أ ي ي
382 kelime · i'rab ağacında: 364
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Muzâf 216 ayetler
Muzâfun ileyh 216 ayetler
نَا
zamir 92
اللَّهِ
42
↗
هُ
zamir 34
رَبِّ
16
↗
ي
zamir 14
الْكِتَابِ
8
↗
كَ
zamir 5
الْقُرآنِ
2
↗
اللَّيْلِ
1
↗
مُلْكِ
1
↗
النَّهَارِ
1
↗
الرَّحْمَنِ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mecrur 164 ayetler
Harf-i cer 164 ayetler
بِ
114
مِنْ
31
فِي
11
عَنْ
7
لِ
1
بِ
ile bağlandığı fiil
كَذَّبُوا
37
↗
كَفَرُوا
16
↗
يُؤْمِنُونَ
11
↗
يَجْحَدُونَ
10
↗
يَأْتِيَ
7
↗
جِئْتَ
7
↗
أَرْسَلْنَا
4
↗
تَشْتَرُوا
4
↗
ذُكِّرَ
3
↗
يُوقِنُونَ
2
↗
يَظْلِمُونَ
1
↗
بَعَثْنَا
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
فِي
ile bağlandığı fiil
عَنْ
ile bağlandığı fiil
Mef'ûlun bih 89 ayetler
Fiili 89 ayetler
يُبَيِّنُ
15
↗
يُرِي
12
↗
نُفَصِّلُ
11
↗
يَتْلُو
10
↗
أَنْزَلْنَا
9
↗
نُصَرِّفُ
6
↗
قَالَ
4
↗
اتَّخَذُوا
4
↗
اجْعَلْ
3
↗
آتَيْنَا
2
↗
يَقُصُّونَ
2
↗
نَتَّبِعَ
2
↗
+7 daha (daha az geçenler)
Mevsûf 83 ayetler
Sıfat 83 ayetler
قَوْمٍ
25
↗
بَيِّنَاتٍ
12
↗
رَبِّ
10
↗
كُلِّ
5
↗
الْمُؤْمِنِينَ
4
↗
الْعَالَمِينَ
3
↗
الْكُبْرَى
3
↗
أُولِي
3
↗
هُمْ
zamir 3
النَّاسِ
2
↗
آيَاتِ
2
كُمْ
zamir 2
+13 daha (daha az geçenler)
Haber 30 ayetler
Mübteda 30 ayetler
تِلْكَ
11
أَنْ
5
ذَلِكَ
2
اللَّيْلُ
2
↗
خَلْقُ
2
↗
الشَّمْسُ
2
↗
هُمْ
zamir 2
(آيَاتٌ)
gizli 1
الْقَمَرُ
1
↗
النَّهَارُ
1
↗
مَنَامُ
1
↗
ابْتِغَاءُ
1
↗
+5 daha (daha az geçenler)
Muzâfun ileyh 11 ayetler
Mübteda 9 ayetler
Mevsûf Sıfat ب ي ن
12 ayet · أ ي ي kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
وَلَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍۚ
وَمَا
يَكْفُرُ
بِهَٓا
اِلَّا
الْفَاسِقُونَ
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder.[99]
سَلْ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
كَمْ
اٰتَيْنَاهُمْ
مِنْ
اٰيَةٍ
بَيِّنَةٍۜ
وَمَنْ
يُبَدِّلْ
نِعْمَةَ
اللّٰهِ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَتْهُ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
İsrailoğullarına sor; onlara apaçık nice ayetler verdik, Allah’ın nimetini, kendisine geldikten sonra kim değiştirirse, bilsin ki, Allah’ın cezası şüphesiz şiddetlidir.[211]
ف۪يهِ
اٰيَاتٌ
بَيِّنَاتٌ
مَقَامُ
اِبْرٰه۪يمَۚ
وَمَنْ
دَخَلَهُ
كَانَ
اٰمِناًۜ
وَلِلّٰهِ
عَلَى
النَّاسِ
حِجُّ
الْبَيْتِ
مَنِ
اسْتَطَاعَ
اِلَيْهِ
سَب۪يلاًۜ
وَمَنْ
كَفَرَ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَنِيٌّ
عَنِ
الْعَالَم۪ينَ
Orada apaçık deliller vardır, İbrahim’in makamı vardır; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe’yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; doğrusu Allah alemlerden müstağnidir.[97]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسٰى
تِسْعَ
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍ
فَسْـَٔلْ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اِذْ
جَٓاءَهُمْ
فَقَالَ
لَهُ
فِرْعَوْنُ
اِنّ۪ي
لَاَظُنُّكَ
يَا مُوسٰى
مَسْحُوراً
And olsun ki, Musa’ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: «Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum» demişti.[101]
وَكَذٰلِكَ
اَنْزَلْنَاهُ
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍۙ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
يَهْد۪ي
مَنْ
يُر۪يدُ
İşte böylece Kuran’ı apaçık ayetler olarak indirdik. Allah, şüphesiz, dilediğini doğru yola eriştirir.[16]
سُورَةٌ
اَنْزَلْنَاهَا
وَفَرَضْنَاهَا
وَاَنْزَلْنَا
ف۪يهَٓا
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍ
لَعَلَّكُمْ
تَذَكَّرُونَ
Bu, indirip, hükümlerini kesinleştirdiğimiz suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik.[1]
وَلَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكُمْ
اٰيَاتٍ
مُبَيِّنَاتٍ
وَمَثَلاً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
خَلَوْا
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَمَوْعِظَةً
لِلْمُتَّق۪ينَ۟
And olsun ki, size apaçık ayetler, sizden önce geçenlerden misal ve sakınanlara öğüt indirdik.[34]
لَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اٰيَاتٍ
مُبَيِّنَاتٍۜ
وَاللّٰهُ
يَهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
And olsun ki, açıklayıcı ayetler indirmişizdir. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.[46]
وَلَقَدْ
تَرَكْنَا
مِنْهَٓا
اٰيَةً
بَيِّنَةً
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَ
And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.[35]
بَلْ
هُوَ
اٰيَاتٌ
بَيِّنَاتٌ
ف۪ي
صُدُورِ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَۜ
وَمَا
يَجْحَدُ
بِاٰيَاتِنَٓا
اِلَّا
الظَّالِمُونَ
Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse, bile bile inkar etmez.[49]
هُوَ
الَّذ۪ي
يُنَزِّلُ
عَلٰى
عَبْدِه۪ٓ
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍ
لِيُخْرِجَكُمْ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِۜ
وَاِنَّ
اللّٰهَ
بِكُمْ
لَرَؤُ۫فٌ
رَح۪يمٌ
Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna, apaçık ayetler indiren O’dur. Doğrusu Allah size karşı şefkatlidir, merhametlidir.[9]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُحَٓادُّونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
كُبِتُوا
كَمَا
كُبِتَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
وَقَدْ
اَنْزَلْـنَٓا
اٰيَاتٍ
بَيِّنَاتٍۜ
وَلِلْكَافِر۪ينَ
عَذَابٌ
مُه۪ينٌۚ
Allah’a ve Peygamberine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldı ise öyle alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır.[5]
Yükleniyor...