FİTNE
Lisânu’l-Arab’da fitne kelimesinin anlam dünyasında “bela, imtihan ve sınama” vardır.
{ إِذا أَدخلته النار لتنظر ما جَوْدَتُه } “Ateşe sokarsan niteliğini görürsün” denmektedir.
“Ateşte yakmak” anlamındaki “f-t-n” fiil kökünden olan “fitne”; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerin içinde bulunan cüruf denilen değersiz madenlerden ayrıştırılması için yüksek ateşte yakılarak eritilmesi işlemidir. Bu manadan hareketle, kuyumcularda fitne işlemini yapana madeni ateşe atarak eritme işlemini yapan kişiye “fettan” denilmektedir.
Fitne “işkence” anlamında Lisânu’l-Arab’da geçmektedir, İslam''ın başlangıcında kâfirlerin zayıf müminleri imandan döndürmek için yaptıkları işkence, baskı ve eziyete benzer bir azaptır. Fitne, toplumda oluşan kaos, çatışma durumudur.
Lisânu’l-Arab’da İbnül Esir Fitne kelimesi hakkında; “Sık sık imtihan olunan ve hoşa gitmeyen şey anlamında kullanılırken, daha sonra bu kelimenin anlamı günah, küfür, kavga, yakma, uzaklaştırma ve bir şeyden uzaklaştırma anlamlarında da kullanılmaya başlanmıştır.”
Kuran’da geçen ayetlere bakıldığında Fitne işleminin iki kaynağı olduğu görülmektedir.
“Fitne” sözcüğünün ifade ettiği eylemlere bakıldığında bu eylemlerin iki kaynağı olduğu görülmektedir:
İşkence, baskı zulüm, kışkırtma, ayartma gibi toplumda düzeni bozan bozgunculuğa sebep olan eylemler insanlar veya şeytanlar tarafından yapılmaktadır.
İnsanların kalplerindekini dışarı çıkarmak ve onları maddi-manevi arındırarak saflaştırmak ve zorluklara karşı dayanıklılıklarını artırmak için Allah tarafından yapılmaktadır. (Enbiya-35)