ب ن ي
184 kelime · i'rab ağacında: 181
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 142 ayetler
Muzâfun ileyh 142 ayetler
إِسْرَائِيلَ
40
↗
مَرْيَمَ
23
↗
ي
zamir 14
كُمْ
zamir 9
السَّبِيلِ
8
↗
آدَمَ
8
↗
هُ
zamir 8
هُمْ
zamir 7
أَخَوَاتِ
6
↗
اللَّهِ
3
↗
كَ
zamir 3
عَمِّ
2
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 70 ayetler
Fiili 70 ayetler
(أُنَادِي)
gizli 21
آتِ
5
↗
جَعَلْتُ
5
↗
أَحْلَلْنَا
4
↗
أَرْسِلْ
4
↗
اقْتُلُوا
3
↗
يُذَبِّحُونَ
3
↗
يَعْرِفُونَ
2
↗
أَوْرَثْنَا
2
↗
ابْنُوا
2
أَخَذَ
2
↗
أَسَّسَ
2
↗
+13 daha (daha az geçenler)
Mecrur 44 ayetler
Fiil 11 ayetler
Muzâfun ileyh 11 ayetler
Haber 8 ayetler
Mevsûf 8 ayetler
Mübteda 6 ayetler
Mecrur Harf-i cer بِ
9 ayet · ب ن ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَلَا
تُشْرِكُوا
بِه۪
شَيْـٔاً
وَبِالْوَالِدَيْنِ
اِحْسَاناً
وَبِذِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينِ
وَالْجَارِ
ذِي
الْقُرْبٰى
وَالْجَارِ
الْجُنُبِ
وَالصَّاحِبِ
بِالْجَنْبِ
وَابْنِ
السَّب۪يلِۙ
وَمَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَا
يُحِبُّ
مَنْ
كَانَ
مُخْتَالاً
فَخُوراًۙ
Allah’a kulluk edin, O’na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez.[36]
وَجَاوَزْنَا
بِبَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
الْبَحْرَ
فَاَتَوْا
عَلٰى
قَوْمٍ
يَعْكُفُونَ
عَلٰٓى
اَصْنَامٍ
لَهُمْۚ
قَالُوا
يَا مُوسَى
اجْعَلْ
لَـنَٓا
اِلٰهاً
كَمَا
لَهُمْ
اٰلِهَةٌۜ
قَالَ
اِنَّكُمْ
قَوْمٌ
تَجْهَلُونَ
İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. «Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap» dediler, Musa: « Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir» dedi.[138-139]
وَجَاوَزْنَا
بِبَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
الْبَحْرَ
فَاَتْبَعَهُمْ
فِرْعَوْنُ
وَجُنُودُهُ
بَغْياً
وَعَدْواًۜ
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَدْرَكَهُ
الْغَرَقُۙ
قَالَ
اٰمَنْتُ
اَنَّهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
الَّـذ۪ٓي
اٰمَنَتْ
بِه۪
بَنُٓوا
اِسْرَٓائ۪لَ
وَاَنَا۬
مِنَ
الْمُسْلِم۪ينَ
İsrailoğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: «İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben O’na teslim olanlardanım» dedi.[90]
ثُمَّ
رَدَدْنَا
لَكُمُ
الْكَرَّةَ
عَلَيْهِمْ
وَاَمْدَدْنَاكُمْ
بِاَمْوَالٍ
وَبَن۪ينَ
وَجَعَلْنَاكُمْ
اَكْثَرَ
نَف۪يراً
«Bunun ardından sizi onlara galip getireceğiz; mallar ve oğullarla size yardım edecek ve sizin sayınızı artıracağız.»[6]
اَفَاَصْفٰيكُمْ
رَبُّكُمْ
بِالْبَن۪ينَ
وَاتَّخَذَ
مِنَ
الْمَلٰٓئِكَةِ
اِنَاثاًۜ
اِنَّكُمْ
لَتَقُولُونَ
قَوْلاً
عَظ۪يماً۟
Rabbiniz oğulları size ayırdı, seçti de kendisi için kız olarak melekleri mi edindi? Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz.[40]
اَمَدَّكُمْ
بِاَنْعَامٍ
وَبَن۪ينَۙ
Kardeşleri Hud, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum» dedi.[124-135]
اَمِ
اتَّخَذَ
مِمَّا
يَخْلُقُ
بَنَاتٍ
وَاَصْفٰيكُمْ
بِالْبَن۪ينَ۟
Demek O yarattıkları arasından kızları kendisine alıp da oğulları size verdi öyle mi?[16]
يُبَصَّرُونَهُمْۜ
يَوَدُّ
الْمُجْرِمُ
لَوْ
يَفْتَد۪ي
مِنْ
عَذَابِ
يَوْمِئِذٍ
بِبَن۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَيُمْدِدْكُمْ
بِاَمْوَالٍ
وَبَن۪ينَ
وَيَجْعَلْ
لَكُمْ
جَنَّاتٍ
وَيَجْعَلْ
لَكُمْ
اَنْهَاراًۜ
«Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın.»[12]
Yükleniyor...