أ خ ذ
273 kelime · i'rab ağacında: 267
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 255 ayetler
Fâil 246 ayetler
و
zamir 81
(هُوَ)
gizli 38
نَا
zamir 28
اللَّهُ
18
↗
ت
zamir 18
(أَنْتَ)
gizli 17
(نَحْنُ)
gizli 6
الصَّيْحَةُ
6
↗
الْعَذَابُ
5
↗
الرَّجْفَةُ
4
↗
الصَّاعِقَةُ
4
↗
(أَنَا)
gizli 3
+17 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 242 ayetler
هُمْ
zamir 39
هُ
zamir 26
مِيثَاقَ
15
↗
آلِهَةً
12
↗
وَلَدًا
11
↗
أَوْلِيَاءَ
9
↗
كُمْ
zamir 9
هَا
zamir 8
مَا
7
سَبِيلًا
7
↗
الَّذِينَ
5
الْعِجْلَ
5
↗
+83 daha (daha az geçenler)
أَيْمَانَ
5
↗
آيَاتِ
4
↗
عَهْدًا
3
↗
الْكَافِرِينَ
3
↗
حِذْرَ
3
↗
دِينَ
3
↗
كَ
zamir 3
(أَحَدًا)
gizli 2
(هُ)
gizli 2
كُلَّ
2
↗
النَّصَارَى
2
↗
النَّاسَ
2
↗
بَعْضًا
2
↗
بَنَاتٍ
2
↗
بَيْتًا
2
↗
أَخَا
2
↗
جُنُودَ
2
↗
ذُرِّيَّةَ
2
↗
مَسْجِدًا
2
↗
أَسْلِحَةَ
2
↗
شَيْئًا
2
↗
صَدَقَةً
2
↗
نَا
zamir 2
ي
zamir 2
هَذَا
1
آبَاءَ
1
↗
ضِغْثًا
1
↗
عِبَادَ
1
↗
عَدُوَّ
1
↗
عَذَابُ
1
↗
عَرَضَ
1
↗
الْعَفْوَ
1
↗
غَيْرَ
1
↗
فَاطِرِ
1
↗
فُلَانًا
1
↗
قُرْبَانًا
1
↗
قُصُورًا
1
↗
الْكِتَابَ
1
↗
لَهْوًا
1
↗
الْأَلْوَاحَ
1
↗
الْمَلَائِكَةَ
1
↗
الْمَسِيحَ
1
↗
النَّبِيِّينَ
1
↗
أَنْدَادًا
1
↗
نَصِيبًا
1
↗
هُزُوًا
1
↗
أَبْصَارَ
1
↗
أَوْثَانًا
1
↗
أَجْرًا
1
↗
بِطَانَةً
1
↗
وَكِيلًا
1
↗
وَلِيجَةً
1
↗
الْيَهُودَ
1
↗
أَحَدَ
1
↗
مُتْرَفِينَ
1
↗
أَحْبَارَ
1
↗
حِجَابًا
1
↗
حُسْنًا
1
↗
إِصْرَ
1
↗
دَخَلًا
1
↗
أَمْرَ
1
↗
أُمَّ
1
↗
إِنَاثًا
1
↗
أَرْبَابًا
1
↗
أَرْبَعَةً
1
↗
رِزْقًا
1
↗
رُسُلَ
1
↗
أَهْلَ
1
↗
مَآبًا
1
↗
آلَ
1
↗
رُهْبَانَ
1
↗
زُخْرُفَ
1
↗
زِينَةَ
1
↗
إِبْرَاهِيمَ
1
↗
سِخْرِيًّا
1
↗
سَكَرًا
1
↗
سَمْعَ
1
↗
الشَّيْطَانَ
1
↗
شُفَعَاءَ
1
↗
شُهَدَاءَ
1
↗
صَاحِبَةً
1
↗
مُصَلًّى
1
↗
مَصَانِعَ
1
↗
Mef'ûlun bih (2.) 78 ayetler
دُونِ
14
↗
أَوْلِيَاءَ
10
↗
هُزُوًا
8
↗
رَبِّ
6
↗
لَعِبًا
4
↗
هُمْ
zamir 4
(مُسْتَقِرًّا)
gizli 3
خَلِيلًا
3
↗
(شَيْئًا)
gizli 2
لَهْوًا
2
↗
هَوَى
2
↗
وَلَدًا
2
↗
+19 daha (daha az geçenler)
Hâl 31 ayetler
هُمْ
zamir 6
قُوَّةٍ
4
↗
أَنْتُمْ
zamir 3
(قَاعِلِينَ)
gizli 2
بَغْتَةً
2
↗
cümle
1
كَيْفَ
1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
(يَقُولُونَ)
gizli 1
تُطَهِّرُ
1
↗
غَصْبًا
1
↗
أَفْضَى
1
↗
+13 daha (daha az geçenler)
