Hakem ve Hakîm, Hâkim anlamındadır. O da Kadı demektir. Yuhkimul eşyae yani iyi ve sağlam yaptı demektir. Hakîm hikmet sahibi olandır, Hikmet ise en iyi ilimle en iyi şeyleri bilmektir denmiştir. Bir zanaatın inceliklerini bilen ve onda ustalaşana denir. Cevheri şöyle demiştir. “Hüküm, ilimden kaynaklanan hikmettir. Hâkim ise Âlim ve hikmet sahibi demektir.” Hakîm için Hâkim demek caizdir. Tıpkı Alîm Âlim, Kadîr Kâdir gibi.
HÜKÜM ilim, fıkıh ve adaletle yargı demektir. Araplar hakemtu, ahkemtu ve hakkemtu derler ve engelledim, geri çevirdim anlamına gelir. Zalimin zulmünü engellediği için kadıya da hâkim denilmiştir. Hayvan gemine de hakeme denmesi, hayvanı çevirmeye yaradığı içindir. (Lisanul Arab)
Hakem, Hâkim kelimesine göre daha etkilidir ve hükümde uzmanlaşmayı ifade eder. Hikmet, ilim ve akılla doğruya isabet etmektir. Allah’ın hikmeti, O’nun eşyayı bilmesi ve onları yerli yerinde yaratmasıdır. İnsanın hikmeti, eşyayı tanımak ve hayırlı işleri yapmaktır. Hüküm, hikmetten daha geneldir. Allah Ahkemul hâkimîndir, her işi hikmetlidir. (El Müfredat)
Tüm bu anlamları göz önünde bulundurulduğunda Hikmet, ilim sahibi kimsenin kötülüğü engellemek ve ıslahı gerçekleştirmek için isabetli hükümler vermesi demektir denilebilir.