ت ب ع
172 kelime · i'rab ağacında: 168
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 160 ayetler
Fâil 156 ayetler
و
zamir 63
(هُوَ)
gizli 29
(أَنْتَ)
gizli 21
(نَحْنُ)
gizli 10
(أَنَا)
gizli 7
ت
zamir 4
نَا
zamir 4
الَّذِينَ
3
إِلَّا
2
فِرْعَوْنُ
2
↗
شِهَابٌ
2
↗
أَ
1
+11 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 155 ayetler
أَهْوَاءَ
22
↗
مَا
14
هُ
zamir 12
كَ
zamir 11
ي
zamir 10
(شَيْئًا)
gizli 8
هُمْ
zamir 8
سَبِيلَ
6
↗
مِلَّةَ
5
↗
خُطُوَاتِ
5
↗
الرَّسُولَ
5
↗
الْهُدَى
4
↗
+34 daha (daha az geçenler)
لَعْنَةً
3
↗
رِضْوَانَ
3
↗
سَبَبًا
3
↗
كُمْ
zamir 3
هَا
zamir 3
مِنْ
2
(أَحَدًا)
gizli 2
أَحْسَنَ
2
↗
أَمْرَ
2
↗
آيَاتِ
2
↗
الشَّهَوَاتِ
2
↗
(شَيْءٌ)
gizli 1
غَيْرَ
1
↗
قِبْلَةَ
1
↗
قُرْآنَ
1
↗
كُلَّ
1
↗
مَنًّا
1
↗
النُّورَ
1
↗
بَشَرًا
1
↗
الْبَاطِلَ
1
↗
أَوْلِيَاءَ
1
↗
بَعْضَ
1
↗
الْآخِرِينَ
1
↗
أَذًى
1
↗
الْحَقَّ
1
↗
الدَّاعِيَ
1
↗
دِينَ
1
↗
الذِّكْرَ
1
↗
السَّحَرَةَ
1
↗
شُرَكَاءَ
1
↗
الشَّيْطَانَ
1
↗
شُعَيْبًا
1
↗
كُمَا
zamir 1
نَا
zamir 1
Mef'ûlun fîh 12 ayetler
Nâib-i fâil 4 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih هُمْ
8 ayet · ت ب ع kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَالسَّابِقُونَ
الْاَوَّلُونَ
مِنَ
الْمُهَاجِر۪ينَ
وَالْاَنْصَارِ
وَالَّذ۪ينَ
اتَّبَعُوهُمْ
بِاِحْسَانٍۙ
رَضِيَ
اللّٰهُ
عَنْهُمْ
وَرَضُوا
عَنْهُ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
تَحْتَهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
ذٰلِكَ
الْفَوْزُ
الْعَظ۪يمُ
İyilik yarışında önceliği kazanan Muhacirler ve Ensar ile, onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnuddurlar. Allah onlara, içinde temelli ve ebedi kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır; işte büyük kurtuluş budur.[100]
وَجَاوَزْنَا
بِبَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
الْبَحْرَ
فَاَتْبَعَهُمْ
فِرْعَوْنُ
وَجُنُودُهُ
بَغْياً
وَعَدْواًۜ
حَتّٰٓى
اِذَٓا
اَدْرَكَهُ
الْغَرَقُۙ
قَالَ
اٰمَنْتُ
اَنَّهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
الَّـذ۪ٓي
اٰمَنَتْ
بِه۪
بَنُٓوا
اِسْرَٓائ۪لَ
وَاَنَا۬
مِنَ
الْمُسْلِم۪ينَ
İsrailoğullarını denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: «İsrailoğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, artık ben O’na teslim olanlardanım» dedi.[90]
فَاَتْبَعَهُمْ
فِرْعَوْنُ
بِجُنُودِه۪
فَغَشِيَهُمْ
مِنَ
الْيَمِّ
مَا
غَشِيَهُمْۜ
Firavun, ordusuyla onları takip etti, deniz de onları içine alıverdi, hem de ne alış![78]
فَاَتْبَعُوهُمْ
مُشْرِق۪ينَ
Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.[60]
وَالشُّعَرَٓاءُ
يَتَّبِعُهُمُ
الْغَاوُ۫نَۜ
O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.[224]
وَاَتْبَعْنَاهُمْ
ف۪ي
هٰذِهِ
الدُّنْيَا
لَعْنَةًۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
هُمْ
مِنَ
الْمَقْبُوح۪ينَ۟
Bu dünyada laneti ardlarına taktık; onlar kıyamet gününde de iğrenç kimselerden olacaklardır.[42]
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَاتَّبَعَتْهُمْ
ذُرِّيَّتُهُمْ
بِا۪يمَانٍ
اَلْحَقْنَا
بِهِمْ
ذُرِّيَّتَهُمْ
وَمَٓا
اَلَتْنَاهُمْ
مِنْ
عَمَلِهِمْ
مِنْ
شَيْءٍۜ
كُلُّ
امْرِئٍ
بِمَا
كَسَبَ
رَه۪ينٌ
İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.[21]
ثُمَّ
نُتْبِعُهُمُ
الْاٰخِر۪ينَ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.[16-17]
Yükleniyor...