Harf-i cer 30 ayetler
مِنْ
18
بِ
10
عَلَى
2
فِي
1
مِنْ
ile bağlanan
كُمْ
zamir 3
هُ
zamir 2
هَا
zamir 2
هُمْ
zamir 2
الَّذِينَ
1
مَا
1
الطَّيْرِ
1
↗
مَكَانٍ
1
↗
أَمْوَالِ
1
↗
النَّبِيِّينَ
1
↗
وَلَدٍ
1
↗
الْجِبَالِ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
بِ
ile bağlanan
عَلَى
ile bağlanan
Mef'ûlun lieclih 21 ayetler
مَا
6
ذُنُوبِ
3
↗
(أَنْ)
gizli 2
اللَّغْوِ
2
↗
إِثْمًا
2
↗
أَنْ
1
ظُلْمِ
1
↗
تَفْرِيقًا
1
↗
كُفْرًا
1
↗
نَكَالَ
1
↗
مَوَدَّةَ
1
↗
بُهْتَانًا
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun fîh 13 ayetler
Nâib-i fâil 8 ayetler
Fiil Fâil ع ذ ب
5 ayet · أ خ ذ kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاِلٰى
ثَمُودَ
اَخَاهُمْ
صَـالِـحاًۢ
قَالَ
يَا قَوْمِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
مَا
لَكُمْ
مِنْ
اِلٰهٍ
غَيْرُهُۜ
قَدْ
جَٓاءَتْكُمْ
بَيِّنَةٌ
مِنْ
رَبِّكُمْۜ
هٰذِه۪
نَاقَةُ
اللّٰهِ
لَكُمْ
اٰيَةً
فَذَرُوهَا
تَأْكُلْ
ف۪ٓي
اَرْضِ
اللّٰهِ
وَلَا
تَمَسُّوهَا
بِسُٓوءٍ
فَيَأْخُذَكُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Semud milletine de kardeşleri Salih’i gönderdik. «Ey milletim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi: Allah’ın bu dişi devesi size bir delildir, onu bırakın, Allah’ın toprağında otlasın; ona kötülük etmeyin, yoksa can yakıcı azaba uğrarsınız.[73]
وَيَا قَوْمِ
هٰذِه۪
نَاقَةُ
اللّٰهِ
لَكُمْ
اٰيَةً
فَذَرُوهَا
تَأْكُلْ
ف۪ٓي
اَرْضِ
اللّٰهِ
وَلَا
تَمَسُّوهَا
بِسُٓوءٍ
فَيَأْخُذَكُمْ
عَذَابٌ
قَر۪يبٌ
«Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah’ın devesidir. Bırakın onu, Allah’ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız»[64]
وَلَقَدْ
جَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
مِنْهُمْ
فَكَذَّبُوهُ
فَاَخَذَهُمُ
الْعَذَابُ
وَهُمْ
ظَالِمُونَ
And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar.[113]
وَلَا
تَمَسُّوهَا
بِسُٓوءٍ
فَيَأْخُذَكُمْ
عَذَابُ
يَوْمٍ
عَظ۪يمٍ
Salih: « İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar» dedi.[155-156]
فَاَخَذَهُمُ
الْعَذَابُۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَةًۜ
وَمَا
كَانَ
اَكْثَرُهُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.[158]
Yükleniyor...