ج ع ل

346 kelime · i'rab ağacında: 320

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Fiil 316 ayetler
Fâil 312 ayetler
Mef'ûlun bih 303 ayetler
هُ zamir 34 هُمْ zamir 18 هَا zamir 12 كُمْ zamir 11 النَّهَارَ 10 ↗ إِلَهًا 9 ↗ ي zamir 9 اللَّيْلَ 8 ↗ أَزْوَاجًا 7 ↗ الْأَرْضَ 6 ↗ نُورًا 5 ↗ بَنِينَ 5 ↗
+137 daha (daha az geçenler)
سُلْطَانًا 5 ↗ كَ zamir 5 نَا zamir 5 أَنْدَادًا 4 ↗ الْأَبْصَارَ 4 ↗ جَنَّاتٍ 4 ↗ رَوَاسِيَ 4 ↗ سَبِيلًا 4 ↗ مِنْ 3 (هُ) gizli 3 الْأَغْلَالَ 3 ↗ الْأَفْئِدَةَ 3 ↗ لِسَانَ 3 ↗ النُّبُوَّةَ 3 ↗ مَوَدَّةً 3 ↗ أَئِمَّةً 3 ↗ آيَةً 3 ↗ السَّمْعَ 3 ↗ شُرَكَاءَ 3 ↗ عَالِيَ 2 ↗ مَعَايِشَ 2 ↗ قَلْبَيْنِ 2 ↗ الْقَمَرَ 2 ↗ الْكِتَابَ 2 ↗ كُلَّ 2 ↗ بُرُوجًا 2 ↗ الْمَلَائِكَةَ 2 ↗ مَنْسَكًا 2 ↗ النَّوْمَ 2 ↗ مَوْعِدًا 2 ↗ مَوَالِيَ 2 ↗ يُسْرًا 2 ↗ الْبَيْتَ 2 ↗ جُزْءًا 2 ↗ جَهَنَّمَ 2 ↗ حَرَجٍ 2 ↗ الْحَمِيَّةَ 2 ↗ خَرْجًا 2 ↗ خَيْرًا 2 ↗ أَدْعِيَاءَ 2 ↗ ذُرِّيَّةً 2 ↗ الرِّجْسَ 2 ↗ رَحْمَةً 2 ↗ سِرَاجًا 2 ↗ السِّقَايَةَ 2 ↗ الشَّمْسَ 2 ↗ أَصَابِعَ 2 ↗ إِلَّا 1 الَّذِينَ 1 بَيْنَ 1 ذَلِكَ 1 مَا 1 هَذَا 1 (بَلْدَ) gizli 1 (هَا) gizli 1 الظُّلُمَاتِ 1 ↗ عِدَّةَ 1 ↗ عَدُوًّا 1 ↗ أَعِزَّةَ 1 ↗ عِمَارَةَ 1 ↗ عِوَجًا 1 ↗ عَيْنَيْنِ 1 ↗ غِشَاوَةً 1 ↗ فَتْحًا 1 ↗ فِتْنَةَ 1 ↗ فُرْقَانًا 1 ↗ الْقِبْلَةَ 1 ↗ قَدْرًا 1 ↗ الْقُرْآنَ 1 ↗ الْقِرَدَةَ 1 ↗ قُرًى 1 ↗ قُصُورًا 1 ↗ الْقَلَائِدَ 1 ↗ قَيِّمًا 1 ↗ الْكَعْبَةَ 1 ↗ كَلِمَةَ 1 ↗ مَكَانًا 1 ↗ بَحِيرَةٍ 1 ↗ لَعْنَةَ 1 ↗ الْبُدْنَ 1 ↗ مَالًا 1 ↗ بَرْزَخًا 1 ↗ النُّجُومَ 1 ↗ نَسَبًا 1 ↗ نَسْلَ 1 ↗ نَصِيبًا 1 ↗ نَصِيرًا 1 ↗ الْأَنْعَامَ 1 ↗ مِنْهَاجًا 1 ↗ النَّاسَ 1 ↗ الْهَدْيَ 1 ↗ بِضَاعَةَ 1 ↗ مَوْبِقًا 1 ↗ وَزِيرًا 1 ↗ وَصِيلَةٍ 1 ↗ الْمُتَّقِينَ 1 ↗ الْوِلْدَانَ 1 ↗ يَدَ 1 ↗ بَعْضَ 1 ↗ أَجَلًا 1 ↗ أَخَا 1 ↗ مُجْرِمِينَ 1 ↗ حِجَابًا 1 ↗ حِجْرًا 1 ↗ حَرَامًا 1 ↗ حَظًّا 1 ↗ حَفَدَةً 1 ↗ حَلَالًا 1 ↗ الْخَبِيثَ 1 ↗ خِلَالَ 1 ↗ الْخَنَازِيرَ 1 ↗ أَمَدًا 1 ↗ دَكًّا 1 ↗ رَأْفَةً 1 ↗ الرُّؤْيَا 1 ↗ رَدْمًا 1 ↗ رِزْقَ 1 ↗ أَهْلَ 1 ↗ زَرْعًا 1 ↗ زِينَةً 1 ↗ سِتْرًا 1 ↗ سَدًّا 1 ↗ سَرَابِيلَ 1 ↗ سَرِيًّا 1 ↗ الْمُسْلِمِينَ 1 ↗ سَمِيًّا 1 ↗ سَائِبَةٍ 1 ↗ الشَّجَرَةَ 1 ↗ شِرْعَةً 1 ↗ شَيَاطِينَ 1 ↗ شَفَتَيْنِ 1 ↗ الشَّهْرَ 1 ↗ أَصْحَابَ 1 ↗ صَدْرَ 1 ↗ صَرْحًا 1 ↗ هُمَا zamir 1 هُنَّ zamir 1
Mef'ûlun bih (2.) 297 ayetler
كُمْ zamir 27 (مُسْتَقِرًّا) gizli 16 هُ zamir 16 هُمْ zamir 10 اللَّهِ 9 ↗ خَلَائِفَ 8 ↗ كُلِّ 7 ↗ أَئِمَّةً 7 ↗ آيَةً 7 ↗ هَا zamir 7 ي zamir 6 بَيْنَ 5
+131 daha (daha az geçenler)
الَّذِينَ 4 (شَيْئًا) gizli 4 فِتْنَةً 4 ↗ سَافِلَ 4 ↗ قُلُوبِ 3 ↗ قِيَامًا 3 ↗ نُورًا 3 ↗ كَ zamir 3 نَا zamir 3 (هُ) gizli 2 أَعْنَاقِ 2 ↗ غُثَاءً 2 ↗ قَبَائِلَ 2 ↗ قُرْآنًا 2 ↗ قَرَارٍ 2 ↗ الْكَافِرِينَ 2 ↗ مَثَلًا 2 ↗ مَلَكًا 2 ↗ مَهْدًا 2 ↗ نَبِيًّا 2 ↗ هُدًى 2 ↗ بَصَرِ 2 ↗ الْوَارِثِينَ 2 ↗ آذَانِ 2 ↗ أَحَادِيثَ 2 ↗ حَصِيدًا 2 ↗ حُطَامًا 2 ↗ دُونِ 2 ↗ ذُرِّيَّةِ 2 ↗ تَذْكِرَةً 2 ↗ أَذِلَّةً 2 ↗ رَجُلٍ 2 ↗ رَحْلِ 2 ↗ الْمُرْسَلِينَ 2 ↗ سَرْمَدًا 2 ↗ السَّمَاءِ 2 ↗ شِيبًا 2 ↗ الصَّالِحِينَ 2 ↗ الَّتِي 1 أَنْ 1 مَا 1 (أَحَدًا) gizli 1 (إِمَانًا) gizli 1 (مَشْرُوعَةً) gizli 1 (هَا) gizli 1 تَضْلِيلٍ 1 ↗ ضَيِّقًا 1 ↗ عَدُوًّا 1 ↗ عَذَابِ 1 ↗ عُرْضَةً 1 ↗ عَصْفٍ 1 ↗ عِضِينَ 1 ↗ عَقِيمًا 1 ↗ مَعَاشًا 1 ↗ مَغْلُولَةً 1 ↗ غَيَابَةِ 1 ↗ الْفُجَّارِ 1 ↗ الْمُفْسِدِينَ 1 ↗ قَرَاطِيسَ 1 ↗ قَاسِيَةً 1 ↗ قُوَّةً 1 ↗ أَكَابِرَ 1 ↗ أَكْثَرَ 1 ↗ الْكَاذِبِينَ 1 ↗ كِسَفًا 1 ↗ كِفَاتًا 1 ↗ كَلِمَةً 1 ↗ لِبَاسًا 1 ↗ مَتَاعًا 1 ↗ نَسَبًا 1 ↗ مُبَارَكًا 1 ↗ نُشُورًا 1 ↗ نُطْفَةً 1 ↗ أُجَاجًا 1 ↗ نَكَالًا 1 ↗ بِسَاطًا 1 ↗ أَنْهَارًا 1 ↗ النَّاسِ 1 ↗ هَبَاءً 1 ↗ مَهْلِكِ 1 ↗ وَزِيرًا 1 ↗ مَوْعِظَةً 1 ↗ الْمُتَّقِينَ 1 ↗ وَلِيِّ 1 ↗ وَهَّاجًا 1 ↗ بَعْضٍ 1 ↗ الْبَاقِينَ 1 ↗ أَبْكَارًا 1 ↗ أَحَدِ 1 ↗ بَلَدًا 1 ↗ أَبْنَاءَ 1 ↗ تَحْتَ 1 ↗ مَثَابَةً 1 ↗ جَبَّارًا 1 ↗ جُذَاذًا 1 ↗ الْمُجْرِمِينَ 1 ↗ تَجْرِي 1 ↗ جَهَنَّمَ 1 ↗ حَاجِزًا 1 ↗ حَرَمًا 1 ↗ حَسْرَةً 1 ↗ حَ‍قًّا 1 ↗ خَزَائِنِ 1 ↗ الْأَخْسَرِينَ 1 ↗ دُعَاءِ 1 ↗ دَكَّاءَ 1 ↗ دَلِيلًا 1 ↗ أَمْنًا 1 ↗ إِنَاثًا 1 ↗ رُجُومًا 1 ↗ رَحْمَةً 1 ↗ رُكَامًا 1 ↗ الرَّمِيمِ 1 ↗ أَزْوَاجًا 1 ↗ سُبَاتًا 1 ↗ الْمَسْجُونِينَ 1 ↗ سِرَاجًا 1 ↗ سَاكِنًا 1 ↗ سَلَفًا 1 ↗ سُلَالَةٍ 1 ↗ مُسْلِمَيْنِ 1 ↗ سَمِيعًا 1 ↗ شَرِيعَةٍ 1 ↗ شُعُوبًا 1 ↗ شَعَائِرِ 1 ↗ شِيَعًا 1 ↗ صِرَاطٍ 1 ↗ صِهْرًا 1 ↗ ضَعْفًا 1 ↗ كُمَا zamir 1 هُنَّ zamir 1
Mef'ûlun lieclih 35 ayetler
Mef'ûlun fîh 21 ayetler
Hâl 11 ayetler
Harf-i cer 5 ayetler
Mef'ûlun mutlak 5 ayetler
Nâib-i fâil 1 ayetler
Temyiz 1 ayetler
Haber 10 ayetler
Muzâfun ileyh 6 ayetler
Muzâf 4 ayetler
Sıfat 4 ayetler
Bedel 2 ayetler

Fiil Mef'ûlun lieclih أَنْ

21 ayet · ج ع ل kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطاً لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يداًۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِـعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah’ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.[143]
وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُوا بِهَا ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
O, yıldızları kara ve denizin karanlıklarında yol bulasınız diye sizin için var edendir. Bilen millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.[97]
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
Bunun gibi, her kasabanın bir takım ileri gelenlerini orada hile yapan suçlular kıldık. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.[123]
هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلاً خَف۪يفاً فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحاً لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ
Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah’tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah’a: «Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz» diye yalvardılar.[189]
ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ
Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmak için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik.[14]
هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَـكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardır.[67]
وَجَعَلْنَا الَّيْلَ وَالنَّهَارَ اٰيَتَيْنِ فَمَحَوْنَٓا اٰيَةَ الَّيْلِ وَجَعَلْـنَٓا اٰيَةَ النَّهَارِ مُبْصِرَةً لِتَبْتَغُوا فَضْلاً مِنْ رَبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّن۪ينَ وَالْحِسَابَۜ وَكُلَّ شَيْءٍ فَصَّلْنَاهُ تَفْص۪يلاً
Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.[12]
وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْراًۜ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُوراً
Kuran’ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran’da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.[46]
