ب ي ن
523 kelime · i'rab ağacında: 512
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 268 ayetler
Muzâfun ileyh 268 ayetler
هُمْ
zamir 64
يَدَيْنِ
40
↗
كُمْ
zamir 39
هُمَا
zamir 32
نَا
zamir 17
ي
zamir 11
ذَلِكَ
7
النَّاسِ
7
↗
كَ
zamir 7
هُ
zamir 6
قُلُوبِ
4
↗
أَحَدٍ
4
↗
+29 daha (daha az geçenler)
أَخَوَيْنِ
3
↗
الَّذِينَ
2
مَا
2
الْعِبَادِ
2
↗
الْقَوْمِ
2
↗
الْمَرْءِ
2
↗
هَا
zamir 2
الْأَغْنِيَاءِ
1
↗
فَرْثٍ
1
↗
الْقُرَى
1
↗
الْبَحْرَيْنِ
1
↗
النِّسَاءِ
1
↗
بَنِينَ
1
↗
التَّرَائِبِ
1
↗
الْأَرْضِ
1
↗
الْجِنَّةِ
1
↗
حَمِيمٍ
1
↗
اللَّهِ
1
↗
دَمٍ
1
↗
الْمُؤْمِنِينَ
1
↗
أَرْجُلِ
1
↗
رُسُلِ
1
↗
زَوْجِ
1
↗
السَّدَّيْنِ
1
↗
أَسْفَارِ
1
↗
السَّمَاءِ
1
↗
الصَّدَفَيْنِ
1
↗
الصُّلْبِ
1
↗
هُنَّ
zamir 1
Sıfat 138 ayetler
Mevsûfu 138 ayetler
ضَلَالٍ
18
↗
كِتَابٍ
13
↗
سُلْطَانٍ
13
↗
آيَاتٍ
12
↗
نَذِيرٌ
11
↗
عَدُوٌّ
10
↗
سِحْرٌ
10
↗
الْبَلَاغُ
7
↗
إِثْمًا
4
↗
فَاحِشَةٍ
3
↗
الْخُسْرَانُ
3
↗
قُرآنٍ
2
↗
+24 daha (daha az geçenler)
لِسَانٌ
2
↗
الْبَلَاءُ
2
↗
ثُعْبَانٌ
2
↗
الْحَقُّ
2
↗
خَصِيمٌ
2
↗
دَخَلًا
2
↗
إِمَامٍ
2
↗
رَسُولٌ
2
↗
ظَالِمٌ
1
↗
مُعَقِّبَاتٌ
1
↗
عَوَانٌ
1
↗
فَتْحًا
1
↗
الْفَضْلُ
1
↗
الْفَوْزُ
1
↗
قِسْمَةٌ
1
↗
كَفُورٌ
1
↗
نُورًا
1
↗
مُؤَذِّنٌ
1
↗
الْأُفُقِ
1
↗
إِفْكٌ
1
↗
دُخَانٍ
1
↗
شِهَابٌ
1
↗
شُورَى
1
↗
شَيْءٍ
1
↗
Mef'ûlun fîh 134 ayetler
Fiili 134 ayetler
(اِسْتَقَرَّ)
gizli 42
يَحْكُمُ
22
↗
قُضِيَ
13
↗
كَفَى
4
↗
نُفَرِّقُ
3
↗
تَقَطَّعُوا
3
↗
يَطُوفُونَ
2
↗
أَعْدِلَ
2
↗
لَآتِيَنَّ
2
↗
افْتَحْ
2
↗
تُقَدِّمُوا
2
↗
بَدَا
2
↗
+30 daha (daha az geçenler)
تَنَازَعُوا
2
↗
تَأْكُلُوا
2
↗
أَرْسَلَ
2
↗
يَسْعَى
2
↗
أَصْلَحَ
2
↗
يَتَعَارَفُونَ
1
↗
يَعْمَلُ
1
↗
أَغْرَيْنَا
1
↗
يَفْتَرِينَ
1
↗
يَفْصِلُ
1
↗
قَدَّرْنَا
1
↗
قَسَمْنَا
1
↗
لِيَكْتُبْ
1
↗
أَلْقَيْنَا
1
↗
يَتَنَزَّلُ
1
↗
يُوقِعَ
1
↗
يَجْمَعُ
1
↗
جَاءَتْ
1
↗
يَحُولُ
1
↗
يَتَخَافَتُونَ
1
↗
خَلَتْ
1
↗
أْتَمِرُوا
1
↗
تُدِيرُونَ
1
↗
نُدَاوِلُ
1
↗
تَرَاضَوْا
1
↗
يَتَسَاءَلُوا
1
↗
يَسْلُكُ
1
↗
شَجَرَ
1
↗
صَرَّفْنَا
1
↗
ضُرِبَ
1
↗
Fiil 54 ayetler
Fâil 52 ayetler
(هُوَ)
gizli 15
اللَّهُ
11
↗
نَا
zamir 4
و
zamir 4
أَنْ
3
(نَحْنُ)
gizli 3
الْهُدَى
3
↗
(أَنْتَ)
gizli 2
