ج ع ل

346 kelime · i'rab ağacında: 320

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Fiil 316 ayetler
Fâil 312 ayetler
Mef'ûlun bih 303 ayetler
هُ zamir 34 هُمْ zamir 18 هَا zamir 12 كُمْ zamir 11 النَّهَارَ 10 ↗ إِلَهًا 9 ↗ ي zamir 9 اللَّيْلَ 8 ↗ أَزْوَاجًا 7 ↗ الْأَرْضَ 6 ↗ نُورًا 5 ↗ بَنِينَ 5 ↗
+137 daha (daha az geçenler)
سُلْطَانًا 5 ↗ كَ zamir 5 نَا zamir 5 أَنْدَادًا 4 ↗ الْأَبْصَارَ 4 ↗ جَنَّاتٍ 4 ↗ رَوَاسِيَ 4 ↗ سَبِيلًا 4 ↗ مِنْ 3 (هُ) gizli 3 الْأَغْلَالَ 3 ↗ الْأَفْئِدَةَ 3 ↗ لِسَانَ 3 ↗ النُّبُوَّةَ 3 ↗ مَوَدَّةً 3 ↗ أَئِمَّةً 3 ↗ آيَةً 3 ↗ السَّمْعَ 3 ↗ شُرَكَاءَ 3 ↗ عَالِيَ 2 ↗ مَعَايِشَ 2 ↗ قَلْبَيْنِ 2 ↗ الْقَمَرَ 2 ↗ الْكِتَابَ 2 ↗ كُلَّ 2 ↗ بُرُوجًا 2 ↗ الْمَلَائِكَةَ 2 ↗ مَنْسَكًا 2 ↗ النَّوْمَ 2 ↗ مَوْعِدًا 2 ↗ مَوَالِيَ 2 ↗ يُسْرًا 2 ↗ الْبَيْتَ 2 ↗ جُزْءًا 2 ↗ جَهَنَّمَ 2 ↗ حَرَجٍ 2 ↗ الْحَمِيَّةَ 2 ↗ خَرْجًا 2 ↗ خَيْرًا 2 ↗ أَدْعِيَاءَ 2 ↗ ذُرِّيَّةً 2 ↗ الرِّجْسَ 2 ↗ رَحْمَةً 2 ↗ سِرَاجًا 2 ↗ السِّقَايَةَ 2 ↗ الشَّمْسَ 2 ↗ أَصَابِعَ 2 ↗ إِلَّا 1 الَّذِينَ 1 بَيْنَ 1 ذَلِكَ 1 مَا 1 هَذَا 1 (بَلْدَ) gizli 1 (هَا) gizli 1 الظُّلُمَاتِ 1 ↗ عِدَّةَ 1 ↗ عَدُوًّا 1 ↗ أَعِزَّةَ 1 ↗ عِمَارَةَ 1 ↗ عِوَجًا 1 ↗ عَيْنَيْنِ 1 ↗ غِشَاوَةً 1 ↗ فَتْحًا 1 ↗ فِتْنَةَ 1 ↗ فُرْقَانًا 1 ↗ الْقِبْلَةَ 1 ↗ قَدْرًا 1 ↗ الْقُرْآنَ 1 ↗ الْقِرَدَةَ 1 ↗ قُرًى 1 ↗ قُصُورًا 1 ↗ الْقَلَائِدَ 1 ↗ قَيِّمًا 1 ↗ الْكَعْبَةَ 1 ↗ كَلِمَةَ 1 ↗ مَكَانًا 1 ↗ بَحِيرَةٍ 1 ↗ لَعْنَةَ 1 ↗ الْبُدْنَ 1 ↗ مَالًا 1 ↗ بَرْزَخًا 1 ↗ النُّجُومَ 1 ↗ نَسَبًا 1 ↗ نَسْلَ 1 ↗ نَصِيبًا 1 ↗ نَصِيرًا 1 ↗ الْأَنْعَامَ 1 ↗ مِنْهَاجًا 1 ↗ النَّاسَ 1 ↗ الْهَدْيَ 1 ↗ بِضَاعَةَ 1 ↗ مَوْبِقًا 1 ↗ وَزِيرًا 1 ↗ وَصِيلَةٍ 1 ↗ الْمُتَّقِينَ 1 ↗ الْوِلْدَانَ 1 ↗ يَدَ 1 ↗ بَعْضَ 1 ↗ أَجَلًا 1 ↗ أَخَا 1 ↗ مُجْرِمِينَ 1 ↗ حِجَابًا 1 ↗ حِجْرًا 1 ↗ حَرَامًا 1 ↗ حَظًّا 1 ↗ حَفَدَةً 1 ↗ حَلَالًا 1 ↗ الْخَبِيثَ 1 ↗ خِلَالَ 1 ↗ الْخَنَازِيرَ 1 ↗ أَمَدًا 1 ↗ دَكًّا 1 ↗ رَأْفَةً 1 ↗ الرُّؤْيَا 1 ↗ رَدْمًا 1 ↗ رِزْقَ 1 ↗ أَهْلَ 1 ↗ زَرْعًا 1 ↗ زِينَةً 1 ↗ سِتْرًا 1 ↗ سَدًّا 1 ↗ سَرَابِيلَ 1 ↗ سَرِيًّا 1 ↗ الْمُسْلِمِينَ 1 ↗ سَمِيًّا 1 ↗ سَائِبَةٍ 1 ↗ الشَّجَرَةَ 1 ↗ شِرْعَةً 1 ↗ شَيَاطِينَ 1 ↗ شَفَتَيْنِ 1 ↗ الشَّهْرَ 1 ↗ أَصْحَابَ 1 ↗ صَدْرَ 1 ↗ صَرْحًا 1 ↗ هُمَا zamir 1 هُنَّ zamir 1
Mef'ûlun bih (2.) 297 ayetler
كُمْ zamir 27 (مُسْتَقِرًّا) gizli 16 هُ zamir 16 هُمْ zamir 10 اللَّهِ 9 ↗ خَلَائِفَ 8 ↗ كُلِّ 7 ↗ أَئِمَّةً 7 ↗ آيَةً 7 ↗ هَا zamir 7 ي zamir 6 بَيْنَ 5
+131 daha (daha az geçenler)
الَّذِينَ 4 (شَيْئًا) gizli 4 فِتْنَةً 4 ↗ سَافِلَ 4 ↗ قُلُوبِ 3 ↗ قِيَامًا 3 ↗ نُورًا 3 ↗ كَ zamir 3 نَا zamir 3 (هُ) gizli 2 أَعْنَاقِ 2 ↗ غُثَاءً 2 ↗ قَبَائِلَ 2 ↗ قُرْآنًا 2 ↗ قَرَارٍ 2 ↗ الْكَافِرِينَ 2 ↗ مَثَلًا 2 ↗ مَلَكًا 2 ↗ مَهْدًا 2 ↗ نَبِيًّا 2 ↗ هُدًى 2 ↗ بَصَرِ 2 ↗ الْوَارِثِينَ 2 ↗ آذَانِ 2 ↗ أَحَادِيثَ 2 ↗ حَصِيدًا 2 ↗ حُطَامًا 2 ↗ دُونِ 2 ↗ ذُرِّيَّةِ 2 ↗ تَذْكِرَةً 2 ↗ أَذِلَّةً 2 ↗ رَجُلٍ 2 ↗ رَحْلِ 2 ↗ الْمُرْسَلِينَ 2 ↗ سَرْمَدًا 2 ↗ السَّمَاءِ 2 ↗ شِيبًا 2 ↗ الصَّالِحِينَ 2 ↗ الَّتِي 1 أَنْ 1 مَا 1 (أَحَدًا) gizli 1 (إِمَانًا) gizli 1 (مَشْرُوعَةً) gizli 1 (هَا) gizli 1 تَضْلِيلٍ 1 ↗ ضَيِّقًا 1 ↗ عَدُوًّا 1 ↗ عَذَابِ 1 ↗ عُرْضَةً 1 ↗ عَصْفٍ 1 ↗ عِضِينَ 1 ↗ عَقِيمًا 1 ↗ مَعَاشًا 1 ↗ مَغْلُولَةً 1 ↗ غَيَابَةِ 1 ↗ الْفُجَّارِ 1 ↗ الْمُفْسِدِينَ 1 ↗ قَرَاطِيسَ 1 ↗ قَاسِيَةً 1 ↗ قُوَّةً 1 ↗ أَكَابِرَ 1 ↗ أَكْثَرَ 1 ↗ الْكَاذِبِينَ 1 ↗ كِسَفًا 1 ↗ كِفَاتًا 1 ↗ كَلِمَةً 1 ↗ لِبَاسًا 1 ↗ مَتَاعًا 1 ↗ نَسَبًا 1 ↗ مُبَارَكًا 1 ↗ نُشُورًا 1 ↗ نُطْفَةً 1 ↗ أُجَاجًا 1 ↗ نَكَالًا 1 ↗ بِسَاطًا 1 ↗ أَنْهَارًا 1 ↗ النَّاسِ 1 ↗ هَبَاءً 1 ↗ مَهْلِكِ 1 ↗ وَزِيرًا 1 ↗ مَوْعِظَةً 1 ↗ الْمُتَّقِينَ 1 ↗ وَلِيِّ 1 ↗ وَهَّاجًا 1 ↗ بَعْضٍ 1 ↗ الْبَاقِينَ 1 ↗ أَبْكَارًا 1 ↗ أَحَدِ 1 ↗ بَلَدًا 1 ↗ أَبْنَاءَ 1 ↗ تَحْتَ 1 ↗ مَثَابَةً 1 ↗ جَبَّارًا 1 ↗ جُذَاذًا 1 ↗ الْمُجْرِمِينَ 1 ↗ تَجْرِي 1 ↗ جَهَنَّمَ 1 ↗ حَاجِزًا 1 ↗ حَرَمًا 1 ↗ حَسْرَةً 1 ↗ حَ‍قًّا 1 ↗ خَزَائِنِ 1 ↗ الْأَخْسَرِينَ 1 ↗ دُعَاءِ 1 ↗ دَكَّاءَ 1 ↗ دَلِيلًا 1 ↗ أَمْنًا 1 ↗ إِنَاثًا 1 ↗ رُجُومًا 1 ↗ رَحْمَةً 1 ↗ رُكَامًا 1 ↗ الرَّمِيمِ 1 ↗ أَزْوَاجًا 1 ↗ سُبَاتًا 1 ↗ الْمَسْجُونِينَ 1 ↗ سِرَاجًا 1 ↗ سَاكِنًا 1 ↗ سَلَفًا 1 ↗ سُلَالَةٍ 1 ↗ مُسْلِمَيْنِ 1 ↗ سَمِيعًا 1 ↗ شَرِيعَةٍ 1 ↗ شُعُوبًا 1 ↗ شَعَائِرِ 1 ↗ شِيَعًا 1 ↗ صِرَاطٍ 1 ↗ صِهْرًا 1 ↗ ضَعْفًا 1 ↗ كُمَا zamir 1 هُنَّ zamir 1
Mef'ûlun lieclih 35 ayetler
Mef'ûlun fîh 21 ayetler
Hâl 11 ayetler
Harf-i cer 5 ayetler
Mef'ûlun mutlak 5 ayetler
Nâib-i fâil 1 ayetler
Temyiz 1 ayetler
Haber 10 ayetler
Muzâfun ileyh 6 ayetler
Muzâf 4 ayetler
Sıfat 4 ayetler
Bedel 2 ayetler

Fiil Mef'ûlun bih (2.) مُسْتَقِرًّا

16 ayet · ج ع ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Rabbin meleklere «Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim» demişti; melekler, «Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz» dediler; Allah «Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim» dedi.[30]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَرِثُوا النِّسَٓاءَ كَرْهاًۜ وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا بِبَعْضِ مَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ فَاِنْ كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـٔاً وَيَجْعَلَ اللّٰهُ ف۪يهِ خَيْراً كَث۪يراً
Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir. Apaçık hayasızlık etmedikçe onlara verdiğinizin bir kısmını alıp götürmeniz için onları sıkıştırmayın. Onlarla güzellikle geçinin. Eğer onlardan hoşlanmıyorsanız, sabredin, hoşlanmadığınız bir şeyi Allah çok hayırlı kılmış olabilir.[19]
وَاِذَا صُرِفَتْ اَبْصَارُهُمْ تِلْقَٓاءَ اَصْحَابِ النَّارِۙ قَالُوا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟
Gözleri cehennemlikler yönüne çevrilince: «Rabbimiz! Bizi zalimlerle beraber bulundurma» derler.[47]
اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Allah’la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.[95-96]
لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُوماً مَخْذُولاً۟
