أَنْ 1 يَسْتَطِيعُونَ 1 ↗ نَطْوِي 1 ↗ ظَعْنِ 1 ↗ الظُّلَّةِ 1 ↗ ظَنُّوا 1 ↗ يَعْتَذِرُونَ 1 ↗ عَاصِفٍ 1 ↗ يَعَضُّ 1 ↗ التَّغَابُنِ 1 ↗ يَغْشَى 1 ↗ يَفِرُّ 1 ↗ الْفُرْقَانِ 1 ↗ فَزِعَ 1 ↗ تُقَلَّبُ 1 ↗ يُكْشَفُ 1 ↗ يَكُونُ 1 ↗ تُكْوَى 1 ↗ تَمْلِكُ 1 ↗ يَمُوتُ 1 ↗ تَمُورُ 1 ↗ نَحْسٍ 1 ↗ يُنْصَرُونَ 1 ↗ يَنْطِقُونَ 1 ↗ يَنْظُرُ 1 ↗ نَبْطِشُ 1 ↗ الْوَعِيدِ 1 ↗ تُوَفَّى 1 ↗ وُلِدَ 1 ↗ تُوَلُّونَ 1 ↗ تُبْلَى 1 ↗ تَبْيَضُّ 1 ↗ ثَقِيلًا 1 ↗ جَعَلْنَا 1 ↗ الْآزِفَةِ 1 ↗ يَسْتَجِيبُوا 1 ↗ جِئْنَا 1 ↗ الْحَجِّ 1 ↗ الْأَحْزَابِ 1 ↗ الْحَسْرَةِ 1 ↗ حَصَادِ 1 ↗ يَحْلِفُونَ 1 ↗ يُحْمَى 1 ↗ حُنَيْنٍ 1 ↗ يُخْزِي 1 ↗ الْخُلُودِ 1 ↗ خَلَقَ 1 ↗ يُدَعُّونَ 1 ↗ يَتَذَكَّرُ 1 ↗ يُرْجَعُونَ 1 ↗ أُزْلِفَتْ 1 ↗ زَيَّلْنَا 1 ↗ الزِّينَةِ 1 ↗ يَسْأَلُ 1 ↗ يُسْحَبُونَ 1 ↗ يَسْمَعُونَ 1 ↗ تَسْوَدُّ 1 ↗ نَسُوقُ 1 ↗ تَشْهَدُ 1 ↗ و zamir 1
Mef'ûlun fîh 158 ayetler
Fiili 158 ayetler
قَالُوا 7 ↗ لَبِثْنَا 7 ↗ تَأْتِي 5 ↗ تُجْزَوْنَ 5 ↗ أُكَلِّمَ 4 ↗ أَنْظِرْ 4 ↗ يَنْفَعُ 4 ↗ يَحْكُمُ 4 ↗ يَقْضِي 3 ↗ تُنْسَى 3 ↗ نَصَرَ 3 ↗ أُبْعَثُ 3 ↗
+85 daha (daha az geçenler)
تُخْزِ 3 ↗ أَدْخِلُوا 3 ↗ (قِيلَ) gizli 2 تَعْرُجُ 2 ↗ اغْفِرْ 2 ↗ يَفْصِلُ 2 ↗ يَكْفُرُ 2 ↗ تَوَلَّ 2 ↗ أُتْبِعُوا 2 ↗ جَعَلَ 2 ↗ لَيَجْمَعَنَّ 2 ↗ نَحْشُرُ 2 ↗ يَحْمِلُ 2 ↗ نُخْرِجُ 2 ↗ خَسِرُوا 2 ↗ تَسْتَخِفُّونَ 2 ↗ اذْكُرُوا 2 ↗ أَرْسَلْنَا 2 ↗ اصْلَوْا 2 ↗ (اُذْكُرْ) gizli 1 (اِسْتَقَرُّوا) gizli 1 (تَفَكَّرْ) gizli 1 (تُقَالُ) gizli 1 (صُومُوا) gizli 1 (لَتُبْعَثُنَّ) gizli 1 (يُبْعَثُونَ) gizli 1 (‏يُجَازَوْنَ) gizli 1 (يُعَذَّبُونَ) gizli 1 (يُقَالُ) gizli 1 (يَقُولُ) gizli 1 يُطَوَّقُونَ 1 ↗ تُظْلَمُ 1 ↗ تَعَجَّلَ 1 ↗ تَعْتَذِرُوا 1 ↗ أَعْقَبَ 1 ↗ أَغْرَيْنَا 1 ↗ افْتَدَوْا 1 ↗ يَتَفَرَّقُونَ 1 ↗ أَفْلَحَ 1 ↗ يَقْدُمُ 1 ↗ يُقْسِمُ 1 ↗ نُقِيمُ 1 ↗ كَفَى 1 ↗ أَكْمَلْتُ 1 ↗ أَلْقَيْنَا 1 ↗ تُبَدَّلُ 1 ↗ يَمْلِكُ 1 ↗ أَمُوتُ 1 ↗ امْتَازُوا 1 ↗ يُنَبِّئُ 1 ↗ نُنَجِّي 1 ↗ نُودِيَ 1 ↗ أَنْزَلْنَا 1 ↗ أَبْصِرْ 1 ↗ تَوَدُّ 1 ↗ يَذَرُونَ 1 ↗ تُوَفَّوْنَ 1 ↗ يَتَّقِي 1 ↗ وُلِدْتُ 1 ↗ يَئِسَ 1 ↗ يُبْلِسُ 1 ↗ يُؤْخَذُ 1 ↗ أَخَّرْتَ 1 ↗ لَيُبَيِّنَنَّ 1 ↗ تَجْأَرُوا 1 ↗ يُجَادِلُ 1 ↗ يَسْتَجِيبُ 1 ↗ جَاءَتْ 1 ↗ أُحِلَّ 1 ↗ نَخْتِمُ 1 ↗ تَخْتَصِمُونَ 1 ↗ خَلَقَ 1 ↗ تَدْعُوا 1 ↗ آمَنُوا 1 ↗ نُذِيقُ 1 ↗ تَرَى 1 ↗ يُرَدُّونَ 1 ↗ لَيُسْأَلُنَّ 1 ↗ أَسْلَفْتُمْ 1 ↗ سَاءَ 1 ↗ سِيرُوا 1 ↗ اشْتَدَّتْ 1 ↗ يَصَّدَّعُونَ 1 ↗ أَصَابَ 1 ↗ يُضَاعَفْ 1 ↗
Mevsûf 95 ayetler
Mecrur 78 ayetler
Mef'ûlun bih 61 ayetler
Muzâfun ileyh 40 ayetler
Haber 31 ayetler
Bedel 16 ayetler
Mübdelün minh 14 ayetler
Fâil 4 ayetler
Mef'ûlun lieclih 4 ayetler
Sıfat 3 ayetler
Mübteda 2 ayetler
Müekked 2 ayetler

Muzâf Muzâfun ileyh د ي ن

13 ayet · ي و م kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ
Din Gününün sahibidir.[4]
وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ
«Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır» dedi.[34-35]
وَالَّـذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ
İbrahim: «Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O’dur. Beni yediren de, içiren de O’dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O’dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O’dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.[75-83]
وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ
Şöyle derler: «Vay bize! İşte bu ceza günüdür.»[20]
وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ
Allah: «Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir» dedi.[77-78]
يَسْـَٔلُونَ اَيَّانَ يَوْمُ الدّ۪ينِۜ
İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.[12]
هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ
İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.[56]
وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۙ
«Ceza gününü yalanlardık.»[46]
يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ
Din Günü oraya girerler.[15]
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?[17]
ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?[18]
اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ
Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.[11]
Yükleniyor...