ر ب ب

980 kelime · i'rab ağacında: 975

Cümledeki kullanımı

Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.

Muzâf 960 ayetler
Mecrur 236 ayetler
Mef'ûlun bih 222 ayetler
Muzâfun ileyh 211 ayetler
Fâil 107 ayetler
Sıfat 68 ayetler
Haber 53 ayetler
Bedel 44 ayetler
Mübteda 33 ayetler
Mevsûf 25 ayetler
Mübdelün minh 11 ayetler
Mef'ûlun bih (2.) 6 ayetler
Hâl 5 ayetler
Mef'ûlun fîh 4 ayetler
Mef'ûlun lieclih 3 ayetler
Mümeyyez 3 ayetler
Fiil 1 ayetler
Nâib-i fâil 1 ayetler

228 ayet · ر ب ب kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)

لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.[49]
فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ
Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.[40-41]
يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَداًۙ
De ki: «Cinlerden bir topluluğun Kuran’ı dinlediği bana vahyolundu; onlar şöyle demişlerdir;» «Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kuran dinledik de ona inandık; biz, Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.»[1-2]
وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْساً وَلَا رَهَقاًۙ
«Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran’ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz.»[13]
اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلاً۟
Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar.[19]
وَلِرَبِّكَ فَاصْبِرْۜ
Rabbin için sabret.[7]
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ
O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.[12]
اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ
O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.[22-23]
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ‌۟
O gün sevk Rabbin huzurunadır.[30]
اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْماً عَبُوساً قَمْطَر۪يراً
«Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız» derler.[9-10]
اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلاً
Bu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar.[29]
جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَاباًۙ
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.[36]
ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰباً
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.[39]
وَاَهْدِيَكَ اِلٰى رَبِّكَ فَتَخْشٰىۚ
«Rabbine giden yolu göstereyim ki O’na saygı duyup korkasın.»[19]
اِلٰى رَبِّكَ مُنْتَهٰيهَاۜ
Onun bilgisi Rabbine aittir.[44]
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْـكَر۪يمِۙ
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.[6]
كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ
Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.[15]
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ
Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.[1-2]
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir[3-5]
Yükleniyor...