Allah’la beraber başka bir tanrı edinme, yoksa yerilmiş ve tek başına kalmış olursun.[22]
ذٰلِكَ مِمَّٓا اَوْحٰٓى اِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِۜ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَ فَتُلْقٰى ف۪ي جَهَنَّمَ مَلُوماً مَدْحُوراً
Bunlar Rabbinin sana bildirdiği hikmetlerdir. Sakın Allah’la beraber başka tanrı edinme. Yoksa yerilmiş ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın.[39]
وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَاباً مَسْتُوراًۙ
Kuran okuduğun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasına görünmeyen bir perde çekeriz.[45]
قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجاً عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَداًّ
Sonunda, iki dağın arasına varınca, orada nerdeyse hiç laf anlamayan bir millete rastladı.[93]
قَالَ مَا مَكَّنّ۪ي ف۪يهِ رَبّ۪ي خَيْرٌ فَاَع۪ينُون۪ي بِقُوَّةٍ اَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْماًۙ
«Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin» dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: «Körükleyin» dedi. Demirler akkor haline gelince; «Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim» dedi.[95-96]
فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِياًّ
Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi: «Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.[24-25]
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِداً لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَاناً سُوًى
And olsun ki Firavun’a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: «Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayin et ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım» dedi.[56-58]
وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّاماً اٰمِن۪ينَ
Onlarla, kutlu kıldığımız şehirler arasında, karşıdan karşıya görünen kasabalar var etmiş, oraları gezilecek belirli konak yerleri yapmıştık, «Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde gezin» demiştik.[18]
وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَباًۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ
Allah’la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.[158]
اَلَّذ۪ي جَعَلَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَ فَاَلْقِيَاهُ فِي الْعَذَابِ الشَّد۪يدِ
Allah: «Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere boyuna engel olan, mütecaviz, şüpheye düşüren, Allah’ın yanında başka tanrı benimseyen kişiyi cehenneme atın, onu çetin bir azaba sokun» buyurur.[24-26]
وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ
«Allah’ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O’nun azabı ile açıkça uyaranım.»[51]
لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْراً۟
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah’ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.[7]
Yükleniyor...