الَّذِينَ
1
(أَنَا)
gizli 1
الْجِنُّ
1
↗
الْحَقُّ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 30 ayetler
Mef'ûlun mutlak 9 ayetler
Mef'ûlun lieclih 3 ayetler
Hâl 2 ayetler
Mecrur 53 ayetler
Mef'ûlun bih 39 ayetler
Muzâfun ileyh 10 ayetler
Muzâf Muzâfun ileyh م ر أ
2 ayet · ب ي ن kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَاتَّـبَعُوا
مَا
تَتْلُوا
الشَّيَاط۪ينُ
عَلٰى
مُلْكِ
سُلَيْمٰنَۚ
وَمَا
كَفَرَ
سُلَيْمٰنُ
وَلٰكِنَّ
الشَّيَاط۪ينَ
كَفَرُوا
يُعَلِّمُونَ
النَّاسَ
السِّحْرَۗ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
عَلَى
الْمَلَكَيْنِ
بِبَابِلَ
هَارُوتَ
وَمَارُوتَۜ
وَمَا
يُعَلِّمَانِ
مِنْ
اَحَدٍ
حَتّٰى
يَقُولَٓا
اِنَّمَا
نَحْنُ
فِتْنَةٌ
فَلَا
تَكْفُرْۜ
فَيَتَعَلَّمُونَ
مِنْهُمَا
مَا
يُفَرِّقُونَ
بِه۪
بَيْنَ
الْمَرْءِ
وَزَوْجِه۪ۜ
وَمَا
هُمْ
بِضَٓارّ۪ينَ
بِه۪
مِنْ
اَحَدٍ
اِلَّا
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَيَتَعَلَّمُونَ
مَا
يَضُرُّهُمْ
وَلَا
يَنْفَعُهُمْۜ
وَلَقَدْ
عَلِمُوا
لَمَنِ
اشْتَرٰيهُ
مَا
لَهُ
فِي
الْاٰخِرَةِ
مِنْ
خَلَاقٍ۠
وَلَبِئْسَ
مَا
شَرَوْا
بِه۪ٓ
اَنْفُسَهُمْۜ
لَوْ
كَانُوا
يَعْلَمُونَ
Şeytanların Süleyman’ın hükümdarlığı hakkında söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kafir değildi, ama insanlara sihri öğreten şeytanlar kafir olmuşlardı. Babil’de, melek denilen Harut ve Marut’a bir şey indirilmemişti. Bu ikisi «Biz sadece imtihan ediyoruz, sakın inkar etme» demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden, koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah’ın izni olmadıkça onlar kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, faydalı olmayacak şeyler öğreniyorlardı. And olsun ki, onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şeyin ne kötü olduğunu keşke bilselerdi![102]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اسْتَج۪يبُوا
لِلّٰهِ
وَلِلرَّسُولِ
اِذَا
دَعَاكُمْ
لِمَا
يُحْي۪يكُمْۚ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
يَحُولُ
بَيْنَ
الْمَرْءِ
وَقَلْبِه۪
وَاَنَّـهُٓ
اِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O’nun katında toplanacağınızı bilin.[24]
Yükleniyor...