خ ر ج
182 kelime · i'rab ağacında: 179
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 156 ayetler
Fâil 143 ayetler
(هُوَ)
gizli 43
و
zamir 35
(أَنْتَ)
gizli 18
نَا
zamir 11
(نَحْنُ)
gizli 10
(هِيَ)
gizli 6
ت
zamir 3
ا
zamir 2
ن
zamir 2
nan
1
الَّذِينَ
1
وَ
1
+11 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 92 ayetler
كُمْ
zamir 14
هُمْ
zamir 7
الْمَيِّتَ
5
↗
كَ
zamir 4
نَا
zamir 4
حَبًّا
3
↗
الَّذِينَ
2
مِنْ
2
أَضْغَانَ
2
↗
طِفْلًا
2
↗
نَبَاتَ
2
↗
أَنْفُسَ
2
↗
+43 daha (daha az geçenler)
الْجَنَّةِ
2
↗
الْحَيَّ
2
↗
الْحَيَّ
2
↗
رِزْقًا
2
↗
الْمَرْعَى
2
↗
زَرْعًا
2
↗
هُ
zamir 2
هَا
zamir 2
ي
zamir 2
cümle
1
(شَيْئًا)
gizli 1
(هُ)
gizli 1
(هَا)
gizli 1
(هِيَ)
gizli 1
أَبَوَيْنِ
1
↗
عِجْلًا
1
↗
فَرِيقًا
1
↗
قَوْمَ
1
↗
كِتَابًا
1
↗
كَنْزَ
1
↗
كَ
1
↗
مَاءَ
1
↗
النَّاسَ
1
↗
يَدَ
1
↗
أَثْقَالَ
1
↗
ثَمَرَاتٍ
1
↗
حِلْيَةً
1
↗
حِلْيَةً
1
↗
الْخَبْءَ
1
↗
خَضِرًا
1
↗
دَابَّةً
1
↗
الْأَذَلَّ
1
↗
رَحْمَةً
1
↗
الرَّسُولَ
1
↗
أَهْلَ
1
↗
آلَ
1
↗
أَزْوَاجًا
1
↗
شَطْأَ
1
↗
ضُحَى
1
↗
إِيَّاكُمْ
zamir 1
كُمَا
zamir 1
هُمَا
zamir 1
هُنَّ
zamir 1
Harf-i cer 63 ayetler
مِنْ
51
بِ
11
عَلَى
3
إِلَى
2
مِنْ
ile bağlanan
هَا
zamir 11
دِيَارِ
7
↗
الْمَيِّتِ
4
↗
بَيْتِ
3
↗
أَرْضِ
3
↗
الْحَيِّ
3
↗
هُ
zamir 3
بُطُونِ
2
↗
الْجَنَّةِ
2
↗
خِلَالِ
2
↗
مَا
1
هَذِهِ
1
+13 daha (daha az geçenler)
بِ
ile bağlanan
عَلَى
ile bağlanan
إِلَى
ile bağlanan
Mef'ûlun fîh 40 ayetler
هَا
zamir 8
الظُّلُمَاتِ
5
↗
النُّورِ
5
↗
دِيَارِ
5
↗
مَعَ
4
أَرْضِ
4
↗
أَبَدًا
1
إِذَا
1
الْيَوْمَ
1
قَرْيَةِ
1
↗
وِعَاءِ
1
↗
يَوْمَ
1
↗
+8 daha (daha az geçenler)
Hâl 20 ayetler
هُمْ
zamir 3
cümle
2
إِذْنِ
2
↗
تَظَاهَرُونَ
1
↗
عَذَابٌ
1
↗
تَعْلَمُونَ
1
↗
غَيْرِ
1
↗
يَنْزِعُ
1
↗
يَنْصُرُونَ
1
↗
مُهَاجِرًا
1
↗
مُهْطِعِينَ
1
↗
يَبْتَغُونَ
1
↗
+11 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun lieclih 13 ayetler
نَا
zamir 2
هُمْ
zamir 2
أَنْ
1
عِبَادِ
1
↗
غَمٍّ
1
↗
النَّاسِ
1
↗
بَطَرًا
1
↗
ابْتِغَاءَ
1
↗
جِهَادًا
1
↗
حَذَرَ
1
↗
رِئَاءَ
1
↗
أَوَّلِ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Nâib-i fâil 13 ayetler
Mef'ûlun mutlak 6 ayetler
Haber 15 ayetler
Mecrur 9 ayetler
Fiil مِنْ ile bağlanan هَا
11 ayet · خ ر ج kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
قَالَ
فَاخْرُجْ
مِنْهَا
فَاِنَّكَ
رَج۪يمٌ
«Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır» dedi.[34-35]
وَاِنْ
كَادُوا
لَيَسْتَفِزُّونَكَ
مِنَ
الْاَرْضِ
لِيُخْرِجُوكَ
مِنْهَا
وَاِذاً
لَا
يَلْبَثُونَ
خِلَافَكَ
اِلَّا
قَل۪يلاً
Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi.[76]
مِنْهَا
خَلَقْنَاكُمْ
وَف۪يهَا
نُع۪يدُكُمْ
وَمِنْهَا
نُخْرِجُكُمْ
تَارَةً
اُخْرٰى
Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz, sizi tekrar oradan çıkaracağız.[55]
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَا
مِنْ
غَمٍّ
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَذُوقُوا
عَذَابَ
الْحَر۪يقِ۟
Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: «Yakıcı azabı tadın» denir.[22]
رَبَّـنَٓا
اَخْرِجْنَا
مِنْهَا
فَاِنْ
عُدْنَا
فَاِنَّا
ظَالِمُونَ
«Rabbimiz! Bizi buradan çıkar, tekrar günaha dönersek, doğrusu zulmetmiş oluruz.»[107]
اِرْجِعْ
اِلَيْهِمْ
فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ
بِجُنُودٍ
لَا
قِبَلَ
لَهُمْ
بِهَا
وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ
مِنْهَٓا
اَذِلَّةً
وَهُمْ
صَاغِرُونَ
Süleyman’a geldiklerinde: «Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Allah’ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Ama belki de siz hediyenizle sevinirsiniz. Onlara dön! And olsun ki, güç yetiremeyecekleri bir ordu ile gelir onları oradan alçalmış ve küçük düşmüş olarak çıkarırız» dedi.[36-37]
فَخَرَجَ
مِنْهَا
خَٓائِفاً
يَتَرَقَّبُۘ
قَالَ
رَبِّ
نَجِّن۪ي
مِنَ
الْقَوْمِ
الظَّالِم۪ينَ۟
Musa, korku içinde çevresini gözetleyerek oradan çıktı. «Rabbim! Beni zalim milletten kurtar» dedi.[21]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
فَسَقُوا
فَمَأْوٰيهُمُ
النَّارُۜ
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَٓا
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَق۪يلَ
لَهُمْ
ذُوقُوا
عَذَابَ
النَّارِ
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَ
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: «Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın» denir.[20]
ذٰلِكُمْ
بِاَنَّكُمُ
اتَّخَذْتُمْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
هُزُواً
وَغَرَّتْكُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَاۚ
فَالْيَوْمَ
لَا
يُخْرَجُونَ
مِنْهَا
وَلَا
هُمْ
يُسْتَعْتَبُونَ
«Bu, Allah’ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür.» O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.[35]
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
ف۪ي
سِتَّةِ
اَيَّامٍ
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِۜ
يَعْلَمُ
مَا
يَلِجُ
فِي
الْاَرْضِ
وَمَا
يَخْرُجُ
مِنْهَا
وَمَا
يَنْزِلُ
مِنَ
السَّمَٓاءِ
وَمَا
يَعْرُجُ
ف۪يهَاۜ
وَهُوَ
مَعَكُمْ
اَيْنَ
مَا
كُنْتُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يرٌ
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilen O’dur. Nerede olursanız olun, O, sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.[4]
اَخْرَجَ
مِنْهَا
مَٓاءَهَا
وَمَرْعٰيهَاۖ
Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.[31]
Yükleniyor...