س خ ر
42 kelime · i'rab ağacında: 40
Cümledeki kullanımı
Kökün kelimeleri cümlede hangi konumda geçiyor ve orada kimlerle ilişki kuruyor? Sayılar, kökün o ilişkide geçtiği kelime sayısıdır. Kelimeler, aynı kökten gelen bütün biçimleri temsil eder (gösterilen, en sık geçen biçimdir). Bir öğeye dokununca ayetler listelenir; o kelimenin kökünün haritasına geçer.
Fiil 34 ayetler
Mef'ûlun bih 22 ayetler
الْقَمَرَ
7
↗
الشَّمْسَ
7
↗
مَا
3
النَّهَارَ
3
↗
هَا
zamir 3
الطَّيْرَ
2
↗
الْفُلْكَ
2
↗
الْبَحْرَ
2
↗
اللَّيْلَ
2
↗
الْجِبَالَ
2
↗
هَذَا
1
الرِّيحَ
1
↗
+1 daha (daha az geçenler)
Mef'ûlun lieclih 4 ayetler
Mef'ûlun mutlak 3 ayetler
Fiil Mef'ûlun bih ش م س
7 ayet · س خ ر kelimesi koyu, ilişkili kelime açık tonda (renkler türü gösterir: isim, fiil, harf)
اَللّٰهُ
الَّذ۪ي
رَفَعَ
السَّمٰوَاتِ
بِغَيْرِ
عَمَدٍ
تَرَوْنَهَا
ثُمَّ
اسْتَوٰى
عَلَى
الْعَرْشِ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَۜ
كُلٌّ
يَجْر۪ي
لِاَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
يُدَبِّرُ
الْاَمْرَ
يُفَصِّلُ
الْاٰيَاتِ
لَعَلَّكُمْ
بِلِقَٓاءِ
رَبِّكُمْ
تُوقِنُونَ
Gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yükselten, sonra arşa hükmeden, her biri belli bir süreye kadar hareket edecek olan Güneş ve Ay’ı buyruğu altına alan, işleri yürüten, ayetleri uzun uzun açıklayan Allah’tır; ola ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız.[2]
وَسَخَّرَ
لَكُمُ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
دَٓائِبَيْنِۚ
وَسَخَّرَ
لَكُمُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۚ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah’tır.[32-33]
وَسَخَّرَ
لَكُمُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۙ
وَالشَّمْسَ
وَالْقَمَرَۜ
وَالنُّجُومُ
مُسَخَّرَاتٌ
بِاَمْرِه۪ۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَعْقِلُونَۙ
Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O’nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.[12]
وَلَئِنْ
سَاَلْتَهُمْ
مَنْ
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
لَيَقُولُنَّ
اللّٰهُۚ
فَاَنّٰى
يُؤْفَكُونَ
And olsun ki onlara: «Gökleri ve yeri yaratan, güneşi, ayı buyruğu altında tutan kimdir?» diye sorarsan, şüphesiz «Allah’tır» derler.Öyleyse niçin döndürülüyorlar?[61]
اَلَمْ
تَرَ
اَنَّ
اللّٰهَ
يُولِجُ
الَّيْلَ
فِي
النَّهَارِ
وَيُولِجُ
النَّهَارَ
فِي
الَّيْلِ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَۘ
كُلٌّ
يَجْر۪ٓي
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّى
وَاَنَّ
اللّٰهَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Allah’ın geceyi gündüze ve gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye kadar hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında tuttuğunu; Allah’ın, yaptıklarınızdan haberdar olduğunu bilmez misin?[29]
يُولِجُ
الَّيْلَ
فِي
النَّهَارِ
وَيُولِجُ
النَّهَارَ
فِي
الَّيْلِۙ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَۘ
كُلٌّ
يَجْر۪ي
لِاَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
ذٰلِكُمُ
اللّٰهُ
رَبُّكُمْ
لَهُ
الْمُلْكُۜ
وَالَّذ۪ينَ
تَدْعُونَ
مِنْ
دُونِه۪
مَا
يَمْلِكُونَ
مِنْ
قِطْم۪يرٍۜ
Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; belirli bir süre içinde hareket eden güneş ve ayı buyruk altına almıştır. İşte bu, Rabbiniz olan Allah’tır, hükümranlık O’nundur. O’nu bırakıp taptıklarınız, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.[13]
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِالْحَقِّۚ
يُكَوِّرُ
الَّيْلَ
عَلَى
النَّهَارِ
وَيُكَوِّرُ
النَّهَارَ
عَلَى
الَّيْلِ
وَسَخَّرَ
الشَّمْسَ
وَالْقَمَرَۜ
كُلٌّ
يَجْر۪ي
لِاَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
اَلَا
هُوَ
الْعَز۪يزُ
الْغَفَّارُ
Gökleri ve yeri gerçekten yaratan O’dur. Geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Her biri belirli bir süreye kadar yörüngelerinde yürüyen güneş ve ayı buyruk altında tutar. Dikkat edin, güçlü olan, çok bağışlayan O’dur.[5]
Yükleniyor...