Bir şeyin önündekini takip etmesi, ardıl. Deve yavrusunun annesinin arkasından gitmesi. Selefi gittikten sonra yerine geçme, halef. Fülanün yetlu fülanen, birisi birisini ardı sıra takip etti. “Ardından gelmekte olan aya” (Şems, 2). Bu ayette telâ kelimesi tebi’a, takip etti anlamındadır. Mekansal olarak takip etmek ve yerini almak anlamından ameli olarak takip etme anlamına ulaşılmıştır. “Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar.” (Bakara, 121). Buradaki yetlûne kelimesi yetbeûne, tam olarak uyarlar ve emir ve yasaklarını yerine getirirler demektir. (Mu’cemu-l İştikaki)
Televtül Kurâne tilâveten, Kuran okudum demektir. Bazıları tilaveti tüm okumalar için umumi saymıştır. Leys şöyle dedi. Telâ - yetlû - tilâveten, Kar’e - kırâeten demektir. Araplar şarkıcıyı yüksek sesle haber veren kişiye mutêli (المُتَالِى) derler. (Lisanul Arab)