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْـكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِـوَجا۔ًۜ
Hamd Allah’a mahsustur ki, kendi katından şiddetli bir baskını haber vermek ve yararlı iş yapan müminlere, içinde temelli kalacakları güzel bir mükafatı müjdelemek ve : «Allah çocuk edindi» diyenleri uyarmak için kuluna eğri bir taraf bırakmadığı dosdoğru Kitap’ı indirmiştir.[1-4]
اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ ز۪ينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلاً
İnsanların hangisinin daha iyi iş işlediğini ortaya koyalım diye, yeryüzünde olan şeyleri, yeryüzünün süsü yaptık.[7]
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَـهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ
Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. Sizin Tanrınız tek bir Tanrı’dır, O’na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalbleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarfeden ve Allah’a gönül vermiş olan kimselere müjde et.[34-35]
اَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda, inanan millet için dersler vardır.[86]
وَمِنْ رَحْمَتِه۪ جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Allah dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü meydana getirmiştir. Bunlar, O’nun rahmetinden ötürüdür. Belki artık şükredersiniz.[73]
وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يباً اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَاداً لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَل۪يلاًۗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: «İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin.»[8]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ
Size, geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Doğrusu Allah insanlara karşı lütufkardır, ama insanların çoğu şükretmezler.[61]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَنْعَامَ لِتَرْكَبُوا مِنْهَا وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۘ
Binek olarak kullanmanız ve yemeniz için hayvanları sizin için yaratan Allah’tır.[79]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا رَبَّـنَٓا اَرِنَا الَّذَيْنِ اَضَلَّانَا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ اَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ الْاَسْفَل۪ينَ
İnkar edenler: «Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan, bizi saptıranları göster, onları ayaklarımızın altına alalım da en altta kalanlardan olsunlar» derler.[29]
وَالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْفُلْكِ وَالْاَنْعَامِ مَا تَرْكَبُونَۙ
Her sınıf varlığı yaratan O’dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmiştir. Bütün bunlar; üzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: «Bunları buyruğumuza veren ne yücedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; şüphesiz Rabbimize döneceğiz» demeniz içindir.[12-14]
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوباً وَقَـبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ
Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.[13]
وَاللّٰهُ جَعَلَ لَـكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطاًۙ
«Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O’dur.»[19-20]
Yükleniyor...