ج ي أ
278 kelime · i'rab ağacında: 277
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 277 ayetler
Fâil 274 ayetler
(هُوَ)
gizli 50
رُسُلُ
33
↗
ت
zamir 26
و
zamir 22
الْبَيِّنَاتُ
11
↗
أَمْرُ
11
↗
نَا
zamir 11
الْحَقُّ
10
↗
نَذِيرٌ
8
↗
مُوسَى
5
↗
الْهُدَى
5
↗
أَجَلُ
5
↗
+55 daha (daha az geçenler)
(هِيَ)
gizli 4
الْعِلْمُ
4
↗
الْبُشْرَى
4
↗
وَعْدُ
4
↗
آيَةٌ
4
↗
مَا
3
بَأْسُ
3
↗
الْمَلَائِكَةُ
3
↗
نَصْرُ
3
↗
مَوْعِظَةٌ
3
↗
أَحَدٌ
3
↗
ذِكْرٌ
3
↗
السَّحَرَةُ
3
↗
الْفَتْحُ
2
↗
كِتَابٌ
2
↗
كُلُّ
2
↗
الْمَوْتُ
2
↗
الْمُؤْمِنَاتُ
2
↗
رَجُلٌ
2
↗
رَحْمَةٌ
2
↗
الَّذِينَ
1
مِنْ
1
(نَا)
gizli 1
(هُ)
gizli 1
الطَّامَّةُ
1
↗
الْعَذَابُ
1
↗
الْمُعَذِّرُونَ
1
↗
الْأَعْمَى
1
↗
عِيسَى
1
↗
فَاسِقٌ
1
↗
فِرْعَوْنُ
1
↗
قَوْمُ
1
↗
الْمَخَاضُ
1
↗
الْمَوْجُ
1
↗
بُرْهَانٌ
1
↗
الْمُنَافِقُونَ
1
↗
نُورٌ
1
↗
بَصَائِرُ
1
↗
يُوسُفُ
1
↗
إِخْوَةُ
1
↗
جُنُودٌ
1
↗
الْحَسَنَةُ
1
↗
الْمُؤْتَفِكَاتُ
1
↗
الْخَوْفُ
1
↗
رَبُّ
1
↗
أَهْلُ
1
↗
رِيحٌ
1
↗
يَسْعَى
1
↗
سَكْرَةُ
1
↗
السَّاعَةُ
1
↗
سَيَّارَةٌ
1
↗
أَشْرَاطُ
1
↗
شِفَاءٌ
1
↗
الصَّاخَّةُ
1
↗
هُمْ
zamir 1
Mef'ûlun bih 189 ayetler
Harf-i cer 76 ayetler
بِ
68
مِنْ
9
عَلَى
2
إِلَى
1
بِ
ile bağlanan
الْبَيِّنَاتِ
15
↗
الْحَقِّ
10
↗
آيَةٍ
7
↗
الْحَسَنَةِ
4
↗
هُ
zamir 4
مَا
3
الْهُدَى
3
↗
السَّيِّئَةِ
3
↗
عِجْلٍ
2
↗
الْكِتَابِ
2
↗
نَبَأٍ
2
↗
كَ
zamir 2
+13 daha (daha az geçenler)
عَلَى
ile bağlanan
Mef'ûlun fîh 18 ayetler
Hâl 14 ayetler
Mef'ûlun lieclih 10 ayetler
Mef'ûlun mutlak 2 ayetler
Nâib-i fâil 2 ayetler
Fiil Fâil ن ص ر
3 ayet · ج ي أ kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
حَتّٰٓى
اِذَا
اسْتَيْـَٔسَ
الرُّسُلُ
وَظَنُّٓوا
اَنَّهُمْ
قَدْ
كُذِبُوا
جَٓاءَهُمْ
نَصْرُنَاۙ
فَنُجِّيَ
مَنْ
نَشَٓاءُۜ
وَلَا
يُرَدُّ
بَأْسُنَا
عَنِ
الْقَوْمِ
الْمُجْرِم۪ينَ
Öyle ki, peygamberler ümitsizliğe düşüp, yalanlandıklarını sandıkları bir sırada onlara yardımımız gelmiştir. Böylece, istediğimizi kurtarırız. Azabımız suçlu milletten geri çevrilemeyecektir.[110]
وَمِنَ
النَّاسِ
مَنْ
يَقُولُ
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
فَاِذَٓا
اُو۫ذِيَ
فِي
اللّٰهِ
جَعَلَ
فِتْنَةَ
النَّاسِ
كَعَذَابِ
اللّٰهِۜ
وَلَئِنْ
جَٓاءَ
نَصْرٌ
مِنْ
رَبِّكَ
لَيَقُولُنَّ
اِنَّا
كُنَّا
مَعَكُمْۜ
اَوَلَيْسَ
اللّٰهُ
بِاَعْلَمَ
بِمَا
ف۪ي
صُدُورِ
الْعَالَم۪ينَ
İnsanlardan: «Allah’a inandık» diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah’ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, «Doğrusu biz sizinle beraberdik» derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?[10]
اِذَا
جَٓاءَ
نَصْرُ
اللّٰهِ
وَالْفَتْحُۙ
Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O’ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.[1-3]
Yükleniyor...