أ م ر
248 kelime · i'rab ağacında: 244
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 93 ayetler
Muzâfun ileyh 93 ayetler
هُ
zamir 21
نَا
zamir 16
اللَّهِ
13
↗
هُمْ
zamir 12
رَبِّ
11
↗
ي
zamir 8
كُمْ
zamir 3
هَا
zamir 3
فِرْعَوْنَ
2
↗
كُلِّ
1
↗
حَكِيمٍ
1
↗
الْمُسْرِفِينَ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Fiil 79 ayetler
Fâil 57 ayetler
(هُوَ)
gizli 18
و
zamir 17
(أَنْتَ)
gizli 5
اللَّهُ
4
↗
(أَنَا)
gizli 3
ت
zamir 3
ي
1
(هِيَ)
gizli 1
أَبُو
1
↗
أَحْلَامُ
1
↗
إِيمَانُ
1
↗
رَبَّ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun bih 44 ayetler
أَنْ
15
كُمْ
zamir 8
هُمْ
zamir 7
(هُ)
gizli 4
النَّاسَ
3
↗
نَا
zamir 3
أَهْلَ
2
↗
هُ
zamir 2
ي
zamir 2
أَعْبُدُ
1
↗
غَيْرَ
1
↗
قَوْمَ
1
↗
+3 daha (daha az geçenler)
Harf-i cer 40 ayetler
بِ
39
لِ
1
بِ
ile bağlanan
الْمَعْرُوفِ
9
↗
(هُ)
gizli 5
هُ
zamir 5
الْفَحْشَاءِ
4
↗
الْعَدْلِ
2
↗
الْقِسْطِ
2
↗
الْبُخْلِ
2
↗
الْمُنْكَرِ
2
↗
الصَّلَاةِ
2
↗
أَنْ
1
ذَلِكَ
1
هَذَا
1
+11 daha (daha az geçenler)
لِ
ile bağlanan
Nâib-i fâil 22 ayetler
Mef'ûlun lieclih 3 ayetler
Hâl 2 ayetler
Mecrur 58 ayetler
Mef'ûlun bih 35 ayetler
Fiili 35 ayetler
قَضَى
8
↗
يُدَبِّرُ
4
↗
أَطِيعُوا
2
↗
أَعْصِي
2
↗
تَقَطَّعُوا
2
↗
تَنَازَعُوا
2
↗
اتَّبَعُوا
2
↗
أَجْمَعُوا
2
↗
سَوَّلَتْ
2
↗
عَجِلْتُمْ
1
↗
أُفَوِّضُ
1
↗
قَلَّبُوا
1
↗
+6 daha (daha az geçenler)
Muzâfun ileyh 22 ayetler
Fâil 18 ayetler
Mevsûf 11 ayetler
Mübteda 10 ayetler
Haber 9 ayetler
Sıfat 7 ayetler
Mecrur Harf-i cer عَلَى
4 ayet · أ م ر kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَقَالَ
الَّذِي
اشْتَرٰيهُ
مِنْ
مِصْرَ
لِامْرَاَتِه۪ٓ
اَكْرِم۪ي
مَثْوٰيهُ
عَسٰٓى
اَنْ
يَنْفَعَنَٓا
اَوْ
نَتَّخِذَهُ
وَلَداًۜ
وَكَذٰلِكَ
مَكَّنَّا
لِيُوسُفَ
فِي
الْاَرْضِۘ
وَلِنُعَلِّمَهُ
مِنْ
تَأْو۪يلِ
الْاَحَاد۪يثِۜ
وَاللّٰهُ
غَالِبٌ
عَلٰٓى
اَمْرِه۪
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ
Mısır’da onu satın alan kimse karısına: «Ona güzel bak, belki bize faydası olur yahut ta onu evlat ediniriz» dedi. Biz işte böylece Yusuf’u o yere yerleştirdik; ona, rüyaların nasıl yorumlanacağını öğrettik. Allah, işinde hakimdir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.[21]
وَكَذٰلِكَ
اَعْثَرْنَا
عَلَيْهِمْ
لِيَعْلَمُٓوا
اَنَّ
وَعْدَ
اللّٰهِ
حَقٌّ
وَاَنَّ
السَّاعَةَ
لَا
رَيْبَ
ف۪يهَاۚ
اِذْ
يَتَنَازَعُونَ
بَيْنَهُمْ
اَمْرَهُمْ
فَقَالُوا
ابْنُوا
عَلَيْهِمْ
بُنْيَاناًۜ
رَبُّهُمْ
اَعْلَمُ
بِهِمْۜ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
غَلَبُوا
عَلٰٓى
اَمْرِهِمْ
لَنَتَّخِذَنَّ
عَلَيْهِمْ
مَسْجِداً
Böylece, Allah’ın sözünün gerçek olduğunu ve kıyametin kopmasından şüphe edilemeyeceğini bilmeleri için, insanların onları bulmalarını sağladık. Nitekim halk, bunların hakkında çekişip duruyor: «Onların mağaralarının çevresine bir bina kurun» diyorlardı. Oysa, Rableri onları çok iyi bilir. Tartışmayı kazananlar: «Onların mağaralarının çevresinde mutlaka bir mescid kuracağız» dediler.[21]
اِنَّمَا
الْمُؤْمِنُونَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪
وَاِذَا
كَانُوا
مَعَهُ
عَلٰٓى
اَمْرٍ
جَامِعٍ
لَمْ
يَذْهَبُوا
حَتّٰى
يَسْتَأْذِنُوهُۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَسْتَأْذِنُونَكَ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
يُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪ۚ
فَاِذَا
اسْتَأْذَنُوكَ
لِبَعْضِ
شَأْنِهِمْ
فَأْذَنْ
لِمَنْ
شِئْتَ
مِنْهُمْ
وَاسْتَغْفِرْ
لَهُمُ
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Doğrusu Allah’a ve Peygamberine inanan Müminler, Peygamberle beraber bir işe karar vermek için toplandıklarında, ondan izin almaksızın gitmezler. Senden izin isteyenler, işte onlar, Allah’a ve Peygamberine inananlardır. Bazı işleri için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver, Allah’tan, onların bağışlanmalarını dile. Allah şüphesiz bağışlar, merhamet eder.[62]
وَفَجَّرْنَا
الْاَرْضَ
عُيُوناً
فَالْتَقَى
الْمَٓاءُ
عَلٰٓى
اَمْرٍ
قَدْ
قُدِرَۚ
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.[12]
Yükleniyor...